Ana Sayfa

Reklam

Azrail'n Güzelliği (gerçek bi olay doktor anlatıyor)...

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KeLeBeKLeR_SoNsUzA_UçAr


  • KeLeBeKLeR_S_U
  • *
  • Cinsiyet: Bayan
  • Yer: KaLBiMiN_oLDuGu_YeR
  • 39
  • Reklam
    Bu Konu Faydalı mı?
  • +13/-0
  • Bir Gün Gelecek Gideceğim Bu Dunyadan.....
    • Nur Kıyısı
Azrail'n Güzelliği (gerçek bi olay doktor anlatıyor)
-Onk. Dr. Haluk Nurbaki'den gerçek bir hatıra...

Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi aşan sayısız olayla karşılaştım ve bunları, o olaya şahit olanlarla birlikte belgeleyerek özel bir arşiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yaşanmış bir olayı size nakletmek istiyorum.

Kanser hastanesinde başhekimken Serap adında genç bir hanım hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine rağmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı.  Serap'ı özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir süre sonra da iyileştiğini gördüm. Ancak Serap'ın da bütün diğer kanserliler gibi ilk 5 yıllık süreyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. Bir iş kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kışaylarında olduğumuz için uçakla gitmesi şartıyla kabul ettim. Maalesef  bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine  6 saat kadar mahsur kalmış. Dönüşünden kısa 1 süre sonra kanser, kemik ve  akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metastaz nedeniyle yürüyemez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:


-''Doktor bey,'' dedi. ''Ben size...dargınım.'' ''Niçin?" diye sordum.

-"Siz...dindar bir insanmışsınız. Niçin bana da, Allah 'ı, ölümü, ahireti anlatmıyorsunuz?"

Dini inançlarının çok zayıf olduğunu bildiğim için bu teklifi karşısında oldukça şaşırdım. O'nu üzmemeye çalışarak:
--"Doktora ulaşmak kolaydır'' dedim. ''Parayı bastırdın mı istediğine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..."


Konuşmaya mecali olmadığından "Ben o isteği duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatın ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz başlamış ve dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlarını bütün  ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu.Vefatına bir hafta kala:


-"Doktor bey,'' dedi. ''Ben ölürken ne söylemeliyim?"

-"Senin durumun çok özel" dedim. ''Kelime-i Şehadet sana uzun gelir. O anı farkedince ''Muhammed'' (s.a.v) sana yeter."
 
O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduğu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir iş seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek:
-"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. Hemen eve gittim ve iğne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabı hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum. "Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?.

İşte Serap, böyle bir hanımdı. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eğer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak şekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'ın acizliği hürmetine sandığım salı gününe kadar yaşayacağına dair işaret sezdim.


Ertesi gün O'na:

-"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin

Ve Serap bir veda niteliği taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu:

-"Doktor  bey...Azrail bana nasıl görünecek?"

-"Kızım," dedim. "O bir melek değil mi? Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."


Salı günü Serap'ın ağırlaştığı haberini alınca hemen eve gittim.Ancak vefatına yetişememiştim. Ailesi tam manasıyla perişandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanım akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek:


-"Doktor bey, biliyor musunuz, bu evde biraz önce bir mucize yaşandı!" dedi ve devam etti:


-Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması  imkansız" denmesine rağmen kalkarak abdest aldı, iki rekat namaz kıldı.Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Şehadet getirerek vefat etmeden biraz önce de:


-Doktor bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediğinden de güzelmiş!..


Azrail Geliyor...!!!
Hazırmısın Emanetini Vermeye...!!!

Çevrimdışı kardelen


  • *
  • Cinsiyet: Bay
  • Yer: Hatay / İskenderun
  • 3197
  • Reklam
    Bu Konu Faydalı mı?
  • +237/-0
Azrail'n Güzelliği (gerçek bi olay doktor anlatıyor)
« Yanıtla #1 : 13 Nisan 2009, 20:54:03 »
 ahhh aro1

 

Şu konular da ilginizi çekebilir:

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
1955 Gösterim
Son İleti 15 Nisan 2008, 20:52:09
Gönderen: elif
3 Yanıt
2368 Gösterim
Son İleti 28 Temmuz 2008, 15:10:34
Gönderen: Güneş
2 Yanıt
2479 Gösterim
Son İleti 27 Mayıs 2008, 11:58:15
Gönderen: zeron
2 Yanıt
2187 Gösterim
Son İleti 27 Mart 2009, 20:15:45
Gönderen: insanlar_alemi
0 Yanıt
1252 Gösterim
Son İleti 23 Eylül 2012, 09:15:23
Gönderen: busegül
0 Yanıt
2516 Gösterim
Son İleti 18 Nisan 2013, 11:24:58
Gönderen: busegül
0 Yanıt
1227 Gösterim
Son İleti 26 Mayıs 2014, 16:51:09
Gönderen: D®agon
0 Yanıt
404 Gösterim
Son İleti 21 Şubat 2017, 11:15:17
Gönderen: kardelen
0 Yanıt
76 Gösterim
Son İleti 25 Mart 2018, 15:14:43
Gönderen: D®agon
0 Yanıt
85 Gösterim
Son İleti 26 Mart 2018, 18:18:04
Gönderen: sult@n