Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ... 10
21
Kitap özetleri / Kütük - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:16:40  »
Aslan Bey komutasındaki Türk ordusu çok hızlı ilerler. Karşılarına ne gelirse alırlar. Sonunda duvarları çok yüksek olan bir kale çıkar. Bu kaleye daha önce hiç saldırı olmamıştır. Kale kayadan daha sağlam gibi görünür. Aslan bey hazırlıkları yapar ve emri olmadan saldırı olmayacağını söyler. Aradan epey bir zaman geçer ama ordu hale bekler.

Askerler bir anlam veremez ve Aslan bey’e ne zaman saldıracaklarını sorarlar. Aslan bey bekleyin der. Bu arada her gün ormana gider. Kimse neden gittiğini de anlayamaz. Aslan bey sisli havayı beklemektedir. Nihayet sis gelir ve Aslan bey emri verir. Askerlerin bağırmasını ister. Yanlarında bulunan 50 mandayı da getirmelerini söyler ve ormana gider. Sis yavaş yavaş açılmaya başladığında Aslan bey bir elçi gibi kaleye yaklaşır ve teslim olun der.

Düşman teslim olmaz sonra karı dağa bakın der. Herkes orya baktığında inanılmaz büyüklükte bir top görür. Aslan Bey bu topun İstanbul’u fetheden top olduğunu ve ateşlenirse kalelerini yok edeceğini söyler. Düşman bundan korkar ve teslim olur. Aslan bey düşmanın komutanını topun yanına götürür. Düşman komutan onun gerçekte bir top olmadığını onun bir kütük olduğunu anlar.
22
Kitap özetleri / Beyaz Lale - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:16:02  »
Balkan savaşı sürerken Türk köyleri işgal edilir. Bulgarlar Türklere işkence eder. Paralarını alır ve eziyet ederler. Rakko adınd zalim bir komutan vardır ve bütün pislikler bu komutandan çıkar. İşkence çeşitlerini bu komutan bulmuştur.

Çocukların ve kadınların ölmesi gerektiğini düşünür. Bu zalim komutan köyde yaşayan en güzel kızı ister. Gezer ve sonunda LALE isminde çok güzel bir kız bulur. Ailesine bir askerin geleceğini ve kızın ona hizmet edeceğini sonrada geri getirileceğini söyler. Lale evde yalnız olduğu bir gün zalim komutan gelir ve zora Lale’ye sahip olmaya çalışır.

Lale çok direnir ama nafile. Komutan Lale’yi elde etmiştir. Lale bitkin bir haldedir ve yola gelmiş gibi yaparak pencere kenarına gider ve aşağı atlar. Lale yaşadıklarını kaldıramadığından canına kıymıştır.
23
Kitap özetleri / Başını Vermeyen Şehit - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:15:13  »
Osmanlı askerleri bir kale savunması yaparken içlerinden ünlü bir askerin başını vermemesi hikayenin ana temasıdır. Deli mehmed cesur bir yiğitti. Heybetli görünüşü ile yürüyen bir devi andırırdı. Kale savunması yapılırken düşman ağırlığı altında askerler eziliyordu. Düşman güçlüydü ve galip gelmeleri an meselesiydi. Artık ümit kalmamıştı.

Deli Mehmed aslan gibi çarpışıyordu. Düşman askerlerden biri kılıç darbesi ile Deli Mehmed’in başını gövdesinden ayırdı. Kuru Kadı bu olayı gören tek kişiydi. Deli Hüsrev de meydandadır ve çarpışmaktadır.

 Deli Mehmed’in olayına şahit olmuştur. Deli Hüsrev Deli Mehmed’in yerde yattığını görünce bağırır. Mehmed canını verdin başını verme der. Mehmed kalkar düşmanın elinde olan başını alır ve orada yere uzanır.
24
Kitap özetleri / Gizli Mabed - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:14:11  »
Nazan gayet dürüst ve temiz bir kadındır. Eğlenceler kadın ve erkek karışık düzenlendiğinde bu kötü karşılanırdı. Nazan ise bütün bu kötü karşılamalara rağmen her şeyi boş verip gönlünce eğlenirdi. Sermet ise eşinin bu durumundan şikayetçidir. Paraları vardır zenginlerdir eğer zengin olmasalar Nazan’ında böyle olmayacağını düşünür.

Paranın Nazan’ı şımarttığını düşünür. Yine bir gün Nazan bir eğlence düzenler. Bu eğlencenin ileri gittiğini hatta bir erkekle aldattığı dedikoduları Sermet’in kulağına gelir. Bunun üzerine Sermet ilişkiye arar verir. Sonra pişman olur tekrar barışırlar. Bu sefer kural da değişir. Eğlencede kadınlar kadınlarla erkekler de erkeklerle eğlence düzenleyebileceklerdir. Nazan Sermet’in kendisini aldattığını düşünür.

Bir eğlence düzenler. Refi’ye kara çarşaf giyip gelmesini söyler. Refi’nin eşi Meliha da oradadır. Sermet ise Meliha’yı haremine çağırır ve erkek kılığında gelmesini söyler. Erkek kılığında gelir Meliha. Sermet’e “Sen benimlesin fakat kocam da senin karınla” der. Sermet karısını yanına gelir. Refi’yi döver karısına döner. Karısı Sermet’i sevdiğini söyler ve Sermet orada eşine haksızlık ettiğini düşünür.
25
Kitap özetleri / İlk Namaz - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:13:18  »
Hikayenin kahramanı Ömer dir. Ömer çok dürüst, saf, tertemiz biridir. Din ile arası hiç bozulmamış ve  gereklerini yerine getirmeye çalışmıştır. Ömer bir gün namaz kılmak için kalkar abdestini alır ve odasına döner.

Hava daha aydınlanmadığı için biraz daha bekler ve o esnada 15 yıl öncesinde kıldığı ilk namaz aklına gelir. Soğuk bir gecedir ve hayatının boşa geçtiğini düşünür.

Hayatının en anlamlı olduğu dönemin çocukluk dönemi olduğunu düşünür. Çocukluğuna duyduğu özlemle hayatına devam eder.
26
Kitap özetleri / Primo Türk Çocuğu - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:12:29  »
Kenan bey Selanik’te yaşar. Kendisi mühendistir. Avrupa da eğitim görmüş sonra Selanik’e dönmüştür. Burada İtalyan bir bayanla evlenmiştir. Kenan Türklüğünü unutup Avrupa çocuğu gibi yaşamaya başlar fakat bir süre sonra bu rahatsızlık verir ve bu konuda üzerinde düşünmeye başlar. Kenan sonunda gerçekte Türk olduğunun farkına varır ve Türk gibi yaşamaya başlar. Kenan oğlu Primo’yu bir İtalyan gibi yetiştirir.

Sonra tekrardan Türk gibi yetiştirmeye çalışır ve başarır. Eşi Kenan’ı terk eder. Çocuk ise babası ile yaşamayı seçer. Primo ismini Oğuz olarak değiştirir. Yunanlılar Selanik’i işgal için geldiğinde Türk subayları direniş göstermeden şehri verirler. Primo elindeki tabanca ile dışarı çıkıp kahraman gibi yunanlıları öldürmeyi planlar.
27
Kitap özetleri / Forsa - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:11:30  »
Osmanlıda bir gemici düşmana esir düşer. Gemici çok zor günler geçirir. Kimi zaman aç kalır açıkta kalır ama bir şekilde dayanmasını bilir. Esaret sürecinde pes etmez sabır eder ve bir gün Osmanlı askerlerinin kendisini bulacağını ümit eder. Bu ümitle yaşar ve aradan yıllar geçer.

Yıllar sonra yaşlandığında düşmanlar yaşlı gemiciyi bir adada yalnız başına bırakır. Bu adada yalnız kalmasına rağmen içindeki o ümit hiç bir zaman kaybolmaz. Bu yaşlı gemici bir gün sabrının sonunda selamet olduğunu görür.

Tüm sıkıntıları bir anda yok olur çünkü Osmanlı gemileri gelip bu yaşlı gemiciyi bulmuştur. Hikayenin en güzeli yanı ise geminin kaptanı da yaşlı adamın öz oğludur.
28
Kitap özetleri / Efruz bey - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:10:42  »
Bir insanın kendini nasıl topluma benimsettiğini ve bir anda nasıl dibe indiğini anlatır bu hikaye. Ahmet Bey, Çerkez kökenli bir annenin  oldukça zengin, kibar, âlim biriymiş gibi görünen oğludur. Aslında ne âlimliği ne de zenginliği vardır. Kimin nesi olduğunu kimse bilmediğinden herkes onun görüntüsüne kanarak saygıda kusur etmezlermiş.

Bir gün çalıştığı yere geldiğinde hürriyetin ilan edildiğini duyurur ancak kimsenin böyle bir ilandan haberi yoktur. Kanuni Esasi yeniden tebliğ edilmişse de içinde hürriyete ilişkin bir atıfta bulunma yoktur. Ahmet Bey ise bu hürriyet haberine öylesine inanmaktadır ki gerçeği yalnız kendisinin bildiğini ve herkesin sonradan bunu öğreneceğini düşünmektedir. Bu düşüncesi ona kendisinin diğerlerinden üstün olduğu hissini verir. Bu düşüncelerle sokak ortasında yaşasın hürriyet diye bağırarak dolaşır.

Coşkunluğu arttıkça nidası da artar. Eski rejime küfürler saydırır. Halk tepki gösterir. Önce deli sanarak polise haber vermek isteseler de sonra başına bir kalabalık toplanır ve onun coşkusuna ve nidalarına ortak olurlar. Ona bu işi nasıl gerçekleştirdiği sorulunca Ahmet Bey kendisinin de bilmediği bu soru karşısında duraksar. Karşısındaki kalabalık bu işi kendisinin gerçekleştirdiğini düşünür. Jön Türklerin başı olduğunu söyler, bir tünel kazarak hürriyet ilanını yayınlaması için sarayı tehdit etme projesinin kabul edildiğini, bu tüneli kazmanın 20 yıl sürdüğünü söyler Oysa ki kendisi henüz 24 yaşındadır.

Ahmet Bey, isminin de sahte ismi olduğunu söyleyerek ismini inkâr eder. Kısa sürede ünü tüm şehirde yayılmıştır. Herkes artık kahraman olarak görür. Halk hürriyet bağırışlarıyla  Ahmet Bey’i omuzlar üstünde evine getirir. Gece boyunca geldiği noktayı düşünür. Bir de henüz kendisinin de bilmediği gerçek ismini. Sabaha dek yaptığı araştırmalar sonucunda şanına yaraşır bir isim bulur. Bu isim Efruz Beydir. Ertesi gün kalabalığa hitaben gerçek ismini söyleyince halkın coşkusu da artar. 

Bir hana gelerek orayı merkez olarak kullanırlar. Efruz Bey arada hürriyet vaazları verip halkı coşturmaya devam eder. Polis teşkilatını ortadan kaldırmak gibi projeleri uygulamaya koyar. İstanbul kadınları arasında Aforoz Bey’e dönüşen ismi ise bu doğan kız çocuklarına Firuze olarak konur. Yine coşkuyla evine geldiği gün bir telgraf alır. İttihat ve Terakki Cemiyetinden gelen bu telgraftan bir şey anlamasa da bizimkilerdendir diyerek  onların yanına gider. Arkadaşları onu umduğu gibi bir karşılamaz, aksine onu hep bir ağızdan küçük düşürürler. Kendisini bekleyen kalabalık dağılır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından sorgulanır. Sorgu sırasında tüm bu kargaşanın bir üstün görünme çabası için olduğu anlaşıldıkça ortamda kahkahalar kopar da kopar. Hapse girer. Çok fazla kalmaz çıkar. Halk artık Ahmet Bey’i görmezden gelir. Kendisi de bunların bir rüya olduğuna hükmederek kısa sürede unutur gider. Kısa bir rüyaya dalmış ve geri uyanmış sayar kendini.
29
Kitap özetleri / Üç Nasihat - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:09:42  »
Durmuş annesiyle yaşayan fakir biridir. Para kazanmak için evden ayrılmak ister. O dönemde herkes dışarı çalışmaya gider. Öküzlerinden biri ölünce tarlayı süremez ve İstanbul’a gitmeye karar verir.

Orada biriyle karşılaşır. 1 yıllık çalışması sonucu sadece  1 kuruş ve bir nasihat vereceğini söyler. Durmuş kabul etmez ama dayanamaz nasihatin ne olduğunu merak eder. Gelir adamın yanında bir yıl çalışır fakat nasihat zaten bildiği bir şeydir. Bu böyle 3 yıl tekrarlanır. Sonunda adamın verdiği nasihatler işe yarar ve Durmuş zengin olur.
30
Kitap özetleri / Topuz - Ömer Seyfettin - Kitap Özeti
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 13 Şubat 2019, 07:08:57  »
Eflak’lı komutanlar meydanda naralar atan, içki şişelerinin dibine vuran, çoşkulu bir kalabalığa bakıyorlardı. Türklerden kurtulduk diyorlardı. Türkleri hor görüyorlardı.  Halk sevinçten kutlamanın dozunu da kaçırmıştı. Böbürlene böbürlene prenslerinden bahsediyorlardı. Sonra ileri de 33 Türk atlının ve bir  elçinin geldiğini görürler.

Türkler bize ve prensimize hediye getiriyorlar diye şımarıyorlardı. Elçi yaklaşır ve atından iner. Prensin huzuruna kadar yaya gideceklerdir. Meraklı bakışlar altında ilerler. Sarayın kapısına vardığında önce Eflak’lı komutan girer sonra elçiyi çağırır. Elçi yanında getirdiği hediyelerden topuzu alır ve kaldırdığı gibi prensin tepesine indirir.

Prensine ezilmiş kafası etraftakilere dehşet verir. Bütün voyvodalar ve zenginler donup kalmış bu Türkü izlemektedirler. Elçi tahta oturur ve alın size isyan der. İsyana kalkışan Eflaklılar neye uğradığına şaşırırlar. 300 Türk atlısı yaklaşık 4000 Eflaklıyı susturmuştur. Saraydakiler elçinin önünde diz çökerek itaat ederler. İstiklal mücadelesine düşenin sonu işte budur der elçi.
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ... 10