Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10
41
1. Ruhun, bedendeyken yaptığı işlerin sonucuna uygun olarak yeni bir bedende dünyaya
gelmesine ------- adı verilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
A) samsara
B) puja
C) niganthan
D) sanksar
E) reenkarnasyon

2. Aşağıdakilerden hangisi dinler tarihi alanında Türkçe olarak yazılan ilk eserdir?
A) Mehmet Şemseddin, Tarih-i Edyan
B) Mahmut Esat, Tarih-i Edyan
C) Ahmet Midhat, Tarih-i Edyan
D) Şemseddin Sami, Esâtîr
E) Esat Bey, Tarih-i Edyan

3. Millî bir din olan -------, Taoizm’den sonra Çin’in en önemli ikinci yerli dini kabul edilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
A) Konfüçyanizm
B) Şintoizm
C) Hinduizm
D) Sihizm
E) Budizm

4. Budizm’in nihai hedefi olan kurtuluşu ifade etmek için kullanılan ------- “sönme, sakinleşme”
anlamına gelir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
A) dharma
B) nirvana
C) maitreya
D) dukkha
E) krişna

5. Yahudilik'te dört kaynak teorisini öne süren kişi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kuenen
B) Spinoza
C) Wellhausen
D) Richard Simon
E) Jean Astruc

6. Aşağıdakilerden hangisi Tevrat'ın bölümlerinden biridir?
A) Yeşu
B) Hakimler
C) Ezra
D) Eyüp
E) Levililer

7. İsrail (Yisrael) terimi iki kelimeden oluşmaktadır ve kelimenin ilk kısmını oluşturan İsra (Yisra)
kelimesi çeşitli anlamlara gelmektedir.
Aşağıdakilerden hangisi bu kelimenin anlamlarından biridir?
A) Konuşmak
B) Okumak
C) Savaşmak
D) Güreşmek
E) Barışmak

8. Yeniden dirilmeyi kabul etmeyen Yahudi mezhebi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sadukim
B) Peruşim
C) İsiyim
D) Karailik
E) Ortodoks Yahudilik

9. Yahudi inancına göre İbrahim ile başlayan peygamberlik görevi hangi peygamberle
sona ermiştir?
A) Samuel
B) Yeremya
C) Malaki
D) Musa
E) Harun

10. Aşağıdakilerden hangisi Tevrat'ta Tanrı için kullanılan isimlerden biri değildir?
A) Elohim
B) Maşiah
C) El Olam
D) El Şadday
E) Yahve

11. Hıristiyanlık literatüründe Hz. İsa’nın hayatının son aylarına ------- adı verilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde
tamamlar?
A) Pentikost
B) Saint
C) Teotokos
D) Ebiyonit
E) Passion

12. Aşağıdakilerden hangisi Hıristiyanların iman esaslarından biri değildir?
A) Günahların affı için bir tek vaftizin kabul edilmesi
B) İncil'in Tanrı tarafından gönderildiğine inanılması
C) Ölülerin dirilmesinin beklenmesi
D) İsa'nın göğe yükseldiğine, Baba'nın sağ tarafına oturduğuna inanılması
E) Gelecek dünyanın beklenmesi

13. Aşağıdakilerden hangisi Hıristiyanlığın her üç mezhebi tarafından kabul edilen ilk yedi
konsilinden biri değildir?
A) I. Lyon Konsili
B) Kadıköy Konsili
C) I. İznik Konsili
D) Efes Konsili
E) I. İstanbul Konsili

14. Aşağıdakilerden hangisi Protestanlığın başlıca özelliklerinden biri değildir?
A) Kiliselerde resim, heykel ve tasvirlere yer vermezler.
B) Tanrı’nın ruhaniyetinde herkes eşittir.
C) Kilisede hiyerarşi yoktur.
D) Yedi sakramentin tamamını kabul ederler.
E) Dînî konularda başvurulacak tek kaynak Kutsal Kitap'tır.

15. ------- Hz. İsa’nın göğe çıkmasının hatırasına, Paskalya'dan kırk gün sonra kutlanır.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde
tamamlar?
A) Pentikost
B) Assomption
C) Ascension
D) Annonciation
E) Evharistiya

16. Aşağıdakilerden hangisi Hıristiyanlıkta yıllık ibadetlerden biri değildir?
A) Meryem Ana Günü
B) Haç yortusu
C) Noel
D) Paskalya
E) Hac

17. Hz. Muhammed'e (s.a.v) bir melek tarafından Allah'ın kendisini peygamber seçtiği
haberinin de verildiği ilk vahiy hangi ayda gelmiştir?
A) Safer
B) Muharrem
C) Şaban
D) Ramazan
E) Receb

18. Aşağıdakilerden hangisi ilk vahiy olarak gelen Alak suresinin ayetlerinden biri
değildir?
A) Oku! Zira Rabbin ikram sahibidir.
B) Bunlar hakim olan Kitab’ın ayetleridir.
C) O, insana bilmediğini öğretti.
D) O insanı kan pıhtısından yarattı.
E) O, kalemle (yazmayı) öğretti.

19. Aşağıdakilerden hangisi Mekkelilerin Haşimoğullarına karşı aldığı boykot kararının
maddelerinden biri değildir?
A) Hiç kimse Haşimoğulları ile konuşmayacak
B) Bu boykot çocuk veya yaşlı ayırımıyapılmadan kabile fertlerinin tamamına uygulanacak
C) Boykot kararı bir yıl ile sınırlı olacak
D) Haşimoğullarından kız alıp verilmeyecek Müslümanlarla hiçbir ticari alış verişte
bulunulmayacak
E) Müslümanların İran'ı fethi üzerine Hindistan'ın Batı sahilinde bulunan Gujerat'a gelen Mecusiler
yöneticilerin bazı şartlarını kabul ederek buraya yerleşmişlerdir.

20. Aşağıdakilerden hangisi bu şartlardan biridir?
A) Yerel Hint elbiseleri giymek
B) Silah taşımak
C) Evlilik törenlerini gündüz yapmak
D) Ticaret yapmamak
E) Dini inançlarını gizlemek


CEVAP ANAHTARI:
1. E
2.D
3. A
4. B
5. C
6. E
7. D
8. A
9. C
10. C
11. E
12. B
13. A
14. D
15. C
16. E
17. D
18. B
19. C
20. A
42
1. Kur'ân'daki bilimsel hakikatleri içeren ayetlere ------- adı verilir.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde amamlar?
A) ahkâm ayetleri
B) kevnî ayetler
C) tasavvufî ayetler
D)kelamî ayetler
E) içtimâî ayetler

2. Kur’ân’ın bir cilt halinde toplanmasının en önemli sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yemâme savaşı
B) Bedir savaşı
C) Hz. Ömer’in şehid edilmesi
D) Şehirler arasındaki kıraat farklılıkları
E) Mekke’nin fethi

3. Kur’ân’ın herhangi bir sûresinde, bir veya birkaç kelime ya da cümleden meydana gelen ve başından ve sonundan ayrılmış olan bölümlere ne ad verilir?
A) Hadis
B) Vahiy
C) Ayet
D) Sûre
E) Besmele

4. “Medâriku’t-Tenzîl ve Hakâiku’t-Te’vîl” isimli tefsir hangi müfessire aittir?
A) Kâdî Beydâvî
B) Nesefî
C) Ebussuûd
D) Ebû Hayyân
E) Âlûsî

5. Hz. Peygamber'in (s.a.v), “Allah’ım onu dinde fakih kıl ve ona tevili öğret” şeklindeki duasını alan, Tercümânu'l Kur'ân ünvanlı sahabe aşağıdakilerden hangisidir?
A) Abdullah b. Mesud
B) Zeyd b. Sabit
C) Ali b. Ebi Talib
D) Ubey b. Ka'b
E) Abdullah b. Abbâs

6. Seyyid Kutub’un “Fî Zılâli’l-Kur’ân” adlı eseri hangi tefsir ekolü içinde yer almaktadır?
A)Konulu tefsir ekolü
B) Bilimsel tefsir ekolü
C) İşari tefsir ekolü
D) İctimaî tefsir ekolü
E) Fıkhi tefsir ekolü

7. “Kur’ân’daki bir kavramın veya konunun bütüncül olarak ele alınmasını” öngören tefsir türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) İctimâî tefsir metodu
B) Mezhebî tefsir ekolü
C) İlmî tefsir ekolü
D) Konulu tefsir metodu
E) Fıkhî tefsir ekolü

8. Aşağıdaki ekollerden hangisi mezhebî tefsir ekollerinden biridir?
A) Tasavvufî tefsir
B) Konulu tefsir metodu
C) İlmî tefsir ekolü
D) İctimâî tefsir ekolü
E) Hâriciyye ekolü

9. Aşağıdakilerden hangisi mübhem bir lafzın anlamını doğru tespit etmek için başvurulan kaynaklardan biri değildir?
A) Tabiun sözü
B) Müfessirin yorumu
C) Sahabe sözü
D) Kur’ân
E) Sünnet

10.
A) İstiare
B) Lüğavi mecaz
C) Teşbih-i beliğ
D) Akli mecaz
E) Kinaye

11. Kelimenin din dilindeki terim anlamıyla kullanılmasına ne ad verilir?
A) Şerî mecaz
B) Lügavi hakikat
C) Umumi örfi hakikat
D) Şer’î hakîkat
E) Hususi örfi hakikat

12.  ilk Bakışts çelişki olduğu zannedilen âyetler arasında çelişki vehmini ortadan kaldırmak için âyetlerin arasını te’lîf etmeye çalışan Kur’ân ilmi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Müşkilu’l-Kur’ân
B) Mübhemâtu’l-Kur’ân
C) Muhtelifu’l-Hadîs
D) Nâsih-Mensûh
E) Mücmel ve Mübeyyen

13. ------- birçok manaya ihtimali olan ve bu manalardan birini tayin etmek için hârici bir delile ihtiyacı olan âyetlerdir. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yeri aşağıdakilerden hangisi doğru şekilde tamamlar?
A) el-Hurûfu’l Mukatta’a
B) Siyak
C) Müteşâbih
D) Muhkem
E) Müşkil

14. Aşağıdakilerden hangisi Kur’ân’daki siyak münasebetlerinden biri değildir?
A) Âyetler arası siyak münasebeti
B) Ayet-sure arası siyak münasebeti
C) Sureler arası siyak münasebeti
D) Farklı konular arası siyak münasebeti
E) Sure içi siyak münasebeti

15. Hz. Musa (a.s) ile İsrailoğulları'nın kıssalarını anlatan ayetler hangi kıssa türüne örnektir?
A) Hz. Peygamber (s.a.v) dönemi ile ilgili kıssalar
B) Geçmişte yaşayan bazı topluluklar hakkında anlatılan kıssalar
C) Allah’ın elçilerini, elçilerinin getirdikleri mesajları ve ümmetlerin bu mesajlara tepkilerini anlatan kıssalar
D) Vakiî kıssalar
E) Gaybî kıssalar

16. Herhangi bir şer’î hükmün yerine başka bir şer’î hükmün gelerek öncekinin hükmünü ortadan kaldırmasına ne ad verilir?
A) Ta’dîl
B) Bedâ
C) Esbâb-ı nüzûl
D)Nesh
E)  Te’vîl

17. Hz. Peygamber’in (s.a.v) risâleti esnasında meydana gelen ve Kur’ân’ın bir veya birkaç
âyetinin yahut tam bir sûresinin inmesine yol açan olayı ya da soruyu ifade etmek için
kullanılan tabir aşağıdakilerden hangisidir?
A) Haber-i vâhid
B) Sünnet-i seniyye
C) Esbâb-ı nüzûl
D) Haber-i sâdık
E) Vahy-i metlüv

18. Aşağıdakilerden hangisi nüzül sırasına göre yazılmış bir tefsirdir?
A) et-Tefsiru’l-Hadîs, İzzet Derveze
B) Tanrı Buyruğu, Ömer Rıza Doğrul
C) Kur’ân Mesajı, Muhammed Esed
D) Fî Zılâli’l-Kur’ân, Seyyid Kutub
E) Tefhimu’l-Kur’ân, Mevdudi

19. Türkiye’deki meâl hareketinin temel argümanı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hz. Peygamber’in, Kur’ân’ın Türkçeye tercüme edilmesini emretmesi
B) Kur’ân’ın metafizik konuları anlatan ayetleri dışındaki bütün ayetlerin her dile başarılı bir
şekilde tercüme edilebilmesi
C) Kur’ân’ın manalarına vakıf olmadan sadece yüzünden okunmasının caiz olmaması
D) Her Müslümanın ibadetini kendi dilinde yapabilmesi için meâllere ihtiyaç bulunması
E) Kur’ân'ın bütün edebî metinlerden daha fasih olması, bu sebeple Kur’ân’ın her
dildeki tercümesi muhatapları tarafından rahatlıkla anlaşılabilmesi

20. "Kur'an'da Dört Terim" adlı tefsir çalışması aşağıdakilerden hangisine aittir?
A) Mevdûdî
B) Seyyid Kutub
C) Muhammed Esed
D) Mehmed Vehbi Efendi
E) Elmalılı Hamdi Yazır

CEVAPLAR:
1. B
2. A
3. C
4. B
5. E
6. D
7. D
8. E
9. B
10. E
11. D
12. A
13. C
14. B
15. C
16. D
17. C
18. A
19. E
20. A
43
Soru Bankası / Yaşayan Dünya Dinleri - Deneme Sınavı
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 05 Nisan 2019, 11:03:42  »
Kuranda din terimi hangi anlamlarda kullanılmaktadır: Yol, hayat tarzı, hesap günü, kanun, hüküm

Farklı inanç sistemlerini objektif bakış açısıyla incelemeye çalışan eser ve bu geleneği temsil eden kavram: Milel ve Nihal

Türkçe olarak yazılan en eski kaynak olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin Esatir kaç yılında basılmıştır: 1878’de basılmıştır.

Dinler tarihi ile ilgili Türkçe olarak yazılan en eski kaynak: Esatir

Dini inanç ve değerlerin farklı anlaşılıp yorumlanmasının sonucu: Mezhepleşme

Dinler tarihi üzerine yapılan çalışmalarda başvurulan ikincil kaynaklar arasında yer alır: Reddiyeler

Merkezi din anlayışının dışında kalan görüş ve akımları kapsamaktaqdır. Bu anlamda çoğunluğun ya da bazı durumlarda siyasal gücün doğru ve kabul edilebilir saydığı resmi öğretinin dışında kalan her türlü akımı ifade eden görüş: Heterodoksi

Yaygın kabul edilen inançlardan ya da çoğunlukça temsil edilen
öğretilerden kesin bir ayrılık ve farklılaşmayı temsil eden dini yorumlara
ne ad verilir: Heresi

Tanrıyla doğanın birbiriyle içkinliği görüşünü içerir: Panteizm

Bir dinin içerisindeki farklı yorum tarzlarına ne ad verilir: Mezhep

Birçok tanrının varlığını kabul etmekle birlikte bunlardan yalnızca birisine
tapınmayı esas alan teolojik yaklaşıma ne ad verilir: Henoteizm
 
Milel ve Nihal başlığını taşıyan eserin yazarı: Aldülkahir el-Bağdadi

İslam tarihinde farklı din ve kültürler üzerine yaptığı çalışmalarla bazı
Batılı bilim adamlarınca karşılaştırmalı dinler alanında ilk özgün eser
yazan kişi olarak tanımlanan İslam alimi kimdir: Şehristani

Hindular kendi dinlerini ifade etmek için kullandıkları terim: Sanatana dharma

Dinin tarih boyu insan yaşamının ayrılmaz bir parçasını oluşturduğunu vurgulayan din bilgini: Ninian Smart

 “din çağı” öncesi bir “sihir ve büyü dönemi” olması gerektiği üzerinde duran: Hegel

insanlığın erken dönem tarihinde, büyü ve sihir gücüyle insanlığın doğayı kontrol altına alabileceğinin düşünüldüğü bir zaman diliminin varlığından söz eden: Frazer

Evrimci pozitivist teorilerin iddia ettiği “ilkeller” olarak tanımlanan yerlilerin inançlarının gelişmiş dinsel geleneklerde var olan özelliklerin bu geleneklerde de mevcut olduğu ortaya koyan araştırmacı: Mircea Eliade

El-fark beyne’l-fırâk başlıklı çalışma kime aittir: Abdulkahir el-Bağdâdî

İslam tarihinde Milel ve Nihal başlığını taşıyan ilk eser kime aittir: Abdulkahir el-Bağdâdî

Farklı inanç sistemlerinin bir arada yaşaması ve bilinçli ya da bilinçsiz
şekilde birbirinden etkilenmesi nedeniyle oluşan yeni dini yorumlara ne
ad verilir: Senkretizm

Farklı dinler arasında bilinçli ya da bilinçsiz bir etkileşime bağlı olarak ortaya çıkan ve farklı inanç sistemlerinden inanç ve ibadet unsurları taşıyan melez dinsel geleneklere ne ad verilir: Senkretik dinler

Senkretik dinlere örnek: Sih,  Sayentoloji, Yahova Şahitleri, Moonculuk

İsrailoğullarının seçilmişliği inancını merkeze koyan etnosentrik bir din: Yahudilik

Hinduizm’de ortodoks-heterodoks ayırımına aşağıdaki konuların hangisindeki görüş farklılıkları neden olur: Vedaların otoritesini kabul edip etmeme

Tanrı Vişnu’nun yeryüzünde bozulan ekolojik, sosyal ve ahlaki düzeni eski haline getirmek için dünyaya inişini ifade eder: Avatar

Tevhid inancını merkeze alan teosentrik (veya daha yerinde bir ifadeyle tevhid merkezli) bir din: İslam

Politeist geleneğe örnek: Eski Mısır, Eski Yunan, Babil, Eski İran

Monoteist dinlere örnek: İslamiyet, yahudilik

Tanrı ya da tanrıların doğaüstü üstün güçler olarak algılandığı gelenek: Teizm

Teizm ile monoteist arasındaki temel fark nedir: Monoteist, bir tek üstün gücün, yani bir Tanrı’nın  varlığının kabul eder.

 İnsan yaşamında iyi ve kötü nitelikleri temsil eden sayısız  oranda tanrısal varlığın olduğunu kabul eden teolojik yaklaşım: Politeizm

Dinler tarihinin dinin terihsel gelişimini incelerken kullandığı yöntemler:
Deskriptif yöntem, Fenomenolojik yöntem, Analitik yöntem, Karşılaştırmalı yöntem 

Mezheplerin  ele alındıkları kategoriler: itikadî, fıkhî ve siyasî olmak üzere üç ana kategoride incelenebilir.

Hindu dininde puja ne demektir: İbadet odası

Hinduizm’de ruh, beden öldükten sonra bu dünyaya tekrar başka bir bedende gelir. Bu döngüye ne ad verilir: Samsara

Hinduizm’in kadim mezhepleri: Şaktizm, Şivacılık ve Vişnuculuk.

Cayinistlerin Manastır hayatına başlayacak (erkek ya da kadın) herkesten yerine getirilmesi istenen ve “beş büyük yemini: mahabavrata

Cayinistlerin  “beş büyük yemini:
1. Var olan herhangi bir canlıya zarar vermeme (ahimsa),
2. yalan, uydurma söz söylememe (satya),
3. çalmama (asteya),
4. bekâr bir hayat sürme (brahma-carya)
5. dünyayı terk etme (aprigraha).

Cayinistlerin inanç esasları üç tanedir ve “üç mücevher” olarak adlandırılır: Doğru inanç (samyagdarşana), doğru bilgi (saygcnâna) ve doğru davranış (samyakcârita).

Hangisi Sihizm’in kutsal kitabında yasaklanmıştır: Kehanetlere inanç

Budizm bir kurtuluş yoludur; tanrıyla ya da dünyayla değil, özellikle akıllı varlıklar olan beşerin hayatıyla ve onun maruz kaldığı doğumun yol açtığı acının/ıstırabın kaldırılmasıyla ilgilenir.

Çin’in en eski kutsal metni olup içerisinde metafizik olaylar, sembolik anlatımlar ve şekiller bulunduran kitap: Değişiklikler Kitabı

Şintoizmin inanç esaslarından biri: Kami inancı

Kami inancı : Şintoizm’de ölümden sonra ruhun yaşadığı ve ataların ruhlarının sonraki nesilleri koruduğu inancıdır.

Tao’nun tanımları:  Doğruluk, Yol, Yaratıcı ilke, Dünyayı yöneten sebep.

Tao-Te-King nedir: Taoizm’in en önemli kutsal kitabı

Taoizm’den sonra Çin’in en önemli ikinci yerli ve milli dini: Konfüçyanizm


Taoizm’in kuruluşu hangi yüzyıla tarihlenmektedir: M.Ö. 6 yüzyılda

Katoliklik’teki Teslis inancını ve Cizvitlerin teolojik görüşlerini kabul eden ve Şinto Rönesansı olarak bilinen mezhep : Fokko

Guruların kapısı, ya da guruların ikametgâhı olarak da adlandırılan mabetlerinin ismi: Gurdwara

Veda dini içinde ritüalizmin hâkim olduğu safha: Brahmana

Klasik Hinduizm dönemi: MÖ. 500’den ms. 500

Milattan önce altıncı yüzyılda yaşamış, kşatriya kastına mensup Siddhartha Gautama tarafından kurulmuştur. Amacı, kişisel arayışları sonucu Hint dünyasında veri olarak kabul edilen insanın bu dünyaya sonsuz gidiş- gelişlerden kurtarmak olan, bir kurtuluş dinidir: Budizm

Hinduizm’in haç merkezlerinden olup aynı zamanda şivacılığın merkezi olan yer: Benares

Brahmanizm olarak da anılan Veda Dini dönemi, Hinduizm’in kaçıncı safhası olarak kabul edilir: 2

Hindu kutsal metinleri şruti ve smriti olmak üzere ikiye ayrılır.
Şruti kategorisine giren bir kutsal metin: Vedalar
Smriti kategorisinde ise Puranalar, Ramayana, Mahabharata ve Dharma-şastralar yer alır.

Tibet ve Moğol Budistlerin kullandıkları kutsal metin külliyatı kaç cilttir ve kaç grupta kümelenir: 333 cilttir ve 2 grupta kümelenir.

Therevadinler, Vinaya Pitaka, Sutta Pitaka hangisi ile açıklanabilir: Budist kutsal metinleri

Buda’nın ilk azizleri kaç kişidir: 5

Sihler içinde seçkin bir savaşçı, azizler tarikatı kuran guru: Guru Gobind Singh

Sih’lerin diğer topluluklar arasında ayırt edilmesini sağlayan 5 kutsal sembolden oluşan giyim tarzı kim zxamanında belirlendi:  Guru Gobind Singh

Taoizm’in kurucusu: Lao-Tse’dir. ‘İhtiyar Bilge’ veya ‘Yaşlı Üstad’ anlamına gelen Lao-Tse’nin gerçek adı Li-Tan’dır.

Taoizmde savaş tanrısı kimdir: Kvan-Ti

Taoizmde zenginlik tanrısı kimdir: Shin

Orta Yol Doktrini (Şung Yung): Konfüçyus’un kitabında İnsanda, tabiatta ve kainatın tamamında var olan ahenk, gök ve insan ilişkileri, insanın diğer insanlarla ilişkisi, insanın iç ahengi için sahip olması gerektiği ahlaki erdemler, kader ve tabiat konuları ele alınmaktadır.

Dünyada varlığını devam ettiren en eski din: Hinduizm

Hiduizm’de nihai hedef olan mokşaya ulaşma yollarından biri: Bhakti-marga

Hinduizm’i devlet dini ilan eden tek ülke: Nepal’dir.

Hinduizm tarihsel olarak kaç safhaya ayrılabilir: 4 safhaya ayrılabilmektedir.

Sutta Pitaka’ya ait beş bölümden biri değildir? Vinaya Pitaka

Sihizm’in kutsal kitabı: Guru Granth Sahib

Guru Grant Sahib ne demektir: Kutsal kitap

Pataliputra’da Buddha’nın öğretisinin hakiki doğasının belirlendiği kutsal metin külliyatının adı : Tripitaka (üç sepet)

Güney budizmi’nin yayıldığı ülkelerden biri: Sri Lanka , Seylan, Burma,
Kamboçya, Endonezya, Laos, Tayland ve Vietnam.

Doğu budizm’nin yayıldığı ülkelerden biri: Çin, Kore ve Japonya

Kuzey Budizm’i, Tibet, Moğolistan ve merkezi Asya’daki Budizm’i içerir.

Konfüçyanizm’in kutsal metinlerinden hangisinde insanda, tabiatta ve kainatın tamamında var olan ahenk anlatılmıştır: Orta Yol Doktrini (Şung Yung )

Şintoizm’in en önemli bayramı olan Matsuri ne anlama gelir: Tanrı’yı çağırmak’ veya ‘Tanrı’nın hizmetinde bulunmak

Sihlerde bütün dinlerde görülen hac, oruç ve kurban gibi ibadetler yoktur.

Dinler tarihi bilim dalı Osmanlı döneminde kaçıncı yüzyıldan itibaren eğitimin kurumlarında yer almaya başlamıştır: 19.yy

Hinduizm mezhepleri arasında yer almaz: Bahamizm

Fetih, yerleşme ve asimilasyon yoluyla söz konusu yüzyıllar boyunca kuzey Hindistan’a yayılan, ana mekânları Belh civarı olan ilk Aryanlar tarafından ortaya konulan dinin adı: Veda Dinidir.

Brahmanalar, Aranyakalar ve Upanişadlar hangisin bölümleridir: Her veda üç bölümden oluşur.

Hindiuzime göre vedalar kaça ayrılmaktadır: Hindiuzime göre vedalar 4’e ayrılmaktadır. Bunlar; Rig-veda, Sama-veda, Yacur-veda ve Atharva-veda’dır.

Hint dininin iki kutsal metin grubundan biri olan "şruti" içinde yer alan metinlerin en eskisi ve geniş olanıdır: Rig-veda

Vedalar kaç tanrıdan bahsetmektedirler: Vedalar 11 yeryüzüne, 11 göklere ve 11 de ikisi arasındaki havaya ait olan 33 tanrıdan söz eder.

Hindu dininde ve felsefi hareketlerin ortak hedefi mokşayı gerçekleştirmeye yönelik olarak kaç yol bulunmaktadır: 3
Cnana-marga (bilgi yolu), karma-marga (amel, eylem yolu) ve bhakti-marga (aşk ile bağlanma yolu).

Sihizm’in ilk şehidi kimdir: Guru Arjan

Guru Grant Sahib hangi Guru tarafından bir araya getirilmiştir?
Guru olan Arjan tarafından 1604 yılında bir araya getirildi.

ilk Sih gurusu: Guru Nanak

Sihler içinde seçkin bir savaşçı azizler tarikatı kuran guru: Guru Gobind Singh

Budist kutsal metinleri kaç kategoriye ayrılmaktadır: 3

Nirodha (Acının kaldırılması): Buddha’yı diğer çağdaşlarından farklı kılan onun, varlığını ve sebebini tespit ettiği acının kaldırılmasının da mümkün olduğunu bulmuş olmasıdır.

Japon kültüründe, özellikle muharip güçler olan samurayların terbiye ve ahlakında önemli etkisi olan mezhep: Zen Budizmi

Taoist ekolleri:  •Simyacı Ekol  •Mistik Ekol  •Ferdiyetçi Ekol  •Legalist Ekol.

Simyacı ekolün(Sihir ve büyüye dayalı bu ekol) temsilcilerinden biri: Chiang Tao Lin

Bu ekolün temsilcisi, M.Ö. 4.yy.’da yaşamış olan Yang-Tzu’dur. Bu ekole göre, her şey belli bir kadere bağlı olarak hareket etmektedir. Bu nedenle, kaderin belirlediği şeyin dışında hiçbir şey olmaz. Tanım Taoizmin hangi ekolünü tanımlamaktadır: Ferdiyetçi ekol
 
Herşeyin belli bir kadere bağlı olarak hareket etmektedir görüşü: ferdiyetçi ekolündür.

Mahayana Budizmi’nin Taoizm ile birleşmesinden oluşan mezhep:  Ch’an Mezhebi

Konfüçyanizm’in kuruluşu hangi yıllara tarihlenmektedir: MÖ 6. yüzyıl

Hinduizm kaynaklarından en eskisi olan ve Mohenjo- Daro ve sonra Harappa kentleri etrafında odaklanan arkeolojik kazılardaki kalıntılar hangi tarihlerde ortaya çıkarılmıştır: 1920

Veda döneminin genel olarak hangi tarihlere kadar devam ettiği kabul edilir?
mö. 2000’den 500’e kadar devam ettiği kabul edilir.

Hindu dinlerinde önemli bir inanç olan, hiçbir canlıya zarar vermeme ilkesine karşılık gelmektedir: Ahimsa

Hindu dini ve felsefesinin ortak hedefi olarak kabul edilen Mokşa nedir?
İnsanların bir daha başka bir bedende yeniden bu dünyaya gelmemeleri

Hinduizmde “hakikati görme sürecinin safhaları olan “sessizlik, derin düşünme ve vizyon” hangisi ile adlandırılır: Tapas

Konfüçyanizm dinine göre “Tai Çi” hangi anlama gelmektedir: Yaratıcı hakikat

Şintoizm dininde aşağıdakilerden hangisi “Tanrıların Yolu” veya “Kamilerin yolu” anlamında kullanılmaktadır: Şinto

Cayinizmin kurucusu kimdir: Vardhamana

Sihizm’in ortaya çıkışına öncülük eden kimdir: Guru Nanak

Budizm’in kurucusu kimdir: Goutoma Siddhartha

Budizm’in kurucusu: Buddha sasana

Hinduizm’in ikinci safhasını/dönemini yanlışlıkla Brahmanizm olarak da adlandırılan hangi din oluşturmaktadır: Veda

Nirvana bir yer değildir. O, bir haldir; mutluluk hali, duyuların faaliyet göstermediği bir mutluluk halidir.

Budizm inancına göre Tanrıların Siddhartha’nın yoluna çıkardığı işaretler:
birinci gün yaşlı bir insan, ikinci gün bir hasta üçüncü gün yakılmak üzere götürülen ölü bir beden ve dördüncü gün dünyayı terk etmiş münzevi bir keşiş olarak çıkarlar.

Konfüçyanizmdeki inanç esasları arasında yer almamaktadır: Mistik ekol

Mistik ekol : taoizmin ekolleri arasında yer almaktadır.

 Sözlü rivayetlerden hareketle 720 yılında derlenmesi tamamlanan ve ‘Japonya’nın günü gününe yazılmış tarihsel defteri’ anlamına gelen kitabın ismi: Nihongi (Kojiki’nin bir yorumu)

Çin ve Japon dinlerinin ortak özelliklerinden bir tanesi: Atalara saygı, Yoga,
Meditasyon, Yin ve Yang


Japonların milli dini olarak kabul edilen: Şintoizm

Hind dinleri arasında yer almaz: Şintoizm

 “On dört metinden oluşur. Cayinler tarafından bu metinlerin Parşva’nın zamanına kadar gittiği kabul edilir. Cayin astrolojisi ve astronomisi hakkında birçok şeyi de içlerinde barındırırlar: Purvalar

Kendisindeki sevgiyi, nefreti, arzuyu ve isteksizliğin kökünü kazıdıktan sonra mutlak bilgiye, evrensel acıdan kurtulmanın bir metodunun keşfine ulaştı. Bu andan itibaren o bir cina, dünyanın ve ihtiraslarının “fatihi”, bir kevalin “her şeyi bilen”, bir arhat “ulu” ve bir Mahavira “büyük kahraman” haline geldi. Bundan sonraki otuz yıl boyunca Magadha etrafında dolaşarak kendisini, bulduğu yolun tebliğine adadı.
Bahsedilen hangi dinin kurucusudur: Cayinizm

Vinaya Pitaka ile ilgili hangisi yanlıştır: Beş nikaya ya da derlemeden meydana gelir. (Sutta Pitaka)

Budizm'de Dharma’nın birinci yönündeki Dört Seçkin Hakikat:
Dukkha, Samudaya, Nirodha ve Maggha.
Anatman ise ikinci yönündendir.

Budizm'de Pali kanonu bölümleri  konsillerde tespit edilen sıraya göre:
Vinaya Pitaka, Sutta Pitaka ve Abhidhamma Pitakadır. (üç sepet)

Sihlerde Khalsanın bir üyesi olduğunun bir göstergesi olarak beş şeyi taşıması gerekir. Kesh: Kesilmemiş, uzatılmış saçlar; kanga, küçük bir tarak; kacca, dizlere kadar olan beyaz don; kara, çelik bilezik ve kirpan kılıç, bugün hançer.
 Saçların uzatılması, azizliğin doğal görünüşünü; tarak düzeni; beyaz don iffeti: bilezik itidali ve guruya adanmışlığı/bağlılığı, asaleti, gücü ve cesareti sembolize eder.

Şintoizm, Konfüçyanizm ve Budizm’in karışımı olan dini anlayış : Popüler Şintoizm (Minkan)

Kitabu’l-Fihrist kimin eseridir: İbnu’n Nedim

Ch’an ekolünde, öznenin kendisini bilmesi için hangi yöntem uygulanmaktadır: Meditasyon

Hinduizm inancında bireyin yaptığı eylemler ve aynı zamanda yasa anlamına gelmektedir: Karma

"İnsanların bu dünyada iradi olarak yaptıkları her eylemin, onların ölümden
sonra bu dünyaya yeniden gelmesine ve bu yaptıklarına uygun bir kastta ve bedende doğmasına sebep olan, ahlaki yasa" tanımlaması : Karma

Budist mabetlerini ifade etmek için kullanılan ilk kelime: stupadır.
Çin ve Burma’da onlara pagoda,
Seylan’da dagoba
Tayland’da wat,
Tibet’te chorten denilmektedir.

Budizm’in hem Hindistan’ın doğusuna hem de batısına yayılmasında önemli bir rol oynayan kral kimdir: Kral Aşaoka

Budizm’deki bütün okullardaki öğretinin temeli kabul edilen iki öğreti: Vinaya-dhamma

Şintoizm’in kutsal kitapları mahiyetinde olan Kojiki ve Nihongibirinci dereceden en önemli metinlerdir.

Bütün Hindular için evrensel anlamda geçerli olan bir uygulama ve dogma da yoktur.  Hindular herhangi bir şahsı kurucusu olarak görmedikleri gibi, herhangi bir kutsal metni tek başına bağlayıcı olarak da kabul etmezler.

Japonya’da  Minkan  Şinko inancında saygı gösterilen özel günlerden Çocuklar Günü yılın hangi günüdür: 5 Mayıs

Hindu hayatının altı safhaya ayrılması anlamına gelen terim: Aşrama

Taoizm’de Ying ve Yang hangi kavramı temsil etmektedir: Zıtlık

Şintoizm’de Güneş tanrıçası ve aynı zamanda diğer tanrıların başkanı kabul edilen tanrı: Amaterasu

Şintoizm’in panteonunda baş tanrının ismi nedir: Amaterasu

Şintoizm’de, tanrısal varlığın her yerde mevcut olan belirtilerine ne ad
verilir: Kami

Konfüçyüs, bir kimsenin ahiret hayatında mutluluğu elde etmesini neye
bağlar: Bu dünyadaki görevini hakkıyla yerine getirmesine

13. yüzyılda Japonya’da Zen Budizmi olarak varlığını devam ettiren Çin
mezhebi: Ch’an mezhebi

Cayin kutsal kitap külliyatı (agama) 3 ana bölümden ve altmış kitaptan oluşur.  Bu 3 ana bölüm: I. Purvalar, II Angalar , III Angabahyalar

Burma sanghası, özel meditasyon teknikleri geliştirme ve bunları öğretme özellikleriyle tanınır: Sinhale sangha

Budizmin başlangıcını oluşturan ilk vaaz: Dharma

Budizm’in sembolü olan ve sekiz parmaklı tekerlekle gösterilen sekiz dilimli yol anlamına gelen ifade: Maggha (Sekiz Seçkin Yol)

Cayinizm’de ruhun, maddenin hâkimeyeti altında kalarak, asli niteliklerini unutması hali olup, yeniden doğumlara yol açar: Karma

Gautama Sidhartha’nın sıfatı olup, “aydınlanan, bilen” anlamına gelen
kelime: Buddha

Buddha’nın “Dört Seçkin Gerçek” olarak adlandırdığı şeylerden biri değildir?
Acının Tanrısal inayetle kaldırılacağı.

Budist, özelde Budist manastır topluluğunu ifade eden kelime ve manastır
hayatını düzenleyen Budist kutsal kitabının ismi:  Vinaya pitaka-sangha

Sihlerin en önemli mabetlerinin bulunduğu şehir ve en önemli mabedin
adı: Amritsar-Altın Mabet

Mecusiliğin kutsal kitabı aşağıdakilerden hangisidir:  Avesta

Mecusilikte yetişkinlik çağına gelen her çocuk için bir çeşit dine giriş
seremonisi olarak düzenlenen törene ne ad verilir: Navcot

Mecusilikte ateşin koruyucu gücü olarak kabul edilen ilahi varlık:  Aşa Vahişta

Mecusi geleneğinin günümüzde İran'da yaşayan temsilcilerine ne ad verilir: Gabarlar

Mecusiliğin günümüzde Hindistan’daki temsilcisi olan ve buradan dünyanın çeşitli ülkelerine göç ederek diyaspora yaşantısı süren kişilere ne ad verilir: Parsiler

Mecusiliğin kutsal kitabı Avesta'nın hangi bölümü Zerdüşt'e atfedilir: Gathalar

Sâbiî inancına göre maddi evrenin yaratıcısı olan tanrısal güç: Ptahil

Sâbiî inancında ilahi alemden düşüşün üç safhasını temsil edenler:  Yuşamin, Abatur, Ptahil

Taoizm’de Tanrı’yı ifade etmek için kullanılan kavram: Tao

Sâbiîlikte cemaat içerisinde ilmi ve otoritesiyle ayrıcalıklı yere sahip olan kişilere ne ad veilir: Nasurayye

Hint Yarımadasında ortaya çıkan dinlerden biri değildir: Taoizm

"Cayinizm'in iki büyük mezhebinden biri olup dünyayı mutlak terkin bir ifadesi olarak çıplaklığı uygular ve kadınların, bu şekilde davranamayacaklarından, kurtulmak için erkek olarak dünyaya gelmeleri gerektiğini kabul eder."
Yukarıdaki düşünceyi benimseyen Cayinist mezhep: Digambaralar

"Bu öğretiye göre, her şey birbirine bağlı olarak ortaya çıkar, var olur. Nirvana hariç hiçbir şey bağımsız değildir. Her şey başka bir şeyle ilişkilidir ve birbirine bağlı on iki zincir halinde, başka bir şey tarafından belirlenir."
Yukarıda tanımlanan Budist öğreti:  Bağımlı ortaya çıkış

Konfüçyanizm'de Konfüçyüs'ten sonra ortaya çıkan iki mezhebin kurucularının
adları : Zu Ksi ve Vang Yangming

Lao-Tse tarafından yazıldığına inanılan Taoizm'in temel kitabı: Tao-Te-King


44
Çıkmış Sorular / Hadis Çıkmış Ara Sınav Soruları
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 14 Mart 2019, 16:40:01  »
Aşağıdakilerden hangisi sünneti dikkate almaksızın Kur’ân’ı anlamaya çalışma
yaklaşımının ortaya çıkardığı fikrî neticelerden biri değildir?
Kur’ân’ın sünnete muhtaç olduğu kanaati

Son asırdaki Kur’ân sünnet bütünlüğüne dair yaklaşımlar dikkate alındığında ‘‘ehl-i Kur’ân’’ kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Dinin kaynağı olarak sadece Kur’ân’ın yeterli olduğunu savunanları

Tahrif edilmemiş ilahi hakikatlerde hiçbir ihtilafın bulunmamasının nedeni:
Özdeki tevhid inancı

Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in (s.a.v) beyan ettiği konulardan biri değildir? Kur’ân’daki ilmi mucizeler

Hz. Peygamber'in (s.a.s) örnek alınmasını gerektiren en önemli vasfı:
İlahî vayhe muhatap olması

hangisi Hz. Peygamber'in (s.a.s) Kur'ân-ı Kerîm dışında da vahiy
aldığını doğrudan gösteren delillerden biridir?
Kur'ân'da Allah'ın, Hz. Peygamber'in iki eşi arasındaki gizli bir konuşmayı, Hz.Peygamber'e haber verdiğinin belirtilmesi

Allahü Teâla’nın melek peygamber gönderilmesini isteyen inkârcıların isteğini
reddetme nedeni : Melek peygamberin insanlara örneklik etme
gücünün olmaması


Hz. Peygamber'in (s.a.s) kendi vasıflarını sayarken “muallim” ifadesini kullanması aşağıdakilerden hangisini haklı kılar?
Hz. Peygamber, Kur’an’ı insanlara aktarmanın yanında onu açıklamakla
sorumludur


hangisi ihtisâben ve ittibâen yapıldığında karşılığında ecir alınabilecek
sünnetlerden biri değildir?
Hz. Peygamber’in visâl orucu tutması

“Cemaate Kur’an’ı en iyi okuyan imam olur. Şayet bu konuda denk durumda iseler sünneti en iyi bilenleri imam olur” hadis-i şerifi aşağıdakilerden hangisini
Kur’an’ı en iyi okuyan kişinin dini hükümleri bilmese de imam olabileceğini

Aşağıdakilerden hangisi sahabenin hadis ilmine hizmetlerinden biri değildir?
Hadisleri tedvin etmeleri

hangisi muksirûn sahâbîlerden biri değildir?
Abdullah b. Mesûd

“Muhâtabın sözünü, maksadının hilâfı olmak üzere, bi’t-telakkî beklemediği tarzda cevap vermek” şeklinde tarif edilen kavram: Üslûb-i hakîm

Aşağıdakilerden hangisi hadislerde görülen ihtilafların giderilmesinde uygulanan bir yöntemdir? Tevakkuf

Aşağıdakilerden hangisi hadis ilminin temel unsurlarından biri değildir?
Hadislerin pozitif bilimlerle ilişkisinin kurulması

Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber’in (s.a.s) dil, üslup ve anlatım özelliklerinden biri değildir? Dolaylı anlatım kullanmaması








45
Çıkmış Sorular / Kelâm'a Giriş Çıkmış Ara Sınav Soruları
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 11 Mart 2019, 14:30:28  »
Usûl-i selâseyi oluşturan esaslar aşağıdakilerden hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir:
Allah'a, peygamberlere ve ahirete iman

Kelam ilminin gayelerinden biri değildir: Namaz, zekât gibi fıkhî meselelerde
derinleşmek


Felsefe ve kelam ilmi arasındaki farklar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi
doğrudur Kelam, inanç esaslarını müdafaayı hedefleyip felsefe bu kaygıyı taşımaz.


Aşağıdakilerden hangisi kelam ilmine bu ismin verilmesinin muhtemel sebeplerinden
biri değildir: Bu ilimde aklî delillerden çok naklî delillerin kullanılması

Aşağıdakilerden hangisi felsefî eserlerin tercümesinin kelam üzerindeki etkilerinden
biri değildir? Kelamın nasstan ziyade aklî ve felsefî ilimlere dayalı hale gelmesi

Mu‘tezile’nin fikir önderi Vâsıl b. Atâ, İslâm’ı tebliğ etmek amacıyla öğrencilerini, Horasan Mağrip,
Yemen, Irak, Kûfe ve Ermeniyye gibi farklı bölgelere davetçiler olarak göndermiştir.
Mu‘tezile, bu sorumluluğu yerine getirirken mezhebin hangi temel ilkesinden güç almıştır: Emr bi’l-ma’rûf ve nehy ani’l-münker
 
Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber (s.a.v) döneminde kelam ilminin teşekkül
etmemesinin sebeplerinden biri değildir: O dönemdeki Arap toplumunun ilmî ve
düşünsel seviyesinin yetersizliği


Kelama konu olan ihtilaflar arasında ilk ortaya çıkan aşağıdakilerden hangisidir?
Hilafet meselesi

Ebû Hanîfe’nin itikadi görüşleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Haberî sıfatlar zahiri üzere anlaşılmamalı ve tevil edilmelidir.

Emevî halifesi Abdülmelik b. Mervan’a karşı insanın fiillerinde özgür olmadığı (cebr)
düşüncesini eleştiren mektubu (Kader Risâlesi) yazan İslâm düşünürü: Hasan el-Basrî

Halku’l-Kur’ân görüşünü Ca’d b. Dirhem’den alarak sistemleştiren kişi : Cehm b. Safvân

İslâm’da kaderi inkâr görüşünü ortaya atan ilk isim:  Ma’bed el-Cühenî

Mu’tezile isimlendirmesinin muhtemel anlamlarından biri olmayan: Ehl-i sünnet kelamcılarından ayrılanlar

Basra Mu’tezilesi’nin temsilcilerindendir: Ebü’l-Hüseyin el-Hayyât

Mu‘tezile’ye göre kullara ait fiiller Allah tarafından yaratılmamıştır. Şayet fiiller, kullar tarafından
yaratılmasaydı, bizzat Allah kulların fiillerini yaratmış olurdu. Hâliyle Allah insanların fiillerini
yaratmış olsaydı, onlara sorumluluk yüklemeyip, cezalandırmaması gerekirdi.
Yukarıdaki paragraf Mu‘tezile’nin temel ilkelerinden hangisiyle ilişkilidir: Adalet

Mu’tezile’nin doğuşunu hazırlayan sebepler arasında gösterilemez: Kindî ve Fârâbî gibi İslâm filozoflarının görüşlerinin reddi

Eş‘arîler’e göre Allah’ın kudret sıfatı yaratmayı da kapsar. Fakat Mâtürîdîler yaratmanın farklı bir
sıfat ile gerçekleştiğini söyler. Mâtürîdîler’in müstakil olarak yaratmayı ifade
ettiğini savunduğu sübûtî sıfat aşağıdakilerden hangisidir: Tekvîn

Ehl-i sünnet’i Râfızîler, Havâric ve Kaderiyye’den ayıran meselelerden biri değildir: Sıfatullah

Kelâm ilmine Aristo mantığını dahil eden Eş‘arî âlim: Gazzâlî

Erken dönemde ehl-i rey, Mürcie ve zühd eğilimli yapıların sönük kalıp, ashâbü’l-hadîsin Ehl-i sünnet’in tek temsilcisi olarak görülmesinin temel sebebi: Ahmed b. Hanbel’in mihne uygulamasına karşı gösterdiği mukavemet

"Kırtas Hadisesi"ni Hz. Ali'nin hilafetine delil olarak gösteren fırka : Şia

Kelam ilmini felsefeden ayıran temel özellik: İslâmî ilke ve esaslara göre konuların incelenmesi

kelam ilmi için kullanılan isimlerden biri değildir: Usûlü'l-fıkh

nübüvvâtın konularından biridir: Meleklere iman

Sıffîn Savaşı sonucunda ortaya çıkan ilk fırka: Hariciyye

Mutezile ekolünün ilk fikir önderi ve imamı: Vâsıl b. Atâ

Gazzalî'nin ilim tasnifine göre aşağıdakilerden hangisi küllî ilimdir: Kelâm

Hz. Peygamber (s.a.v) dönemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır:
Hz. Peygamber hayattayken hiçbir fikrî ayrılık ve itikadi tartışma ortaya çıkmamıştır

Kelâm ilmine bu ismin verilmesinin sebeplerinden biri değildir: Bu ilimde akli delillerden çok naklî deliller kullanılması

Emevilerin icraatlarını kaderle ilişkilendirmesine karşı çıkan, Emevilere karşı yapılan bir isyanda yakalanıp idam  edilen, Kaderiye mezhebinin kurucuları arasında da yer alan kişi : Mabed el-Cühenî

Fetihler ve tercümelerin kelâm ilmine etkisi ile ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır? Gerçekleştirilen tercüme faaliyetleri sadece felsefi eserlerle sınırlı kalmıştır.

Ğaylan ed-Dımaşkî'nin görüşlerinden biri değildir: İmamın Kureyş'ten olması zorunludur

Mutezile’nin “tevhid” ilkesiyle ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır: Allah’a kadîm sıfatların isnadı caizdir.

Ebu Hanife’nin itikadi görüşlerinden biridir: Kur’an mahlûk değildir.

Mutezile’nin ortaya çıkış sebeplerinden biri değildir: Ğadir-i hum olayı

Hasan-ı Basrî’nin itikadî görüşleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Büyük günah işleyen kimse kafirdir.

Mutezile ekolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Tarih boyunca en etkili fırka olmuştur.

Mutezile’nin Bağdat ekolü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur:
Mezhep görüşlerinin devlet eliyle yayılması taraftarı olmuştur

“Kul, fiilinin hâlıkıdır (yaratıcısıdır) ve kader diye bir şey yoktur.” görüşü Mutezile’nin
ilkelerinin hangisinde yer alır: Adalet

Ebu Hanife'ye ait eserlerden biri değildir: Makâlâtü’l-İslâmiyyîn

Hilafetin seçimle değil tayinle olduğu görüşünü savunan fırka: Şîa

Tercüme hareketleri sonucunda felsefî düşünceden en çok etkilenen ve yararlanan
kelâm mektebi:  Mutezile

semiyat konularından biri değildir: Vacibü’l-vücud

Kelâm ilminde vahiy ve vahyi getiren melek ile tüm meleklere iman ve vahyin toplanıp
yazıldığı Kitap ile tüm ilâhî kitaplara iman konularının ele alındığı bölüm: Nübüvvât

Gayesine göre kelâm ilminin tarifi: Aklî ve naklî delillere dayanarak İslâm inançları ile ilgili ortaya çıkabilecek şüpheleri ortadan kaldırmak suretiyle dinî akideyi ispat ve müdafaaya çalışan bir ilimdir.
Cemel ve Sıffîn olayları sonucunda ortaya çıkan kelâmî problemlerden biridir: Kader ve irade hürriyeti sorunu

Kelâm ilminin gayelerinden biri değildir: Fıkhî meselelerde derinleşmek

kelâm ilminin dayandığı nakli delillerden biridir: Sünnet

Büyük günah işleyen kişi hakkında "hüküm vermemek ve sorunu ahirete ertelemek"
görüşünü benimseyen ekol : Mürcie

kelâm ilminin doğuşuna etki eden sebeplerden biri değildir: Fetih hareketleriyle birlikte dünyevileşme ve dinden uzaklaşma

Ebu Hanife’nin ilahî sıfatlarla ilgili görüşü hangisidir: Akıl yürüterek Allah’a isim ve sıfat verilemez
ilk dönem kelamî şahsiyetlerden biri değildir: Ebu Mansur el-Matüridî

Mu'tezile ekolüne göre, va'd ve va'id başlığı altında incelenen konulardan biri değildir: Allah'ın subuti sıfatları

Mu'tezile'nin ilk defa bu ismi almasında rol oynayan problem hangisidir:
Büyük günah işleyenin durumu meselesi

Mu'tezile’nin insan hürriyeti konusundaki yaklaşımı ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Kul, kendi fiilini kendisi yaratır

Gaylân ed-Dımaşkî’nin görüşlerinden biri değildir: Kur'ân, mahlûk değildir.

Ca’d b. Dirhem’in görüşlerinden biridir: Allah’ın zatı dışında kadîm sıfat yoktur

Ebu Hanife’nin Halku’l-Kur’an görüşü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kur’an değil, onu telaffuz edişimiz ve yazmamız mahlûktur.

Mu'tezile'nin iyiliği emretmek, kötülükten alıkoymak ilkesiyle ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
Bu ilkenin Mu'tezile tarafından sıkı takibiyle İslam toplumu en iyi ve huzurlu günlerini
yaşamıştır.


Mu’tezile'nin Bağdat ekolünün temsilcilerinden biri değildir: Vâsıl b. Ata

kelam ilminin üç temel alanından (usûl-i selâse) biri olan nübüvvet konusu içindedir?
Vahiy ve kitap

kelâm ilmini tabiat bilimlerinden ayıran temel farktır: Varlıkların yaratıcısından bahsetmesi

kelam ilminin konusudur: Evrenin başlangıcı ve sonu

Cemel ve Sıffîn olayları sonucunda ortaya çıkan kelâmî problemlerden biridir:
Kader ve irade hürriyeti sorunu

Manaları açık olmadığından herkesin kolayca anlam veremediği ve bu yüzden
çeşitli mezheplerin oluşmasına zemin hazırlayan ayet türlerine ne ad verilir:
Müteşâbih

İlk dört halifenin tarihî hiyerarşik sıralaması : Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz.Ali

İslam medeniyetinin temel ilimlerinden biri olan kelam ilmi temelde hangi kaynaklara
dayanır? Kur’ân ve sünnete

Hangi mezhep halifenin seçimle değil, tayinle olduğu görüşündedir: Şîa

Gaylân edDımaşkî’nin görüşlerinden biri değildir: Kur'an, mahlûk değildir

İlk defa Ca’d b. Dirhem tarafından ortaya atıldığı iddia edilen kelam problemi
hangisidir: Halku'l-Kur'an problemi

Görüşleri ile Mu’tezile mezhebine tesir eden ilk dönem kelamcılardandır:
Ma’bed el-Cühenî

Görüşlerden hangisi Hasan-ı Basrî’ye aittir: İsra ve Mirac ruhen gerçekleşmiştir.

Hangisi Mu'tezile’nin tevhid prensibi içinde yer alır: Teaddüd-i kudema

Hangisi Mu’tezile mensuplarının kendilerine verdiği isimdir: Adalet ve Tevhid Ehli

Mu'tezile mezhebinin ilk ortaya çıktığı şehir : Basra

İyi işler yapanların ahirette mükâfatlandırılmasını, kötü amelde bulunanların ahirette cezalandırılmasını ifade eden Mutezile’nin prensibi: Va’d ve vaîd

Mu'tezile’nin insan hürriyeti konusundaki yaklaşımı ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur?
Kul, kendi fiilini kendisi yaratır

Metodik anlamda kelâm ilmi felsefeden hangi yönüyle ayrılır?
Akıl-Nakil metodunu kullanması

hangisi Gazzali’nin yaptığı tasnife göre dinî ilimlerden biri değildir: Metafizik

kelam ilminin diğer isimlerinden biri değildir: Ahlak-ı Alâî

hangisi kelamın doğuş döneminde İslam toplumu içinde bulunan Ehl-i Kitap dinlerindendir?
Yahudilik -Hıristiyanlık

hangisinin inkârı kişiyi dinden çıkarmaz: Allah’ın ahirette görülmesi

Büyük günah helal sayılmadığı müddetçe işlenmesiyle kişiyi dinden çıkarmaz diyen
mezhep: Ehl-iSünnet

Hilafet konusu gerçekte aşağıdaki ilimlerden hangisinin konusudur: İslamHukuku

Kırtas hadisesinde ismi geçen sahabe: Hz. Ömer

Hangisi Ebû Hanife’nin eserlerinden biridir: el-Alim ve’l-müteallim

Emevi Halifesi Abdulmelik b. Mervan’a kader konusunda mektup yazan alim :
Hasan-ı Basrî

hangisi Kur’an’ın yaratılmış/hâdis olduğunu savunan ilk dönem kelamî şahsiyetlerdendir?
Ca’d b. Dirhem

hangisi ilk dönem kelâmcılarını tanımanın yararlarından biri değildir?
İlk kelâmcıların özel hayatlarıyla ilgili bilgilere sahip olmak

hangisi Ebu Hanife’nin akait alanında yararlandığı kişilerin başında gelen: Hz. Ali

Bağdat Mu'tezilesinin en belirgin özelliğidir: Hz. Ali'ye yaklaşımları

hangisi Mu’tezilenin büyük günah işleyen hakkındaki görüşüdür?
Dünyada ne mümin ne kâfir, ahirette kafir.

Mu’tezile, İslami çağrının yayılması ve dalalette olanların hidayete ermesi için
aşağıdaki ilkelerden hangisini ortaya koymuştur:
Emr bi’l-ma’ruf nehiy ani’l-münker

Basra Mu’tezilesi içinde yer almaz: Bişr b. Mu’temir

Hangisi gayesine göre kelâm ilminin tarifidir: Aklî ve naklî delillere dayanarak İslâm
inançları ile ilgili ortaya çıkabilecek şüpheleri ortadan kaldırmak suretiyle dinî akideyi ispat
ve müdafaaya çalışan bir ilimdir.


Ebu Hanîfe'nin akaide dair yazdığı eser : el-Fıkhu'l-Ekber

Mantık ilminin kelâm ilminin konuları arasına dâhil edilmesi hangi âlim ile olmuştur?
Gazzali

Kelâm ilminde vahiy ve vahyi getiren melek ile tüm meleklere iman ve vahyin toplanıp
yazıldığı Kitap (Kur'an) ile tüm ilâhî kitaplara iman konularının ele alındığı ve
kelâm ilminin üç temel (usûl-i selâs) konusundan biri olan bölüm: Nübüvvât

Her iki ilim de konuları itibariyle sıkı bir münasebet içindedirler. Her ikisi de başlangıcı
ve sonucu itibariyle varlığı, onun mahiyetini ve nedenini araştırırlar. Ancak, bu iki ilim, metotları
itibariyle farklılık arz ederler. Diğeri, kelâm ilminden farklı olarak salt akla dayanır.
Yukarıdaki bilgilere göre, kelâm ilmi ile ilişkili olan diğer ilim: Felsefe





46
Soru Bankası / YAŞAYAN DÜNYA DİNLERİ Ünite 1 - Alıştırma Soruları
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 06 Mart 2019, 17:53:14  »
Hangileri senkretik dinlere örnektir:
I. Sih
II. Sayentoloji
III. Yahova Şahitleri

İnsanlığın din tecrübesini tanımlayabilecek kapsamlı bir din tarifi hangi yapıda olamaz?
karşı olan inanç

Milel ve Nihal geleneği neyi konu almaktadır:
Müslümanların iletişim içerisinde bulunduğu farklı dinsel ve kültürel grupların tanınmasını ve anlaşılmasını

Tanrı ya da tanrıların doğaüstü üstün güçler olarak algılandığı gelenek aşağıdakilerden hangisidir?
Teizm

İbnu’n Nedim’in  yazdığı eserdir: Kitabu’l-Fihrist

İlk olarak hangi İlahiyat Fakültesi bünyesinde de dinler tarihi derslerine yer verilmiştir?
Ankara Üniversitesi
 
11. yüzyıldan itibaren Milel ve Nihal başlığı altında kaleme alınan eserler  İslâm Tarihindeki dinler tarihi çalışmaları açısından oldukça önemlidir Bu başlık altında kaleme alınan eserlerde farklı inanç ve düşünce sistemleri masaya yatırılmıştır. Milel ve Nihal başlığını taşıyan ilk eser kime aittir ?
Aldülkahir el-Bağdadi

Mezhepler yapıları itibariyle hangi 3 kategoride incelenebilir?
İtikadî, fıkhî ve siyasî

Bir dinin içerisindeki farklı yorum tarzlarına ............ adı verilir.
Mezhep

Birçok tanrının varlığını kabul etmekle birlikte bunlardan yalnızca birisine tapınmayı esas alan teolojik yaklaşıma.......... adı verilir. Henoteizm

Müslümanları öncelikle Ortadoğu’daki dinler olmak üzere İslâm dışı dini gelenekleri incelemeye teşvik eden nedir? Kur’an’ın yaklaşık üçte ikisinin geçmiş toplumlara ilişkin kıssalardan, ehli kitap ve cahiliye dönemi Arap geleneğine yönelik tanımlama, eleştiri ve polemiklerden oluşması
47
Çıkmış Sorular / Din Sosyolojisi - Ara Sınav Çıkmış Sorular
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 03 Mart 2019, 17:18:01  »
Bir din, kutsal şeyler yani ayrı tutulan ve yasak kabul edilen şeylerle ilgili inanç ve pratiklerden ibaret birleşik bir sitemdir.
Bu inanç ve pratikler onları kabul eden kimseleri kilise denen manevi bir topluluk halinde bir yere toplar.
Yukarıda din ile ilgili ifadeler aşağıdaki sosyologlardan hangisine aittir?

A) Durkheim
B) Weber
C) Wach
D) Spencer
E) Burke

Durkheim ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

A) İnsanlık dininin kurucusu olduğunu iddia eder
B) Kapitalizmin doğuşunda protestanlığın etkili olduğunu savunur
C) Sosyoloji terimini ilk defa kullanan kişidir.
D) "Din Sosyolojisi" terimini ilk defa kullanan sosyologdur.
E) Dini, kapitalizmle açıklar.
48
1. ‘Sosyoloji’ kelimesi ilk defa kaçıncı yüzyılda, kim tarafından kullanılmıştır? Etimolojisi nedir?
Cevap: Sosyolojinin sistemleşmesi, kurumsallaşması ve
kendini ‘felsefe’den sıyırarak bağımsız bir bilim haline
gelmesi 19. yüzyılın ortalarında gerçekleşmiştir. İlk defa
Aguste Comte (1839) tarafından kullanılan sosyoloji
kelimesi, Latince “socio” (toplum) ve Grekçe “logie”
(bilim) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir.

2. Fransız Devrimi ile Sanayi Devrimi toplumları nasıl etkilemiştir?
Cevap: Fransız Burjuva Devrimi ile İngiltere’de ortaya
çıkan Sanayi Devrimi, Batı Avrupa ülkelerinde kısa
zamanda etkisini göstermiş, sadece devletlerin
anayasalarının değişmesiyle sınırlı kalmamış, toplumların
temellerini sarsan devrim ve ayaklanmaların patlak
vermesine, politik ve ekonomik çalkantılara, toplumsal
yapıda köklü değişikliklere, mülkiyet düzeninin alt–üst
olmasına, yeni bir sosyal tabakalaşmay
açıklamayı kendine konu edinmiştir. Örneğin, Hıristiyan
din sosyolojisi, Yahudi din sosyolojisi, İslam din
sosyolojisi vb.

YÖNTEM VE TEKNİKLER

9. Yöntem ve Teknik kavramları nedir?
Cevap: Yöntem (metot, usul); belli bir amaca, hedefe
ulaşabilmek için izlenilmesi gereken yol, süreç, sistem
anlamına gelir. Teknikler ise; seçilen yönteme
bağlı olarak belirlenen ve kullanılan bilgi edinme
araçlarıdır.

10. Din sosyolojisi yöntem ve teknikten nasıl
yararlanmaktadır?
Cevap: Din sosyolojisi, dinin toplumsal boyutunu, sosyal
gerçeklik olarak ele alıp incelerken genel sosyolojinin
yöntem ve tekniklerinden yararlanır. Başka bir ifade ile
din sosyolojisi, sosyolojinin yöntem ve yaklaşımlarının
dini-sosyal alana uygulanmasıdır. sosyolojik bir
araştırmada, doğal olarak din sosyolojisi incelemelerinde
de kullanılan üç aşamalı uygulamadan söz edilebilir.
1. Gözlemleme
2. Karşılaştırma
3. Açıklama

11. Dolaylı gözlem nedir?
Cevap: Tarihin verileriyle yani belgelerle yapılan
geçmişle ilgili bir gözlemdir. Tarihte kalmış,
toplumlardaki dini-sosyal olguların sosyolojik
araştırmaları klasik dönem din sosyolojisinde önemli bir
yer tutmaktadır. Batıda Max Weber, İslâm dünyasında İbn
Haldun başta olmak üzere pek çok din sosyologu bu tarihi
yöntemi kullanarak çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir.

12. Sosyoloji/din sosyolojisi araştırmaları için dolaylı
gözlem materyalleri nelerdir?
Cevap: Sosyoloji / din sosyoloji araştırmalarında dolaylı
gözlem yapacak araştırmacı için üç çeşit materyal vardır:
1. Sözlü gelenekler
2. Yazılı belgeler
3. Şekillenmiş anıtlar

13. Dolaysız gözlem nedir?
Cevap: Günümüz toplumlarını doğrudan doğruya veya
birinci elden yerinde izlemek ve incelemektir. Bilim
dalımız açısından, dini hayatın, dini-sosyal gerçekliğin
dolaysız / aracısız gözlenmesidir.
Dolaysız gözlem, kendi içinde ikiye ayrılır. Geniş
toplulukların dini hayatları için örneklem kullanılırsa bu
yolla derinlemesine bir analiz yapılamayacağından, yaygın
bir gözlem yapılmış olur ki, buna “yaygın gözlem”
denir. Dar, küçük toplulukların dini-sosyal hayatlarının
daha yakından incelenmesi için yapılan gözleme de
“yoğun gözlem” denilmektedir. Bu durumda niceliksel
olarak alandan/genişlikten kaybedilmekle birlikte
derinlemesine bir analiz gerçekleştirmek mümkün olur.

14. Dolaysız gözlemde kullanılan teknikler nelerdir?
Cevap: Dolaysız gözlemde üç teknik kullanılır.
1. Öğrenme: İyi bir gözlemcinin, gözlemini yaptığı
toplumu tanıması gerekir. O, araştırma yaptığı
toplumla ilgili tarihinden diline, oradan günlük
hayatına kadar birçok konuda bilgi sahibi olmalıdır.
Bu tanıma da, ancak o toplum içinde uzun bir zaman
yaşamakla gerçekleşir.
2. Hazırlanma: Gözlem için ikinci aşamada, hazırlığa
gereksinim vardır. Hazırlık neyi, nasıl yapacağını
bilmekle ilgilidir
3. Sezme/Sezgi: Dolaysız gözlemde üçüncü aşamadır.
Gözlemin iyi olması, doğru çıkarsamalar yapabilmesi
için gözlemcinin anlayışlı ve sezgili olması önemlidir.

15. Başlıca araştırma tekniklerini sıralayınız.
Cevap: Alan (Saha) Araştırması: Alana çıkılarak veri
toplanması ve bunların yorumlanmasıdır. Le Play’a göre,
sosyologlar masa başı sosyoloji yapmamalı, halkın içine
karışmalıdırlar.
Monografi: Sınırları belirlenmiş, tek bir konunun, küçük
grupların ya da örnek bir olayın tüm değişkenleriyle dar
boyutlu ve derinlemesine incelenmesidir.
Anket: Sosyoloji’de olduğu gibi din sosyolojisi
araştırmalarında da sıkça kullanılmaktadır.
Anket (soru kâğıdı); araştırma konusu ile ilgili
sistemleştirilmiş sorulardan oluşur.
Mülakat: Araştırmalarda kullanılan başka bir teknik de
‘mülakat’ yani ‘görüşme’dir.

DİN SOSYOLOJİSİNİN KISA TARİHİ

16. Dinin tarihsel açıdan önemi nasıl
değerlendirilmektedir?
Cevap: İnsanlık tarihi araştırmaları, dinin insan ve toplum
hayatında “fıtri” (doğuştan yatkın) bir gerçeğe sahip
olduğunu göstermektedir. Dünya üzerinde dinden ve dini
yaşayıştan uzak bir toplumun yaşadığı bilinmemektedir.
İnsanlık tarihinin dinle başladığı, kutsal kitaplar kadar
felsefe ve bilim araştırmalarının da bize öğrettiği bir
gerçektir. Hans Freyer’in de belirttiği gibi, insanlığın ne
kadar eski zamanlarına, önceki dönemlerine inersek
inelim, her zaman din olgusuyla karşılaşırız. İnsan, nasıl
en basit kültürlerde bile bir takım sosyal gruplar içinde
yaşamışsa, bir dinde de yaşamıştır. Henri Bergson, bu
durumu şöyle ifade eder: Geçmişte olduğu gibi,
günümüzde de, bilimden uzak, sanatsız, felsefesiz insan
toplumları vardır, fakat hiç bir zaman dinsiz bir toplum
var olmamıştır.

17. Eflatun’un din hakkındaki görüşlerine değininiz.
Cevap: Eflatun, sofistlerin “Her şeyin ölçüsü insandır.”
ilkesinin aksine “Her şeyin ölçüsü Tanrı’dır.” diyerek işe
başlamakta ve bu görüşü üzerine bütün bir felsefe, ahlak,
ve siyaset sistemini kurduktan sonra, bu sistemin temeline
de dini yerleştirmektedir. Çünkü, kurmak istediği yeni
toplum düzeninin dinsiz yaşayamayacağına inanmaktadır.
Eflatun’un din sosyolojisi açısından dikkati çeken iki
önemli eseri vardır; “Devlet” ve “Kanunlar”. Özellikle
“Kanunlar” adlı eseri alanımız itibarıyla daha da
önemlidir. Eflatun bu kitabında, günün sosyal şartlarına
uygun bir devlet ve anayasa planını çizdikten sonra,
koyduğu kanunların sadece maddi yaptırımlarla
tutunamayacağını, asıl manevi yaptırımlar gerektiğini,
bunu da ancak dinin verebileceğini söylemektedir.
Toplumda rastlanan her türlü bozukluğun dinsizlikten,
inançsızlıktan ileri geldiğini, dolayısıyla iyi bir toplum
düzeninin kurulabilmesi için, ilkin dinsizlikle savaşmak ve
bunun için de birçok devletin yaptığı gibi, dinsizlik
aleyhinde kanunlar çıkarmak gerektiğini ifade etmektedir.
Ona göre, dinsizliği önlemek için kanun çıkarmak da
yeterli değildir. Çünkü, dinsizliğin asıl sebebi maddi değil,
manevidir, halktan değil filozoflardan kaynaklanmaktadır.
Böylece o, dinsizliğe götüren materyalist felsefeye karşı,
spiritualist bir felsefe kurmak gerektiğini belirterek,
düşünce tarihinde ilk olarak sağlam bir İlahiyat (Teoloji)
sistemi kurmaktadır.

18. Eflatun ile Aristo’nun din konusundaki görüşlerini
karşılaştırınız.
Cevap: Eflatun, dinde, inanç, amel, eğitim ve yaptırımın
önemini anlatmakta ve bunların bir toplumun var olma,
yaşama şartlarından biri olduğunu belirtmektedir.
Eflatun’un din-toplum ilişkilerini çeşitli yönlerden
ayrıntılı bir şekilde incelemesi, din sosyolojisinde tarihsel
anlamda gerçek bir öncü olduğunu göstermektedir.
Sosyolojinin öncülerinden hatta ilk kurucularından biri
olarak kabul edilen Aristo’nun din üzerine görüşleri daha
çok metafizik ve psikolojik temellere dayanmaktadır. Din
ve toplum ilişkileri konusuna ise genel sosyolojik
görüşlerinden başka bir şey söylememektedir.

19. Hıristiyan teolojisi nasıl doğmuştur?
Cevap: Hıristiyanlık, doğuşu ve geniş Roma topraklarına
yayılışı ile birlikte, kendini anlamak ve anlatmak istediği
zaman, Yunan felsefesinin, özellikle Helenistik
dönemin ünlü iki felsefi akımı olan Stoacılık ve Yeni
Eflatunculuğun yardımına başvurmuştur. Dinin inanç
sistemini felsefi bir şekilde açıklamak ihtiyacından
Hıristiyan Teolojisi doğmuştur. Böylece bütün Ortaçağ
boyunca, din bilgisi ve din bilimi aşağı yukarı Teoloji’den
ibaret kalmıştır.

20. Saint Augustin’in bakış açısına göre Ortaçağ
Hıristiyan dünyası nasıl ele alınmıştır?
Cevap: Saint Augustin (354–430) “Tanrı Sitesi” adlı
eserinde Ortaçağ Hıristiyan dünyasındaki mistik görüşün
esaslarını anlatmaktadır. Ona göre, içinde yaşadığımız bu
dünya toplumları (siteleri) gelip geçicidirler. Buna karşılık
görünmeyen, değişmeyen ve sonsuz olan öbür âlemdeki
mükemmel site, gerçek sitedir. Ancak, bu site yere
indirilebilir. İnsan ideal sitenin hemşerisi olabilir. Tanrının
emirlerine uyan ve sevgisini kazanan kişi Tanrı sitesinin
hemşerisi demektir ve O’nun sofrasında yemek yer.

21. Akinaslı Saint Thomas’ın dini konulara dair görüşleri
nelerdir?
Cevap: Akinaslı Saint Thomas (1225–1274) ise, skolâstik
dünya görüşü ve toplum anlayışının esaslarını ortaya
koyduğu “İlahiyat Mecmuası” adlı eserinde; toplumun
temeli ve düzeni olan kanunları aklın ilkelerinden
çıkarmakta ve skolâstik düşünce ile aklın kurallarını
İncil’in emirleri ile uzlaştırmaya çalışmaktadır.

22. Felsefi ve teolojik karakterli dini sosyal düşünce
anlayışı Ortaçağda nasıl etkilenmiştir?
Cevap: Skolâstiğin egemen olduğu Hıristiyan ortaçağı
boyunca felsefi ve teolojik karakterli dini sosyal düşünce
anlayışı, İslam bilginlerinin ve Antik Yunan
düşüncesinin eserlerinin Latinceye çevrilmesi, Batılıların
haçlı seferleri nedeniyle İslam kültür ve uygarlığıyla
tanışmaları ve 15. yüzyıldan itibaren gerçekleştirilen
büyük coğrafi keşiflerin etkileriyle derin sarsıntı geçirdi.
Bütün bu ve benzeri etmenler, Avrupa ortaçağının
karanlığını, cehalet ve düşünsel durgunluğunu sona
erdirirken, yeniçağın başlangıcından itibaren de
Avrupa’da büyük değişim ve dönüşüm hareketlerine
zemin hazırlamış oldu.

23. Rönesans ve reform hareketlerinin din üzerindeki
etkisi nedir?
Cevap: Rönesans ve Reform hareketleri, bilimsel ve
teknik buluşlar, İngiltere, Fransa ve Almanya’daki
Aydınlanma hareketi, Fransız ve Sanayi devrimleri
gibi olay ve olgular, toplumların siyasi, sosyo-ekonomik
ve kültürel hayatlarında büyük değişmeler meydana
getirdiği gibi kilisenin ve halkın din ve
dünya görüşü de sorgulanmaya başlanmıştır. Çünkü Kilise
doğa bilim araştırmaları ve yeni buluşlar karşısında, bilim
adamlarına karşı (örneğin, Galile,1564–1642,
hatırlanabilir) olumsuz tutum takınmıştır. Kilisenin bu
yanlış tutumu din karşıtlığını arttırmıştır. Bu durum
materyalist felsefelerin gelişmesine ve dini-sosyal hayatın
alt üst olmasına neden olmuştur. Böylece aydınlanma
hareketi, geleneksel din anlayışından uzaklaşarak hem
kiliseyle hem de halkla inanç ve düşünce yönünden
ayrılmıştır. Aydınlanma dönemi (17. ve
18. yüzyıl) filozofları, (Hint, Çin, Asya gibi) farklı
coğrafyalardaki toplumların dinlerini incelediler. Dinleri
birbirleri ile ve özellikle de Hıristiyanlıkla karşılaştırdılar.
Bütün dinlerde benzer ve ortak yönlerin varlığı
düşüncesinden hareketle de “Tabii (Doğal) Din” adıyla
yeni bir felsefi-dini hareket başlatmış oldular.

24. Tabii (Doğal) din ile ulaşılmak istenen şey nedir?
Cevap: “Tabii (Doğal) Din yaklaşımı ile insanda din ve
Tanrı duygusunun doğal olarak var olduğunu ön kabulü
ile, bir din kurmak istemişlerdir. Buna göre;
tarihi dinlerde yalnız bu tabii duyguya uygun olanlar
alınıyor ve dinin tabii akla uygun olmayan yerleri sadece
bir gelenek olarak kabul ediliyordu. Böylece, aklın ürünü
bir din anlayışı oluşturdular. Kendilerine “Deist” (Tanrıcı)
adını veren bu Aydınlanma dönemi filozofları, ilk çağda
olduğu gibi bir tür felsefi bir dine bağlanmış oldular. 18.
yüzyılın bu rasyonalist filozofları, ilkin kiliseye karşı
yaptıkları eleştirilerini daha sonra da dine çevirmişler ve
dinin tarihi rolünü oynadığı ve sonunun geldiği savını ileri
sürmüşlerdir.

25. Feuerbach’ın din hakkındaki görüşleri nedir?
Cevap: Feuerbach’a göre din, insanın kendi düşüncesinin
insanlar üstü bir plana aktarılışıdır. Başka bir ifade ile, din,
kültürel gelişme sürecinde insanların ürettiği düşünce ve
değerlerden oluşmakta, fakat bunlar yanlış bir şekilde
ilahi güçlere ya da tanrılara mal edilmektedir. İnsanların
ruhun ölmezliğine inanmaları ve ilahi adaletin tecellisine
inançları, yine insanların adalete susamışlıklarının soyut
bir plana aktarılması, dünya ötesi bir insani isteğin
şekil değiştirmesinden ibarettir. Yine Feuerbach’a göre,
insan, dini düşüncelerinin kendi iç hayatının bir izdüşümü
olduğunu anladığı anda, artık kendi doğasının dışında bir
ölçü, değer aramayacak, kendi kişiliğini idrak etmeye
çalışacaktır. Feuerbach bunu daha açık bir şekilde şöyle
belirtir: “Hıristiyanlık, aslında yalnız insanların Us’undan
değil, bizzat hayatından da uzun zamandan beri yok
olmuştur. Hıristiyanlık, artık yangın ve hayat
sigortalarımızla, demiryollarımız ve buhar gemilerimizle,
resim ve heykel galerilerimizle, askeri ve endüstri
okullarımızla, tiyatro ve bilimsel müzelerimizle
tam bir zıtlık halinde olan bir sabit fikirden başka bir şey
değildir”.

26. Fuerbach’tan etkilenen Maks’ın din hakkında
görüşleri nelerdir?
Cevap: Marks’a göre din, ünlü deyişiyle söylersek, halkın
afyonudur. Şerif Mardin, bu ifadenin Feuerbach’ın
düşüncelerinin etkisi altında yazıldığını söyler. Cümlenin
tamamı ise şöyledir: “Din, baskıya tabi yaratıkların iç
çekmesi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz olayların
ruhudur, halkın afyonudur”. Ona göre, din bu dünya
şartlarına müdahale etmeyi bir yana bırakmayı
öğretmekte, mutluluk ve ödülleri ölümden sonraki hayata
ertelemektedir. Böylelikle de dikkatlerin bu dünyadaki
eşitsizlik ve adaletsizlikler üzerinde yoğunlaşması
önlenmekte, insanlar öteki dünya vaadiyle avutulmaktadır.
Din, aynı zamanda güçlü bir ideolojik öğeye sahiptir: Dini
inanç ve değerler, servet ve güç dağılımındaki
eşitsizlikleri makul göstermeye yaramaktadır. Örmekse,
“yumuşak başlı kişilerin dünyanın varisi olacağı”
yolundaki inanış, azla yetinmeyi ve baskıya
boyun eğmeyi önermektedir.
Marks’a göre din, toplumsal değişimden çok, statükonun
ve egemen sınıfların çıkarlarının devam etmesine hizmet
eder. Ona göre, Hıristiyan düşüncesi, 18. yüzyılın
rasyonalist düşüncelerine mağlup olurken; feodal
toplum, onun ölü birliklerini devrimci burjuvaziye karşı
savaşa sürüyor ve böylece eski toplumsal konumunu
devam ettirebilmek için değişime karşı verdiği
mücadelede dini kullanıyordu.

27. Comte sosyal statik ve sosyal dinamik terimlerini nasıl
açıklamaktadır?
Cevap: Comte’nin sosyolojisi sosyal statik ve sosyal
dinamik olmak üzere iki bölümden oluşur. Sosyal statik,
bir toplumu kuran ve yaşatan temel öğelerin
ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini düzen halindeki,
durgunluk içindeki yasalarını tespit eder. Sosyal dinamik
ise bu temel öğelerin tarih boyunca
gelişmesini, dinamiğini, ilerlemesini inceler. Ona göre
sosyal statik, toplumsal düzenin, sosyal dinamik de
ilerlemenin bilimi idi. Ancak her iki bölümün
de temel öğesi dindi. Statik açıdan toplumu meydana
getiren üç temel öğe; aile, devlet ve dindir. Bunlarsız bir
toplum kurulamaz. Toplum düzeninin tam veya eksikliği,
iyi veya kötü olması bunlar arasındaki ilişkiye bağlıdır.
Din, aile ve devlet gibi insanın doğasından çıkan ve
toplum halinde yaşayan insan için zorunlu bir kurumdur.

28. Durkheim’ın din hakkında önemsediği konu nedir?
Cevap: Durkheim, dinlerin evriminden daha çok, dinin
kökeni (origine, menşei) sorununu araştırır. Kendinden
önce dinin kökeni üzerine ileri sürülen en dikkate değer
kuramları (animizm, naturizm) eleştirdikten sonra kendi
kuramını ortaya koyar. Ona göre din, toteme tapınma
(totemizm) şeklinde başlamıştır. Onun kaynağını da
toplumun kolektif vicdanından aldığını iddia etmektedir.
Yani dinin kaynağı topluluğun kendisidir. Başka bir
deyimle, topluluk heyecanı, topluluk ruhudur. Durkheim,
dinin toplumun kolektif bilincinden doğduğunu öne
sürerek, din gibi özünde insan ve toplumu aşan, aşkın bir
gerçekliği tekrar insan ve topluma dönüştürmekle dinin
öznesi ile nesnesini, tapanla tapılanı birbirine
karıştırmakta ve hataya düşmektedir.

29. Max Weber dini nasıl değerlendirir?
Cevap: Weber, din sosyolojisinin 19.yüzyılda olduğu gibi,
dinin kökenini, gelişimini araştıran bir bilim değil, dini
davranışların ya da dinden kaynaklanan sosyal
davranışların bilimi olması gerektiğini söyler. Aynı
şekilde dinisosyal davranışlar incelenirken dinin
yadsınması ve gelişen toplumlarda anlamını tamamen
yitiren bir olgu olarak görülmesi de söz konusu değildir.
Weber’in, din olaylarını incelediği yöntemi de
öncekilerden farklıdır. Rickert ve Dilthey’den
yararlanarak “Anlayıcı Sosyoloji “geleneğini
olgunlaştırmış, öteki sosyal olaylar gibi din olaylarını da,
nedenleri ve etkileri açısından “anlayış” yöntemiyle
yorumlamıştır. Diğer yandan ona göre; deneysel sosyal
bilimler olanı araştırmalıdır, felsefenin ye da sosyal
felsefenin yaptığı gibi olması gerekeni değil. Bu nedenle,
kişisel değer yargılarından uzak durulmalı, sınırları kesin
kavramlar kullanılmalı ve bilimsel açıklamalar
birden çok nedene dayandırılmalıdır. Bu nedenlerle

30. Weber ile din sosyolojisi arasında bir bağ kurulabilir
mi?
Cevap: Weber, sosyolojinin olduğu kadar din
sosyolojisinin de kurucusu sayılmaktadır. Çünkü o, din
sosyolojisinin felsefeden sıyrılarak objektif ve deneysel
bir dini-sosyal olaylar bilimi olarak, bağımsız ve
sistematik bir disiplin haline gelmesinde çok büyük pay
sahibidir. Weber, dini inançların toplumların ekonomik
hayatlarını ne yönde etkilediğini araştırır.
49
1. İslâm dininin konu ve muhtevasını oluşturan iki temel alan olan itikadî ve amelî alanların içeriklerini kısaca açıklayınız?
Cevap: İtikadî alan, insanın dinî bakımdan hissetmiş
olduğu inançla, amelî alan ise daha çok günlük hayattaki
uygulanma biçimleriyle ilgilidir.

2. Kelam ile fıkhın birbirlerinden farkı nedir?
Cevap: Kelam, Kur’an ve sünnet kaynaklı bilgilerin
derlendiği bir alan iken, fıkıh, dinî hayatın günlük
yaşamda uygulanışıyla ilgili ilmî kapsama sahiptir.

KELÂM İLMİNİN TARİFİ

3. Kelam kelimesinin sözlük anlamı nedir?
Cevap: Kelam bir fikri, bir manâyı tam olarak anlatan söz,
lafız, konuşma, nutuk, ibare demektir.

4. Kelam ilminin konusu nedir?
Cevap: Kelam ilminin konusu, Kur’an ve vahyin
bütünüdür ve dolayısıyla o bütünlüğün kodları olan altı
iman esası, Allah’ın mutlak varlığı ve birliği ile kâinatın
yegâne yaratıcısı olarak O’nun bu evrenle ilişkisinin ilmi,
çok kısa bir ifadeyle bir varlık bilgisi ilmidir.

5. Muhteva olarak birbirlerine benzeyen ve ortak
noktaları olan felsefe ve kelamı birbirlerinden ayıran ana
esas nedir?
Cevap: Felsefe ve kelam birbirlerine çok benzeseler de
“İslâm ilke ve esaslarına göre bahsetmek”, kelam ilminin
felsefeden ayrıldığı temel noktadır. Çünkü kelâm ilmi,
konu edindiği bütün meseleleri aklın yanında vahyi ve
nakli, yani Kur’an ve sünneti dikkate alarak çözümler
veya hükme bağlar.

6. Kelam ilminin temel metodu kısaca nasıl açıklanabilir?
Cevap: Kelâm, ilmi nakli ve aklı bir arada tutup, her
birine yerine ve durumuna göre değer vererek, meseleleri
sadece akılla çözmeye çalışan felsefeden ayrılmaktadır.
Kelâm metodu genel olarak din (vahiy) ile aklı bir arada
tutmayı temel almaktadır. Onun için o, her ne kadar aklî
delillere dayanmış olsa da sonuçta bu delillerin
doğruluğuna dair dinden bir şahidin bulunmasına önem
verir.

7. Kelâm ilminin Kur’an ve Sünnet’te yer alan İslâm inanç
esaslarıyla ilgili temel vazifesi nedir?
Cevap: İslâm dininin inanç esaslarını aklî ve naklî
delillerle ispat etmeye çalışmaktır. İkincisi ise; bu esaslar
hakkında ortaya çıkabilecek şüpheleri izale etmek ve
Müslüman olmayanların İslâm’a yöneltecekleri eleştirilere
cevap vermek, onların iddia ve delillerini çürütmektir.

KELÂMIN FAYDASI VE GAYESİ

8. Kelamın, insanın inanç dünyasına yaptığı dünyevî ve
uhrevî katkılar nelerdir?
Cevap: Kelâm, insanın dünyada mutlu yaşamasını,
âhirette de ebedî kurtuluşu elde etmesini sağlar.

9. “Gerçekçilik” bakımından kelâmın insana kazandırdığı
temel nedir?
Cevap: Kelâm ilmi sayesinde insan, aklî ve naklî delillerle
desteklenmiş bir imanla taklitten tahkîke, gerçek ve
sağlam bir inanca ulaşır.

10. İnsanın batıl inançlardan kurtulmasında kelam ilminin
nasıl bir faydası dokunur?
Cevap: Kelâm ilmi sayesinde elde edilen sağlam inanç
bilgisi ve imanıyla insan, İslâm inançlarına ters düşen
sapık akım ve cereyanlardan, her çeşit hurafe ve batıl
inançlardan kurtulur. Böylece gerçek anlamda sahip
olduğu inancını korur.

11. Şüphe içinde olan kişinin aklındaki şüphelere karşı
kelam ilminin nasıl bir tesiri vardır?
Cevap: Kelâm, ilmi doğru yolu arayanlara rehberlik
ederken, hakkı, hakikati kabule yanaşmayan, ona karşı
itirazlarda bulunan, şüpheler ortaya atanlara bunlardan
kurtulmaları hususunda yardımcı olur.

12. Kelâm ilminin İslâmiyet’in güvenilirliğine yaptığı katkı
nedir?
Cevap: Kelâm ilmi, sahip olduğu yöntemiyle gerek diğer
din mensupları tarafından ortaya atılan kasıtlı şüphe ve
itirazları, gerekse samimi olmalarına rağmen kimi
şüpheleri olan insanlarca ileri sürülen tereddütleri ve
itirazları göğüsleyerek İslâm inancını sarsıntıya
uğramaktan korur.

13. Kelâm ilmi, diğer ilimlere nasıl kaynaklık teşkil eder?
Cevap: Kelâm ilmi, diğer dini ilimler için bir temel
oluşturur. Diğer dini ilimler kelâm ilmine istinad eder.
Kelâm ilmi, konusu olması hasebiyle Allah’ın varlığını ve
birliğini, nübüvvetin hak oluşunu, ilâhî kitapların
gönderildiğini ispat edip âhiretin varlığını
temellendirmedikçe diğer ilimlerin bu alanlarda yorum
yapmalarından bahsetmek mümkün olamaz. Bu ilimler
ancak kelâm ilminin tespitlerine dayanarak yorumlarda
bulunabilirler.

14. Kelâm ilmi, sosyal ve ferdî bakımdan insana nasıl bir
sorumluluk kazandırır?
Cevap: Kelâm ilminin en önemli faydalarından birisi de
yaratıcı olarak Allah’a ve O’nun yaratmış olduğu tüm
evrene, mahlûkata karşı görev ve sorumluluklarını bilen,
bunun bilincinde olan bir imana sahip insanı yetiştirmek,
bu insanlardan müteşekkil bir cemiyet inşa etmek ve
böylece amelî (pratik) hayatta insanı mutlu kılmaktır. Bu
sayede insan, Allah’a karşı ibadet (kulluk) görevini
bilinçli bir şekilde yaparken, aynı zamanda tüm evrene
karşı da duyarlı ve sorumlu bir biçimde hareket eder.
Onun sahip olduğu sağlam inanç ona bu sonucu elde
etmede doğru bir rehberlikte bulunur. Ancak sağlam
delillerle elde edilmiş hakikî imanın pratik hayatta
yaptırım gücü olur. Kişinin kendi hür iradesiyle karar
verip benimsediği, doğru olduklarını kabul ettiği şeyleri
yerine getirmesi, bunlar için gerekli olan niyetin
sağlamlığı ve geçerliliği ancak her türlü şek ve şüpheden
arınmış bir imanla mümkün olur. Böyle bir imanın
neticeleri de şüphesiz güzel olur. Unutmamak gerekir ki
sağlam bir inanca sahip olmak tek başına bir değerdir, ama
amele dönüşmeyen, yani pratik hayatta fiilî bir karşılığı
olmayan iman bir bilgi yükü olmaktan öte bir anlam
taşımaz.

KELÂMIN KONUSU

15. Kelâm ilminin ele aldığı konular ana hatlarıyla hangi
başlıklar altında toplanmalıdır?
Cevap: Kelâm ilminin ele aldığı konuları başlıca iki
başlık altında incelemek doğru olur. Bunlardan birincisi,
doğrudan doğruya dinî akideleri oluşturan konulardır ki
bunlara mesâil ve makâsıd, yani ana konular ve amaçlar
adı verilir.

16. Kelâm ilmine göre Kur’an’ın geniş muhtevası, daha
sistematik olarak incelemek ve anlayabilmek için hangi
başlıklara ayrılmaktadır?
Cevap: İslâmın inanç ilkelerini rakamlarla ifade edip
sınırlandırmak esasen mümkün olmamakla ve bu anlamda
tüm Kur’an’ın muhtevasına inanmak temel ilke olmakla
beraber, bu geniş muhteva önce altı, sonra üç ilkeye
indirgenerek, anlaşılması ve akılda tutulması
kolaylaştırılmıştır. Ana kelâm kaynakları da inanç
konularını bu üç temel esas (usûl-i selâse) başlığı altında
ele almıştır. Bunlar, ilâhiyât, nübüvvât ve semiyyât
konularıdır.

17. İlâhiyât, içerik olarak neleri konu edinir?
Cevap: İlâhiyât, Allah’ın varlığını, birliğini, sıfatlarını ve
fiillerini, yani yaratıp var etmesini ve tüm varlık âlemiyle
olan ilişkisini konu edinir.

18. Nübüvvât, içerik olarak neleri konu edinir?
Cevap: Nübüvvât, vahiy ve vahyi getiren melek ile tüm
meleklere iman ve vahyin toplanıp yazıldığı Kitap
(Kur’an) ile tüm ilâhî kitaplara imanı konu edinir.

19. Semiyyât, içerik olarak neleri konu edinir?
Cevap: Semiyyât; melek, cin, şeytan gibi görünmeyen
varlıkların yanında bu dünya hayatının geçiciliğini,
ölümün bir son olmayıp, yeni bir hayatın, bir dirilişin
başlangıcı olduğunu, ebedî hayatın âhirette yaşanacağını
ve bu hayatın kıyamet denilen bir hâdise ile başlatılacağını
konu edinir. Ayrıca burada yaşadığımız hayatın hesabının
verileceği, onun sonucuna göre Cennet ve Cehennem
hayatının yaşanılacağı, Cennet ve Cehennem’in mahiyeti
gibi âhiret hayatıyla ilgili tüm meselelerden bahsedilir.

20. Kelâm ilminde vesâilin yeri ve muhtevası nedir?
Cevap: Kelâm ilminde temel itikadî meseleler bütün
detaylarıyla incelenirken, bunların daha doğru ve
kolaylıkla anlaşılabilmelerini sağlamak için adına vesâil
yani ana konuları anlamaya vesile ve yardımcı olan
konular ele alınır. Bu konular aslında ana mesele olan
itikadın anlaşılmasına ve açılımına aracı olan, onları ispat
etmede ve delillendirmede kolaylık sağlayan araç
konulardır. İşte kelâm ilminin ikinci konusunu bunlar
teşkil eder.

21. Bilim ve fikir dünyasının zamanla gelişmesiyle birlikte
vesâil konuları nasıl bir gelişim süreci takip etmiştir?
Cevap: İslâm düşünce tarihi ve bilimdeki gelişmeye bağlı
olarak vesâil konuları değişiklik ve gelişme göstermiştir.
Şöyle ki; İslâm’ın ilk asrından sonraki dönemlerde
felsefenin İslâm dünyasına girerek yayılmaya başlaması
sonucunda aklî izah ve yorumlar daha çok ağırlık
kazanınca kelâm ilmi de tabiî ve kaçınılmaz olarak aklî
izahlara yer vermeye başlamıştır. Böylece kelâm ilminin
ele aldığı konular farklılık arz etmeye başladığı gibi takip
edilen metotta da değişiklikler olmuştur. Bu safhada
kelâm ilmi evrende var olan her mevcudu (varlık) konu
edinmiştir. Yani var olan her şey, her varlık, var olması
bakımından kelâm ilminin konusunu teşkil eder.

22. Kelâm ilmi varlığı ele alırken, tabî ilimler ve
felsefeden farklı olarak nasıl bir metot ve muhteva
farklılığına sahiptir?
Cevap: kelâm, mevcudu (varlık) ele alırken aynı şeyi
inceleyen tabiat ilimleri ve felsefeden metot ve muhteva
itibariyle ayrılır. Yani, kelâm ilmi, fizik ve kimya gibi
varlığı laboratuarda incelemediği gibi, varlıktan sadece
aklî veriler ışığında bahsetmez, aksine akılla beraber
varlık hakkında vahyin söylediklerine de kulak verir,
onları önemle dikkate alır. Zira vahyin kaynağı olan Allah,
varlığın da yaratıcısıdır. Dolayısıyla elbette ve kaçınılmaz
olarak, varlığı yaratanın onun hakkında söylediklerine
dikkat etmek aklın da bir gereğidir, aklî bir zorunluluktur.

23. Kelâm ilmine göre İslâm’ı anlamak için, başlangıçta
akıl mı, yoksa nakil mi önce gelir?
Cevap: Başlangıçta nakil söz konusu değildir. Zira Allah
inancı yokken nakil diye bir şey düşünülemez. Dolayısıyla
burada ilk önce aklî muhakeme ile Allah’ın varlığına
ulaşmak gerekmektedir. Kaynak olarak kelâm ilmi için
aklın önemi burada karşımıza çıkmaktadır. Bundan
dolayıdır ki Mâturîdiye ve Mu‘tezile gibi önemli kelâm
ekolleri, vahiy ulaşmasa bile insanın aklıyla Allah’ın
varlığını bilmesi gerektiğini, aksi takdirde sorumlu
tutulacağını belirtirler.

24. Farklılaşan şartlar ve yeni ihtiyaçların ortaya çıktığı
günümüzde, kelâm ilminde nasıl bir yol takip edilmelidir?
Cevap: Zamanın gelişen ve değişen soru ve sorunlarına,
tarihi birikimler de ortaya konularak çağın diliyle cevaplar
bulunmalıdır. Bunun için, gelişen sosyal ilimlerde ulaşılan
seviye ve sonuçlardan istifade ile geçmişte bu gelişmeler
ışığında kelâm ilminin konusu nasıl genişletildi ise benzer
bir şekilde günümüzde de yeni konular ve yeni yorumlar
geliştirilmelidir. Dolayısıyla sosyal ve diğer beşeri
bilimlerin gelişmelerine paralel olarak yeni bazı metot ve
izah tarzları yapılmak zorundadır.

KELÂMIN YERİ VE ÖNEMİ

25. Gazzâlî ilim tasnifi yaparken nasıl bir sistematik
oluşturur?
Cevap: Gazzâli, ilmi tasnif ederken önce aklî ve dinî
olmak üzere ikiye ayırır. Sonra bunların her birinin küllî
ve cüzî kısımlara ayrıldığını söyler. Aklî ilimler; riyaziye
ve mantık, tabii ilimler ve metafizik olmak üzere 3’e
ayrılır. Dinî ilimler de küllî ve fer’i ilimler olarak ikiye
ayrılır. Külli ilim kelâmdan müteşekkil iken, fer’i ilimler
hadis, tefsir ve fıkıhtan oluşur.

26. Kelâm ilminin temel faydaları nelerdir?
Cevap: Her şeyden önce İslâm dininin inanç sistemini
ortaya koymakta olan kelâm ilmi, insanın ve dinin temel
meselesi olan Allah’ın varlığını ve birliğini aklî ve naklî
delillerle anlatmaya çalışmaktadır. Sonrasında ise diğer
inanç esaslarını yine aynı yöntemle insan aklına hitap
ederek onun idrakine sunmaktadır.

27. Gazzâlî’ye göre kelâm ilmi ile kimler uğraşmalıdır?
Cevap: Gazzâlî’ye göre kelâm ilmi ile avam değil, havâs
mertebesindeki kişiler uğraşmalıdır. Gazzâlî, kelâmın
entelektüel bir bilgi olduğunu söyler. O, bununla kelâmın
özel ve dakîk (ince) bir ilim olduğunu, dolayısıyla belli bir
donanıma sahip olmayan insanların bu ilimle
uğraşmalarının doğru olmayacağına dikkat çeker.

KELÂMIN İSİMLERİ

28. Kelâm ilminin tarih boyunca sahip olduğu isimleri
bilmek, bu ilimle uğraşanlar için ne ifade eder?
Cevap: Kelâm ilminin daha önceki isimlerini bilmek, bu
ilmin geçirdiği çeşitli evrelere işaret ettiği gibi bu ilmin
önemli özelliklerine de işaret etmektedir. Dolayısıyla bu
isimleri bilmek kelâm ilminin ilgili olduğu alanı ve
tanımını daha iyi anlamanın yanında bu ilmin tarihini ve
gelişim sürecini kavramaya da yardımcı olur.

29. Kelâm ilminin ilk isimlerinden olan “el-Fıkhu’lekber”, adını kimden ve hangi vesile ile almıştır?
Cevap: Kelâm ilmi için kullanılan ilk isimlerden olan bu
adlandırmayı Hanefî mezhebinin büyük imamı; İmam
Azam Ebû Hanîfe yapmış ve bu sahada yazdığı eserine elFıkhu’l-ekber (en büyük fıkıh) adını vermiştir.

30. Ebû Hanîfe, fıkhı nasıl tarif eder ve bunun gerekçesi
nedir?
Cevap: Ebû Hanîfe fıkhı; “Kişinin lehinde ve aleyhinde
olan şeyleri bilmesidir” şeklinde tarif eder. İslâm
düşüncesinin amelî alanında ortaya çıkan en önemli ve
yaygın mezheplerden birisinin imamı kabul edilen Ebû
Hanîfe, fıkhı böyle tanımlarken, inanç alanında yazdığı
eserine bu ismi vererek şöyle demek istemektedir: “İtikadî
alandaki bilgi fıkıh ilminde konu edinilen amelî alandaki
bilgiden daha üstündür.”

31. Akâidin kelime anlamı nedir?
Cevap: Akîde kelimesinin çoğulu olan akîde, gönülden
bağlanılan, kesinlikle karar verilen, düğümlenmişcesine
sağlam şekilde katiyetle inanılan şey, itikad ve iman
demektir.

32. Akâid ilmini konusu nedir?
Cevap: İslâm dininde kesinlikle inanılan hususlar
anlamına da gelen akâid, iman esasları anlamına da
gelerek, iman esaslarını konu edinen ilmin adıdır.

33. İslam akâidini oluşturulmasında hâkim temel faktörler
neye göre belirlenmişlerdir?
Cevap: İslâm akâidini oluşturan esaslar tamamen Kur’an
ve hadîsler ile belirlenmiştir.

34. Kelime anlamı itibariyle “tevhid” ne demektir?
Cevap: Tevhîd, bir şeyin bir olduğuna hükmetmek, onu
bir olarak bilmek, bir şeyi diğerlerinden ayırarak onu tek
kılmak, birlemek, bir kılmak anlamlarına gelmektedir.

35. Istılâhi anlamda “tevhid” ne demektir?
Cevap: Tevhid, mutlak manâda Allah’ın bir olduğunu
bilmek, O’ndan başka ilâh bulunmadığına, zât, sıfat ve
fiillerinde eşi, benzeri ve dengi olmadığına inanmaktır. Bir
başka ifadeyle tevhîd; Allah’ın zâtını, düşünce ve
anlayışta tasavvur edilebilen, vehim ve zihinlerde tahayyül
olunabilen her şeyden tecrid ve tenzih etmektir.

36. İbadet boyutundan bakıldığında amelî anlamı ile
“tevhid” ne demektir?
Cevap: Tevhid, ibadeti sadece Allah’a has kılmak demek,
yalnız ona kulluk etmek demektir.

37. Kelâm ilmine bir başka ifadeyle tevhid ilmi denmesinin
sebebi nedir?
Cevap: Allah’ın birliği ve tüm sıfatlarından bahsettiği için
ona kelâma tevhîd ilmi denmiştir.

38. Tevhid ve sıfat ilmi kavramları birlikte olarak ilk defa
ne zaman ortaya çıkmıştır?
Cevap: İslâmın ilk asırlarından itibaren tartışılmaya
başlanan ve her biri Allah’ın sıfatlarıyla doğrudan alakalı
olan, başta Allah’ın sıfatlarının keyfiyeti olmak üzere,
kader, insan hürriyeti meselesi, büyük günah işleyen
insanın (mürtekib- i kebîre) iman açısından durumu, imanamel ilişkisi, iman-küfür konusu ve benzeri meselelerde
tartışmalar oluyordu. Selef uleması bu konularda
tartışmalara katılmış ve bunlar hakkındaki düşüncelerini
kaleme aldıkları eserlerinde ifade etmişlerdir. İşte bu
eserlere onlar tevhîd risâlesi ismini verirlerken bu
tartışmaların yapıldığı ilme ise tevhîd ve sıfât ilmi
denilmiştir.

39. “Usûl”kelimesinin lügat anlamı nedir?
Cevap: “Usûl”, “asıl” kelimesinin çoğuludur. Asıl
kelimesi lügatte; kök, esas, temel, kaynak, başlangıç yeri,
belli başlı, en mühim, en önemli, gerçek ve hakîkat, bir
şeyin üzerine bina edildiği temel anlamına gelmektedir.
Usûl de bunların daha vurgulu bir biçimidir.
40. Kelamda Usûlü’d-dîn ne anlama gelmektedir?
Cevap: Usûlü’d-dîn, dinin aslını, esasını oluşturan, dinin
amel, ahlâk gibi diğer unsurlarının kendisi üzerine bina
edildiği temel, yani imana, itikada taalluk eden konulardır.
Bir başka ifade ile “ahkâm-ı asliyye” denilen ve dinin
inanca taalluk eden hükümlerini inceleyen ilimdir.

41. Kelâmın bir başka adı olan nazar ve istidlal ne
demektir?
Cevap: Eşya hakkında düşünme ve bu yolla, henüz
bilgisine ulaşılamamış şeylerin bilgisine ulaşmak amacıyla
zihinde önceden var olan bilgileri düzenlemek, bir araya
getirmek ve böylece bir sonuca ulaşmak çabasına nazar ve
istidlal denir.

42. Pek çok adı olan kelâm ilminin en yaygın adı olan ve
“söz” anlamına gelen “kelâm” denmesinin sebebi nedir?
Cevap: İslâm düşüncesinin ilk asrında Allah’ın sıfatları
meselesi anlaşılmaya çalışılırken bu çerçevede üzerinde en
çok tartışma yapılan sıfat kelâm sıfatı olmuştur. Bu
yüzden bu ilme kelâm ilmi denilmiştir. Ancak, bu ilme
kelâm adının verilişinin en önemli ve etkili nedenini,
Kur’an’ın, kelâmullah yani, Allah’ın sözü, O’nun kelâmı
olduğu gerçeğinde aramak daha doğru olur.

KELÂM VE DİĞER İLİMLER

43. Kelâm ilmi ile felsefe, neden sıkı bir münasebet
içindedirler?
Cevap: Çünkü her ikisi de başlangıcı ve sonucu itibariyle
varlığı, onun mahiyetini, nedenini ve niçinini araştırırlar.

44. Uygulamada felsefe ve kelâmın birbirinden temel farkı
nedir?
Cevap: Felsefe, meselelere çözüm bulmaya çalışırken
sadece akla dayanır. Halbuki kelâm ilmi, akla dayandığı
gibi nakli yani vahiy yoluyla bize ulaştırılmış olan ilahî
bilgiyi de önemli bir bilgi kaynağı olarak kabul eder ve ele
aldığı konuları her iki bilgi kaynağından hareketle izah ve
ispata çalışır.

45. Ulaşılan son netice veya bilginin kontrol ve tasdik
mekanizması bakımından felsefe ve kelâm arasındaki
temel fark nedir?
Cevap: kelâm ilminin İslâm’ın inanç esaslarını ortaya
koymak ve onların müdafaasını yapmak gibi bir gayesi
vardır. Bunu yaparken tabii olarak ilahî bilgiyi dikkate
alır. Felsefenin böyle bir gayesi olmadığından vahyî bilgi
onun için delil teşkil etmez. Dolayısıyla ulaştığı
neticelerin vahyin prensiplerine uygun olup olmadığı da
felsefe için önemli değildir.

46. Bilgi kaynakları bakımından felsefe ve kelâmın
farkları nelerdir?
Cevap: Hem felsefe, hem de kelâm aklı bilgi ve
değerlendirme kaynağı olarak kullanırken, kelâm vahyi de
değerlendirme ve sınırlandırma kaynağı olarak kullanır.

47. Kelam ve tabiat ilimlerinin ortak yönü nedir?
Cevap: Kelâm ilmi ve tabiat bilimleri olan fizik, kimya,
biyoloji, astronomi, matematik ve benzeri ilimlerin ilişkisi,
her iki ilim türünün de varlığı ve onun özelliklerini konu
edinmelerinden dolayıdır.

48. Tabiat ilimleri ve kelâm ilminin varlığı ele alışları
arasındaki temel fark nedir?
Cevap: Kelâm ilminin varlık perspektifi, tabiat ilimlerine
göre daha geniştir. Çünkü tabiat bilimleri varlığı yalnız bu
dünyadaki durumuyla ele alır. Bir yaratanın bulunup
bulunmadığıyla uğraşmadığı gibi, duyulur âlemin dışıyla
da ilgilenmez. Hâlbuki kelâm ilmi varlığı ele alırken ilk ve
mutlak varlık olan ve diğer varlıkları da yaratan Allah’ın
zâtını konu edindiği gibi, duyulur âlemin dışında kalan
gâib alanla doğrudan ilgili bir bilim dalıdır.

49. Kelâm ve tabiat ilimlerinin metotlarındaki temel fark
nedir?
Cevap: Tabiat ilimleri daha çok gözlem ve deneyle
sonuca ulaşır. Sadece olayın seyrini takip ederek tâbi
oldukları kanunları keşfe ve izaha çalışır. Kelâm ilmi ise
tüm varlık ve olayların sebep ve nedenlerini sorar,
araştırır.

50. Kelâm ilminin varlığı incelerken sorduğu temel
sorular nelerdir?
Cevap: Tabiat kanunlarının nedeni nedir ve nedensellik
nedir? Âlemde bir determinizm var mıdır? Sonra tabiat
kanunlarını keşfedip anlamanın amacı nedir? Ve bütün bu
evrende olup biten olaylar ve gerçeklikler ortasında
insanın konumu nedir? Tümüyle eşya niçin ve kim
tarafından yaratılmıştır? Bir yaratıcı var mıdır, yok
mudur?

51. Tabiat ilimleri ile kelâm ilminin varlığı ele
alışlarındaki benzerlik ve farklılıklar nasıl
örneklendirilebilir?
Cevap: Tabiat ilmi, bir ağacın nasıl büyüdüğünü, hangi
şartlarda ve nasıl meyve verdiğini kendisine has kanunlar
ve prensipler çerçevesinde inceler ve açıklar. Ancak, onun
yaratıcısının kim olduğunu, niçin ve ne sebeple
yaratıldığını yani yaratılmasındaki gaye ve hikmetler
üzerinde düşünmez. Zira inanç alanı ve metafizik alan
deney kapsamına girmez, deneye konu edilemezler. İşte
işin bu yönü kelâmın konusudur.

52. Kelâm ile insan ve toplum bilimleri neden birbirleriyle
yakından ilgilidir?
Cevap: Çünkü akâide dair meselelerin kaynağı ilahî ise de
onların üzerinde gerçekleştiği ve bu meseleleri konu
edinen insanın bizzat kendisidir. İtikat ve inanç insanın
bilincinde ve toplumun vicdanında yaşar. Bu bakımdan
inanç konuları aynı zamanda insanî ve toplumsal
konulardır.

53. Kelâm ilmi, neden insan ve toplum bilimlerinin
konuları ve verilerini değerlendirerek çalışılmak
zorundadır?
Cevap: İnsan sahip olduğu değerleri bakımından
toplumun çocuğudur. Toplumsa tek tek insanlardan
oluşur. Onun için inanç alanıyla ilgilenen kelâm ilmi,
amacını gerçekleştirmede başarılı olabilmesi için insanî ve
toplumsal olguya, sosyal olaylara ve onları etkileyen unsur
ve dinamiklere dikkat etmek, onları anlamak, onlardan
yararlanmak zorundadır. Bunun için de sosyal ve beşerî
bilimlerin değerlendirmelerinden önemle istifade
etmelidir. Toplum bilimleri ve diğer insan bilimlerinin
ulaştığı sonuçlardan, özellikle fert ve kitle psikolojisinden,
din sosyolojisinden, insanın ve inancın tarihinden istifade
etmek, çağa hitap etmek durumunda olan bir kelâm ilmi
için elzemdir.
50
Bir din eğitimcisinin hidâyetin Allah’ın elinde olduğunu bilmesi, davranışlarına nasıl yansır: Ümit ve sabırla işine odaklanır.

İnsana bir bütün olarak bakılmaması eğitim kavramını nasıl etkiler: Amaç tespitinde fikir birliği oluşmasını engeller.

“Kıt kaynakların sınırsız ihtiyaçlar karşısında adâletli bir şekilde dağıtılması” ifadesinin açıkladığı kavram : Ekonomi

İlâhiyat eksenli din eğitimine karşı çıkanların temel iddiası : Çok kültürlü toplum gerçeği

Dinin insan fıtratında var olduğunu ve çeşitli boyutlarda davranışlarına yansıdığını en iyi gösten : Bir doğal afete maruz kalındığında Yaratıcı’ya sığınmak

Sağlıklı bir din eğitiminin verilmemesi sonucunda ortaya çıkan durum: İnsan eksik eğitilmiş olur.

Kilisenin bir zamanlar deneysel bilimlere karşı çıkması, hangisine neden olmuştur: Bütün dinlerin bilime karşı olduğu tezlerinin savunulmaya başlanmasına

Beytü’l-Hikme ile ilgili yanlış ifade: Sadece din ilimleri ile ilgili çalışmalar
yapılmıştır.


Din öğretiminde yöntem seçimini etkileyen faktörlerden olmayan: Velilerin özellikleri

Aynı koşullarda yetişen ve birbiriyle yaşıt insanların duygu durumu, yetenek ve
kabiliyetleri bakımından birbirinden farklı olmaları, din eğitimi ve öğretimi ilkelerinden hangisine temel oluşturur: Bireysellik

Buluş yoluyla öğretim stratejisinde öğretmenin en az ihtiyaç duyacağı öğretim
yöntemi: Anlatım

İslâm öncesi Arap toplumunda özellikle şiir ve hitabet gelişmiştir. Bu alandaki en önde gelen eser: Muallakât-ı Seb’a

Hz. Peygamber’in hicretten önce Medine’ye İslam’ı öğretmek üzere gönderdiği muallim: Mus’ab b. Umeyr

 “Öğrencinin derse aktif bir şekilde katılmasını sağlar, onu düşündürmeye sevk eder. Ayrıca öğrencinin kendini ifade etmesine ve sosyalleşmesine imkân verir, bildikleri ve bilmedikleri hakkında öğretmene dönüt sağlar. Yine bilişsel olarak üst düzey öğrenmelere zemin hazırlar, öğrenciyi analitik ve eleştirel düşünmeye sevk eder. Araştırmaların tespitlerine göre öğretmenlerin önemli bir kısmı derste geçirdikleri zamanın üçte birinde bu yöntemle ders işlemektedirler.” Paragrafta verilen bilgilerin en iyi açıkladığı öğretim yöntemi :
Soru-Cevap Yöntemi

Bir ortaokulda Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi derslerine giren Fatma öğretmen, öğrencilerinin gerçek hayatta karşılaşabilecekleri bir sorunu, temsili olarak sınıf ortamına getirerek incelemek ve öğrencilerle birlikte çözüme kavuşturmak
istemektedir. Fatma öğretmenin amacı, öğrencilerinin somut bir mesele veya olay üzerinde odaklanarak, empati yapmalarını, neden-sonuç ilişkileri üzerine düşünmelerini sağlamaktır.
Paragrafa göre Fatma öğretmen, aşağıdaki öğretim yöntemlerinden hangisini
kullanırsa amaçlarına daha hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabilir: Örnek Olay İncelemesi Yöntemi

Din eğitimi açısından okul öncesi dönem'in temel niteliklerinden biridir: Daha ileriki yıllarda yaşanacak olan dinî hayat için bir hazırlık dönemi olması

Gençlik dönemi din eğitiminin ilkelerinden olmayan: Gençlere sıkça öğüt verilmeli, her an bir yanlışlık yapabilecekleri düşüncesiyle, kendi
başına hareket etmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir.


------- döneminde yapılan dualarda hastalıklardan ve felaketlerden korunma, anne babasının ve sevdiklerinin sağlığı ve iyiliğine ilişkin istekler yer alır. Artık bu dönemde, yapılan duaların, sırf şahsi istekleri dile getirmenin
ötesinde Allah ile kendisi arasında bir bağ kurmak gibi önemli bir işlevinin olduğu fark edilmeye başlanır. Cümlede boş bırakılan yeri hangisi doğru bir şekilde tamamlar: Son çocukluk

Gençlik dönemi dinî gelişim özellikleri:
I. Soyut kavramları anlama kapasitesi bu yaşlarda gelişip olgunlaşmaya başlar.
II. En kesin entelektüel ve moral etkilerin yaşandığı bir çağdır.
III. Belli ölçüde bilgi ve hür irade ile gerçekleşen gerçek anlamdaki “ahlakî” davranışların ilk olarak görülmeye başladığı çağdır.

ilk yetişkinlik dönemi gelişim özellikleri:
II. Bu dönemde normal seyrinde devam eden dini gelişim, dönemi ortalarından itibaren ruhi yaşayışta bir derinlik kazanır, bireyin kendisi ve çevresiyle hesaplaşma, hayatın genel bir muhasebesini yapma süreci başlar.
III Bu dönemin başlarındaki kısmî dinî ilgisizlik, bir takım hayat görevlerinin harekete geçirdiği dinî uyaranlarla birlikte ortadan kalmakta ve tekrar dine karşı yeniden bir ilgi uyanmaya başlamaktadır.

Genel anlamda her türlü eğitim ve öğretim faaliyetini ifade eden terbiyenin kelime anlamı itibariyle karşılığı olmayan: Araştırma

Allah Teâlâ’nın kâinatı belirli bir ölçü ve kanuna göre yaratmasının Kur’an diliyle
ifadesi:  Sünnetullah

“İnsan toplum içindir. Eğitimin amacı, insanı sosyalleştirmektir. Bunun için toplumda oluşan değerlerin, yetişkinler tarafından genç kuşaklara bir şekilde aktarılması gerekir.” görüşünün sahibi: E.Durkheim

Din kavramı ile ilgili yanlış ifade: Baskılara maruz kalan insanlar, onu belli bir dönem vicdanlarında hapsetmişlerdir.

Hümanizm ile ilgili olarak yanlış ifade olan: Sekülerliği reddedip, dinin alanını genişletmesi

Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Kutadgu Bilig isimli kitabın yazarı : Yusuf Has Hacib

İslam dini açısından iyi bir insanda bulunması gereken özelliklerden olmayan:Hiç ölmeyecek gibi sadece dünya için çalışması

İnsanın, Yaratıcı ile her zaman bir şekilde irtibatlı oluşu, din eğitimcisi açısından
öncelikle ne anlam ifade eder: İnsanlardan umut kesilmemelidir.

“İnsanın başına bir sıkıntı gelince, yan yatarken de, oturup kalkarken de, bize
(Allah’a) yalvarıp yakarır; ama ne zaman ki sıkıntısını gideririz, başına gelen sıkıntıdan kendisini kurtaralım diye sanki bize hiç yalvarıp yakarmamış gibi (nankörce) davranmaya devam eder.” (Yunus 10/12).
ayeti din eğitiminin gereklilik temellerinden hangisine işaret eder: Psikolojik

Din eğitimcisi ve din hizmeti sunanlar için belirlenen ilkelerden olmayan:
Sabırsız olmak ve karşılık beklemek

Arap alfabesinin geliştirilmesi ve Arapça dilbilgisi kurallarının
belirlenmesi konusunda çalışmalar yapan en önemli bilginler:
Ebu'l Esved ed-Düelî, Sîbeveyh

Din eğitimi kurumlarından hangisi Tevhid-i Tedrisat Kanunu gereğince 1924
yılında açılmıştır: İlahiyat Fakültesi

Medreselerde yetişen ve hukuk alanında istihdam edilen görevli: Kadı

Şeriye ve Evkaf Vekâleti yerine kurulan Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş tarihi: 3 Mart 1924

Yaygın din eğitimi etkinliklerinden olmayan: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi

“Öğrencinin bir problem durumu ile karşı karşıya getirilerek çözmeleri için harekete geçmelerini amaçlar. Bu öğretim stratejisinde, öğrenci
problemi tanımlar, problemin çözümü için denenceler (muhtemel çözüm yolları) düşünür, bu denencelerin doğru olup olmadıklarını tespit etmek için veri toplar ve bu verileri değerlendirmek suretiyle sonuca ulaşır.”
Yukarıdaki bilgilerle açıklanan öğretim stratejisi : Araştırma-inceleme yoluyla

Din eğitimi ve öğretiminde kullanılacak yöntem ve tekniklere esas teşkil eden ilkelerden biri: Açıklık

En az üç öğrencinin bir araya gelerek bir konuyu incelemesi, bir sorun üzerinde konuşması ve çözüm üretmesi için başvurulan yöntem : Grup tartışması yöntemi

Bilgilerden hangileri din öğretiminde “bütünlük” ilkesini açıklar:
Din eğitimi ve öğretimi ne sadece zihinsel bir çaba, ne sırf duygusal bir ifade ve ne de bedensel bir hareket ile gerçekleşebilecek bir faaliyettir; bunların tamamını içine almayı gerektiren bir uğraştır.

Bir dersin özel ya da genel amaçlarını gerçekleştirebilmek için önceden hazırlanan bir plan çerçevesinde, belli olayların, nesnelerin ve durumların gerçek mahallinde izlenmesi ve incelenmesine yönelik yöntem: Gözlem gezisi yöntemi

“Varlıkların tek ve büyük bir irade tarafından yönetildiği” inancı: Monoteizm

Bir zamanlar kilisenin bilgiyi tekelinde tutması, deneysel bilimlere ve bilim
adamlarına karşı takındığı tavır hangisine neden olmuştur: Din-bilim çatışmasına

“Renan Müdafaanamesi” isimli eserinde, İslâm’ın bilimi teşvik ettiğini ispat etmeye çalışan ve müslümanların medreselerinin ve bilginlerinin ortaya koydukları ilmin, Avrupa medeniyetini de etkilediğine vurgu yapan yazar: Namık Kemal

Sağlıklı bir din eğitiminin verilmemesi sonucunda ortaya çıkan durum: İnsan eksik eğitilmiş olur.

Dünyanın, güneşin bir gezegeni olduğu ileri sürülünceye kadar, evrenin merkezinin dünya olduğunu söyleyen ve bu teorisi uzun yıllar “bilim” olarak okutulan kişi: Batlamyus

“Hristiyan üniversalizmi ile Yahudi monoteizmini birleştiren tek din
İslamiyettir.” görüşünde olan kişi: Alfred Weber

İhkak-ı hak ne demektir: Herkesin, kendi hakkını kendisinin almasıdır.

Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda hayata yansıtılması anlamına gelen kavram: Medeniyet

Ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan yetiştirilmesi görevine sahip olan eğitim: Girdi

“İnsan doğuştan sosyal bir varlıktır.” görüşünü savunan İslâm bilgini: İbn Haldun

Medrese talebeleri arasında belirli öğrenim basamaklarını geçmiş, yetişmiş talebe anlamında kullanılan ifade : Suhte

Medine’ye hicretten sonra inşa edilen ve mescidin bir parçası olarak, Hz.
Peygamber’in etrafında ilim öğrenen grubun eğitim merkezi olduğu kadar, bazı sahâbîlerin barındığı mekân : Suffa

Din ilimlerinde uzmanlar yetiştirmek amacıyla 1915 yılında açılan kurum: Medresetü’l-Mütehassısîn

Yaygın din eğitimi faaliyetlerinin yapıldığı ortamlardan olmayan: İmam-Hatip liseleri

İslam dünyasında tıp, astronomi, matematik ve felsefe alanlarında önemli çalışmalar yapan ünlü bilginlerden biridir: Harezmî

Din öğretiminde konular anlatılırken somuttan soyuta, bilenenden bilinmeyene,
yakından uzağa doğru bir yaklaşım tercih edilerek, öğrencinin seviyesine göre onun kavrayabileceği cümlelerle iletilerin net, mesajların anlaşılır olması ilkesi din öğretimi ilkelerinden hangisini ifade eder: Açıklık

Din öğretiminde yöntem seçimini etkileyen faktörlerden olmayan: Velilerin özellikleri

Din eğitimcisinin eğitim öğretim uygulamalarını planlarken ve gerçekleştirirken insanlar arasındaki farklılıkları dikkate almak durumunda olması,
aşağıdaki öğretim ilkelerinden hangisinin gereğidir: Bireysellik

Din öğretimi ilkelerinden biri olmayan: Görsellik

Eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılabilecek yöntemlerin seçiminde etkili olan faktörlerden olmayan: Toplum psikolojisi

kültürümüzde çok kullanılan edeb kelimesinin anlamı: Haddini bilmek

Tanrısı insanlık, peygamberi bilim adamları, mucizeleri ise icatlar ve keşifler olan anlayış: Hümanizm

Genel anlamda her türlü eğitim ve öğretim faaliyetini ifade eden terbiyenin kelime anlamı itibariyle karşılığı olmayan: Araştırma

“Varlıkların tek ve büyük bir irade tarafından yönetildiği” inancının karşılığı:
Monoteizm

“İnsan, bilgilerini doğuştan getirir. Kendi haline bırakılırsa kötülüğe meyleder. Yapılacak ilk iş, insana kendisini tanıtmaktır. Sonra da iyilik ve mutluluğu birlikte aramaya çıkmaktır.”  görüşün sahibi filozof : Socrates

“İnsanın başına bir sıkıntı gelince, yan yatarken de, oturup kalkarken de, bize
(Allah’a) yalvarıp yakarır; ama ne zaman ki sıkıntısını gideririz, başına gelen sıkıntıdan kendisini kurtaralım diye sanki bize hiç yalvarıp yakarmamış gibi (nankörce) davranmaya devam eder.” (Yunus 10/12).
ayeti din eğitiminin gereklilik temellerinden hangisine işaret eder:
Psikolojik Temeli

Bir dinin ya da fikrin, maddî ve manevi boyutlarda hayata yansıtılması anlamına gelen kavram: Medeniyet

Edib Ahmed Yüknekî tarafından kaleme alınarak Karahanlı beylerinden Muhammed Dâd Sipehsalar’a hediye edilen ünlü ahlâk kitabının adı : Atabetü’l-Hakâyık

Türklerin İslâmiyeti kabul ettikten sonra, ilk yazılı eser olma özelliğini taşıyan Kutadgu Bilig isimli kitabın yazarı: Yusuf Has Hacib

Manevi kültür içindeyer almayan: Kılık-Kıyafet

Medrese talebeleri arasında belirli öğrenim basamaklarını geçmiş, yetişmiş talebe anlamında kullanılan terim: Danişmend

II. Abdülhamit döneminde Darülfünun içerisinde açılan Ulûm-ı Âliye-i Diniye
Şubesi için hazırlanan programda yer verilen derslerden biri : İslam Tarihi

Beytü’l-Hikme ile ilgili yanlış bilgi: Din ilimleri ile ilgili çalışmalar yapılmıştır.

Hz. Peygamber döneminden sonra kurulan eğitim kurumu: Medrese

Tümevarımcı bir mantıkla, öğrencinin kendi etkinlikleri ve gözlemlerine dayalı olarak kendi kendine öğrenmesinin ve bir yargıya varmasının teşvik edildiği, sunulan örneklerden yola çıkarak kavramlara ve genellemelere ulaşmasının beklendiği öğretim stratejisi : Buluş yoluyla öğretim stratejisi

Soru-cevap yönteminin üstünlüklerinden biri: Öğrencinin derse aktif bir şekilde katılımını sağlaması

Din öğretimi ilkelerinden olmayan: Taklit

“Altı yaşındaki bir çocuk ile on altı yaşındaki bir gencin ya da yirmi altı yaşındaki bir genç yetişkinin bedensel, zihinsel ve duygusal olarak
birbirinden farklı oluşları, doğal olarak din eğitiminin de yöntem ve tekniklerin
farklılaşmasına neden olacaktır.”
Paragrafın açıkladığı din öğretimi ilkesi: Bireysellik

“Bu Kur’an’ı sana indirdik ki ayetlerini düşünsünler ve akl-ı selim sahipleri öğüt
alsınlar” (Sâd 38/29) ayet-i kerimesi aşağıdaki din öğretim ilkelerinden özellikle hangisine kaynaklık edebilecek bir anlama sahiptir: Amaca dönüklük

 “insanlık dini”nin temel özelliklerinden olmayan: Geçmiş dinlerin tecrübelerinden yararlanmaması

Kendisini zayıf kabul eden bir insanın, üstünlüğünü kabul ettiği ve inandığı bir
güce bağlanması, hayatına nasıl yansır: İnanılan gücün önünde eğilir.

Bir zamanlar kilisenin bilgiyi tekelinde tutması, deneysel bilimlere ve bilim
adamlarına karşı tavır alması hangisine neden olmuştur: Bütün dinlere tepki gösterilmesine

Kur’an’da, yaratılışta insana iyilik ve kötülük duygusunun birlikte verildiğinin
bildirilmiş olması eğitim açısından ne anlama gelir: Duyguların iyi yöne kanalize edilmesi gerektiği

Fatiha suresinde geçen “din” ne anlama gelir: Karşılık

Diriliş konusunun insanları çok düşündürmesi ve tedirgin etmesinin en
önemli nedeni : Hesaba çekilme korkusu

Din eğitimcisi yaptığının karşılığını neden Allah’tan beklemelidir: Peygamber varisi olduğundan

İslâm’ın yetiştirmek istediği “iyi insan” özelliklerinden olmayan: Hiçbir işte yarış içine girmemesi

Din eğitimcisi, insanlardan neden umut kesmemelidir: İnsanın, yaratılışından itibaren Yaratıcı ile bir şekilde ilişkisi olduğundan

Sadaka taşı ile ilgili yanlış olan: Medeniyetin dine yansımasıdır.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile açıldıktan bir süre sonra kapanan İmam-Hatip Okulları, daha sonra hangi yıl tekrar açılmıştır: 1951

İslam’ın eğitim ve bilgiye bakışı ile ilgili yanlış olan: İnsan bilgiye sahip olarak dünyaya gelir.

Eğitim mekânlarından hangisi sadece Medine döneminde faaliyet
göstermiştir: Suffa

Din ilimlerinde uzmanlar yetiştirmek amacıyla 1915 yılında açılan kurum:
Medresetü’l-Mütehassısîn

II. Meşrutiyet döneminde medreselerde yapılan ıslah çalışmaları ile ilgili
doğru bilgi: Medrese eğitiminin, uzmanlık da dahil en çok 12 yıl olması planlanmıştır.

Din öğretiminde yöntem seçimini etkileyen faktörlerden olmayan:
Öğrencilerin fiziksel özellikler

Din eğitimcisinin eğitim öğretim uygulamalarını planlarken ve
gerçekleştirirken insanlar arasındaki farklılıkları dikkate almak durumunda
olması, aşağıdaki öğretim ilkelerinden hangisinin gereğidir: Bireysellik

“Çocukluk döneminde çocuğa sunulan din hakkındaki her şey ve bunların sunuluş şekli onun ileriki yaşamında dine olan yaklaşımını
belirleyici etkiler yapar.” Yukarıdaki ifadede öncelikle anlatılmak
istenen husus : Din öğretiminde muhteva ve öğretim yöntemlerinin oldukça önemli olduğu

Belirli bir konunun kalabalık bir dinleyici kitlesine sınırlı bir süre içerisinde öğretimi söz konusu olduğunda, genellikle aşağıdaki öğretim yöntemlerinden hangisi tercih edilir: Anlatım

“(İnsanlar) devenin nasıl yaratıldığına, bakmazlar mı? Göğe bakmıyorlar mı nasıl yükseltilmiş? Dağların nasıl dikildiğine, bakmazlar mı? Yeryüzünün nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?” (Ğâşiye 88/17-20)
“(Resulüm!) De ki: ‘Yeryüzünde dolaşın da yaratılışın nasıl başladığına bir bakın. İleride Allah öteki oluşmaya da vücut verecektir. Allah,
her şeye Kadîr'dir.” (Ankebut 29/20).
Yukarıdaki ayet-i kerimeler hangi öğretim yönteminin dini dayanağı olarak kabul edilebilir: Gözlem gezisi

Dinî duygu ve inancın, hayatın her alanında kendini göstermesi ne anlama gelir:
Dinin, her insanın özünde var olan bir gerçek olduğu

Sağlıklı bir din eğitiminin verilmemesi sonucunda ortaya nasıl bir durum çıkar:
İnsan eksik eğitilmiş olur.

Kilisenin bir zamanlar deneysel bilimlere karşı çıkması, aşağıdakilerden hangisine
neden olmuştur: Bütün dinlerin bilime karşı olduğu tezlerinin savunulmaya başlanmasına

İnsanın, yaratılıştan içine iyilik ve kötülük duygusunun birlikte yerleştirilmiş olduğunu bildiren ayet neyi ifade eder: Bu duyguların farkında olunması ve dikkate alınması gerektiğini

İhkak-ı hak ne demektir: Herkesin, kendi hakkını kendisinin almasıdır

Din eğitimcilerinin Peygamber varisi olmaları nedeniyle çeşitli uyarılara muhatap
olabilecekleri düşünüldüğünde, aşağıdaki özelliklerden hangisine sahip olmaları
sağlıklı bir din eğitimi vermelerini engeller: Yaptıklarının karşılığını, insanlardan da
beklemeleri


İnsanın, Yaratıcı ile her zaman bir şekilde irtibatlı oluşu, din eğitimcisi açısından
öncelikle ne anlam ifade eder: İnsanlardan umut kesilmemelidir

Ekonomide, “hırsızlık ve rüşvet” nasıl bir “girdi” oluşturmaktadır: Maliyet artırıcı

“Düşen uçakta ya da batan gemide ateist bulunmaz” sözü ne anlama gelir:
İnsanın çaresiz kaldığında, din duygusunun daha belirgin hale gelmesi

Abbasiler döneminde Bağdat’ta kurulan ve Hint, Yunan ve İran dillerinde yazılan
eserlerin Arapça’ya tercüme edildiği kurum : Beytü’l-Hikme

Mekke döneminde din eğitiminin yapıldığı önemli bir merkez olan ve Hz.
Peygamber’in, almış olduğu vahyi burada toplanan Müslümanlara tebliğ ederek
eğitimlerini gerçekleştirdiği mekân: Darü’l-Erkam

Türkiye’de, yaygın din eğitimi hizmetleri hangi kurum tarafından yürütülmektedir: Diyanet İşleri Başkanlığı

İslam’ın geldiği dönemde, Arap Yarımadası’nın durumu ile ilgili ifadelerden hangisi doğrudur:
İnanç ve davranışlardaki ölçüsüzlük ve yanlışlıkların yaygın olması nedeniyle, “Cahiliye” dönemi olarak adlandırılmıştır

İslam dünyasında tıp, astronomi, matematik ve felsefe alanlarında önemli çalışmalar yapan ünlü
bilginlerden biridir: İbn-i Sina

Din eğitiminde muhataba kazandırılacak davranışlar yanında, bu davranışların
kazandırılma biçimi de son derece önemlidir. Çünkü aynı davranışların farklı biçimlerde
sunumu, başka bir ifadeyle, dinî bilgi, duygu ve davranışların kazandırılmasında esas alınan
ilkeler ve izlenen yöntemler, muhatabın dine karşı olumlu veya olumsuz bir tutum
sergilemesinde etkili olacaktır. Gelişim dönemlerinin hangisinde bu etkinin daha az olduğu söylenebilir: Yaşlılık

Hangisi anlatım yönteminin eş anlamlısı olarak kullanılır: Takrir yöntemi

Bir olayı ya da sorunu yazılı veya sözlü, görsel veya işitsel araçlarla öğrencilerin
dikkatine sunarak, söz konusu olay hakkında değerlendirme yapma, nedensonuç ilişkisi kurma ve çözüm önerileri sunmaya dayalı öğretim yöntemi: Örnek olay incelemesi yöntemi

Bir dersin özel ya da genel amaçlarını gerçekleştirmek üzere önceden hazırlanan
bir plan çerçevesinde belli olayların, nesnelerin ve durumların gerçek mahallinde
izlenmesi, gözlenmesi ve incelenmesine yönelik faaliyetlerden oluşan öğretim
yöntemi : Gözlem gezisi yöntemi

Din eğitimi ve öğretiminde “amaca dönüklük” ilkesine göre aşağıdaki
ifadelerden hangisi yanlıştır: Eğitim öğretimde amaçlar hakkında öğretmenlere bilgi verilmesi yeterlidir, ayrıca öğrencilerin hedeflerden haberdar edilmeleri gerekmez

Soru-cevap yönteminin üstünlüklerinden olmayan: Birçok bilginin daha kısa bir süre içinde
sunulmasına imkân vermesi







Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10