Sadi´nin Bostan´ından Öğütler

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gece_mavisi

  • *****
  • Join Date: Eyl 2008
  • Yer: Bursa
  • 3684
  • +299/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Uyanan Gençlik
Sadi´nin Bostan´ından Öğütler
« : 22 Kasım 2010, 06:30:36 »
· Birini mevkiinden çıkarırsan, bir müddet geçtikten sonra suçunu affet. Ümit besleyen kimsenin muradını vermek, mahpusun bağını çözmekten bin kat iyidir...

· Allah ın emrinden dışarı çıkma ki, senin emrinden de hiçbir şey dışarı çıkmasın...

· Çoban uyumuş, kurt da sürüde: Bu hal akıllı kimselerin beğeneceği şey değil...

· İnsan iyilik ümidi ve kötülük korkusu dolayısıyla aklın gereğini benimser...

· Kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmen insanlık değildir...

· Kurdun kafasını, halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil, önce kesmek gerekir...

· Bir kimsenin günahı üzerine hiddetlenirsen onu cezalandırmadan önce iyi düşün taşın. Çünkü Bedahşan la lini kırmak kolaydır, lakin kırılan şeyi sonradan eklemek imkansızdır...

· Hedefe, okun gezi elindeyken nişan ol, ok yaydan fırladıktan sonra değil

· Aradan bir nice zaman geçmedikçe insanın içyüzü anlaşılmaz...

· Düşman bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş, ufacık şeyle de alevlenir fakatkoca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür...

· Gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledinmi, sır artık zincire girmez...

· Günahsız olan, pervasız konuşur. Muhtesip dolaşırken gocunanlar, terazilerinde dirhem taşı noksan olanlardır...

· Hiddetle hemen kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler...

· Öfke, pusudan askerini saldırttığı zaman, ortada ne insaf kalır, ne takva, ne de din kalır. Ben şu göklerin altında, bunca meleği ürküten böyle şeytan görmedim...

· Eşeğini düşman, vergisini de sultan alıp gittikten sonra o memleketin tacında, tahtında ikbal kalır mı

· Bir düşmana üstün geldiğin zaman onu incitme, zaten kendi derdi kendine yeter.

· Büyük kalarak yaşamanın şartı odur ki her küçüğün kim olduğunu bilesin...

· Herkesin huzurunu kendi rahatına tercih eden kimseye ne mutlu. Hüner sahipleri, başkalarının gamını çekmekten kendi keyiflerine bakamamışlardır...

· Yolda laf atmak değil, adım atmak lazım. Yürümedikten sonra lafın manası kalmaz...

· Elalem harman kaldırırken, vaktiyle tohum ekmemiş olmak ne gevşekliktir...

· Salih adam dilenirse ancak kendi nefsinden dilenir ve ondan hırsı terk etmesini ister. Çünkü, her saat ver diyen bir nefis, sahibini zillet içinde köy köy dolaştırır...

· Derisini parçalasalar dahi, Hudadost hiçbir zaman dostunun düşmanıyla dost olmaz...

· Bir tek kıl ibrişim telinden bile zayıftır. Ama çoğalırsa zincirden bile sağlam olur...

· Dost gönüllerini derli toplu tutmak, hazine toplamaktan daha iyidir...

· Kimsenin işini ayağa düşürme. Mümkündür, sen de onun ayağına pek çok düşersin...

· Zorluya tahammül et ki bir gün ondan daha kuvvetli olasın. İnatçının şerrini iyilikle gider. Himmetin pazısı kuvvetin elinden üstündür..

· Efendi davul sesi ile uyanıyor, bekçinin gecesi nasıl geçti, nereden bilecek....

· Padişahken zulmedersen, padişahlıktan sonraa dilenci olursun.

· Kuvvetlilerin yükünü zayıflar çekerken padişaha tatlıuyku haramdır..

· Kafası Zühal yıldızına değen bir padişahla zindanda inleyen züğürdü, başlarına ölüm askeri hücum ettikten sonra birbirinden ayıramazsın..

· İdrak kulağından gaflet pamuğunu çıkarmalısın ki, ölülerin nasihatını duyabilesin.

· Şer çıkaranlar- yuvasına nadiren dönebilen akrepler gibidir- gene şer sevdasında giderler...

· Eğer yiyip yatmaktan başka bir şey bilmiyorsa, adam hayvandan nesiyle yüksek olur ki

· Yolu takip etmeyen bedbaht süvari, doğru yürüyen yayadan geri kalır...

· İnan ki, ateşinle gönüller dağlı olunca kıyamet günü iyilik göremezsin...

· Düşen her zaman kalkmış değildir...

· Güneşler, aylar ve ülkeler daha çok zaman parlayacaklar ama sen mezar yastığından başını kaldıramayacaksın...

· Bir hükümdar abit olursa ölümle neyi eksilir, mademkiahirette de padişahtır...

· Bir kadın zalim olan erkekten çok yüksektir. Köpek de halkı inciten insandan üstündür.

· Kendine fenalık yapan ahlaksız,insanlara kötülük yapanlardan iyidir...

· Devri kötü olan bir zalim dünyada kalmayacak, ama onun üzerinde ebedi bir lanet kalacaktır...

· Çıkrığının ardında ihtiyar kadın lanet ederken, meclisin baş köşesinden gelen aferinlerin değeri yoktur...

· Kendi ahlakını düşmanından dinle; dostun gözünde her yaptığın iyidir...

· Hastaya şeker vermek günah olur, çünkü ona acı ilaç fayda verecektir...

· Ekşi yüzlü adam, insanı hoş tabiatlı, tatlı mizaçlı dostlarından daha güzel tenkit eder...

· Senin iyiliğini isteyen kimse, yolunda şöyle bir diken var diyendir. Yolunu kaybedene iyi gidiyorsun demek şiddetli bir zulümdür...

· Ey düşüncesiz, tedbirsiz ve akılsız olan nefis, sen tek yoksulluğun yükünü çek, ama kendini gamla öldürme...

· Bir iş tedbirle olacaksa düşmanın yüzüne gülmek, savaş çıkarmaktan daha iyidir.



· Değersiz kimselerle savaşmaktan çekin. Ben damlalardan sel olduğunu çok gördüm...

· Kaşını çatmamağa çalış, ne kadar zayıf olursa olsun düşmanın dost kalması daha iyidir.

· Düşmanı dostundan fazla olan kişinin, düşmanı şen, dostu mahzun olur.

· Hizmeti yeni girenin ipini uzat fakat kesme, sonra bir daha yüzünü göremezsin...

· Sen kendi kaygını sağlığında çek, hısımların hırsa düşerler ölenle ilgilenmezler. Parayı, nimeti şimdiden ver, çünkü senindir ve senden sonra bunlar senin emrinden çıkacaktır.

· Elinden hayır gelen bir oruç yiyici, dünyaya tapıp yıl orucu tutan kimseden iyidir.

· Toprağın altında iken gönlü diri olan bir ölü, gönlü ölü olarak yaşayan bir bilginden daha canlıdır.

· Herkes kuvveti derecesinde yük taşır, karıncaya göre çekirge ayağı ağırdır.

· Allah eğer hikmetiyle bir kapıyı kaparsa, rahmetiyle başkasını açar.

· Amelsiz söz gevşek bir dayanaktır.

· Marifet kapısı, kendilerine karşı bütün kapıların kapandığı kimseler için açıktır. Acı yaşamış, acıyı tatmış nice insanlar cennette eteklerini sürüyerek yürürler.

· İster merhem sürsün ister yaralasın... Ne hoştur, O nun gamıyla perişan olanın hali.!

· Kim çalarsa çalsın, cömertin kapısı mutlaka açılır.

· Nice kuvvetli, nice üstün akıllar vardır ki, aşkın havası onları mağlup etmiştir. Çünkü sevda aklın kulağını büktükten sonra, akıl bir daha baş kaldıramaz...

· Akıl yolu kıvrım üstüne kıvrımlardan başka bir şey değildir ve arifler katında Allah tan gayrı bir varlık yoktur...

· İster yücelik ve mevki olsun, ister zillet ve hapis olsun, ben bütün bunları Allah tan bilirim; Ahmet ten, Mehmet ten değil...

· Ey akıllı kimse, hekim sana acı ilaç gönderdiği zaman hastalıktan korkma. Dost elinden gelen her şeyi iç. Hasta hekimden daha bilgili değildir...

· Eğer aşk eri isen kendine değer verme. Aksi takdirde afiyet yolunda yürü..

· Muhabbetin seni toprak etmesinden korkma. O mahvettiği takdirde sonsuzlaşırsın! Toprağın altında değişmedikçe sağlam taneden ot bitmez...

· Seni Allah a aşina kılacak kimse kendi benliğinden seni kurtarmış olandır. Çünkü benliğinle beraber oldukça kendine yol bulamazsın ve bu inceliği de kendini unutanlardan başkası bilemez...

· Varlığı perişan olan kimse ne t iz i fark eder, ne p e s i. O, bir kuşcağızın ötmesiyle de feryada geleir...

· Yüzücülükte yiğit de olsan, elini ayağını ancak çıplakken kullanabilirsin. Şu halde şöhret, namus ve riya hırkasını sırtından çıkarmalısın; elbisesiyle suya batan kimse aciz kalır...

· Dünya alakası Allah a karşı perdedir ve bir neticesi yoktur. Sen ancak bağları kopardığın takdirde vuslata nail olursun...

· Öğüdü, tesir etmeyeceğini bildiğin bir kimseye verme, ey şaşkın. Elinden dizgini kaçırmış olan zavallıya, oğlum yavaş sür denmez.

· Kişi kendinden üstününü aramayı fırsat bilmelidir. Kendin gibisiyle vaktini ziyan edersin. Kendi benzerlerinin izinde ancak kendini beğenmişler yürür...

· Aşkına sadık olan kimse canına kıyabilendir; yüreksiz adam kendine aşıktır...

· Bir kere serden geçen insan, başına taş ve ok yağmuru yağsa da, dileğinden el çekmez...

· Seçkin bir akıllı gönülsüz olur; meyvelerle yüklü dal başını yere kor...

· Büyüklük gösterişle, lafla olmaz; yücelik dava ile, kuruntu ile elde edilmez. Tevazu yüceliği arttırır, fakat gurur seni toprağa serer..

· Üstü başı temiz fakat ahlakı kirli olan kişinin cehennem kapısını açmak için anahtara ihtiyacı yoktur.

· Eğer mertsen, mertliğinden bahsetme. Sen kendini iyilerden saydıkça kötü olursun...

· Allah karşı iyi, halka karşı kötü olan akılsızlar, ibadetlerinin meyvasını yiyememişlerdir...

· Zühd ü takva ile meşgul ol, ama Muhammed Mustafa yı geçecek kadar değil. Siyahlık şöyle dursun, haddinden fazla beyazlık bile hoşa gitmez...

· Allah tan çekinen günahkar, gösteriş yapan abitten çok daha iyidir...

· Kalbi kırılanın sözü sert olur...

· Her kim çirkin huyundan vazgeçerse, cennette sonsuz bahtiyarlıklara ulaşacaktır.

· Düşmanın derisini yumuşaklıkla yüzebilirsin. Sertlik gösterdin mi, dostun bile sana düşman olur.

· Tatlı söz karşısında büyükler gönülsüzleşirler, kafalarını dikmezler; küçükler de başlarını eğerler. Başarı tatlı dille elde edilir. Hırçın tabiatlı kimse daima ısdırap çeker...

· Çirkin tabiat, adamı cehenneme götürür. Çünkü iyi huy cennetten gelmiştir.

· Tek ırmak kenarından sıcak su iç de ekşi suratlının soğuk gül şerbetini içme. Yüzü sofra gibi karmakarışık olan bir adamın ekmeğini tatmak haramdır..

· Hüner sahipleri, cefa gördükleri halde muhabbet gösterirler.

· Soysuzlara karşı soysuzluk etmek mümkündür. Lakın, insan olanın elinden köpeklik gelmez.

· Tahammül sana önce zehir gibi görünür. Fakat tabiatına kök salınca bal kesilir...

· Azametli adam kurum satar; çünkü büyüklüğün yumuşaklıkta olduğunu bilmez.

· Allah yolunun yiğitleri, bela okuna hedef olanlardır. Onlar kibir külahını atmışlar, yücelik tacıyla başlarını yükseltmişlerdir.

· Sen zebun ol da derini yırtsınlar. Çünkü gönül sahipleri küstahların yüklerine katlanırlar. Allah adamlarının toprağından testi yapsalar, halk onu melamet taşıyla kırar.

· Sel heybetle aktığı için yukarıdan aşağı tepesi üstü düşer. Halbuki çiğ damlası küçüz ve acizdir; bu sebeple gökyüzü onu muhabbetle alır, a y y u k a çıkarır...

· Methü sena ipiyle kuyuya inme, Hatem gibi sağır ol da kendi ayıplarını dinle.

· Eğer, şu arif geçinen adam gerçekten dostunu tanısaydı, düşmanla çekişmeğe vakti kalmazdı. Allah ın varlığından haberi olsaydı, bütün halkı yok bilirdi...

· Düşman sözü ağırına gidiyorsa dikkat et de onun ayıpladığı şeyleri yapma. Benim için iyi şeyler söyleyen kimse, ancak kusurumu bana açıkça gösterendir.

· Sen kendinden bahsetme ki, seni başkaları övsünler. Kendini övdüğün takdirde bunu başkalarından bekleme.

· Ecel günü zırhı delen ok, eceli gelmeyenin gömleğinden bile geçmez.

· Bilgin ne kadar çalışırsa çalışsın, canını ecelden kurtaramaz. Cahil de, ne kadar uygunsuz şeyler yerse yesin, ölmez.

· Kıyısı görünmiyen bir suda, yüzücünün gururu işe yaramaz.

· İnsan olmak isteyen kişi önce nefsinin köpeğini susturur.

· İnsana hüner, fazilet, din ve olgunluk gerek. Mevki, mal dediğin şey bir gelir, bir gider...

· Murada ermedim diye düşüne düşüne kalbini yakma, kardeşim. Çünkü her gecenin gündüzü vardır.

· On adam mikdarı konuşan cahilden çekin. Bilginler gibi bir söyle, pir söyle

· Meydana çıktığı zaman yüz kızartacak olan bir sözü gizlice niçin söylemeli

· Elalemin kötülüğünden bahsettiğin takdirde, sözün doğru olsa bile, özün kötü sayılır..

· Elalemi ayıplarıyla anan bir kimsenin senden de teşekkürle bahsedeceğini zannetme.

· Kimsenin hoşuna gitmese bile, sen faydasına inandığın bir sözü söyle. Onu bugün dinlemeğen cahil yarın pişman olacak...

· Velhasıl dünyada kimse kimsenin elinden, dilinden kurtulamaz. Dile düşen için biricik çare sabretmektir.

· Günahlarından şu anda kork kıyamet günü kimseden korkun olmasın.