Gönderen Konu: Bu ülkenin geleceği siz gençlerin elindedir  (Okunma sayısı 1780 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Şeyma©

  • Moderator
  • Tecrübeli üye
  • *
  • İleti: 3454
  • Karma 402
  • Cinsiyet: Bayan
    • Uyanan Gençlik
Bu ülkenin geleceği siz gençlerin elindedir
« : 09 Ocak 2010, 07:30:27 »
“Bu ülkenin geleceği siz gençlerin elindedir.” diyerek gençliğe seslenen İmam Hamaney bu mesajıyla İran gençliğinin şahsında tüm gençliğe hitap etmektedir. Ülkelerin, fikirlerin, hareketlerin altyapısını oluşturarak canlı kalmasını sağlayan etkin bir güçtür gençlik. Genç, çağların dinamik mesajının öncü ruhu… Gaflet perdesini yıkarak uykuya dalan milletlerin cesaretli ikazcısıdır.

Gençlik,  tarih boyunca bütün tarafların, hiziplerin, güçlerin hedef kitlesi olagelmiştir. Hak yolcularının aydınlatmaya çalıştığı ve karanlık güçlerin yozlaştırmaya çalıştığı en önemli hedef kitle gençliktir. Ancak şunu rahatlıkla görüyoruz ki gençlik emperyalist oyunların baskısı altında ezile ezile gücünü yitirme noktasına doğru yol almaktadır. Gençliğin iradesi, fikriyatı yok edilerek gençlik, adeta hissiyatsız bir duruma getirilmiştir. Bir zamanlar zillete boyun eğmeyerek başını dimdik tutan o şanlı gençliği özlüyoruz.

Ey genç! Sen ki asırlar boyu tarih yazdın ve çağlar aydınlattın. Ülkeleri, fikirleri ve düşünceleri o engin ilminle dimdik ayakta tuttun. Senin konumun ve yerin belliydi. Sen halkın gözdesiydin, özenle yetiştirdiği nadide çiçeğiydin. Tohumun çiçek vermeye başladığı an verilen emeklerin boşa gitmediği anlaşılırken çiçek vermediğinde boş yere su verilip ilgi gösterildiğine dert yanılırdı. Ancak yine de sen çiçektin ve cazibe merkezinin ön saflarında yerini alırdın hep.  Ve günler, haftalar, aylar geçerken sen her geçen gün kurumaya başladın. Suyun da hep verildiği halde yine de filizlenmiyordun ve çiçek açmıyordun. Sen oradan bağrın yanık bir şekilde sesleniyordun : “Benim suyum eksik değil ancak ilgim ve sevgim eksik” Sana ilgi de gösterilmişti; fakat yanlış formüllü bir ilgiydi. Seni büyütecek ve çiçek verdirecek yerde seni verimsizleştirdi ve kısırlaştırdı.

Yetişmekte olan bir neslin üzerine asit dökerek onları yok eden bir mekanizma ne yazık ki her yanımızı sarmıştır. Medya, basın, yayın gibi araçlarla gencin zihnine balyozlarla vurulup genç tahrip ediliyorsa, çarpık eğitim sistemiyle genç sapkın yollara sürükleniyorsa,  nefisleri kirletilerek cinselliğin kölesi haline getirilen bir gençlik oluştuysa bunun suçu sadece gençte midir? Yoksa kendi düzenlerinin devamı için gençliği bunlarla avutarak kendi ceplerini dolarlarla şişiren bir düzenin suçu mudur? Gençlik heva ve heveslere kurban edildi, gençlik çıkar sistemlerinin elinde heba olup gitti. Ruhları köleleştirilerek tağuti güçlerin boyunduruğu altında ezildi.

SNELLMAN’ın dediği gibi: “Gençliğin ruhunu, işlemeyen bir toprak gibi kendi hâline bırakırsanız, orada ısırganlar, dikenler yetişir, biter.” Bizim gençliğimizin ruhu işlenmediği için ruhu yabanıl otlarla dolmuştur. Her yanını bu otlar sararak kendiyle bütünleştirmiştir. Adeta otlardan toprak görünmeyecek hale gelmiştir. Bir bahçıvanın çıkıp o otları temizleyerek toprağı işlenebilir hale getirmesi lazımdır. Bahçıvanların hepsi emekliliğe sevk edilmediyse tabii!

Gençlik, işgalcilerin bir ülkeyi ele geçirmeye çalıştığı her vakit karşısına çıkacak potansiyel bir tehlike olarak telakki edilmiştir. Onların hareketsiz kılınması için bütün güçler seferber edilmiştir.  Yeri gelmişken bir tarihi gerçeği de hatırlamadan geçemiyoruz. Mısır’ın İngiliz kuvvetlerince işgal edildiği yıllarda bir İngiliz generali etrafı dolaşmak üzere yaveriyle dışarı çıkmıştı. Derken bir cami görürler ve General yaverine sert bir ses tonuyla sorar: “Bu caminin varlığı bizim çıkarlarımıza zarar vermiyor mu, neden hala bunu yıkmıyorsunuz?” Yanındaki asker de cevaben: “Efendim, Caminin olması bizim çıkarlarımıza aykırı değildir, Bilakis menfaatlerimize uygundur. Bu camiye gelenlerin hepsi yaşlıdır gençler camiye pek gelmez. Gelen yaşlıların da camide ibadetten başka yaptığı bir şey yok. O yüzden tehlike olmadığını görüyoruz.” demiş. Bunun üzerine general de: “madem bize zararı olmuyor öyleyse biz de halka şirin görünmek için biz de cami yaptıralım.” Demiştir. Emperyalist güçler anlamıştı ki onlara tek zarar verecek güç gençliktir. O gençlik bilinçliyse, düşünüyorsa onlar orda bir an dahi barınamaz. Fakat gençlik gaflete dalmışsa o güçler hep orda kalır ve kalmışlardır.

Genç adam! Sana duyulan ihtiyaç bugün  her zamankinden daha da fazladır. Sen hiçbir zaman bu kadar kenara atılıp yok sayılmamıştın. Kaldır başını ve üzerinde dönen acımasız politikaları gör. Hayal ürünü, iradeni yok eden ütopyalar peşinde koşmayarak kendine dön. Aradığın şeyi kendinde bul; çünkü o aradığın şey senin yüreğinde gizli ve sana şah damarın kadar yakındır.


Selam hidayet önderlerine tabi olanlaradır.


Nidadergisi.com
Ah be huzur!!! Ne kadarda ihtiyacımız var sana.