Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10
41
1. Dinin tanımlanmasındaki zorluklar nelerdir?
Cevap: Dinin tanımlanmasındaki zorluğun iki önemli
sebebi vardır. Birincisi, dinin çok yönlü, çok boyutlu bir
gerçeklik olması ve basit hiçbir unsura indirgenmeye
imkân vermemesidir. Dini, düşünmenin, hissetmenin,
davranışın ve ilişki kurmanın bir yolu olarak düşünürsek,
o insan ve toplum hayatının her boyutunda yer alır. Bu
yüzden de bütün boyutlarıyla dinin tek bir tanım altında
ortaya konulması oldukça güç gözükmektedir. İkincisi de,
bilim adamlarının ele alışlarında din kendi kişisel anlayış
ve eğilimleri doğrultusunda bir sınırlılık içerisinde
görülmüş olmasıdır. Burada daha çok dinin belli bir
boyutu ya da işlevinin merkeze alınması ve bütün bir dinî
geçekliğin buna indirgenerek kavramlaştırılması söz
konusudur.

2. Dini tanımlamak isteyen araştırmacılar, dinin hangi
yönlerini ele alarak tanımlama yapmışlardır?
Cevap: Çeşitli din tanımlarında dinin bilişsel yönüne
önem verenler olduğu gibi, duygusal, sosyal ya da
davranışsal/uygulamalı yönünü ön plana çıkaranlar da
olmuştur. Kimileri dini bireysel kimileri de daha çok
toplumsal, ilişkisel yönden anlamak istemişlerdir. Ayrıca
dini, onu oluşturan asıl unsurlar açısından ele alan “özsel
tanımlar” yanında, birey ve toplumun hayatında yerine
getirdiği işlevler açısından ele alan “işlevsel tanımlar”
ortaya konulmuştur.

DİNİN PSİKOLOJİK TANIMLARI

3. Araştırmacılar dinin özsel tanımlarını nasıl
yapmışlardır?
Cevap: Bu bakış açısı dinî olguları, kültür içerisinde yer
alan kendine özgü bir gerçeklik olarak kabul eder. Dinin,
asli ve değişmez bazı unsurları vardır ve bunların başka
bir sosyal ve kültürel alana indirgenmesi mümkün
değildir. Kendine ait dünyası içerisinde din:
“Tabiatüstü (aşkın; müteâl) ilahi ve kutsal bir varlık
(Tanrı, Allah, ilah) ile ilişkili olan inançların,
tasavvurların, tecrübelerin, duyguların, işaretlerin, dilin
ve davranışların bütünü” olarak tanımlanır. Benzeri bir
başka tanım da şöyledir: Din;
Tanrı/kutsal/aşkın olana az veya çok bilinçli bağlılıktır.
Bu bağlılık ve teslimiyet bireyin kişiliğinde tecrübeler,
inançlar ve düşünceler şeklinde tezahür eder ve kişinin
ibadetleri, ahlaki davranışları ve diğer etkinliklerini
güdüler.

4. Dinin tanımlarında göze çarpan ve dini oluşturan
başlıca unsurlar nelerdir?
Cevap:
 Dinde esas olan şey, tabiatüstü ile bir ilişkidir.
Din tabiatüstü ve kutsal olduğuna inanılan bir
varlığı temel alır. “Tabiatüstü” ifadesi, doğal
dünyanın güçleri ve insanî arzulardan bağımsız,
onları aşan ve kendi bağımsız hakikati ile var
olan bir Yüce Varlık anlamındadır. Dinde insana
nispetle bu “aşkın” özelliği ile dinin ana konusu
Allah’tır. Fakat Allah, ya da “tabiatüstü”
gerçeklik bilimsel çalışmanın doğrudan konusu
değildir. Allah, dindar insanın kendisine
başvurduğu her yerde ve durumda bilincin bir
konusu ve davranışlarımızın etkili bir faktörü
olarak varlığını hissettirmesi bakımından bilimsel
incelemeye konu olur.
 İnsanın ötesinde “nesnel” bir gerçeklik olduğuna
inanılan Allah aynı zamanda dindar insanın
kendisiyle şu veya bu anlamda ilişkide
bulunduğu, kendisine bağlı olduğunu hissettiği
içsel, şahsî bir gerçekliktir. Böylece inanan
kimsenin iç dünyasında etkili kutsal bir güç,
kişisel ve öznel bir gerçeklik olması bakımından
“içkin” olma özelliğine de sahiptir. Buna bağlı
olarak din bireyin hayatında belli tarzda ve
ölçüde inanç ve uygulamalar, düşünce ve
tasavvurlar, duygu ve tecrübeler, tutum ve
davranışlar bütünü olarak kendisini ortaya koyar.
 Psikolojik anlayışa göre din en azından
genelleştirilmiş düşünceleri, inançları ve
tasavvurları, insanların varlığı manevi ve soyut
yönden bütüncül bir algılama tarzını, gerçekliğin
bir tanımını ve anlamını içerir. Kişilerde bağlılık
ve sadakat uyandırır
 Din inanç, öğreti, ahlak ve kutsalla ilgili tutum ve
davranışlardan oluşur.

5. E. Fromm’a göre işlevsel dinin tanımı nedir?
Cevap: E. Fromm’a göre din, bir grup tarafından
paylaşılan, o grup üyelerine kendilerini adayabilecekleri
bir hedef sunan ve onlara ortak bir davranış biçimi veren
bir sistemdir.

6. Dinin birey ve topluma yönelik etki ve işlevleri
nelerdir?
Cevap:
1. İnanılması gereken doğruları açıklar; Allah’la
ilişki kurmanın yol ve yöntemlerini, kurallarını
verir.
2. Hayat, ölüm, kader, acı, mutluluk gibi temel
varoluşsal sorunlarla ilgili açıklamalarıyla insana
bütüncü bir dünya görüşü kazandırır.
3. Din, varoluşu ve gerçekliği yorumlayarak
kimliğin bir tanımı vasıtasıyla insanı bu
bütünlüğün içerisine yerleştirir. Böylece bireyin
hayatını anlamlı kılar; anlam arayışına bir cevap
oluşturur.
4. İnsana sınırlarını ve görevlerini bildirerek,
vicdanında büyük bir sorumluluk duygusu
uyandırır. Nasıl yaşanması gerektiğine dair bir
hayat rehberi sunarak insanı aydınlatır,
belirsizlikten kurtarır.

5. Kişinin kendi öz karakteri, duygu ve gönül
dünyasında yer tutar; arzu ve ihtiyaçları, korku ve
ümitleri, eksikliği ve sınırları ile ilgilenir. Değer
ve anlamın en üst ilkesi olarak kişide köklü
değişimlere ve gelişmelere yol açar.
6. İnanan bireyler arasında bir gönül birliği, ortak
amaç ve hedefler belirleyerek dini grup, cemaat
ve birliklerin oluşumuna imkân sağlar. Toplumun
değişik kesimleri arasındaki bütünleşmeyi ve
dayanışmayı güçlendirir.

7. İşlevsel olarak din hayattaki önemli amaçların
pek çoğu için bir araştırma yapmayı temsil
etmektedir. Bu bakımdan din, statik, donuk bir
varlığa sahip değildir. Dini varış noktası ve dini
yollar kutsalla bağlantılıdır ve hem bireysel hem
sosyal dini ifadeleri kuşatmaktadır. Din gönül
huzuru, hayatın anlamı, kontrol, bu konuda
uzmanlaşma, kendini geliştirme, iyi bir fiziksel
sağlık gibi bireysel amaçları kapsamaktadır.
Bununla beraber din, Allah’la yakınlık arzusu,
diğer insanlarla dostluk, dini bir cemaate üyelik,
dünyada huzuru ve adaleti hâkim kılma amacı
gibi sosyal hedefleri de içermektedir.

8. Dini metotlar ve amaçlar yüce değerleri de yıkıcı
ve geriletici davranışları da kapsamaktadır.
Örneğin bazı kişiler, diğer insanları harcama,
kendini yüceltme, sosyal yükseliş gibi dindar
olmayan veya dindarlığa karşıt olanların en nihai
ihtiraslarını başarmak üzere birtakım dinî yolları
(mesela bir dinî gruba katılma) kullanabilirler.
Üstelik insanlar önemli varış noktalarına doğru
yıkıcı dinî yollar kadar kendilerini geliştirici dinî
yolları da takip edebilirler. Örneğin belli bir dinî
cemaatin amaçları daha geniş bir cemaat
içerisinde diğer insanları kucaklama çabaları
olabileceği gibi; bir başka dinî cemaatin amaçları
görüşleri farklı olan insanlara zulmetme, dar
kafalılık ve hoşgörüsüzlük de olabilir.

7. Dinin özsel-işlevsel tanımı nedir?
Cevap: Üçüncü bakış açısı din olgusunun hem özsel
hem de işlevsel özelliklerini birleştirerek, bir bütün olarak
bunları bir araya getirmeye çalışan tanımlardır. Buna
örnek olarak ta şu tanım verilebilir:
“Din, genel bir varoluş düzenine ilişkin
kavramlaştırmalar formüle ederek insanlarda güçlü,
yaygın ve uzun süreli ruh halleri ve güdüler yaratan ve bu
kavramlaştırmaları bir gerçeklik halesine bürüyerek söz
konusu hallerin ve güdülerin eşsiz bir şekilde gerçekmiş
gibi görünmesine yol açan bir semboller sistemidir.”

8. Geertz’e göre özü itibariyle dini inançların nasıl bir
işlevi vardır?
Cevap: Geertz’e göre özü itibariyle dini inançların üçlü
bir işlevi vardır:
1. Sıra dışı, akıl ötesi olay ve deneyimler için
açıklamalar getirme,
2. İnsanın acı ve sefaletini anlama ve duygusal
destek verme;
3. Şeylerin nasıl olduğu ile nasıl olmaları gerektiği
arasındaki süreksizliği (kopukluğu) açıklamak
için işe yarar ahlaki ölçütler sağlama yolunda
anlam üretme.

9. Kültürel bir gerçeklik olarak din, birçok unsurdan
oluşan bir bütünlük oluşturur. Bu bütünün başlıca
unsurları nelerdir?
Cevap:
 Dinî Topluluk ve Gelenek
 Dinî Kurumlar
 Din Dili
 Dinî Şahıslar
 Dinî Nesneler
 Dinî, Zaman ve Mekânlar
 Dinî Törenler

10. Din psikologlarının görevleri nelerdir?
Cevap: Din psikologlarının görevi dinin kendisini değil,
insan tecrübesinde ortaya çıkan dinî tezahürleri
incelemektir. İnsan zihninde, toplumda ve kültürde dinî
biliş, duyuş ve davranışı, psikolojik bakış açısıyla
araştırmaktır.

11. Dinin sembolleri ile karşılaşan bireylerin kişisel
dindarlıkları nasıl oluşmaktadır?
Cevap: Belli bir ortamda dinin sembolleri ile karşılaşan
bireyler onlarla girdikleri iletişime bağlı olarak, kendi
kişisel dindarlıklarını oluştururlar. Örneğin; kulağına
ezanın okunmasıyla dinî olguyla karşılaşan bir Müslüman
çocuğu, evde aile üyelerinin konuşma ve uygulamalarında
yer aldığı şekliyle dinin tecrübesine sahip olur. Onun iç
dünyasında öznel bir hayat olarak din yerini almaya
başlar. Böylece dış dünyada var olan dinî olgular,
bireylerin iç dünyasında da bir gelişme süreci içerisinde
varlık ve yapı kazanırlar.

12. Öznel bir gerçeklik olarak dini meydana getiren
unsurlar nelerdir?
Cevap:
 Dinî yetenek ve eğilimler
 Dinî güdüler
 Dinî inançlar
 Dinî sözler, ifadeler, kavramlar
 Dinî yargılar
 Dinî tasavvurlar
 Dinî tutumlar
 Dinî duygu ve heyecanlar
 Dinî uygulama, eylem ve etkinlikler

DİNDARLIK

13. İnsanlarda kişisel anlamda “dindarlık” denilen
yaşantı nasıl ortaya çıkar ve yapılanmaya başlar?
Cevap: Hayata gözlerini açan her insan, kendisini bir dinî
geleneğin ve kültürün içerisinde bulur. Dinî sözler ve
telkinlerle karşılaşır, dinî nesne ve mekânları müşahede
eder, dindar kimselerle görüşür ve onlarla iletişim
içerisinde hayatını sürdürür. Din hakkında ailesinden,
çevresinden çeşitli bilgiler öğrenir; dinî ibadetlerini yerine
getiren insanları görür ve zaman zaman bu ibadetlere
kendisi de katılır. Sorular sorar, araştırmalar yapar, dinî
söz ve kavramları kullanmaya yönelir. Böylece kişisel
anlamda dindarlık denilen yaşantı ortaya çıkmaya ve
yapılanmaya başlar.

14. Dindarlık ne ifade etmektedir?
Cevap: Dindarlık, belli bir dinin inanç ve öğretilerinin
belli bir zaman ve şartlarda belli bir kişi, grup ya da
toplum tarafından yaşanmasını ifade etmektedir.

15. Dindarlık kavramı araştırmacılar tarafından nasıl
açıklanmıştır?
Cevap: Dindarlık hem kişinin bağlı olduğu dine ait
inançlar ve değerlerle ilgilenme ve etkinliklerle meşgul
olma düzeyi ve hem de bireysel ya da grup düzeyinde
bunların yapılaşmış biçimlerini ihtiva eden bir kavramdır.
Bir diğer açıklamaya göre dindarlık, bir kişinin ya da
grubun günlük hayatında dinin önemini ifade eden, dine
inanma ve bağlanma derecesini gösteren bir kavramdır.

16. Bir insanın dindarlığı nasıl ortaya çıkmaktadır?
Cevap: İnsanlar dinlerine çeşitli derecelerde bağlanırlar
ya da dinin farklı unsurlarından kendilerince bir din
anlayışı oluştururlar. İşte bu dinî algılamalar ve bunların
etkilerinin arkasında yatan olumlu ya da olumsuz
psikolojik unsurlar gözlemlendiğinde, bu gerçekler
psikolojik olarak anlamlı olurlar. Psikolojik bakımdan din
hem insanların duygu ve düşüncelerinde, ifade ve
davranışlarında hem de kültürel dünyada bir referans
çerçevesi olarak vardır. Bir kimsenin dindarlığı bu
karşılıklı ilişki ve etkileşim içerisinde ortaya çıkar.

17. Dindarlığın başlıca özellikleri nelerdir?
Cevap:
1. Dindarlık tek biçimli, değişmez/sabit bir durum
değil, kişi ve gruplara göre değişen, gelişen
dinamik bir yapı ve süreçtir. (Çocuk, genç,
yetişkin, yaşlı kişinin dindarlığı; muhafazakâr
dindarlık/ yenilikçi dindarlık, vb.) Dinin etkisi
kişiye, kişinin bağlandığı dine, ait olduğu
mezhebe ya da cemaate, dine kendini verme
derecesine, sosyo-kültürel çevreye, kişinin
fiziksel ve ruhsal sağlığına ve daha birçok faktöre
bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.
2. Bireylerin ve grupların hayatında çeşitli
faktörlere bağlı olarak ( yaş, cinsiyet, bilgi
seviyesi, ekonomik durum, siyasi ve toplumsal
olaylar ve durumlar vb.) dine bağlanma, dini
inanç ve değerlere kendini verme, yaşantı ve
uygulamaya dönüştürmenin değişen ve gelişen
dereceleri vardır. Bazı özel olaylar ve durumlar
(doğal felaketler, toplumsal baskı, dindar bir
şahıs ya da kaynakla karşılaşma, yeni bir tecrübe,
rüya ve ilham vb.) dinî bağlılığı artırabilir ya da
azaltabilir. Kültürel gelenekler ve insan
gruplarına göre değişik tarzlarda algılanan ve
uygulanan çok çeşitli dindarlık tip ve tarzları
kendisini gösterir. Kişi ve grupların din
anlayışları belli değerlere ve uygulamalara
verdikleri öneme göre farklılaşabilmektedir. Bu
yüzden bir kişinin ya da grubun dindarlığı
hakkında kesin yargılarda bulunmak son derce
zordur. Ancak, kişilerin “nasıl” bir dindar ya da
“hangi yönelimde dindar” oldukları ile ilgili
tasvir edici anlatımlar yapılabilir.
3. Dindarlık birey ve toplumun hayatında belli bir
alanla sınırlı olmayıp, hayatın her alanında
etkisini gösterir. İnanç, ibadet, duygu, bilgi,
ahlaki değer ve tutumlar, toplumsal ilgi ve
ilişkiler, tutum ve davranışlar olarak geniş bir
alanda dindarlığın varlığını ve etkilerini görmek
mümkündür. Dindarlığın gerek derinlemesine
gerekse genişlemesine, gerek dikey ve gerekse
yatay düzlemde oluşan çeşitli boyutlarından söz
edilebilir.

18. Dindarlığı, çok boyutlu bir tarzda tanımlama ve
araştırma düşüncesi birçok bilim adamı tarafından az çok
farklı şekillerde dile getirilmiştir. Bunlar içerisinde en çok
kabul görenleri nelerdir?
Cevap: Dindarlığı, çok boyutlu bir tarzda tanımlama ve
araştırma düşüncesi birçok bilim adamı tarafından az çok
farklı şekillerde dile getirilmiştir. Bunlar içerisinde Glock
ve Stark’ın ortaklaşa ve Stark’ın kendisinin yalnız olarak
yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya koydukları
dindarlığın beş boyutlu tanımlaması yaygın bir kabul
görmüştür.

19. Yapılan araştırmalar sonucunda dindarlık en çok
hangi boyutlar çerçevesinde ele alınıp tasvir edilmiştir?
Cevap:
1. İdeolojik (İnanç) Boyut
2. Törensel (İbadet ve uygulama) Boyut
3. Tecrübe (Duygusal) Boyutu
4. Zihinsel (Bilgi) Boyut
5. Etki Boyutu

20. Dindarlıktaki farklı yönelimler ilk kez kim tarafından
ve nasıl tanımlanmıştır?
Cevap: İnsanların kendilerini dine veriş derecesi, dinî
hayatı yaşamadaki dikkat, ilgi, samimiyet ve yoğunluğu şu
ya da bu düzeyde olabilir. Fakat bundan daha önemlisi
belki de dininin gereklerini yerine getirmedeki asıl niyet
ve ulaşılmak istenen amaçtır. Dinî niyetin saf ve katışıksız
olması kadar, dindışı başka amaçlar elde etmeye yönelik
olması da mümkündür. Genel olarak dindarlıktaki bu
farklı yönelimler ilk olarak G.W. Allport tarafından iki
temel tip halinde ele alınıp tanımlanmıştır. Bir bakıma
dindarlık yaşantısındaki samimiyet ve içtenlik farklılığına
dayalı bu yönelimler dış güdümlü (intrinsic) dindarlık ve
iç güdümlü (intrinsic) dindarlık olarak adlandırılmıştır.

21. Dış güdümlü bir dindarlık yönelimi taşıyan inşalar
için dini değerler nasıl bir anlam ifade etmektedir?
Cevap: Dindarlık yaşantılarında dış güdümlü bir
dindarlık yönelimi taşıyan kimseler için dinî değerler,
birinci derecede önem ve anlam taşıyan bir konuma sahip
değildir. Daha çok, kişisel ya da grupsal istek ve amaçlara
ulaşmada elverişli ve yararlı bir araç durumundadır.

22. Dış güdümlü kişiler dini nasıl görürler?
Cevap: Dış güdümlü kişiler dini, her durumda
gözetilmesi gereken aşkın ve evrensel bir değer değil,
kendisinden yararlanılan bir kaynak olarak görürler.

23. Dış güdümlü kişiler dua ve ibadeti nasıl algılarlar?
Cevap: Dua ve ibadeti, Allah’a karşı sorumluluk ve
tapınma görevinin bir gereği olmaktan çok, başları
sıkıştığında başvurulan geçici bir ilişki olarak algılarlar.

24. İç güdümlü dindarlar için din nasıl bir değerdir?
Cevap: İç güdümlü dindarlar için din, benliğin
hizmetinde olması sebebiyle dıştan gelen bir değer değil,
daha çok kişiyi bütünüyle aşan ve ilahi iradeye uygun
yönde kişiyi değişime sevk eden, benlikten daha geniş bir
alana yayılan, içten doğma bir değerdir.

MANEVİ YAŞAM

25. Batı Hristiyan toplumlarında kurumsallaştırılmış din
son 40 yıldır nasıl görülmektedir?
Cevap: Batı Hristiyan toplumlarında kurumsallaştırılmış
din, son 40 yıldır, önemsiz ve değişime bir engel, aşkın’ın
bireysel tecrübesini geliştirmesinden ziyade onu
engelleyen bir unsur olarak nitelendirilmektedir.

26. Manevi yaşam (spirtuality), uzmanlar tarafından nasıl
ifade edilmiştir?
Cevap: Manevi yaşam (spirtuality) kavramı ile
anlatılmak istenen şey uzmanlar tarafından değişik
şekillerde ifade edilmiştir. Buna göre manevi yaşam,
“Aşkın”’la ilgili eksiksiz bir farkında oluş tecrübesi
veya bireyin olgun bir var olma tarzıdır. Bu, kendilik
(self), yaşam gibi kesin tanımlanabilen değerler vasıtasıyla
karakterize edilen bir var oluş tarzıdır. Bir başka deyişle,
her ne olursa olsun insanın nihai olan bir gücü
düşünmesidir. Böylece manevi yaşam daha çok insan
tecrübesindeki aşkın bir boyuta yönelik ilgiyi ifade
etmektedir.

27. Manevi yaşam içerisinde yer alan bütün yaşantılar
hangi maddeler altında toplanmaktadır?
Cevap:
1. Yaşamda bir anlam arama
2. Aşkınlıkla (yücelikle) bir karşılaşma
3. Bir bağlanma hissi
4. Nihai bir gerçek ya da en yüksek bir değer arama
5. Gizemli bir varlığa saygı ve minnettarlık
6. Kişisel bir değişim

28. Manevi yaşamın ele alınışlarında kaç farklı türü ya da
anlamı vardır ve bunlar nelerdir?
Cevap: Manevi yaşamın şimdiye kadar ki ele alışlarda üç
farklı türü ya da anlamı olduğu görülmektedir. Bunlar:
1. Teolojilerdeki düşünce ve pratiğin nedeni olarak
ileri sürülen, hem geniş hem de dar olarak
tasavvur edilen Tanrı- yönelimli bir manevi
yaşam.
2. Bir kimsenin çevrebilim ya da tabiat ile ilişkisini
vurgulayan dünya yönelimli bir manevi yaşam.
3. İnsan’ın başarısını ya da potansiyelini vurgulayan
“humanistik” (ya da insan - yönelimli) bir
manevi yaşam.

29. Manevi yaşamın başlıca özellikleri nelerdir?
Cevap: Manevi yaşam kuralcı değildir; manevi yaşam
için kişinin kendi iç dünyasının özellikleri önemlidir. Bu
özellikleri yargılamadan, değiştirmeden daha da
geliştirmek, kişiyi daha çok kendisi yapmak ister.
Dışarıdan hiçbir ölçüt, kıyaslama ve başvuru kaynağı
kullanarak kişiyi yargılamaz. Onun olduğu gibi değerli
olduğunu kabul eder ve kendi özellikleri içinde bilincini
derinleştirerek, evrendeki ilişkiler ağı içinde yerini
bilmesine doğru kişiyi götürür.

30. Din ile maneviyatçılık arasındaki kutuplaşmayı
gerçekleştiren unsurlar nelerdir?
Cevap: Dış-güdümlü, kurumsallaşmış din; bireysel,
karşılıklı ilişkiye dayalı maneviyatçılıkla zıtlık
oluşturmaktadır. Katı, dogmatik din, fonksiyonel
maneviyatçılıkla zıtlık teşkil etmektedir. Din olumsuz
olarak ele alınırken, maneviyatçılık ise olumlu olarak
değerlendirilebilmektedir. Sonuçta dindarlık, insan
potansiyellerine kurumsal engeller olarak veya sıradan,
sıkıcı bir iman olarak yerilmekteyken, maneviyatçılığın
daha yüksek insan potansiyelini ve yaşamın daha yüce
yönünü somutlaştırdığına inanılmaktadır.

31. Din ile karşılaştırıldığında maneviyatçılık hangi
noktalarda eleştirilmektedir?
Cevap:
1. “Bireysel” maneviyatçılık, manevi meselelerle
istekli bir tarzda ilgilenen büyük dinî kurumların
ve geleneklerin var olduğu gerçeğine hemen
hemen hiç önem vermemektedir. Tek başvuru
kaynağı olarak insanın iç dünyasını esas
almaktadır.
2. Biçimsel dinî uygulamalardan ziyade duygusal
coşkunluk ve manevi haz elde etme
maneviyatçılıkta ön planda gelmektedir. Bazı
gruplarda, yoğun duygusal yaşantılar bireyi
Allah’a yaklaştırmada daha etkili olabilmekte
iken, diğer bazı gruplarda bu amaç gücünü
kaybetmiş olarak bir belirsizlik ve boşluğa,
sapkınlık ve kuralsızlığa yol açabilmektedir.
3. Maneviyatçılığın kavrama gücü, neredeyse felsefi
içerikli ilhamları, varoluşla ilgili soruları, doruk
deneyimleri, bireysel değerleri, manevi arayışları
kuşatmış olsa da bu konular hususunda oldukça
düşük düzeyde iletişim kurmaktadır. Kutsal ve
katı dogmatik bir çekirdeği olmaksızın
fonksiyonel maneviyatçılık aşırı derecede
yüzeysel ve akışkan olmaktadır.
4. Bir ayırım yapmaksızın her tür maneviyatçılığın
“iyi” olarak kabul edilmesi, büyük sayıdaki bilgi
ve uzman grubunun, potansiyel olarak manevi
yaşamın yıkıcı yönünü ihmal etmesine öncülük
etmektedir. İnsanlar etkili ya da etkisiz, yararlı ya
da zararlı bir takım unsurları içeren pek çok farklı
metotlar vasıtasıyla en yüce ve en asıl manevi
amaçların peşine düşmektedirler. Tarih, en uç
düzeyde kendini-öldüresiye her türlü dünyevi
zevkten ve işten kendini soyutlayarak Tanrı’yla
yakınlık kurmaya çalışan bireylerin ve grupların
öldürücü mücadelelerinin, tehlikeli intihar
eylemlerinin örneklerini ortaya koymaktadır.
42
Din Psikolojisi Bilimi / Ünite 1: Din Psikolojisi Bilimi - Sorularla Öğrenelim
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 28 Aralık 2018, 16:25:24  »
GİRİŞ
1. Bir kimseye “sen kimsin?” diye sorulduğunda
insanların çoğu bu soruyu nasıl cevaplamaktadırlar?
Cevap: Bir kimseye “sen kimsin?” diye sorulduğunda,
insanların önemli bir kısmı “Müslümanım”,
“Hıristiyanım” “Yahudiyim”, “Budistim” gibi dine dayalı
cevaplar vermektedir.

2. Dinî inanç ve değerlerin güdülenmesiyle insanlar neler
yapmaktadırlar?
Cevap: Dinî inanç ve değerlerinin güdülemesiyle insanlar
iyi ve kötünün, doğru ve yanlışın ölçüsüne sahip olmakta
ve bunları koruma ve geliştirmeye çalışmaktadırlar.

3. Din nasıl bir psikolojik faktördür?
Cevap: Din, ister bilinçli bir kabul isterse dolaylı bir
etkilenme yoluyla olsun bireylerin duygularında, düşünce
ve tasavvurlarında, tutum ve davranışlarında, sözlerinde
ve ilişkilerinde kendisini ortaya koyan önemli bir
psikolojik faktördür.

DİN PSİKOLOJİSİNİN TANIMI, KONUSU VE YÖNTEMİ

4. Din Psikolojisi nasıl bir disiplindir?
Cevap: Din Psikolojisi, bireylerin kutsal kabul ettikleri
varlık(ya da varlıklar)la ilişki çerçevesinde ortaya
koydukları her türlü söz, tecrübe ve davranışı tecrübî
(emprik) yöntemle araştıran bir disiplindir.

5. Din Psikolojisinin temel ilgi alanı nedir?
Cevap: Bireylerin ruhsal yaşantıları ve davranışları
içerisinde ortaya çıkan “dinî olgular” Din Psikolojisinin
temel ilgi alanıdır.

6. Din Psikolojisi nasıl bir bilim dalıdır ve diğer din
bilimlerinden nasıl ayrılır?
Cevap: Din Psikolojisi, bireylerin yaşadıkları dinî hayatı
oluşum, yapı, gelişim şartları ve süreçleri, sonuçları ve
etkileri açısından ele alan bir bilim dalıdır. Din olgusunu
insan bilincindeki yapılanması, ruhsal tecrübe ve davranış
olarak kendini ifade edişini çok çeşitli yönleriyle tespit ve
tasvir etmeye çalışır. Daha sonra da, bunların en doğru
yorumlarına ulaşılmaya çalışılır. Dindar bireyi ya da grubu
içten, ruhsal yönüyle anlama gayreti içerisinde olan din
psikolojisi, kendine ait bakış açısıyla diğer din
bilimlerinden ayrılır.

7. Din Psikolojisi hangi konuları araştırır?
Cevap: Din Psikolojisi Bilimi, bireyin ruhsal yaşayış ve
davranışları içerisinde dinî nitelikli olguları ele alıp
araştırır. Din Psikolojisi dinin veya dine karşı olan anlatı
ve söylemlerin karşısında bireyin ortaya koyduğu olumlu
veya olumsuz öznel (sübjektif) tutumları araştırır. Bir
yandan dinî inanç ve davranışın birey üzerindeki
psikolojik etkileri (ruh sağlığına, kişiliğine, sosyal
ilişkilerine) diğer yandan ise, kişinin çeşitli duygu ve
arzularının, karakter ve kişilik yapısının, tutum ve
davranışlarının dinî inanç ve yaşayış üzerindeki etkileri
karşılıklı olarak araştırılır. Dindarlığın çok çeşitli şekilleri
ortaya çıkışı, gelişimi, yapılanması, değişim ve
dönüşümleri açısından din psikolojisinin başlıca araştırma
konusudur.

8. Bireylerin dinî inançları nasıl oluşur ve gelişir?
Cevap: Bireylerin dinî inançları, tutum ve davranışları
belli bir sosyo - kültürel bağlamda oluşur ve gelişir.

9. Din Psikolojisi hangi amaçla araştırmalarını
sürdürür?
Cevap: Din Psikolojisi, bireylerin ruhsal yaşayış ve
davranışlarında ortaya çıkan dinî olguyu anlamak, tasvir
etmek ve en genel kavramsal çerçevelerle ifade etmek
amacıyla araştırmalarını sürdürür.

10. Din psikologlarının görevleri nelerdir?
Cevap: Din psikologlarının görevi din üzerinde, dinî
metinlere dayalı bir araştırma yapmak değil, insan tecrübe
ve davranışında ortaya çıkan dinî tezahürleri anlamaya
çalışmaktır. Dinin insanî ve kültürel gerçeklik boyutunu
açığa çıkarmaktır. Toplumsal ve kültürel bir ortamda
yaşayan ve bir etkileşim içerisinde dinî değerleri kendisine
mal eden dindar ( ya da din ile bir şekilde ilgili) kimselerin
iç dünyasının görüntülerini anlaşılır hale getirmektir.

11. Din psikologları, Din Psikolojisinin konularını nasıl
değerlendirmelidir?
Cevap: Dinin gerçek kaynağı ve özü, dinî kavram ve
değerlerin nihai hakikati gibi konularda hüküm yürütmek
din psikologlarının işi değildir. Din Psikolojisinin
Tanrı’nın varlığının ispatı ya da inkârına yol açacak
deliller üretmek gibi bir amacı yoktur. İnançlara saygı
duymak, tarafsız ve gözlemci bir tutumla onları en azından
yaşanan etkili bir gerçek ve olgu olarak değerlendirmek
durumundadır.

12. Tecrübî bir bilim olarak Din Psikolojisi neleri açığa
çıkarmaya çalışır?
Cevap: Tecrübî bir bilim olarak Din Psikolojisi, dini
tutumun, dindarlık yaşantısının içindeki psikolojik
faktörleri ve yapıları açığa çıkarmaya çalışır.

13. Dinî eğitim-öğretim, dinî irşat, dinî danışmanlık ve
rehberlik, dinî iletişim çalışmaları nasıl ileriye
götürülebilir?
Cevap: Dinî eğitim-öğretim, dinî irşat, dinî danışmanlık
ve rehberlik, dinî iletişim çalışmaları, ancak din
psikolojisinin bulgu ve tespitlerini dikkate alarak ileriye
götürülebilir.

DİN PSİKOLOJİSİNİN DİĞER BİLİM DALLARIYLA İLİŞKİSİ

14. Din Psikolojisi hangi bilimler grubu ile ilişki ve
yardımlaşma içindedir?
Cevap: İnsan ve Toplum Bilimleri
İlahiyat Bilimleri
Din Bilimleri

15. Din Psikolojisi çalışmalarında, başlıca hangi sosyal
bilimlerin çalışmaları dikkate alınır ve onlardan
yararlanılır?
Cevap:
 Psikoloji
 Tarih
 Dilbilim
 Sosyoloji
 Antropoloji

16. Din Psikolojisi ile aynı sınır üzerinde yer alan ve dinî
olguları tecrübî yöntemlerle inceleyen bir dizi bilim dalı
olan Din Bilimleri denilen alanların başlıca olanları
hangileridir?
Cevap:
 Din Sosyolojisi
 Din Fenomenolojisi
 Din Antropolojisi
 Din Felsefesi
 Dinler Tarihi

17. Din Sosyolojisi hangi konuları inceler?
Cevap: Din Sosyolojisi din-toplum ilişki ve etkileşimini
ve bu çerçevede ortaya çıkan olgular, süreçler, kurumlar
ve gruplaşmaları inceler.

18. Din sosyologları ile din psikologları arasındaki fark
nedir?
Cevap: Din psikologları dinî olguları bireysel açıdan ele
alırken, din sosyologları toplumsal açıdan ele alırlar.

19. Din psikologları din fenomenologlarının hangi
çalışmalarından faydalanmışlardır?
Cevap: Din fenomenologlarının analiz ve
değerlendirmelerinden din psikologları önemli ölçüde
yararlanmışlardır. Fakat daha da önemlisi dinî tecrübenin,
dinî gerçeklere saygı, hoşgörü ve sempati anlayışı
çerçevesinde ele alınması yönündeki din
fenomenologlarının vurgusu, din psikolojisi
çalışmalarında da önemli yansımalara yol açmıştır.

20. Din Antropolojisi hangi konuları araştırmaktadır?
Cevap: Din Antropolojisi, belli zaman ve mekânlarda
özel bazı dinî inanç ve uygulamaların (özel bir mit, özel
bir ritüel veya özel bir ritüelin ilahi, kurban, ruh gibi
yönünü) tezahürlerini araştıran bir bilim dalıdır.

21. Din psikologları din antropologlarının hangi
çalışmalarından faydalanmaktadırlar?
Cevap: Din psikologları dindarlığın yerel kültür ve
toplum yapılarına bağlı şekilleri kadar evrensel görünüm
ve anlamlarını anlamada, din antropologlarının
çalışmalarından yararlanmaktadırlar.

22. Din psikologları din felsefecilerinin hangi
çalışmalarından faydalanmaktadırlar?
Cevap: Din psikologları, dinî tanım ve kavramlar
oluştururken, dinî olguların anlamı üzerine incelemeler
yaparken din felsefecilerinin çalışmalarından yararlanırlar.

23. Din psikologları dinler tarihinin verilerine hangi
durumda başvurma ihtiyacı duyarlar?
Cevap: Dinî olguların bireysel ve toplumsal olduğu kadar
tarihsel bir arka planı ve gerçekliği vardır. Din
psikologları, bireyin hayatında gözlemlediği dinî olguların
anlamını daha iyi ortaya koyabilmek için, bunların
geçmişten gelen köklerini ve gelişim tarzlarını araştırma
ihtiyacı duyar. İşte bu durumda dinler tarihinin verilerine
başvurma ihtiyacı ortaya çıkar.

DİN PSİKOLOJİSİNDE YÖNTEM

24. Din psikolojisi, her şeyden önce dinî tecrübeler, dinî
inanç ve tasavvurlar, dinî tutumların sistemli
araştırılmasıdır. Bunları gözlemler, analiz eder, bütün
psikoloji çalışmalarında kendisine başvurulan
tekniklerden yararlanır. Bu araştırma yöntem ve
tekniklerinden başlıcaları nelerdir?
Cevap:
1. Sistemli gözlemler
2. Kişisel dokümanların sistemli incelenmesi
3. Anketler
4. Mülâkatlar
5. Tutum ölçekleri
6. Kişilik testleri
7. Davranışların analizi
8. Semantik analiz ölçekleri
9. Klinik metotta kullanılan derinlikli analiz
10. İstatiksel analizler
11. Deneyler
12. Yorumlama ve değerlendirme

25. İlk din psikologlarından W. James hangi yolla yaptığı
incelemeler sonucu bu bilimin temellerini atmıştır?
Cevap: Bireyin din hayatına ışık tutan ve başkaları
tarafından yazılan ( biyografi), ya da bizzat kendisinin
yazdığı hayat hikâyesi (otobiyografi), hâtıra kaydı, arşiv
belgeleri, mektuplar, seyahatnameler, kişisel eşyalar, bu
kişilerin iç dünyasını anlamada önemli ipuçları oluşturur.
İlk din psikologlarından W. James, önemli dinî şahsiyetler
üzerinde bu yolla yaptığı incelemeler sonucu, bu bilimin
temellerini atmıştır.

26. İlk olarak hangi din psikologları gençlere çeşitli
anketler uygulayarak, onlardaki dini değişimi ortaya
çıkarmaya çalışmalardır?
Cevap: Starbuck ve Halley gibi öncü din psikologları
gençlere çeşitli anketler uygulayarak, onlardaki dinî
değişimi ortaya çıkarmaya çalışmışlardır. Halen anket
çalışmaları en çok gençlere yönelik olarak
kullanılmaktadır.

27. Tutum ölçekleri hangi amaçla geliştirilmiş ölçme
araçlarıdır?
Cevap: Turum ölçekleri, dinî inanç ve davranışların
yönünü (olumlu-olumsuz) ve şiddet derecesini ( güçlü,
zayıf, kararsız) anlamak için geliştirilen ölçme araçlarıdır.

28. Dinî rehberlik ve danışmanlık çalışmaları hangi yolla
ilerlemektedir?
Cevap: Klinik metotta kullanılan derinlikli analizde,
birebir görüşme yoluyla, bireylerin geçmiş dinî yaşantıları,
bilinç dışı saplantıları ve kaygıları anlaşılmaya çalışılır.
Dinî rehberlik ve danışmanlık çalışmaları daha çok bu
yolla ilerlemektedir.

29. Hangi amaçla istatiksel analizlere başvurulur?
Cevap: Anketler ve testler yoluyla elde edilen nicel
veriler, değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlı olup
olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla çeşitli istatistik
analizlere başvurulur.

DİN PSİKOLOJİSİNDE ARAŞTIRMA KONULARI

30. Bağımsız bir disiplin olarak kurulduğu günden beri
din psikologlarının üzerinde araştırma yaptığı konular ve
alanlar her gün artmaktadır. Şimdiye kadar üzerinde
çalışılan beli başlı konular nelerdir?
Cevap:
1. Dindarlığın kaynakları
2. Dinî ve manevi tecrübe
3. Dinî gelişim
4. Dindarlığın tanımı ve ölçülmesi
5. İman, şüphe ve inançsızlık
6. Dua, ibadet ve dinî ritüel
7. Din ve ahlaklılık
8. Tanrı tasavvurları
9. Din değiştirme
10. Dinî tutumlar
11. Birey ve dinî gruplar arasındaki ilişkiler
12. Din ve ruh sağlığı
13. Din ve akıl bozuklukları
14. Ölüm ilgileri ve din
15. Mistisizm
16. Kişilik ve din
17. Din ve manevi yaşam
18. Erdem psikolojisi
19. Mutluluk, hayat tatmini ve dindarlık

DİN PSİKOLOJİSİNİN TARİHÇESİ

31. İslam dünyasında dini kaynakların başında neler
gelmektedir?
Cevap: İslam dünyasında dini kaynakların başında
Kur’ân-ı Kerim ve Hz. Peygamberin hadisleri
gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim ve Hz. Peygamberin
hadisleri olmak üzere dinî kaynaklarda birçok psikolojik
kavram ve konuya yer verilmiştir.

32. Kur’ân-ı Kerim’de üç yüze yakın yerde geçen “nefs”
kavramı ne ifade etmektedir?
Cevap: K. Kerim'de üç yüze yakın yerde geçen “nefs”
kavramı, insanın kişilik yapısı, iç dünyası ve davranış
eğilimlerini ifade etmektedir. Nefsin kelime anlamı bir
şeyin kendisi ve özü “zât”; “benlik”, “kendilik” demektir.
Kur’ân’da nefs genel olarak, ruhsal ve bedensel, bilinçli ve
bilinç dışı tüm fonksiyonların bütününden oluşan insanın
psikolojik yapısı anlamında kullanılmaktadır.

33. Kur’ânın anlatısında doğal inanma yeteneği (fıtrat)
nasıl açıklanmıştır?
Cevap: Kur’ânın anlatısına göre, insan tabiatında
değişmez evrensel bir öz olarak doğal inanma yeteneği
(fıtrat) bulunmaktadır. Hz. Peygamberin hadislerinde de
bu doğal inanma yeteneği ile ilgili geniş açıklamalar yer
alır. Buna göre doğal inanma yeteneği (fıtrat) çocukta
konuşma çağına kadar bu saf haliyle devam eder. Çocuk
içinde yetiştiği toplumun dilini kullanmasını öğrenmeye
başladığı andan itibaren çevresel faktörlere (anne baba,
toplum, kültür) göre şekil alarak belli bir dinî kimlik
haline gelir. Bu doğal inanma yeteneği kendi yönünde
sağlıklı bir gelişme gösterme imkânı bulursa Allah’a inanç
ve bağlılıkla son bulur. Dinî inanç ve bağlılık kişinin
bilincine ve karakterine işleme düzeyine göre, kişinin
ruhsal hayatını ve davranışlarını düzenleyici güçlü bir
içsel faktör haline gelir. Aksi durumda kişi ya kendi doğal
dürtülerine ya da toplumsal arzulara ve ideolojilere
tapınmaya yönelir.

34. Kur’ânın anlatısında bütün psikolojik işlevlerin yeri
ve kaynağı neresidir?
Cevap: Kur’ân’ın anlatımında nefsin, çeşitli duygu ve
heyecanların, inançların, aklî etkinliklerin kısacası bütün
psikolojik işlevlerin yeri ve kaynağı kalbdir.

35. Hicri üçüncü asırdan itibaren İslam dünyasında hangi
kitaplar, risaleler ve kitap bölümleri ortaya çıkmıştır?
Cevap: Hicri üçüncü asırdan itibaren İlmü’n-Nefs,
İlmü’n-Nefs ve’r-Ruh, Kitabu’r-Ruh, İlmu Ahval-i Ruh
gibi başlıklar taşıyan kitaplar, risaleler ya da kitap
bölümleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

36. Hâris el-Muhâsibi kimdir? Çalışmaları ve eserleri
nelerdir?
Cevap: Hâris el-Muhâsibi (öl. 243/857), İslam
dünyasında psikolojik bakış açısıyla insanın iç hayatını
inceleyen ilk bilgindir. Eserlerinde derin psikolojik
tahliller ve ruhsal haller ve süreçlerle ilgili
kavramlaştırmalar dikkat çekicidir. Bunların başında Nefs
kelimesinin salt psikolojik anlamda en tutarlı kullanımına
yer verdiği görülmektedir. Dini/ahlâki hakikatlerle uyumlu
bir hayat tarzı için kişinin öncelikle kendisini iç açıdan
anlamaya çalışmasını ısrarla vurgulamıştır. Bireyin
kendisini “iç gözlem”e dayalı olarak araştırması ve kendisi
hakkında “iç görü” elde etmesini bir araştırma ve eğitim
yöntemi olarak ilk defa dile getirmiştir. Bu konuda da
kendinden sonraki birçok araştırmacıyı etkilemiştir. er-
Riâye li Hukuk’ı-llah derin psikolojik tahlillerinin yer
aldığı en önemli eseridir.

37. İlk İslam filozofu olarak kabul edilen kişi kimdir?
Çalışmaları ve eserleri nelerdir?
Cevap: İlk İslam filozofu olarak kabul edilen Kindî’nin
(öl. 252/866) Risâle fî mâhiyyeti’n-nevm ve’r-ru’ya/
Rüyanın ve uykunun mahiyeti adlı eseri, İslam dünyasında
rüya psikolojisi hakkında yazılan ilk telif eserdir.
Kindî’nin psikoloji kültürüne bir diğer önemli katkısı, elHîle li- defi’l-ahzân/Üzüntüden Kurtulma Yolları adlı ruh
sağlığı konusundaki öncü çalışmasıyla olmuştur.

38. Rüya ve vahy psikolojisi konusunda sistemli bir teori
ilk olarak kim tarafından ortaya konulmuştur?
Cevap: Rüya ve vahy psikolojisi konusunda sistemli bir
teori ilk olarak Farabî (öl. 339/950) tarafından ortaya
konulmuştur.

39. Farabî’ye göre sâdık rüya, ilham ve vahyin kaynağı
ile insandaki alıcı organ nedir?
Cevap: Farabî’ye göre sâdık rüya, ilham ve vahyin
kaynağı Faal Akıl, insandaki alıcı organ ise hayal
gücüdür.

40. İslam filozofları içinde psikoloji ve din psikolojisinin
çeşitli konularında en çok eser yazmış isim kimdir?
Cevap: İslam filozofları içerisinde psikoloji ve din
psikolojisinin çeşitli konularında en çok eser yazmış olan
isim İbn-i Sinâdır (öl. 428/1037).

41. İbn-i Sinâ psikoloji ve din psikolojisinin hangi
konularında çalışmalarda bulunmuştur ve bu konulardaki
eserleri nelerdir?
Cevap: İbn-i Sina ruhsal hallerin, çeşitli duygu ve
heyecanların davranışlar ve bedensel fonksiyonlar üzerine,
dolayısıyla sağlık ve hastalık üzerine olan etkisini iknâ
edici tarzda ortaya koymuştur. Telkin, hipnoz, nazar, büyü,
mucize gibi olayları “ruhsal etki” kavramıyla açıklamıştır.
İbn-i Sina duyuları dış ve iç olmak üzere ikiye ayırmış;
bilinen beş dış duyunun yanında beş de iç duyu olduğunu
ortaya koyarak bunların fonksiyonlarını açıklamıştır.
Hocası Farabi’den devraldığı rüya ve vahy psikolojisi ile
ilgili görüşleri geliştirerek, daha detaylı bir teori haline
getirmiştir. İbn-i Sina’nın bu alana bir başka katkısı da
ölüm kaygısı ve stres konusundaki çalışmalarıdır. Risâle fî
def’i gami’l-mevt/ Ölüm Korkusundan Kurtuluş adlı
eserinde ölüm korkusu ve kaygısının sebepleri, sonuçları
ve bundan kurtulma yollarını ortaya koymuştur. İbn-i
Sina’nın es-Salâtü ve mâhiyetühâ/ Namaz ve Mahiyeti
isimli risalesi felsefi ve psikolojik açıdan namaz ibâdetini
inceleyen ve başkaca örneğine rastlanmayan özgün
görüşler içermektedir.

42. İlk ve özgün ruh sağlığı kitabı kime aittir?
Cevap: Filozof Ebû Bekir Râzî’nin (öl. 313/925) etTıbbu’r-Rûhânî isimli eseri gerek kavramsal gerekse
içerik açısından ilk ve özgün bir ruh sağlığı kitabıdır.

43. Gazzâli, psikoloji ile din psikolojisine neler katmıştır
ve bu konudaki eserleri nelerdir?
Cevap: Büyük İslam bilgini Gazzâli (öl.505/1111),
sistemli iç gözlem ve davranış tahliline dayalı
yaklaşımlarıyla pek çok yeni görüşler dile getirmiştir.
Onun büyük eseri İhyâu Ulûmi’d-Din, psikolojik
kavramlaştırmalar, tahliller ve tasnifler yönünden oldukça
zengindir. Bu kitabın özellikle üçüncü cildinin başında yer
alan “Acâibü’l-Kalb” bölümünde, sistemli davranış
tahlillerine dayalı dinî ve ahlâkî çıkarımlar yer almaktadır.
el-Munkizu mine’d-Dalâl/Dalaletten Kurtuluş Gazzâli’nin
otobiyografisi olup, bu kitabında fikri gelişimi, yaşadığı
bazı bunalımlar, manevî/tasavvufî tecrübeleri hakkındaki
şahsî gözlem ve değerlendirmeleri yer alır.

44. Modern bir bilim olarak Din Psikolojisi, Batı
dünyasında ne zaman gelişmeye başlamıştır?
Cevap: Modern bir bilim olarak Din Psikolojisi, psikoloji
biliminin bağımsız bir disiplin olmaya başladığı yılların
hemen sonrasında gelişmiştir. Gerek A.B.D. ve gerekse
Avrupa kıtasında 19. yüzyılın sonlarından itibaren bilimsel
psikolojinin ilk kurucuları aynı zamanda dinî olaylara da
ilgi duymuşlar ve bu konudaki çalışmaları da
başlatmışlardır.

45. Din psikolojinin modern zamanlardaki asıl kurucusu
ve atası kimdir?
Cevap: W. James (1842-1910), bu bilim dalının modern
zamanlardaki asıl kurucusu ve atası olarak kabul edilir

46. W. James Din Psikolojisine katkıları nelerdir, hangi
konularda çalışmıştır ve bu konulardaki eserleri nelerdir?
Cevap: The Varieties of Religious Experience (1902)/
Dini Tecrübenin Çeşitliliği isimli eseri din psikolojisinin
klasiği olarak kabul edilir. James bu kitabında dua, din
değiştirme, din ve ruh sağlığı, dindarlık tipleri, mistisizm
gibi konuları ele alarak, din psikolojisi araştırmalarına yön
vermiştir. Dindarlık yönünden en uçta yar alan
(peygamber, mezhep kurucusu, din filozofu, ilahiyatçı, din
yenilikçisi, mistik, aziz vb.) kimselerin hayatlarını
incelemiştir. Dinin bireysel ve duygusal yönüne özel bir
önem vermiştir. Çünkü ona göre dindarlığın asıl kaynağı
buradan ortaya çıkmaktadır. Din psikolojisinin, kendine
özgü sınırları içerisinde tecrübî (emprik) bir disiplin olarak
gelişmesi için temelleri atmıştır.

47. Psikanaliz ekolünün kurucusu S. Freud (1856-1939),
hangi kitaplarında din ile ilgili görüş ve
değerlendirmelerini ortaya koymuştur?
Cevap: Psikanaliz ekolünün kurucusu olan S.Freud
(1856-1939), uzun kariyeri boyunca din ile yakından
ilgilenmiştir. Totem ve Tabu, Bir Yanılsamanın Geleceği,
Musa ve Tektanrıcılık, Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları gibi
kitaplarında din ile ilgili görüş ve değerlendirmelerini
ortaya koymuştur.

48. Din Psikolojisi, Türkiye’de ders olarak ilk defa ne
zaman ve nerede okutulmuştur?
Cevap: Türkiye’de bu ders ilk defa 1949 yılında açılan
Ankara İlahiyat Fakültesinde okutulmuştur.

49. Ülkemizde, derslerde okutulmak üzere hazırlanmış
belli başlı Din Psikolojisi kitapları hangileridir?
Cevap:
 B. Ziya Egemen, Din Psikolojisi. Saha Kaynak
ve Metot Üzerine Bir Deneme, Ankara 1952.
 Osman Pazarlı, Din Psikolojisi. İstanbul 1968.
 Neda Armaner, Din Psikolojisine Giriş I. Ankara
1980.
 Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi. Ankara 1993.
 Hüseyin Peker, Din Psikolojisi. Samsun 1991.
43
Din Psikolojisi Bilimi / Ünite 1 - Din Psikolojisi Bilimi - Kısa Kısa
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 28 Aralık 2018, 16:10:30  »
- hangisi Din Bilimlerinden biri değildir: Kelam

-  hangisi din psikolojisinin konuları arasında yer almaz:  Dinin gerçek kaynağı ve özü, dini kavram ve değerlerin nihai hakikati gibi konularda hüküm yürütmek

-  hangisi din psikologlarının görevlerindendir:  İnsan tecrübe ve davranışında ortaya çıkan dini tezahürleri anlamaya çalışmak

-  Totem ve Tabu, Bir yanılsamanın geleceği, Musa ve Tektanrıcılık gibi din ile ilgili görüş ve değerlendirmelerini ortaya koyduğu, dindarlığın psiko dinamik bir gelişmeye bağlı olduğunu ileri süren kişi: S. Freud

-  din bilimlerinin başlıca çalışma alanları: Din Sosyolojisi, Din Fenomenolojisi, Din Antropolojisi, Din Felsefesi, Dinler Tarihi.

- ilahiyat ilimlerinin konusu: Dini inanç ve öğretileriyle , mezhep ve cemaat farklılıklar

-  Din psikolojisi araştırma yöntem ve tekniklerinden ‘Olaylar ya uzaktan kendi doğal akışı içerisinde (doğal gözlem), ya da araştırmacının kendisi de olayların içinde yer alarak (katılımcı gözlem) anlaşılmaya çalışılan yöntem:  Sistemli Gözlemler

- Din psikolojisi araştırma yöntem ve tekniklerinden olan ve olayların ya uzaktan kendi doğal akışı içerisinde ya da araştırmacının kendisinin bizzat
içinde yer alarak anlamaya çalışıldığı yöntem:   Sistemli Gözlemler

-  Din psikolojisinin başlıca alanlarından olan Erdem psikolojisinin konuları:
 Sevgi, diğerkâmlık, bağışlayıcılık gibi temel değerlerin psikolojik yansımaları

-  dini gelişimi etkileyen faktörler:  I. Dini ayin ve törenler  II. Dini tabiat ve yetenek   III. Ana baba dininin etkileri  IV. İbadetlerin tabiatı

- Tanrı ve diğer dinî kavramların bireyler tarafından nasıl anlaşıldığı ve tasavvur edildiğini ölçerek anlam haritaları oluşturmaya çalışan yöntem:
 Semantik analiz

-  Din Psikolojisini İlahiyat ilimlerinden farklı kılan en önemli özellik:
 Tecrübi bir bilim olması

-  Tanrı ve diğer dini kavramların bireyler tarafından nasıl anlaşıldığı ve tasavvur edildiği ölçülerek anlam haritaları oluşturulmaya çalışılan yöntem:
 Semantik analiz

- Psikoloji-din ilişkisini “Bilinçdışı Tanrı” isimli kitabında ele alan ve dini nihai anlam arayışı olarak değerlendiren isim: V. Frankl

-  Mukaddime adlı eserinde insanın toplumsal eğilim ve yeteneklerine büyük önem atfeden isim:   İbn-i Haldun

- Telkin, hipnoz, nazar, büyü, mucize gibi olayları ‘’ruhsal etki’’ kavramıyla açıklayan, psikoloji ve din psikolojisinin çeşitli konularında en çok eser yazan
İslam filozofu:  İbn-i Sinâ

-  Kavramsal ve içerik açısından ilk özgün ruh sağlığı kitabının yazarı:
Ebû Bekir Razi

- Fitrat kelimesinin anlamı:  İnanma yeteneği

-  din psikolojisinde başvurulan araştırma tekniklerinden değildir?
Antropoloji çalışmaları

-  hangisi din psikolojisinin amacını oluşturur: Dinin insani ve kültürel gerçeklik boyutunu ortaya çıkarmaya çalışmak 

- Tanrı ve diğer dini kavramların bireyler tarafından nasıl anlaşıldığı ve tasavvur edildiği ölçülerek anlam haritaları oluşturulmaya çalışılan yöntem : Semantik analiz

- Dini Tecrübenin Çeşitliliği isimli eseri din psikolojisinin klasiği olarak kabul edilen bilim adamı: W. James

- Modern dönemde Din Psikolojisinin bağımsız bir bilim dalı olarak kurucusu kabul edilen bilim adamı : W. James

-  Din fenomenolojisi alanını aşağıdakilerden hangisi en iyi açıklamaktadır:
Dini olguların temel manasını oluşturan değişmez özü, asıl yapıyı ortaya çıkarmaya çalışan bir bilim dalıdır.

-  Dindarlığın(dinî duygunun), bireyin kişilik ve karakterine göre, kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ortaya koyduğunu öne süren düşünür: G.Allport

- Din-toplum ilişkisini ve etkileşimini ve bu çerçevede ortaya çıkan olgular, süreçler ve gruplaşmaları hangi bilim dalı inceler: Din sosyolojisi

- ‘Dindarlığın psiko-dinamik bir gelişmeye bağlı olduğunu ileri sürmüştür. Ona göre, tabiat ve toplum karşısında yaşanan çaresizlik dinî inanç ve uygulamaların asıl kaynağını oluşturmaktadır.’ S. Freud

-  ‘İnsanın dindar bir tabiata sahip olduğunu, dinin insana özgü ve içten doğma bir olgu olduğunu ortaya koymuştur.’ C.G. Jung

- Dinin kökenini bireye aşkın bir kaynağa, en eski insan atalarının psikolojik kalıtımlarında var olan arketiplere dayandıran psikolog:  C.G. Jung 

- Din psikolojisinde araştırma konuları arasında yer almaz? : Dini ayin ve törenler

-  Olaylar ya uzaktan kendi doğal akışı içerisinde, ya da araştırmacının kendisi de olayların içinde yer alarak anlaşılmaya çalışan din psikolojisinde kullanılan yöntemlerden biri olan teknik: Sistemli gözlem

-  İlk İslam filozofu olarak kabul edilen kişi. Kindi

-  İbn-i Haldun tarafından kaleme alınan ve insanın toplumsal eğilim ve yeteneklerine özel bir önem affeden eseridir: Mukaddime

- Dini gelişimi etkileyen faktörler: dini tabiat ve yetenek, ana baba dininin etkileri, dini öğrenme ve dini kurumların etkileri

- Mukaddime adlı eserinde insanın toplumsal eğilim ve yeteneklerine büyük önem atfeden isim: İbn-i Haldun
44
Mülakat / Mülakatta Çıkan Sorular
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 19 Aralık 2018, 12:19:24  »
1.soru: imam mehdi hakkinda ne dusünüyorsunuz?

2.soru: yakut inci zümrütun zekati var mi mezheplere gore soyleyiniz?

3.soru: cenaze namazi kac tekbir var?

4.soru: namazin icindeki farzlari nelerdir?

5.soru: kur'an-ı kerim ile ilgilenen kurumun adi nedir?

6.soru: kadinin ziyneti yani takilarina zekat düser mi?

7.soru: fıtır sadakasi kimlere verilir

8. soru: ezanı ayakta okumanın hükmü nedir?

9. soru: Sabah namazı neden cem edilmez?

10. soru: Cenazeyi kefenleme işlemini kısace erkek için anlat?
45
SORU: Bilam’ın Bene Yisrael’e lanet okuma girişimi başarısız olduktan sonra topluma yerleştirmeye çalıştığı davranışlar aşağıdakilerden hangisidir?

A) Yalan - Hırsızlık
B) Cömertlik - Hoşgörü
C) Adalet - Paylaşımcılık
D) Putperestlik - Ahlaksızlık




CEVAP: Putperestlik - Ahlaksızlık
46
SORU: • Roş Aşana ve Kipur arifelerinde yapılır.
           • Yerine getirilemeyen her türlü vaat ve yeminin iptali istenir.
Bu bilgiler aşağıdaki dualardan hangisi ile  ilgilidir?

A) Selihot
B) Atarat Nedarim
C) Oşanot
D) Minha






CEVAP: Atarat Nedarim
47
Fatiha Suresi Tefsiri / Fatiha Suresi - Kısa Kısa Notlar
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 18 Kasım 2018, 13:11:21  »
kıyamete işaret eden bir ifade: Yevmü'd din

Çevrenin bozulması ile ilgili olarak kur'an'da geçen en kapsamlı kelime: Fesad

İslami kaynaklardaki anlamlarına göre doğru gruplandırma: Karşılık, mükafat, hüküm, hesap
 
Fatiha suresi kaç ayetten oluşmaktadır: 7

Fatiha suresinde, "Sırâta’l-lezîne en’amte aleyhim" denilerek arzulanan yol kimlerin yoludur: Nimet verilenlerin

Kur'an'a ilk inen ayetler: Alak Suresi'nin beş ayetidir.

Rahim kelimesi Kur'anda kaç defa geçer: 114
 
Rahman kelimesi Kur'anda kaç defa geçer: 57

Daha önce  'Rabb' kelimesi geçmekte iken, İlk defa Allah ismi hangi sure ile başlamıştır: Fatiha

İsimlerden hangisinin insanlara verilmesi doğru olarak kabul edilmez: Rahman

Fatiha Suresi: 7 ayettir. 4.ve 5. sırada inmiştir.Bir şeyi açan demektir. 12 değişik ismi vardır.

Fatiha kelimesinin anlamı nedir: Bir şeyi açan

Halik, Fatır ve Bedi kavramları Alem'in hangi özelliği ile ilgilidir: Yaratılmışlık
 
"yevmü'd-dîn" (din günü) ifadesinde yer alan "din" kelimesinin anlamsal karşılığı : 'Dîn' kelimesi Arapça'da ceza, hesap, hüküm, siyaset, tâat, gelenek, hal, kahır, son; bütün bunlarla ilgili ve hepsine temel ve ölçü olan 'millet' ve 'şeriat' anlamlarına gelir.
48
DHBT / DHBT Notları
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 14 Kasım 2018, 10:17:24  »
1-Gazve:Peygamberin(sav)bulunduğu savaşlara denir.Seriyye ise bizzat katılmadığı sahabeleri görevlendirdiği birliklerdir
2-İlkmescid KubaMescidi’dir.
3-Kur’an’ıçoğaltan grubun başkanı Zeydb.Sabit’tir.
4Sebuttıval(yediuzunsure):Bakara,Aliİmran,Nisa,Maide,Enam ve Enfal sureleridir.
5-Vücuh:Lafızları aynı,manalar ıfarklı olan kelimelere denir.
6-İlhadi tefsir:Kuran ve sünnetin açık hükümlerine aykırı tefsirlere denir.
7-Burhanı Limmi:Müessirden esere yada kanunlardan hadiselere götüren delillerdir.
8-Ahdiatik:Tevrat/AhdiCedid:İncil
9-Tevrat:Kanun,Öğreti demek
10-İncil:Müjde demek
11-Berzah:Ölümden mahşerdeki dirilişe kadar süren hayat kabir/berzah hayatıdır.
12-Küsuf: Güneş tutulma namazı/Husuf:Ay tutulma namazı
13-Peygamberin vefatından sonra sahabiler Sakifetü Beni Saide denilen yerde Hz. Ebu Bekir’e biat etti.
14-Dehriyyun: Zaman ve maddenin ebediliğini savunanlar.
15-Mezheb: Bir dinin bilginleri arasındaki yorum farklılıklarından meydana gelen görüş farklılıklarıdır.
16-Medine’de inen son sure Nasr suresidir.
17-Ayet:Alamet, nişan, ibret, emri acip, burhan ve delil manasına gelir.
18-Aksamul kuran: Kurandaki yeminlerdir.
19-İtikadi mezhepler:Selefiyye, Maturidiyye ve Eşariyyedir.
20-Halkul Kuran:Kuranın mahluk olup olmadığı tartışmasıdır.
21-Mutezilenin kurucusu:Vasıl b. Ata
22-Cebriyyenin kurucusu: Cehm Safvandır, insan fiillerinde hür değildir.
23-Kaderiye:Kurucusu: Mabed el-Cüheni’dir.Kaderi inkar ederler, insan fiillerinde hürdür.
24-Hükmü itibarıyla hac çeşitleri:Farz, Vacip ve Nafile hac
25-Edası itibarıyla hac çeşitleri:Kıran,Temettü ve İfrad haccı
26-Afaki: Mikat sınırları dışında oturan kişiler için kullanılır.
27-Teyamun: Tavafı Kabe’nin sağından yapmaktır.
28-Izdıba:Omuzlara alınan ridanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atarak sağ omuzu ve sağ kolu açıkta bırakmak.
29-Remel:Koşmaksızın çalımlı ve süratli yürümek
30-Hıll: Harem ile mikat arasındaki bölgedir.
31-Eyyamı Mina: Zilhiccenin 10,11,12 ve günleridir.
32-Ziyaret tavafı haccın farz olan tavafıdır.
33-Tehallül:İhram yasaklarının sona ermesidir. Tehallülü evvelden sonra cinsel ilişki yasağı devam eder, bu yasak tehallülü sani ile kalkar.
34-İhsar: Hac veya umre için ihrama giren kimsenin elinde olmayan bir sebeble ihramdan çıkmasıdır.
35-İstihlaf: Namazda abdesti bozulan imamın yerine cemaatten birini geçirmesidir.
36-Kerrubiyyun:Arşın etrafında bulunan meleklere
37-Müşkilül Kuran: Aralarında tenakuz ve ihtilaf olduğu zanndilen ayetlere
38-Nefri evvel: Bayramın 3. günü minadan ayrılmaya denir.
39-Revatip: 5 vakit namaza bağlı olarak kılınan nafile
40-Vatanı Sükna: 15 günden az kalmak üzere gidilen Vatanı ikame: 15 günden fazla kalınacak yer; vatanı asli;kişinin doğup büyüdüğü,yerleştiği yer.
41-Eyyamı Kameri ayların 13,14 ve 15. günleri oruçla geçirmek.
42-Ehli kıble: Kabeye doğru namaz kılmanın farz olduğunu kabul edenler için kullanılır.
43-Mukarrebun-İlliyyun: Daima Allah’ı tesbih eden ve anan, Allah’a çok yakın ve onun katında şerefli mevkii bulunan
44-İcaz: Kuranın özlü oluşu, kelime ve cümlelerin derin ve eşsiz anlamlartaşımasıdır.
45-Besmele ile başlamayan sure Tevbe suresidir.
46-Sebul Mesani (tekrarlanan 7 ayet) Fatiha suresidir.
47-Elmalılı Hamdi Yazır: Hak dini Kuran Dili adlı tefsiri
48-Zelletülkari: Kıraat okuyuş hatalarıdır.
49-Kavme:Rukudan doğrulmaktır.
50-Kabenin 4 rüknü:1) Rüknü haceri esved, 2)Rüknü Yemani, 3) Rüknü Iraki, 4)Rüknü Şami.
51-Mültezem:Kabenin kapısı ile haceri esved arasındaki
52-Cemrelerin mekkeden minaya doğru sıralanışı: Cemrei ula, cemrei vusta ve cemrei akabedir.
53-Metaf: Tavaf yapılan alan.
54-İhcac: Hac için bedel tutmaya denir.
55-Farz olan Ziyaret (İfaza) tavafının son vakti ömrün sonuna kadar devam eder.
56-Kütübü sitte:Buhari-Müslim-Ebu Davud-Tirmizi-İbn Mace- Nesai .
57-İlk fıkh usulü kitab İmam Şafiye ait olan Er-Risaledir. İmam Şafinin eski görüşlerini ihtiva eden eseri Hucce’dir.Son görüşleri ise Ümm adlı eserindedir.
58-Muvatta, İmam Malik’e aittir. Müsned ise Ahmed Hanbel’e aittir.
59-Cami: İbadet, muamelat ve ukûbata dair hadislerin yanı sıra, Kur’an-ı Kerimin fazileti, yaratılış, menâkıb ve benzeri konuları ihtiva eden hadis mecmualarıdır.
60-Sünen:Bu hadis mecmuaları, tahâret (temizlik)’ten vasiyete kadar olan bütün ibadet ve İslâm hukuku ile ilgili hadisleri ihtiva eden kitaplardır.
61-Musannef: Tabiin döneminden sonra gelen neslin hadisleri konularına göre ayırıp, belirli bir düzen içinde yazmaya başlamaları ile yeni bir hadis kitabı türü ortaya çıkmıştır. Bu tür eserlere ‘musannef’
62-Nizamiye medreseleri Selçuklu Sultanı Alparslan zamanında kuruldu ve yaygınlaştı.
63-Mevkuf hadis: İsnadı sahabede biten hadislere
64-Merfu hadis: İsnadı Peygamberimiz’de biten hadisler 65-Maktu hadis: İsnadı Tabiin’de biten hadisler.
65-Mebsut,İmam Serahsi’nin Bir kimsenin kıra gömüp hatırlamadığı mala Malı Dımar
66-Zevaid sünnet:Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in bir insan olması itibariyle yaptığı,
66-Secavend: Ayetlerde durulması ve geçilmesini belirleyen işaretlere denir.
68-Taabbudi:Manası sadece Allah tarafından bilinen
69-Ahîlerin el Kitabı olan ve daha çok ahlaki kurallar ve psikolojik öğretiler içeren eserlere Fütüvvetname denir.
70-Garibul hadis: Hadis lügati niteliğindeki eserlere verilen isimdir.
71-Ahbar: Tevratı ve hükümlerini iyi bilen Yahudi
72-Ahkamul kuran: İbadet, mualemet,keffaret ve ukubat ile ilgili ayetlerin yorumunu konu edinen bilim dalıdır.
73-Aksamul kuran:Kuranda geçen yeminleri konu
74-Celse: İki secde arası oturuş.
75-Emsalul kuran: Kuranın
76-Fevat: Hac vazifesini yapan kimsenin süresi içinde arafe vakfesine yetişememesi.
77-Garibulhadis: Hadislerdeki anlaşılması zor ve ancak sahanın uzmanları tarafından anlaşılabilen kelimelere
78-Garibul Kuran: Tefsirde anlaşılması zor olan kelimeleri konu edinir. İlmin öncüsü Abdullah b. Abbastır.
79-Kütübi tisa: Kütübü sitteye 3 ilave eserle oluşur: Bunlar Darimi’nin Süneni, İmam Malik’in Muvattası ve Ahmed Hanbel’in Müsnedi+ yukarda sayılan 6 kitap.
80-Mişna: Tevratın hükümlerini açıklayan şifahi beyanların yazıya geçirilmiş şeklidir.
81-Talmud: Sözlü tevratın yazıya geçirilmiş şekli olan mişna üzerine yapılmış tefsir ve yorumlardır.
82-İşari tefsir: Tasavvufi
83-Telfik, değişik mezheplerin görüşlerinden
84-Yemini lağv: Bir şeyin öyle olduğu zannedilerek ya da ağız alışkanlığıyla yapılan keffaret gerekmez.
85-Yemini ğamus: Yalan yere, bile bile yapılan yemin.
86-Yemini münakid. Mümkün olan ve geleceğe yönelik bir şeyi yapmak veya yapmamak üzere yapılan Bu yeminin keffareti 10 fakiri doyurmak veya giydirmek veya köle azat etmektir. Buna gücü yetmeyen kimse 3 gün peşpeşe oruç tutar.
87-Hicret eden ilk sahabi Ebu Seleme’dir.
88-Hanefide isfar yani sabah namazını ortalık aydınlandıktan sonra kılmak müstehaptır
89-Ebu hanifeye göre huruç bi sunih yani namazdan kendi fiili ile çıkmak rukundür.
90-Ezan okunurken her cümle arasında biraz beklenir ve ikinci cümlede ses biraz yükseltilir. buna Teressül veya İrtisal Kamet ise duraklama yapılmaksızın seri okunur. Buna Hedir denir.
91-Muhazatün Nisa: Kadınların erkeklerle aynı safta veya hizada bulunmasıdır.
92-Kefeni sünnet: Erkek için Kamis, izar ve lifafe; kadınlar için bunlarla birlikte baş ve göğüs örtüsüdür. 94-Kefeni kifayet: Erkek için izar ve lifafe ve kadın için bir de başörtüsüdür.
93-Kefeni zaruret ise tek parça beze sarılmak.
94-Nema: Zekatın şartlarından olan nema malın artıcı nitelikte olmasıdır. 97-Havelanül havl :Malın üzerinden bir kameri yıl geçmesidir.
95-Nisab:Altında 20 miskal:85 gram; Gümüşte 200 dirhem:595 gram; hayvanlarda 5 deve;30 sığır ve 40 koyundur.
96-Rikaz: Yer altından maden, define hazine gibi şeyler için kullanılır.
97-İhramın Rükunleri: Niyet ve telbiyedir.
49
Siyer-i Nebi / Peygamberimiz(s.a.v)'in ilk eşi Hz. Hatice annemizin lakabı nedir?
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 09 Kasım 2018, 08:46:43  »
SORU: Peygamberimiz(s.a.v)'in ilk eşi Hz. Hatice annemizin lakabı nedir?

A) Pakize
B) Tahire
C) Saliha
D) Ümmü Ebiha
E) Es-Sıddîka






CEVAP: Tahire

Hz. Hatice`nin '`iffetli, namuslu ve güzel ahlaklı '` anlamlarına gelen lakabı "Tahire" idi.

Hz. Âişe validemize de “Es-Sıddîka” veya “es-Sâdıka” lakabı verilmiştir.

Hz. Peygamber Hz. Fatıma'ya “Ümmü Ebiha” (babasının annesi) lakabını takmıştır.
50
SORU: İsmail Hakkı İzmirli Kur’an İlimleri, hadis, kelam, fıkıh, felsefe ve mantık alanlarında birçok eser kaleme almıştır.
Aşağıdaki eserlerden hangisi İsmail Hakkı İzmirli’ye aittir?

A) Miyaru'l-Ulum
B) Ahlâk-ı İslâmiyye Esasları
C) Safahat
D) İrşâdü'l-Ahlâf
E) Esra-ı Hodî





CEVAP: Miyaru'l-Ulum

İsmail Hakkı İzmirli kur’an İlimleri, hadis, kelam, fıkıh, felsefe ve mantık alanlarında bir çok eser kaleme aldı.
Bunlardan bazıları;
Yeni İlm-i Kelam; Miyaru'l-Ulum;
Mantıki Tatbiki ve Fenn-i Esalib; Kitabu'l-İfta ve'l-Kaza.
 
Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10