Said Nursî kimdir?

  • 0 replies
  • 2170 views

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

*

Çevrimdışı kardelen

  • *
  • 3198
  • +238/-0
  • Cinsiyet: Bay
Said Nursî kimdir?
« : 08 Eylül 2008, 22:17:57 »




Said Nursî

Said Nursî bir eserinde kendi hayat tarzını şöyle özetlemiştir: "Kur'ân-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir." Buna göre insan, Allah'ı tanımak ve Ona iman ve ibadet etmek için yaratılmıştır. İlim, meşruiyet, hürriyet, dürüstlük, ümit, çalışmak, sebat gibi faziletler ise, insanın hayatına anlam veren değerlerdir. Bunlar hem dünya, hem de âhiret saadeti açısından insanın olmazsa olmaz gerçekleridir. Bu sebeple 6000 sayfayı aşan eserlerini iman ve fazilet üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Hayatının ilk dönemlerinde Bitlis ve Van yörelerinde yaşamış olmasına rağmen, Osmanlı yönetimini ve dünyayı yakından takip etmiştir. Hatta en temel mesele olan eğitim konusundaki aksaklıkları Sultan Abdülhamid'e arz etmek üzere İstanbul'a gelmiş, fakat o günlerde onunla görüşmesi mümkün olmayınca, aynı teklifi daha sonra Sultan Reşad'a götürmüş, Doğu Anadolu'da Medresetü'z-Zehra adında bir üniversite kurmak için hazineden ödenek ayrılmasını sağlamıştır. Ancak zamanın şartları gereği üniversite kurulmadan ülke savaş ortamına girmiştir.

"İstibdâdın her nevine karşıyım. Onu nerede görürsem tokadımı vururum. Bence istibdâdın en kötüsü ilme yapılan istibdattır. Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam. İman ne kadar gelişirse hürriyet de o kadar parlar. İşte asr-ı saadet!" sözleriyle hürriyete olan büyük sevdasını ifade etmiştir.
Birinci Dünya Savaşında milis kuvvetleri gönüllü komutanı olarak savaşa katılmış ve esir düşerek iki buçuk yıl Rusya'da esaret hayatı yaşamıştır.
Daha sonra İstanbul'un işgalinde işgalci güçlere karşı mücadele ederek ilim adamlarını ve halkı uyarmıştır. İstanbul âlimlerinin Kuva-yı Milliye ve Kurtuluş Savaşı aleyhinde verdiği fetvayı, "İşgal altındaki bir yerde bulunan sorumluların verdiği fetva irade özgürlüğü bulunmadığı için mualleldir (sakat ve tutarsızdır)" gerekçesiyle karşı çıkmış ve çürütmüştür.

1922 yılının sonunda Ankara'ya davet edilmiş, TBMM'de merasimle karşılanmış ve daha sonra mebuslara hitaben bir beyanname yayınlayarak yeni Türkiye'nin şekillenmesinde mânevî dinamiklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etmiştir.

Hayatını üç döneme ayırmıştır: Doğumundan Risale-i Nur'u telif etmeye başlama tarihi olan 1926 yılına kadarki hayatını Eski Said, bu tarihten 1950'ye kadar olan kısmını Yeni Said, 1950'den sonraki hayatını da Üçüncü Said diye adlandırmıştır. Ancak bu ayırım fikrî bir değişiklikten ziyade bir metod ve tarz değişikliğidir. Her üç dönemde de dine ve imana hizmet yönünde zamanın ve zeminin durumuna göre değişik metodlar uygulamıştır. ("Üç Said Dönemleri" için bk. Bilgiler, s. 263)

 

Bunlarda İlginizi Çekebilir

  Konu / Başlatan replies Son İleti
3 replies
2519 views
Son İleti 30 Nisan 2008, 21:31:40
Gönderen: sevgi
0 replies
3154 views
Son İleti 14 Mart 2009, 20:12:44
Gönderen: Hamza_44
0 replies
4047 views
Son İleti 05 Nisan 2010, 22:40:36
Gönderen: D®agon
4 replies
6817 views
Son İleti 26 Mayıs 2011, 12:36:26
Gönderen: kalem
5 replies
3968 views
Son İleti 12 Kasım 2010, 18:51:21
Gönderen: yunushan
0 replies
2572 views
Son İleti 14 Aralık 2010, 10:26:34
Gönderen: busegül
0 replies
2427 views
Son İleti 14 Aralık 2010, 10:37:06
Gönderen: busegül
0 replies
2034 views
Son İleti 14 Aralık 2010, 10:45:10
Gönderen: busegül
0 replies
2454 views
Son İleti 14 Aralık 2010, 11:00:21
Gönderen: busegül
0 replies
1065 views
Son İleti 03 Nisan 2014, 19:50:53
Gönderen: busegül