Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10
31
Kitap özetleri / Bomba - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:08:06  »
Hikaye 1900’lü yıllarda Mekedonya da bir kasabada geçer. Halk huzur içinde yaşarken bir fitne tohumu ekilir. Kasaba da yaşayan ve hikayenin kahramanı genç Boristir. Ülkede her şey kötüye gitmeye başlar.

Ülkede bir kargaşa ortamı mevcuttur ve bu kargaşadan yararlanmak isteyen Komitacılar yönetimi el alır. Yönetimi aldıktan sonra halka zulüm ederler özellikle kendilerinden olmayanları öldürürler. İşkence ederler. Evlerinden barklarından ederler. Bu yönetim anlayışına karşı çıkan birileri vardır bunlardan biri de Boristir.

Boris ise sosyalist bir gençtir. Huzur içinde ailesi ile birlikte kasabasında yaşamak ister. Huzur kalmayınca ailesini de alıp Amerika’ya gitmek ister fakat gitmeden bir gece önce yakalanır. Boris’in kafası kesilir ve eşine bir bomba gibi verilir.
32
Kitap özetleri / Perili köşk - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:07:07  »
Sermet Bey ailesi ile birlikte bir ev aramaya başlar. Gezmedikleri yer kalmaz sonunda çam ormanının içinde bir köşk görür ve burayı kiralamak ister. Burada görevli olan bekçiyi bulur. Bekçi köşkün perili olduğunu söyler. Perilere hayaletlere inanmayan Sermet Bey yine de evi tutmak ister.

Ev sahibi ile görüşür 3 yıllık kirayı peşin verir. Ev sahibi de aynı şekilde köşkün perili olduğunu söyler. Sermet bey bu olanları biraz garip karşılar ama üstüne düşmez. Bir zaman sonra köşkün bahçesinde beyaz bir hayalet görünüp kaybolur. Ailesi korkar ve taşınmak ister.

Sermet bey bu hayaletten hiç korkmamaktadır. Sermet Bey hayaleti yakalamayı ister. Plan yapar pusu kurar ve yakalar. Beyaz örtüyü açtığında ev sahibini karşısında görür. Ev sahibi kiraları alır kiracıları kaçırır ve bir başkasına tekrar kiraya vererek dolandırıcılık yapar.

Ev sahibinin sahtekarlığını gören Sermet Bey 6 yıllık kiranın verildiğine dair belgeyi ev sahibine imzalatır. Dolandırıcı ev sahibi 6 yıl hiç kira almaz.
33
Kitap özetleri / Falaka - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:06:13  »
Kitaptaki kahramanımız kuran kursuna gitmektedir. Burada huysuz bir hoca mevcuttur. Bu hoca çocuklara iyi bir eğitim veremediği gibi onları  falakaya yatırıyordur. Bir de bu hocanın her gün camiye gidip geldiği merkebi(eşeği) vardır, çocuklar ona Abdurrahman Çelebi adını verirler. Bir gün bu kursu kaymakam denetlemeye gelir bir kaç çocuğa kuran okutmak istese de olmaz. Sinirlenen kaymakam hoca efendiyle konuşarak orada bulunan falakayı kaldırmasını ister.

Falakanın kalktığını gören çocuklar günden güne dahada arsızlaşır hocaya yapmadıklarını bırakmazlar. Bunun üzerine hoca falakayı geri çıkararak çocukları eskisinden daha çok ve sert dövmeye başlar. Hocanın bir de kullandığı enfitye denilen bir toz vardır. Bu toz burna çekilince fena bir şekilde  hapşurtmaktadır. Bizim afacanlar tabi yerinde durmaz bir gün esneme numarası ile hocayı  uyuturlar, Hocanın tozunu alıp hep birlikte burna çekmeye ve hapşurmaya başlarlar.

Gürültüye uyanan hoca çok sinirlenir ve çocukları bir güzel döver ve onlara bir daha hapşuran ve esneyen olursa şart olsun ki  onları öldüresiye döveceğini söyler. Bu kelime çocukların diline takılmıştır. Çocukalr bir gün bu tozu eşeğe koklatırlar. Eşek hapşurmaya başlar. Hoca gelir ve bu işe anlam veremez.

Çocuklara verdiği sözden dolayı eşeği de falakaya yatırmak zorunda kalır. Oradan geçen kaymakam bunu görür ve o günden sonra kimse hocayı bir daha görmez. Kahramanımız her hap şuranı gördüğü zaman aklına bu hikaye gelip vicdan azabı duyar.
34
Kitap özetleri / Kaşağı - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti (kısa)
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:05:20  »
Hikayenin anlatıcısı ve Hasan kardeştirler. Çiftlikte yaşamlarını sürdürürler. Çiftlikte atlar vardır tabi atların bakıcıları da. En sevdikleri şey ise atlara bakan seyisin atları kaşağı ile tımarlamasıdır.

Tımar zamanları karşıya geçer öylece bakarlar ve bir gün kendileri tımar yaptıklarının hayalini görürler. Bir gün gece kendisi atları tımar etmek ister ve gizlice ahıra gider. Kaşağıyı alır fakat tımar yapmasını beceremez. Kaşağıyı kırar ve saklar. Bu beceriksizliğini de söyleyemez suçu da kardeşi Hasan’a atar.

Hasan’a artık ahıra girmek yasaklanır. Hasan bu olaya çok üzülür ve bir anlam da veremez. Kaşağıyı kimin kırdığını da merak eder. Hasan bir gün hastalanır yatağa düşer. Ölmek üzeredir.

Hikayeyi anlatıcı vicdan azabından duramaz ve Hasan’ın suçsuz olduğunu söylemek ister fakat o gece Hasan ölür.
35
Kitap özetleri / Ferman - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:03:56  »
Hava bozmuş fırtına çıkmış ve ordunun gücünü kesecek dereceye gelmiştir. Osmanlı ordusu günlerdir çok zorlu şartlarda fırtınalı havada ilerlemeye çalışır. Fırtınadan padişahın otağ ısını taşıyan gurup kaybolmuş bu yüzdende padişahın ot ağısı kurulamamıştır. Çok cesur ve padişaha çok bağlı olan Tosun bey durumuz sinirlenir.

Tosun bey otağı aramaya çıkar ancak yağmur ve fırtınadan hiç bir şey göremez. Arama esnasında sipahi askerleri onu padişahın çağırdığını söylerler. Padişah, yanına gelen Tosun beye Nişe götürmesi üzere bir ferman verir. Fermanı alan Tosun Bey neredeyse hiç dinlenmeden gece gündüz demeden dağlar aşar sonunda Nişe varır daha sonra sabah olsun Niş beyine fermanı veririm deyip bir hana uyumaya gider.

Tosun bey gece rüyasında göğüsünde taşıdığı fermanın kan olup aktığını görünce uyanır. Uyandığında rüyanın da etkisi ile ferman artık durduğu yerde göğüsünü yakıyordur. Fermanın içinde yazanı merak etmeye başlar. Her ne kadar açmak istemese içinde ne yazdığını çok merak ediyordur. Yağmurdan dolayı mühürde açılma noktasına gelmişti. En sonunda dayanamayıp fermanı açıp satırları okurken şok olur Fermanda kendi kellesinin alınması yazıyordur. Bu duruma anlam veremez Tosun Bey hep sağdık bir asker olmuş cesurca savaşlara katılmış bir askerdi. Şaşkın ifadelerle olaya anlam vermeye çalışıyordu. İftiraya uğradığını düşündü ve kaçmayı denedi ancak yapamadı. Fermanı Niş beyine verip vermemekte karasız kalır. Kendisine verilen öğütleri aklına getirerek sabah olduğunda Beyin yanına gitmiş fermanı vermişti.

Fermanı okuyan bey şaşmış kalmış Tosun beyin ölmemesi için padişahla konuşabileceğini onun için bir şeyler yapacağını söyler amma velakin Tosun bey Padişahın emrine uymayanı ben öldürürüm der ve kellesini almasını ister. Tosun Bey orada ölür.
36
Kitap özetleri / Diyet - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:02:38  »
Hikayenin kahramanı Koca Alidir. Koca Ali dürüst biridir. Koca Ali’ye iftira atılır hırsızlıkla suçlanır. Bu Ali’nin zoruna gider ama yapacağı bir şey de yoktur. Hırsızlık suçunu cezası olarak diyet ödemesi gerekir. Parası yoktur. Halk zengin birini bulur ve Ali’nin diyetini ödetir.

Halk Ali’yi çok sever sahip çıkar. Ali borcunu ödeyen Kasap Hacı Mehmet’e borcunu yanında çalışarak ödemeye başlar. Ustası Ali’ye zulüm eder. Ustası o kadar gaddardır ki Koca Ali artık dayanamaz kendi kolunu keser kasaba verir ve özgürlüğüne kavuşur.

Böylelikle borçlu kalmamış ve ezilmemiş olur. Borçlu kalmaktansa ve ezilmektense bir kolumu kaybederim ama özgür yaşarım der.
37
Kitap özetleri / Yalnız Efe - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:01:37  »
Eski zamanlarda bir köyde Yörük hoca diye bilinen ve halk tarafından çok sevilen bir adam varmış. Bu adam ve halk başka bir köyde yaşayan faizci Eseoğlu’ndan yaptığı işlerden bıkmışlardır. Eseoğlu bütün halkın topraklarını haciz ettiği gibi köy halkını da eşkıya olarak tanıtmaktadır.

Günlerden bir gün Yörük hoca Eseoğlu ile karşılaşır. Eseoğlu Yörük Hoca’dan borç para ister. O sırada Yörük hoca’ nın yanında alınteri ile kazandığı parası vardır. Yörük hoca isteği parayı ona mecburen verir. O günün üzerine uzun zaman geçer ama yörükoğlu  parasını alamamıştır. Bu durum üzerine parasını istemeye gidince Eseoğlu’nun yanında çalışan adamları tarafından öldürülür. Babasının öldüğün duyan kızı Kezban yıkılır.

Olayı araştırmak ister nasıl olduğunu kimin yaptığını bilmek ister aslında tahmin etmektedir bu kişi Eseoğlu’ndan başkası değildir. Her yere başvursa da hiç sonuç çıkmaz. Kezban bunun üzerine dağa çıkıp eşkıya olur. Artık ona herkes dağda Yalnız Efe der Bir süre sonra Eseoğlu’nu görür ve babasının intikamını alır. Artık hayatını haksızlıklarla mücadeleye adayan biridir.
38
Kitap özetleri / Pembe İncili Kaftan - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:00:46  »
Yavuz Sultan Selim tarafından Şah İsmail‘e bir elçi gönderilecektir. Elçiyi seçmek pekte kolay değildir çünkü bu görev aynı zaman da tehlikelidir. Elçinin devletin onurunu koruyan, cesur, dürüst, korkusuz, yiğit biri olması gerekmektedir. Şah İsmail’in gaddarlığı herkes tarafından bilinir.

Şah İsmail’den hemen hemen herkes çekinir. Bu elçilik görevini Muhsin Çelebi üstlenir. Kendi gönlüyle gelir Sadrazama bütün masraflarını kendi karşılayacağını söyler. Evini barkını ipotek eder bütün birikimini satar pembe incili kaftanını da alır Şah İsmail’in sarayına gider. Şah İsmail’in karşısına çıkar. Mağrur bir şekilde görevini yerine getirir yani fermanı Şaha verir. Görevi yerine getirmenin mutluluğu ile döner.

Geri döndüğünde her şeyini kaybetmiştir. Elinde kalan tek şey devletin şanını yüceltmek olmuştur ve öylece hayatına devam eder. Bir kaftan bütün varlığını kaybettirmiştir.
39
Aşağıdakilerden hangisi tanrının tekliği ve çokluğu ile ilgili bir kavram değildir?

A) Monoteist
B) Politeist
C) Dualist
D) Hemoteist
E) Deist




Cevap: Deist
40
Dinler Tarihine Giriş / Ünite 1: Dinler Tarihine Giriş - Kısa Kısa
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 15 Ocak 2019, 10:07:32  »
• Din: Kur’an’da din terimi, “yol, hayat tarzı, hesap günü, kanun, hüküm”
ve benzeri anlamlarda kullanılmaktadır. Buna göre din, insanın her türlü
inancını, düşüncesini, tavır ve davranışlarını ifade eden, insanın yaşam tarzı
ya da yaşamında izlediği yol anlamına gelmektedir.

• İslâm’da Allah’a inanç, Allah’tan başka hiçbir üstün gücün var olmadığına inancı da içermektedir.

Halk arasındaki yaygın kullanımında din kavramı genellikle kutsal terimiyle birlikte ele alınır. Öyle ki din, zihinlerde öncelikle kutsal terimini çağrıştırmakta; kutsal alana yönelik duygu ve düşüncelerle tavır ve davranışları ifade etmektedir.

•Mezhep: Bir dinin içerisindeki farklı yorum tarzlarına denir.

• kült terimi belirli bir varlık ya da obje ile ilgili inançları ve ibadet
anlayışlarını ifade etmede kullanılsa da özel anlamda bu terim, genellikle
esoterizmi ve komün toplum/cemaat anlayışını kendilerine temel edinmiş
olan akımlar için kullanılmaktadır.

• Ortodoksi: Kendini çoğunluğun inancını ifade eden merkezi din anlayışıyla ve egemen siyasal güçle özdeşleştiren dinsel yorum, asıl doğru öğretiyi savunduğu ve doğru ve kabul edilebilir inançların temsilcisi olduğu iddiasıyla ortodoks olarak tanımlanmıştır.

• Heterodoksi: Çoğunluğun ya da bazı durumlarda siyasal gücün doğru ve kabul edilebilir saydığı resmi öğretinin dışında kalan her türlü akımı ifade etmektedir.

• Senkretizm, farklı inançların bir arada yaşaması ve bilinçli bilinçsiz etkileşimleri sonucu ortaya çıkan yeni dinsel yorum. Örnek: Sihizm. (İslam-Hinduizm), Yehova Şahitleri (Yahudi-Hristiyan)

• Hıristiyanlık tüm inanç ve değerlerinde Mesih inancına ağırlıklı yer vermesi
nedeniyle Kristosentrik ya da “Mesih merkezli” bir dindir.

İslâm ise taviz vermez tek tanrıcığı ya da tevhid inancını merkeze alan
teosentrik (veya daha yerinde bir ifadeyle tevhid merkezli) bir din olarak
değerlendirilebilir.

Milel ve Nihal kitapları tüm yaşam modellerini birer dinsel gelenek olarak ele alır. Abdulkahir el-Bağdadi’nin el-fark beyne’l-fırak adlı eseri bu türe bir örnektir.

Tanrı, metefizik alem ya da kutsala yönelik, duygu, düşünce ve davranışlarını ifade eden sistem anlamına gelir.

Evrenin tümünü tanrı olarak kabul edenler: Panteist

Sezgi yada düşünerek tanrının kavranması: Gnostik

Mesih merkezli din: Kristosentrik

Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10