Dîvânu Lugati’t-Türk (Kaşgarlı Mahmud) - Hakkında Bilgi

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ders Hocası

  • Hocanın Biri
  • *******
  • Join Date: Eki 2016
  • Yer: Hatay
  • 63863
  • +526/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Arif Arslaner
Türk dillerinin dîvânı (lugatı, kitabı) anlamına gelen Dîvânu Lugati’t-Türk,
Türkçe’nin ilk sözlüğüdür. Satuk Buğra Han’ın altıncı kuşaktan torunu olan
Kaşgarlı Mahmud tarafından yazılmıştır. Mahmud, dönemin önde gelen bilginlerinin
bulunduğu medreselerde yetişmiş, Arapça ve Farsça’yı iyi bilen,
Türk dilinin inceliklerine vâkıf bir kişidir. Yıllarca Türk boylarının yaşadığı
bozkırları, şehirleri gezerek Türk lehçelerini ve manzumelerini öğrenmiştir.

1072 yılında yazmaya başladığı eserini 1077 yılında tamamlayarak Abbâsî
halifesi Muktedî Biemrillâh (1075-1094)’a sunmuştur. Dîvânu Lugati’t-Türk,
Araplar’a Türkçe’yi öğretmek maksadıyla yazılmıştır.

Eserin tek nüshası Ali Emirî Efendi tarafından 1917 yılında sahaflar çarşı-
sındaki bir kitapçıda bulunarak satın alınmıştır. Nüsha, Fatih Millet Kütüphanesi Ali Emirî Efendi kütüphanesinde muhafaza edilmektdir. Eserin tıpkıbasımı
ve günümüz Türkçesine çevirileri yayımlanmıştır.

Dîvânu Lugati’t-Türk, Türk dilleri sözlüğü olmasının yanı sıra tarih,
coğrafya, folklor, kültür, edebiyat, vb. alanlarda Türk millî hafızasına ait zengin
malzemeler ihtiva eden en önemli yazılı kaynaklardan biridir. Eser, oldukça
sistematik bir tarzda hazırlanmıştır. Dilin bütün gramer özelliklerini kapsayacak
şekilde sekiz ana bölümden meydana gelmektedir. Türkçe’den Arapça’ya
bir sözlük şeklinde düzenlenmiş olan eserde kelimelerin sınıflandırlmasında
Araplar’ın kolay anlaması için Arapça kelime türetme sistemindeki tasnif
yöntemleri kullanılmıştır.

Türkçe kelime ve ekler alfabetik olarak sıralanmıştır.
Kelimelerin Arapça anlamı verildikten sonra sözcüklerin kullanıldığı atasözü,
hikmetli söz ve manzumelerden örnekler getirilmiş ve bu örnekler
Arapça olarak açıklanmıştır. Eserde yer alan şiirlerin çoğu anonim mahiyette
savaş ve kahramanlık şiirleridir. Bu şiirler büyük ölçüde dörtlükler, kısmen
de beyitler halinde yazılmış ve koşma tarzında kafiyelenmiştir.

Alp Er Tunga’nın ölümü (m.ö. VII. Yüzyıl) üzerine söylenen dörtlükler Türk şiirinin
bilinen en eski örneği kabul edilmektedir. Eserde ayrıca Türkler’in yaşadıkları
bölgeleri göstermek üzere Kaşgarlı Mahmud’un çizdiği dünya haritası yer
almaktadır.