Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 10
11
Konu Anlatımı / Günümüz Fıkıh Problemleri - Dönem Sonu - Kısa Kısa
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 08 Ocak 2019, 16:41:52  »
Ünite 6 - Eğlence, Spor Ve Sanat - Kısa Kısa

-  Bedeni ve zihni güçlendirerek birçok faydaya esile olan eğlence türü:
Spor-müsabaka faaliyetleri

-  Hz. Peygamber döneminde heykelcilik ve resmin yasaklanmasının asıl amacı nedir: Putçuluk ve putperestliği engelleme

- Arapların öteden beri var olan hıda adeti aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?
Yolculuk esnasında şiir ve şarkı söyleme

-  Kur’ân’da güzel sese övgü vardır. Kuran-ı Kerimde güzel sesli olduğu bahsedilen Peygamber : Hz. Davut

-  İslam dininin meşru saymadığı, yasakladığı eğlencelerden biri olan ve Arapça da‘meysir’ diye adlandırılan davranış : Kumar

-  “Katılımcıların belli miktarlarda para koyarak katıldıkları ve kurum tarafından paranın bir kısmını katılımcılara dağıtıldığı ve paranın geri kalan kısmını
kâr olarak alıkonulduğu, katılanlardan kazanacak olanın belirlenmesi çekilişe bağlı olduğu” kumar : Piyango

- Hz. Peygamber'in düğünlerde müzik icrasını teşvik etmesinin asıl amacı nedir: Düğünün topluma duyurulması

-  Eğlence karşılığı olarak Arapça’da kullanılan en yaygın terim :  Lehv

-  hangisi eğlence kavramının kapsamı dışındadır: Alışveriş

-  hangisi Peygamberimizin zamanındaki bayram uygulamalarından birisi
değildir:  Horoz dövüşü yaptırılması

- Düğün ziyafetinde müzik icra etmenin mubah ve müstehap olduğu da ifade eden fakihlerin dayanak noktası nedir: Müziğin meşru evlilikleri gizli olandan ve zinadan ayırması.

-  Hz. Peygamber'in zaman zaman bazı eğlenceleri seyretmesi, ashabını bayram ve düğün gibi özel günlerde eğlencelere teşvik etmesi hangisini gösterir:  Düğünlerde eğlenmenin mubah olduğunu

-  Meşru görülen eğlence türlerinin spor yapma, geçim kaynağı olma, dinlenme ve sağlıklı yaşam gibi çeşitli meşru amaçlarının olması hangisine delâlet eder:
Eğlencenin amaçsızca vakit harcamak olmadığına

-  İlâhî dinlerde resim ve heykel yapımına olumsuz yaklaşımın aşağıdakilerden hangisiyle yakın bağlantısı vardır:  Putperestliği engelleme

- Fertlere veya topluma zarar veren sporların meşru olmaması İslâm’da hangi ilkenin gereğidir: Zarar vermenin yasak olması

-  İslâm âlimleri müziğe dair değerlendirmelerde bulunurken hangisini dikkate almamışlardır: Müziğin ses sanatı olması

- Alimler hangi durumda resim ve heykeldeki canlı tasvirlerine izin vermiştir:
Çocuk oyuncağı yapımı

- Hz. Peygamber’in “Ödüllü Müsâbakalar” olarak naklettiği müsabakalardandır: At Yarışları

- Resim, Arapça literatürde daha çok hangi kelime ile karşımıza çıkmaktadır? 
Suret

- Bir rivayete göre, resmin olduğu yere hangi melek girmemiştir?
Cebrail

- Kutsal kitabımız tarafından en çirkin ses olarak nitelenen ses:
Etrafına aldırmaksızın alabildiğince çıkan eşek sesi

- Hz. Peygamber Dönemi müzik uygulamalarından birisi değildir?
Hz. Peygamber’in gelişiyle Arapların geleneksel müzik sözlerinde hiçbir değişim olmamıştır.

- İslam dininde müziğin meşru olması için aşağıdaki özelliklerden hangisini taşıması gerekir?
İnsanların kalbinde Allah ve Peygamber sevgisine yol açması

-  hangisi kumar olarak nitelendirilemez?
Bir yarışmada ödül kazanmak

- Peygamber efendimizin ilk müezzini olan sahabe: Hz. Bilal

- Hz. Peygamber'in eğlenceyi teşvik ettiği zamanlardan biri değildir?
Yılbaşı kutlaması

- Binicilik ve at yarışları, atıcılık, halter, koşu ve güreş Hz. Peygamber döneminde yapıldığı bilinen spor türleridir.

- spor türlerinden hangisi Hz. Peygamber döneminde yapılmamıştır?
Basketbol

-  hangisi Kumar’a örnektir?
Yarışanların tümü ortaya  para koyar ve “kazanan parayı alır ” şeklindeki anlaşmaları.           

- hangisi kumar kapsamına girmez?
Bir kurum veya şahsın, açtığı bir yarışmada kazananlara ödül vermesi.

-  Eğlencenin mubah olarak değerlendirilebilmesi için aşağıdaki hangi özelliği taşıması gerekir?
İslâm dininin inanç, ibadet ve ahlâk esaslarını, düşünce ve hayat tarzını yansıtacak olması

- hangisinde eğlence mubah olarak değerlendirilemez: Bahis oynamak

-  İslam’da meşru görülen eğlence türlerinin amaçlarından birisi değildir?
Vakit harcama

Ünite 7 - Ticarî Hayat - Kısa Kısa

- Vade farkının caiz olmadığını söyleyen İslam alimlerinin delilleri
arasında yer alır:
Fiyattaki belirsizlik nedeniyle sözleşme fâsid ya da batıl olur.

- Günümüz fıkıh alimlerinden Vehbe Zuhayli’nin “fiyat belirlenmeden
yapılan veresiye alışveriş” ile ilgili görünüşünü yansıtmaktadır?
Gelecekte belirlenecek bir fiyatla yapılacak satış uygun değildir

- İslam fıkıhçılarına göre “hava parası” alınması uygun olduğu durumlar:
I. Kira sözleşmesi devam ederken, kiracının iş yerini boşaltmasının istenmesi
II. Kiralanan iş yerinin sözleşme süresince kiracısı tarafından bir başkasına kiralanması


-  “selem alışverişi” olarak bilinen alışveriş şeklinin doğru açıklaması:
Para peşin mal veresiye

- Sünnet’le sabit olan "selem" ne anlama gelmektedir?
Peşin ödenen para karşılığında malın veresiye satışı

 - Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 2005 yılında sigortalar
hakkında aldığı kararlarda şartlı olarak caiz gördüğü sigorta türü:
Kâr payı esasına dayalı hayat sigortaları

- Hangileri, canlı tartı hayvan alımı gibi “malın bir kısmının fiyatını belirleyerek yapılan alışveriş” için alışveriş şartlarının dine uygun olduğuna işaret eder?
I. Taraflar
II. İcab-kabul
III. Akit mahallinin mevcut olması
V. Teslimin mümkün olması


-  Bir ticarethanenin devri durumunda ticarethanenin yeri, müşterileri, şöhreti gibi nedenler göz önünde bulundurularak asıl değerinin yanında alınan/ödenen
paraya ne ad verilir: Hava parası

-  Fıkıh kurallarına göre bir satışın geçerli olması için gerekli şartlardan biri
değildir: Akdin yazılı bir sözleşmeye dayanıyor olması

-  Vadeli alışveriş çeşitleri ile ilgili verilen tanım ve hükümlerin hangisi tam olarak doğrudur:
Taksitli alışveriş: mal peşin, para veresiye (caiz)

- Taksitli satışta vade farkının yasaklanması sebebiyle esnaf vadeli satış yapmazsa, toplumda bir takım olumsuzluklar yaşanabilir. Hangisi bu olası olumsuzluklardan biri değildir?
Her türlü mal ve hizmet alım-satımında israfın önüne geçilemez

- hangisi ticaret malında bulunması gereken özelliklerden biri değildir:
Malın satışı peşin olmalıdır.

-  Fiyat belirlenmeden yapılan satışla ilgili ifadelerden hangisi yanlıştır?
 Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde fiyatın satış anında değil de borcun ödenmesi anında belirlenmesi hiçbir mezhep müçtehidine göre sahih
değildir.

- İslam dünyasında hükmü tartışılan sigorta çeşitlerinden biridir?
Sabit pirimli sigortalar

- Sigorta çeşitlerinden hangisinin meşrûiyeti hakkında farklı görüşler ve tartışmalar mevcuttur?
Ticari sigortalar

-  kiralamanın kuralları arasında yer almaz?
Kiracının kiralama süresi içinde kiraladığı işyerini bir başkasına kiralaması halinde ondan hava parası alması caiz değildir.

-  Vade farkınının caiz olduğunu öne sürenlerin görüşleri arasında yer almaz?
Harama götüren helal yolları kapatma (sedd-i zerîa) ilkesi gereğince taksitli satış peşin fiyatına yapılmalıdır.

- vade farkının caiz olmadığını öne sürenlerin delilleri arasında yer almaz?
Meşrû kazanç yalnızca emeğin mahsulü değildir

- fıkıh kurallarına göre bir satışın geçerli olması için gerekli şartlardan biri değildir?
Akdin yazılı bir sözleşmeye dayanıyor olması

- Modern iletişim araçlarıyla (telefon, internet vb.) yapılan alışveriş, klasik İslam fıkıh kaynaklarındaki hangi uygulama ile açıklanır?
Mektup veya elçi ile yapılan akidler

- hangisi Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 4.7.2005 tarihinde sigorta hakkında aldığı kararlardan birisi değildir?
Hayat sigortası yaptırmak hiçbir şekilde caiz değildir.

- "İslam’daki muamelat ilkelerine uygun alternatif sigorta sözleşmesi, teberru ve karşılıklı yardım esasına dayalı yardımlaşma sigortası akdidir, bu esasa dayalı reasürans işlemi de aynıdır" kararı nerede ve ne zaman alınmıştır?
İslam Konferansı Teşkilatına bağlı İslam Fıkhı Akademisi’nin 1985 yılında gerçekleştirdiği II. Dönem toplantısında.

- “hava parası”nın eş anlamlısıdır? Peştemallik

- Sadece Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nunticari sigortasına cevaz vermiştir. Geri kalan üç kuruluşun üyelerinden bazıları ticari sigortaya cevaz vermemişlerdir.
- Dünya İslam Birliği’ne bağlı Fıkıh Akademisi
- İslam Konferansı Teşkilatına bağlı İslam Fıkhı Akademisi
- Uluslararası İslam Ticaret Hukukunun Günümüzdeki Meseleleri Kongresi

“Gaibler arasında akitleşme” bunda taraflar aynı mekânda buluşmayıp, bir aracı vasıtasıyla hükmen bir araya gelmektedirler.

- Gaibler arasında akitleşmeye örnek değildir?
Dükkan sahibi ile işyerinde sözleşme yapmak

- Hangileri, İslam alimlerinin bazı alışveriş şekillerine dair farklı hükümler ortaya koymasına sebep vermektedir?
I. Nassların sıhhat durumları
II. Nassların değişik yorumlanması
III. Sosyal hayattaki değişiklikler


-  Hangisi, vade farkının caiz olmadığını söyleyen İslam alimlerinin delilleri arasında yer alır?
Fiyattaki belirsizlik nedeniyle sözleşme fâsid ya da batıl olur.

- Mezheplerden hangilerinin İslam fıkıhçıları, müşterinin alışverişten vazgeçmesi durumunda kaparonun satıcıda kalmasının caiz olmadığı görüşünü benimsemektedir?
Hanefîler, Malikîler ve Şafiîler

- Kaporalı sözleşmenin caiz olduğu görüşünde olan alimler hangi mezheptendirler?
Hanbeli

- Hangisi İslam dünyasında sigortacılıkla ilgili tartışmanın temelini oluşturmaktadır?
Güven satışının caiz olup olmadığı konusu

Müslüman bilginlerin tartıştığı şey, sigortanın faydalı olup olmadığı değil, sigortacılıktan para kazanmanın caiz olup olmadığıdır.

- Kiracının kiraladığı yeri, bir başkasına kiraya vermesi ya da ödünç vermesi hangi durumda caiz değildir?
Ödünç alanın söz konusu gayrimenkule birinci kişiden daha fazla zarar verecek şekilde kullanması halinde.

- Kapora konusundaki tartışma hangi durum için geçerlidir?
Müşterinin sözleşmeden cayması halinde verdiği kaporanın satıcıda kalması

-  İslam fıkhına göre eşya, hak ve menfaatten oluşan ticaret malında bulunması gereken özelliklerden biri değildir?
Ödeme nakit olmalıdır.

- Hangisi, ticari sigortaların bütün türlerinin caiz olduğunu söyleyenlerin görüşlerinden değildir?
İhtimal ve aşırı garar (aldanma) içeren alışverişin her türlüsü bir nevi kumardır.
Bu görüş, Ticari sigortaları caiz görmeyen alimlerin görüşleri arasında yer almaktadır.

- Kira müddeti devam ederken mal sahibinin kiracıdan kirada bulunduğu iş yerini boşaltmasını istemesi halinde, aşağıdakilerden hangisi caiz değildir?
- Mal  sahibinin kiracıdan tazminat istemesi.

Ünite 8 - Faiz, Kredi Ve Finans İşlemleri - Kısa Kısa

-  İslam’da faizle borçlanma meşru olmadığından, kredi bulma imkânı karzı hasen denilen borç/ödünç, kredili satışlar ya da çeşitli
ortaklıklar
kurma yollarından biriyle gerçekleştirilmiştir.

-  İslamda meşru olmayan verilen bir miktar paraya karşılık belli
bir vadede aynı paranın fazlası ile istenilmesini ifade eden kavram:
Faiz

- Bir kişinin birine verdiği parayı aynı cinsten fazla olarak geri almasının İslam literatüründeki tanımı nedir?
Faiz

-  Aynı cins mislî malların ya da aynı cins paranın peşin mübadelesinde bedellerden birinde ölçülebilir bir fazlalığın bulunması halinde gerçekleşen faiz :
Fazlalık Faizi

-  Kuran- ı Kerim de hangi surede geçen ayetlerde faiz kesin olarak yasaklanmış, faizden vazgeçilirse anaparanın borç verene ait olduğu vurgulanmış ve anaparaya yapılacak az veya çok her türlü ilavenin
faiz kapsamına gireceği ifade edilmiştir?
Bakara Suresi

-  hemen hemen bütün sahih hadis kitaplarında yer almakta olan ve “altı mal
hadisi” olarak bilinen hadis:

Ubâde b. Sâmit'in rivayet ettiği hadisin meali şöyledir: "Altına karşılık altın, gümüşe karşılık gümüş, buğdaya karşılık buğday, arpaya karşılık
arpa, hurmaya karşılık hurma, tuza karşılık tuz cinsi cinsine eşit ve peşin olarak satılır. Malların cinsleri değişirse peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi satın."

- hemen hemen bütün sahih hadis kitaplarında yer almakta olan ve “altı mal
hadisi” olarak bilinen hadiste yer alan mallardan biridir?
Hurma

- Hâmiline sadece hesabında para bulunduğunda harcama imkanı veren kartlardır.  Debit Kartı

-  “Bir kuyumcu 10 gram altını vadeyle 10 gram altın veya 75 gram gümüş karşılığında satarsa” hangi faiz durumu ortaya çıkar?
Veresiye Faizi

-  hangileri fıkıh literatüründe faizin türleri arasında yer almaz?
Temettu faizi modern Türk hukunun faiz terimlerindendir.
Kredi faizi ise bankacılık faiz terimidir.

- Fıkıh kitaplarında mezhep imamlarının faizle ilgili değerlendirmelerinde hareket noktasını "altı mal hadisi" diye meşhur olan rivayet oluşturur. bu
rivayette geçmeyen mal hangisidir: yulaf

 "altı mal hadisi" içinde geçen mallar:
"Altın,gümüş, buğday, arpa, hurma, tuz"

- Faizsiz bankacılıkta sermayeyi işletme yöntemleri şunlardır:
Murâbaha, ortaklıklar ve kiralama.

- Sözlük anlamı: bir malın üstüne kar koyup almak terim anlamı:peşin satın alınan malı belli bir kâr ilave ederek vadeli satmak demektir. Bu tür satım
akdinde, malın alış fiyatı ve üzerine konulan kâr miktarının bilgisi müşteriye verilir ve anlaşma sağlanır. yukarıda sözlük ve terim anlamı verilen
fıkhi kavram:  Murabaha

- Fıkıhta güvene dayalı satış (buyû’u’l-emânât) olarak bilinen sözleşme türü :
Murabaha

- Çalışma, emek ve sermaye ile kâr- zarar paylaşımı esası ile kurulan ortaklığa ne ad verilir?
Mudârebe

- Katılım bankacılığı kurumlarına katılım hesabı yoluyla para yatıranlar, belirlenen süre sonunda kâra veya zarara ortak olduklarını bilmekte, katılım bankası da bu sermayeyi borç olarak değil ortaklık sermayesi olarak kabul etmektedir. Dolayısıyla kurum ile hesap sahibi arasındaki ilişki ortaklık ilişkisidir. Bu tür ortaklıklara Fıkıhta ne denir?
Mudârebe

- Vadeli borçlanmalarda alınan karşılıksız fazlalık hangi tür faizdir?
Nesîe faizi

-  hangisi katılım bankacılığında cârî hesabın özelliklerinden biri değildir?
Sadece hükmî şahısların açabilmesi

-  Kâr ve zarara katılma şartıyla oluşturulan hesap türü:
Katılım hesabı

- murabaha akdinin tanımı: 
Peşin alınan malın alım fiyatı ve kâr oranı belirtilerek satılmasıdır.

-  Kredi kartı kullanıcısı (müşteri) ile alacağını kart yoluyla tahsil eden taraf (işyeri) arasındaki ilişki, alacağın tahsil edilmesi bakımından ne tür bir
ilişkidir:  Havâle

- Faizin yasaklanmasının sebeplerinden biridir ?
Haksız ve aşırı kazanç sağlaması

-  Faizsiz bankacılık/katılım bankacılığı uygulaması ilk hangi ülkede başlatılmıştır: Mısır

-  hangisi faizsiz bankacılıkta sermayeyi işletme yöntemlerinden değildir?
sadece kar ortaklığına katılım bankaları girmez.

bir malın üstüne kar koyup vadeli satmak (murabaha)

- Banka ile kart hâmili arasındaki ilişki kefâlet ilişkisi olarak görülürse, bankanın kefil olması karşılığında lehine kefil olduğu tarafın (tüccar) alacağından belli bir oranda kesintiye gitmektedir. Bankacılıkta bu işleme verilen ad nedir:
iskonto payı  ( hanefi fıkhına göre caizdir.)

- hangisi faizin yasaklanma hikmetlerinden biri sayılamaz?
zenginleşme ile ortaya çıkan lüks hayatın yerine zühd hayatını yaygınlaştırmak

- Kişinin hesabında nakit para olmasa da bankanın tanıdığı limit ölçüsünde mal/hizmet alım imkanına sahip olur. Bu harcamalara belirlenen süre için faiz uygulanmaz: Charge kart

Ünite 9 - Menkul Kıymetler  - Kısa Kısa

-  “Mali hakların yanı sıra yönetime katılma gibi hakları da sağlayan ve gerçek bir ortaklık ilişkisi kuran hisse senetlerine ne ad verilir:
Ortaklık senetleri

-  hangisinde hisse senedinin sahibine sunmadığı bir imkan paylaşılmıştır?
Ortaklığın tek taraflı fesih hakkı

- İslam dinine göre aşağıda verilen menkul kıymet türlerinden hangisinin faizle ilişkisinin bulunmadığı, bu sebeple bazı kesimlerce caiz olduğu söylenilmektedir: Gelire endeksli senet

- Çoğu İslam alimi ''hisse senedinin ihracının ve borsadan alınıp satılmasının caiz olduğunu'' savunmaktadır. Onların bu görüşü savunmasındaki en
temel gerekçe: Hisse senedinin kâr ve zararı ile birlikte şirketin
malvarlığına ortaklığı temsil etmesi


-  Çekleri üzerinde yazılı değerden düşük değerle satmaya bankacılıkta:
"İskonto", tüccar arasında ise "çek ve senet kırdırma" denir.

-  Çağdaş fıkıh bilginlerinin bir kısmının senet kırdırmanın caiz olamayacağını ileri sürmeleri aşağıda verilen gerekçelerden hangisiyle ilişklendirilmektedir?
Aynı tür iki malın farklı miktarlarla vadeli değişiminin yasaklanmış olması

-  Bankadan alacaklı bulunan bir kişinin, hamiline veya adı yazılı kişiye para ödemesi için bankaya verdiği yazılı emri taşıyan kağıt:
Çek

- Çek veya senedin ciro edilmesine İslam hukukunda ne ad verilir?
Havale

- Havale,  satış değil, bir kişideki alacağın bir başkasına devridir.

- Anonim şirketlerin kâr ve zararda ortak olmak üzere finansman ihtiyaçlarını karşılamak için yurt içinde ve yurt dışında satılmak üzere çıkardıkları  kıymetler:
Kâr ve zarar ortaklığı  belgeleri

- İlk çıkarıldıklarında/ihraçlarında şirketin bütün mal varlığına (aktif ve pasifine) ortaklığı ve ortakların şirketteki paylarını ifade eden kavram:
Hisse senedi

- Bir anonim şirketin sermayesinin eşit paylara bölünmesi sonrasında bu paylardan her birini temsil eden kıymetli evrak aşağıdakilerden hangisidir?
Hisse senedi

 -  Çağdaş fıkıh alimleri menkul kıymetler borsasında alınıp satılarak ve ticareti yapılarak kazanç elde edilmek amacıyla işlem gören hisse senetlerinin
hangi oranda zekata tabi olacağında görüş birliği etmişlerdir?
%2,5

- Menkul kıymetlerde zekat yüzde kaç olarak hesaplanır?
%2,5

-  "İntifa senedi" hangisidir?
Belli bir kamu altyapı tesisinin belli bir süre içindeki gelirinin belli bir oranındaki karşılık gösterilen, kamu ortaklığı idaresi tarafından çıkarılan menkul kıymettir.

- Değişken gelirli kıymetli evraka örnektir?
Hisse senedi

- Vadesi bir yıldan az olan devlet iç borçlanma senetleri:
Hazine bonosu

-  kıymetli evrak çeşitlerinden hangisi faizli borç kapsamına girer?
Hazine bonosu

-  kıymetli evrakın borsadan satın alınmasının caiz olmadığını savunan
araştırmacıların ileri sürdükleri görüşlerden biri değildir?
Borsalar sermaye piyasası kurulu tarafından yeterince denetlenmekte olup, hisse senedi fiyatlarında sun’i dalgalanmaların gerçekleşmemesi

-  Tahvil ve hazine bonosu gibi kıymetli evraklardan zekat verildiği halde bunların faiz gelirlerinden zekat gerekmemesi hükmün gerekçesi :
Faiz İslam fıkhına göre meşru bir mal/mülk edinme yolu olmaması

-  Ziraî şirketlerin hisse senetlerinin zekatı hangisine göre hesaplanmalıdır?
1/10 veya 1/20

- Bazı araştırmacıların ''borsadan şirketlerin hisse senedi satın almalarının caiz olmadığı'' görüşünde bulunmalarında verilen unsurlardan hangisi bir neden olamaz?
Fiyatların serbest iradelerle teşekkül etmesi

- Kişinin hisse senetlerinden zekat vermesi aşağıda verilen durumların hangisinin gerçekleşmesi neticesinde geçerli olur?
Ticaretini yaparak kazanç elde etmesi

-  "Kamu kuruluşları veya özel şirketlerin ödünç para (kredi) bulmak için çıkardıkları bir yıldan uzun vadeli olan borç senetleridir"
Tahvil

- hangisi faizle ilişkilidir?
Tahvil ve hazine bonoları birer faizli borç senedidir

- hangileri İslam alimlerine göre ittifakla haramdır?
I. İçki satan firmanın hisse senedi
II. Tahvil
III. Hazine bonosu


-  İslam Konferansı Teşkilatı’na bağlı İslam Fıkıh Akademisi, hisse senetlerinin kâr ve zarara iştirak etmesi sebebiyle kural olarak helal olduğunu, fakat şerî hükmünün bunu çıkaran şirketin ticari işlem ve amaçlarının meşrû oluşuna bağlı olduğunu hangi yılda Cidde'de yaptığı toplantılarda açıklamıştır?
1992

- Hisselerin zekatlarını verme yükümlülüğü sahiplerindedir. Ancak, şirket
gelirinin zekatının ödenmesi şirket yönetimine bırakılmışsa, şirket
yönetimi hisse sahiplerini temsilen hisselerin zekatını verir.
Bu karar İslam Fıkıh Akademisin'in neredeki toplantısında alınmıştır?
1988-Cidde

-   kıymetli evrakın borsadan satın alınmasının caiz olmadığını savunan araştırmacıların ileri sürdükleri görüşler:
I. Borsada kıymetli evrakın fiyatları serbest iradelerle teşekkül etmemesi
II. Borsada açıkça birisi lehine diğeri aleyhine haksız kazançlar söz konusu olması
III. Borsada batık şirketlerin hisse senetleri satışa arz edilebilmesi
IV. Hisse senetlerinin fiyatları gerçek fiyatıyla yeniden değerlendirmeye tabi tutulmaması


- Çağdaş fıkıh bilginlerinin bir kısmının senet kırdırmanın caiz olamayacağını ileri sürmeleri aşağıda verilen gerekçelerden hangisiyle ilişklendirilmektedir?
Aynı tür iki malın farklı miktarlarla vadeli değişiminin yasaklanmış olması

Ünite 10: Gayrimüslimlerle İlişkiler - Kısa kısa

-  Zimmet sözleşmesinin yapılabileceği din mensuplarını en çok sınırlayan fukaha : İmam Şafiî – Ahmed b. Hanbel

- Gezi veya ticaret amacıyla İslâm ülkesine gelen gayrimüslimler için kullanılan
hukukî bir tabirdir: Müste’men

- İslam alimlerinin geneline göre durumlardan hangisinde eşlerden biri müslüman olduğu takdirde ayrılık zorunlu değildir:
Eşlerden ikisi de ehl-i kitaptan iken erkek müslüman olursa

- İslam bilginlerinden hangisi din ayrılığını bir miras engeli olarak görmez?
Saîd İbnü’l-Müseyyeb

- İlk kez din ve inanç özgürlüğünü tanıyan müslümanlara ait bir sözleşmedir?
Hudeybiye Sözleşmesi

- Yahudi ve Hıristiyanları ifade etmek için ehl-i kitap,
ateşe tapanlara mecusî,
yıldızlara tapanlara sâbiî,
putperestler içinse müşrik denilmektedir.

-  Şaffi ve hanbeli imamlara göre "Ehl-i Kitap" teriminin kapsadığı inançlar:
Hristiyanlar - Yahudiler

- Zımmî kime denmektedir?
İslam ülkesi ile arasında vatandaşlık sözleşmesi yapmış ehl-i kitaplara

- Harbilerin hiçbir sözleşmesi ve izni yoktur.

- Sarhoş olup topluma zarar vermeye başlayan bir zımmî hangi yaptırıma maruz kalır: Kamu düzenini korumak için uygun bir ceza vermek

- Bir müslüman erkekle bir müşrik kadının evliliklerinin hükmü nedir?
Bu tür evlilikler baştan batıldır.

-  İslam ülkesinde bir müslümanın kaza ile zımmi bir vatandaşı öldürmesinin hükmü Hanefiler açısından hangisidir?
kasıt varsa kısas uygulanır

- Müslüman kadınların ehl-i kitap erkeklerle evlenebileceğini savunan bir kişi iddialardan hangisini savunması beklenemez:
Müslüman kadının ehl-i kitapla evlenebilmesinin uygunluğu için nakli delil bulunabilir

- bir müslüman bir zımminin domuzunu telef ederse ne yapılır?
müslümanın tazmin sorumluluğu vardır

12
Konu Anlatımı / İslam Mezhepleri Tarihi - Dönem Sonu - Kısa Kısa
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 07 Ocak 2019, 13:32:54  »
- Hariciler Hz. Ali’yi kötülemek için ayetlerden deliller getirmeye çalışırken, Şiiler de yine onu ve diğer imamların üstünlüğünü ortaya koymak için Kur’an ayetlerine müracaat etmişlerdir.

- hangisi mezhep kavgalarının sonuçları arasında yer almaz?
Mezhebi kimlikler hiçbir zaman dinî kimliği bastıramamıştır.

- hangisi Din Fenomenolojisinin özelliklerindendir?
Olay ve olguları mukayeselerle anlaşılır kılar.

- Babilik-Bahailik hareketi ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
19. Yüzyıl ve İran

-  günümüzde Nusayrî toplumunun yaşadığı ülkelerden biridir?
Suriye, Türkiye ve Lübnan

- On iki imamın her birinin isimleriyle anıldığı ilk rivayetin yer aldığı Tefsîr, hangi alime aittir? Kummî

- Hâricîlğin doğuşunu tarihçiler hangi savaştaki hakem olayına bağlamışlardır?
Sıfin Savaşı

- Mürcie kelimesi, "tehir etmek, "ümit vermek" anlamlarına gelen arapçada hangi kelimenin kökünden türetilmiş çoğul bir isimdir? İrca

-  İmamîyye on ikinci imamın gelişini beklemeleri sebebiyle hangi isimle de anılmaktadır? Ashâbu’l-intizâr

-  İmâmiyye tarafından imâmetin nübüvvetin devamı olduğuna delil olarak getirilen ve farklı varyantlarla hem Şiî ve hem de Sünnî kaynaklarda geçen bir rivayette, Hz. Peygamber şöyle demektedir: “Ey insanlar, size iki değerli hazine bırakıyorum, onlara sarıldığınız sürece asla dalalete düşmeyeceksiniz. Bunlardan birisi Allah’ın kitabı, diğeri ise benim ‘itretim, yani Ehl-i Beyt’imdir… Bu ikisi, (cennette) havz başında bana ulaşıncaya kadar birbirinen ayrılmaz; bunu Rabb’imden diledim. Benden sonra bu ikisine yapışır, sıkıca sarılırsanız ebedî olarak sapmaz ve dalalete düşmezsiniz”. ifadesi yer almaktadır. Bu rivayet hangi isimle anılmaktadır?  Sekaleyn hadisi

-  Efdal-mefdûl görüşünü ortaya çıkaran Şii fırka: Zeydiyye

- Hz.Ebu Bekir'in halife olduktan sonra üstesinden gelmesi gereken ilk işi aşağıdakilerden hangisi olmuştur?
Hz.Muhammed'in ölümünden sonra zekat vermeyi kabul etmeyerek dinden dönen kabilelerle mücadele etmek

-  Nihavend Savaşı hangi tarihte gerçekleşmiştir?  644

- Nusayrîlik hangi yüzyılda kurulmuştur?
Nusayrîlik 9. yüzyılda Muhammed b. Nusayr en-Nemirî (ö. 270/883) tarafından kurulmuş batınî bir fırkadır.

-  İslâm âleminin geri kalmasını ve sömürgecilerin istilasını engelleyecek olan ittihad-ı İslâm, yani panİslâmizmi bir devlet politikası haline getiren padişah aşağıdakilerden hangisidir?
II. Abdülhamid

- Sipahi Ayaklanması kaç yılında olmuştur? 1857

- Bâbîlik-Bahâîliğin inanç ve ibadet esaslarının temelini oluşturan ve “beklenen imama açılan bir kapı” anlamına gelen sıfat: Bâb

- Bahâîlikte ibadet için kıble kabul edilen yer neresidir? Akka

- hangisi medrese geleneğine yaslanan oluşumlarla ilgili doğru bir bilgidir?
Bu oluşumun en tipik örneği Diyobendiye cemaatidir. 

6. ünite - Kısa Kısa

hangisi İmamiyye Şiası'na verilen isimlerden biri değildir? Karmatiyye

-  Kulun irade ve fiillerinde hür ve muhtar olduğu anlayışı İmamiyye’nin hangi prensibi ile doğrudan alakalıdır? Adalet

- Usûlü’l-Kâfî adlı Şiî hadis eseri yazarı: Küleynî 

- İsmailiyye'ye verilen isimlerden biri değildir: Sufriyye 

- Allah’ın zâtının, sıfatlarının aynı olduğu görüşü, aşağıdaki itikadî görüşlerden hangisiyle doğrudan irtibatlıdır? Tevhîd

- Abbasî halifesi Memun’un, Ali Rızâ’yı veliaht olarak tayin etmesi, İmâmiyye mezhebi için niçin bir dönüm noktası olmuştur?
Memun dönemi ve daha sonraki tartışmalar, Şiî imâmet nazariyesinin olgunlaşmasını ve İmâmiyye çizgisinin aşırı (ğulât) fırkalardan ayrılmasını ve daha mutedil bir yapı kazanmasını sağlamıştır.

- Gaybet-i Suğrâ Dönemi ile Gaybet-i Kübrâ Dönemi arasındaki ayırt edici özelliklerden biridir:
Liderliğin, imamlardan ve onların özel temsilcileri olan sefîrlerden Şiî ulemâya geçmesi

- Allah’ın, ölenlerin bir bölümünü öldükleri surette dünyaya getireceğine, böylece bir insan kesiminin yükseltileceğine, bir insan kesiminin de alçaltılacağına, hak sahibi insanların haklı olduklarının, zâlimlerin ise haksız bulunduklarının meydana çıkacağına inanılan İmâmiyye itikadî görüşü:
Rec‘at

- Ulema'nın gücünü sınırlayan ve Ulema'yı en çok rahatsız eden olaylardan biri olarak Şia tarihinde yer alan yaşantı:
1963 Ak Devrimi

- Mut'a nikahı aşağıda verilen mezheplerden hangisinde caiz görülmektedir?
İmâmiyye

- Hz. Ali aşağıdaki gazvelerden hangisine katılmamıştır? Tebük

- Allah’ın zâtının, sıfatlarının aynı olduğu görüşü, aşağıdaki itikadî görüşlerden hangisiyle doğrudan irtibatlıdır? Tevhîd

-  İmâmiyye günümüzde hangi devletin resmî mezhebidir? İran

- Usûlîlik aşağıdakilerden hangisini kabul etmez?
Kıyamete kadar Müslümanlar’ın ihtiyaçlarının karşılanmasında imamların ahbârı yeterlidir.

- On iki imamın her birinin isimleriyle anıldığı ilk rivayetin yer aldığı Tefsîr, hangi alime aittir? Kummî

- İmâmiyye mezhebinde geçen on iki imamdan ilk altısının isimleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru şekilde verilmiştir?
Ali b. Ebî Tâlib, Hasan b. Ali, Hüseyin b. Ali, Ali b. Hüseyin Zeyne’l-Âbidîn, Muhammed el-Bâkır b. Ali Zeyne’l-Âbidîn, Cafer es-Sâdık b. Muhammed el-Bâkır

-  İmâmiyye Şîası’na göre halen gaybet halinde bulunan, fakat gelecekte ortaya çıkıp dünyada adil bir düzen kuracağına, halen sağ olduğuna inanılan imam :
Muhammed el-Mehdî b. Hasan el-Askerî

- İmamiyye'nin imamet inancına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İlk halifeler Hz. Ali’nin hilâfet hakkını gaspeden gâsıplardır.

- İmâmiyye’nin imâmet anlayışında geçerli değildir?
İmamın ilminin vehbî değil kesbî olması

- hangi hanedan zamanında İmâmiyye Şiası devletin resmi mezhebi olarak kabul edilmiştir? Safeviler

- hangisi Hasan el-Askerî’nin vefatından sonra ortaya çıkmamıştır?
Askerî’nin imâmetinin bâtıl olduğunu düşünenler

- Ahbârîlik, aşağıdakilerden hangisini benimsemektedir?
Sünnet

- İmamîyye on ikinci imamın gelişini beklemeleri sebebiyle hangi isimle de anılmaktadır?
Ashâbu’l-intizâr

- Hayatında yüzden fazla evlilik yaptığı söylenen ve bu yüzden mitlak (çok boşayan) olarak anılan,  Rivayete göre Muaviye tarafından Yezid b. Muaviye ile evlendirilmek vaadi ile kandırılan hanımı Ca‘de tarafından 49/669’da zehirlenerek öldürülen imam aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru olarak ifade edilmiştir? Hasan b. Ali

-  İsnâaşeriyye'nin ortaya çıkışına giden adımları hazırlayan belirleyici olay:
Askerî’nin, göz önünde olan bir oğlu bulunmadığı için kendisine bir halef tayin etmeden hicri 260 yılında Samarra’da vefat etmesi.

- İmâmiyye’nin diğer mezheplerle ihtilaf yaşadığı ve diğer mezheplerin belli bir güvensizlik duymakta kendilerini haklı gördükleri konu aşağıdakilerden hangisidir? Takiyye

7. ünite kısa kısa

- “Ayn-mim-sin” (AMS) hangi batınî fırkanın sembolüdür? Nusayrîlik

- Nusayrilikteki inanç esasını ifade edenlerden biri :
Melek inancı

-  Nusayrîlik fırkasında dinî hiyerarşiyi oluşturanlardan biri değildir?
Dürzîlik

- hangisi Nusayrîlik’teki “din amcası”yla ilgili olarak kabul edilen bir doğrudur?
Ergenlik çağına gelen erkek çocuğu evladı kabul eder ve “sırlar”ı  öğretir.

-  hangisi Nusayrilik'teki "büyük şeyhlik" için söylenemez?
Babadan oğula intikal eden bir özellik taşır.

-  hangisi Yezidiler'deki ibadet anlayışları için doğrudur?
Genel oruç, Aralık ayının başından itibaren tuttulan üç günlük oruçtur.

-  Bir ilah inancı bulunmakla beraber bazen Melek Tavus’a da ilahi özelliklerin verildiği inanış : Yezidîlik

-  Nusayrîlik fırkasının namaz esnasında yerine getirmesi gereken kurallardandır?
   I. Özel bir mekana ihtiyaç duyulmaması
III. Siyah takke giymek


- Dürzîliğin inanç ve amelle ilgili esaslarından biri değildir?
Muhammet (sav) peygamber olduğuna inanmak

-  Yezidilik fırkasının temel aldığı dini yapılar arasındadır?
I. Sabiîlik
II. Nasturîlik
IV. Zerdüştîlik


- hangisi Dürzîliğin inanç ve amelle ilgili esaslarından biri değildir?
Dini toplantılara katılmak

-  Nusayrîlik fırkasının ana kaynağı kabul edilen Kitâbü’l-Mecmû kim tarafından yazılmıştır?  Hasibî

- Yezidîliğin en önemli sembolü aşağıdakilerden hangisidir? Horoz

- hangisi 9. yüzyılda kurulmuş batıni bir fırkadır? Nusayrilik

- Nusayrilik fırkasının sistemleşmesi ve yayılmasında büyük rol oynayan isim:
Hasibi

-  hangisi Nusayrilik’te kutlanan bayramlardan biri değildir?
Ökaristi

- Nusayrilerin ahiret inancına göre verilmiş yanlış bir bilgidir?
Yeniden doğuş (reeankarnasyon) öykülerine inanmazlar.

-  Dürzi davetinin taraftar topladığı dar hatlar arasında yer almaz?
Hindistan

- Nusayrîlik tarihi açısından önemli bir şahsiyet olan ve bazen fırkanın ikincikurucusu olarak kabul edilen şahıs: Hamdan el-Hâsibî

- Nusayrîlik’te “isim-mânâ-bâb” ile kast edilenler kimlerdir?
Ali-Muhammed-Selman

- hangisi Dürzîliğin temel inançlarındandır?
Hâkim-Biemrillah’ın uluhiyetine inanmak

- Nusayrîlik fırkasının ana kaynağı kabul edilen Kitâbü’l-Mecmû kim tarafından yazılmıştır? Hasibî

- hangisi Yezidiler'e göre Şeyh Adi'nin kardeşleri arasında yer almaz?
Şeyh Hasan

- Yezidi inancın dini hiyerarşisinde aşağıdaki sınıflardan hangisi görülmez? Diyakonlar

- hangileri Dürzîlik fırkasının inanç esasları ve amelî hayatla ilgili anlayış ve uygulamaları yüzyıllarca bilinememesine neden olmuştur?
Mensuplarının kapalı toplum olarak yaşaması

-  Yezidilik fırkasına göre haram olan yiyeceklerden biridir?
Yezidilikte yiyeceklerden marul, bakla, lahana, balık, geyik ve horoz eti yemek yasaktır.

- Dürzîlik’in temel karakterini teşkil eder?
Dürzîlik bâtınî bir fırkadır.

- Ruhani kesimde yer alan Peşimamların en önemli görevi :
Nikâh kıymak

- Nusayri inancına göre "zâhirde imam, bâtında ilah" olan kimdir? Ali

- Nusayrilik'teki dinî hiyerarşinin bir öğesi değildir? İmamlık
Fırkada dinî hiyerarşi büyük şeyhlik, şeyhlik, nakiplik ve neciplikten oluşur. Büyük şeyh geniş bir otoriteye sahip olup Hz. Ali'nin yer yüzündeki gölgesi olarak kabul edilir.

- Nusayrilik ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Kutsal Kitapları Kitabü’l-Cilve’dir.

- Nusayrilikteki melek inancına göre beş yetimden ilkidir?
Mikdâd b. Esved

- Nusayrilik fırkası aşağıdakilerden hangisi zamanında Hz. Muhammed ve Hz. Ali'den bahseden bazı ibarelerin yorumu ile ilgili konularda ikiye ayrılmıştır?
Muhammed b. Yunus el-Kilâzî

- Dürzîliğin inanç ve amelle ilgili esaslarına göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?Kelime-i şehadet getirmek
Hâkim’i her devirde tek ilah olarak tanımak. Kelime-i şehadet yerine ikame edilmiştir.

- Dürzîlik fırkasındaki İsmailî-Batınî-Ğâlî fikirlerin arka planında yer alan mezheplerden biri değildir? İslamiyet

- Dürzîliğin inanç ve amelle ilgili esaslarından biri değildir?
Muhammet (sav) peygamber olduğuna inanmak

- Nusayrîliğe göre Tanrı daha önce altı kez beşer olarak tezahür etmiş, yedincisi Hz. Ali'de gerçekleşmiştir. Aşağıdakilerden hangisi bunlardan birisidir?
Yûsuf
 
- Nusayrîliğe göre beş yetim, vaktiyle melek olan ve her biri bir gök mertebesini temsil eden şahsiyetlerdir. Bunlardan Zuhal yıldızı olarak kabul edilen  Mikail'in yeryüzündeki karşılığı beş yetimden hangisidir?
Mikdâd b. Esved

- Nusayrîlik Muhammed b. Nusayr en-Nemirî tarafından kaç yılında kurulmuştur? Ö. 270/883

- Yezidilerin Hasan-ı  Basri tarafından 1340’larda kaleme alındığı belirtilen kutsal kitabı : Mushaf-ı Reş

-  Nusayriliğe göre ergenlik çağına gelen erkekler sırları öğrenmek üzere aşağıdakilerden hangisine gönderilirler?
Din amcası

- Nusayrîlik'te, hicret esnasında Hz. Ali'nin Hz. Peygamber'in yatağında uyuduğu gece olarak kutlanan bayram hangisidir?
Firâş bayramı

- Şiî-İsmailî çevreden çıkan ve tamamen batınî bir karakter taşıyan Dürzîlik kim tarafından kurulmuştur?
Hamza b. Ali

8. ünite - kısa kısa

- Balım Sultan’ın Bektaşilik’teki rolü nedir?
Adâb-erkânı yeniden düzenlemek

- hangisi Aleviliğin yazılı kaynaklarından biri değildir?
Semahlar

- İslamiyeti ilk benimseyen Türkler: İdil Bulgar Hanlığı

-  Köyün ileri gelenleri toplanır ve Abdal Mûsâ kurbanına karar verirler. Görevli olanlar evleri dolaşarak lokma toplarlar. Kurbanlar kesilir, lokmalar hazırlanır. Cem gerçekleştirilir. Abdal Mûsâ kurbanı dolayısıyla o yıl insanların elem, keder, hastalık ve belâlardan korunacağına ve kazançların bereketli olacağına inanılır.  : “Abdal Mûsâ Erkânı”

- Alevilik ve Bektaşilikte önemli olan dört kapıdan biri değildir?
Zekat

- Yakın dönemle ilgili olarak söylenen hangi ifade yanlıştır?
Bektaşilik tamamen ortadan kalkmıştır.
Bektaşilik önce kaldırılmış ama sonra yeniden alan açılmıştır..

-  İşlediği suç dolayısıyla düşkün ilan edilen bir kimse aşağıdaki suçlardan hangisi için 3 yıl boyunca ceme girmesi engellenir?
Komşusunun bağına bahçesine zarar vermek, başkalarının malını çalmak
- Hak’ka yürüyen bir kimse için “helallik alma” temelli yapılan erkân:
Dardan İndirme Erkânı

-  Hz. Hüseyin hangi yıl şehit olmuştur? 680

- Alevilik en geç hangi yüzyıldan itibaren son şeklini almıştır?
16.yy

- Bektaşilik aşağıdan yukarıya doğru sıralandığında en alt seviyede hangisi vardır? Muhiplik
Aşağıdan yukarıya doğru sıralama şöyledir:
Muhiplik, Dervişlik, Babalık, Mücerretlik, Halifelik


- On İki İmam adına hutbe okutup para bastırarak 1501 yılında Safevî Devleti’ni kuran kimdir? Şeyh İsmail

- Alevilikte darda kalan muhiplere dağıtılmak üzere taksim edilen “hakkullah” payı aşağıdakilerden hangisidir?
Çerağ hakkı

- Bektaşîlikte mücerretlik makamı kimleri temsil eder?
Evlenmeyen halifeleri

- Azerbaycan, Nahçıvan gibi yerleri ele geçirip büyük zaferler elde ederek Tebriz’de şahlık tahtına oturan, On İki İmam adına hutbe okutup para bastıran ve 1501 yılında resmen Safevî Devleti’ni kuran isim: Şeyh İsmail

- Alevilik ve Bektaşilikteki inançlar ile ilgili  verilen ifadelerden hangileri doğrudur?
. Hak-Muhammed-Ali üçlerinde yer alan Ali tasavvuftaki velayeti temsil eder.
. Bazı kaynaklarda Hz. Ali’ye bir çeşit tanrısallık nispet edilmiştir
. İlk üç halife yerilmektedir

- Babaî Ayaklanması hangi yılda olmuştur? 1240

- “Hak-Muhammed-Ali” üçlemesindeki “Hak” kavramı neyi sembolize etmektedir? Uluhiyet inancını

- Aleviliğin 13. yüzyıldaki adı nedir? Babailik

- İlk dönem tasavvufi yapıların başında hangisi gelir? Yesevilik
Diğer bir tasavufi yapı Vefâîlik’tir. Diğer bir tasavvufi yapı ise Kalenderîlik’tir.

-  ilk dönem tasavvufi yapılardan biri değildir?
Türkmenlik

- Makâlât, Kitâbü’l-Fevâid ve Şerh-i Besmele gibi eserler kime aittir?
Hacı Bektaş Veli

- Muhammed b. Muhammed Arîzi tarafından kurulan ve 13. yüzyıl Anadolu’sunda Baba İshak ve Baba İlyas Horasanî tarafından temsil edilen tasavvufi yapı : Vefailik

- .........., Bektaşîlik’teki “ikrar cemi”ne tekabül eder.
Musahiplik Erkânı

- Hz. Hüseyin hangi yıl şehit olmuştur? 680

- Alevilikte makamları edepli olmak, heybet, sabır ve namazla Allah’tan yardım dilemek, kanaat göstermek, hayalı olmak, cömertlik, ilim sahibi olmak, teslimiyet ve rıza, marifet ve kendi özünü bilmek olan kapı:
Üçüncü kapı “marifet”

- Alevilikte en önemli erkan hangisidir? Muhasiplik erkanı

- Kalender Çelebi ayaklanması hangi yıl meydana gelmiştir? 1527

- Yol mensubu bir canın ikrarına bağlı kalmayarak büyük suç işlemesi üzerine pirin talimatıyla toplum dışına itilmesine “düşkünlük”, suçlunun cezasını çekip
pişmanlık duyması ve pîre teslimiyet arzusu üzerine yeniden topluma
döndürülmesi için düzenlenen merasime ne ad verilir?
Düşkünlük Erkânı

- Alevilik’te yol mensubu bir canın, ikrarına bağlı kalmayarak büyük bir suç işlemesi üzerine pirin talimatıyla toplum dışına itilmesine ne  ad verilir?
Düşkünlük

- Hacı Bektaş Veli ile ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden  hangisi  doğrudur?
Hacı Bektaş Veli Makâlât isimli eserin sahibidir.

- Aşağıdakilerden hangisi Bektaşilikle ilgilidir?
Asıl kuruluşu Balım Sultan'ın başa geçmesiyle olmuştur

- Bugün daha çok Alevîlik diye anılan yapı  çeşitli mekan ve zaman dilimlerinde birçok farklı isimle adlandırılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu yapı için kullanılan isimlerden biri değildir? Musahiplik
Yesevîlik,  Babaîlik, Kızılbaşlık, Bektaşîlik aldığı isimler.

- Bektaşîlikte mücerretlik makamı kimleri temsil eder?
Evlenmeyen halifeleri

- Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri kapılar içerisinde yer almaktadır?
I.Şeriat    II.Tarikat   III.Marifet   IV. Hakikat

- Alevilik tarihinin ilk dönemi açısından önemli bir kişiliktir?
Ahmed Yesevî 

- Bektaşîlerin, yıllık gelirinin beşte birini Ehl-i Beyt hakkı olarak Hacı Bektaş Veli Dergahı’na, Kızılbaşların da dedelere ve ocaklara verdikleri uygulama :
Hakkullah

- Hak’ka yürüyen bir kimse için “helallik alma” temelli yapılan erkân:
Dardan İndirme Erkânı

- Bektaşîlik’te Hacı Bektaş Veli’den sonra ikinci pîr (pîr-ı sânî) Kabul edilen Balım Sultan’ın asıl ismi : Hızır Bali

- Bektaşilere ilişkin yakın dönemin en önemli olaylarından biridir?
Yeniçerilik’le birlikte Bektaşî tekkelerinin kaldırılması olmuştur.

- Alevîlik ve Bektaşîlik’te geçen dört kapıdan üçüncüsü olan “marifet” kapısının makamlarından biridir?
Kanaat göstermek

-  Bir âyinden ziyade gençleri toplantıya alıştırma, onlara âdâb ve erkân hususunda duygu verme, tarikat mefkûresini aşılama amaçlı bir muhabbet meclisine ne ad verilir?  Koldan Kopan Erkânı

9. ünite - Kısa kısa

-  Mehdilikle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
Sünnilikte mesih ve mehdi aynı kişiyi ifade etmektedir.

-  Ahmedîyye mezhebi için İslâm dünyasında kullanılan en yaygın isim:
Kadiyanîlik

- Bâbîlik mezhebinin kurucusu : Mirza Ali Muhammed

- Bahâîlerin kutsal kitapları arasında yer almaz:  Berâhin

- Bâbîlik-Bahâîliğin temel görüşlerine ilişkin aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?  İbadetler için kıble Şiraz şehridir.

- Babilik-Bahailik inancının dini hüküm ve esasları temel olarak aşağıdaki dinlerden hangisinden alınmıştır?  İslam

-  Ahmedîlik hareketinin kurucusu kimdir: Mirza Gulam Ahmed Kadiyânî

-  İmamiye mezhebinde Mehdi olarak kabul edilen kişi : Muhammed bin Hasan el-Askeri

-  Allah tarafından insanlara gönderilen bir peygamber olduğunu ileri süren Mirza Ali Muhammed'in bu yeni peygamberliğin kutsal kitabı olarak nitelediği kitabı : El-Beyan

- Sünni kaynaklarda mesih kavramı ile anlatılmak istenen kişi : Hz. İsa

-  Bahailik kim tarafından kurulmuştur: Mirza Ali Muhammed

-  Ahmediliğin, Sünni mezheplerle en önemli ayrılık konusu: Cihad

-  Ahmedilik ibadet konusunda hangi mezhebin yaklaşımını benimsemektedir?
Hanefilik

- . Babilik-Bahailik hareketi ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıkmıştır?
19. Yüzyıl ve İran

- Hıristiyanlık inancına göre mesih kimdir?  Hz. İsa

-  İmâmiyye Şîası'na göre beklenen kurtarıcı(mehdi) kimdir?
Muhammed b. Hasan el-Askerî

- Şeyh Ahmed el-Ahsaî’nin 1825’de ölmesi üzerine yerine halife olarak kim geçmiştir: Kazım Reştî

- Gulam Ahmed’in ölümü sonrasında Ahmedîlik hareketinin başına kim getirilmiştir: Hakim Nureddin

- XIX. yüzyılın sonlarına doğru kurulan bir dini hareket olan Ahmedîlik başka hangi isimlerle de anılmaktadır: Mirzaîlik ve Kâdiyânîlik

- On ikinci imam olan Muhammed b. Hasan el-Askerî’nin mehdi olduğu düşüncesi aşağıdaki mezheplerden hangisine aittir: İmâmiyye mezhebi

- Bâbîlik-Bahâîliğin inanç ve ibadet esaslarının temelini oluşturan ve “beklenen imama açılan bir kapı” anlamına gelen sıfat : Bâb

- Şeyhîlik hareketi'nin kurucusu: Şeyh Ahmed el-Ahsaî

- Müslüman Sufilerin Hindistan’a gittikten sonra benimsedikleri davranışlar :
I. Aşırı inzivacı ve zühtçü olmaları
II. Dış dünyaya tümüyla kapalı olmaları
III. Hurafelere inanmaları


- İngiliz sömürüsüne karşı kaç yılında Müslümanlar tarafından Sipahi Ayaklanması başlatılmıştır? 1857

- Bahâîlerin ana mabetlerini oluşturan, dokuz cepheli olarak kurulan ve dünyanın yedi kıtasında bulunan yapılara ne isim verilir: Meşriku’l-Envar
- Mirza Gulam Ahmed, adını ilk kez kaç yılında Hindu ve Hıristiyanların Müslümanlara saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde Kadiyan'da, yerel gazetelerde İslâm'ı savunan yazılarıyla duyurmuştur : 1877

- Abbas Efendi’nin 1921 yılında ölmesiyle, Bahâîlik hareketinin başına kim geçmiştir: Şevki Efendi

- Pakistan’da Pakistan Parlamentosu’nun aldığı  bir kararla Ahmedîliğin “İslâm dışı azınlık” olarak kabul edilmesi hangi yıl olmuştur: 1974

- Mehdilik kavramı, aşağıdaki hangi mezhep ile birlikte farklı bir içerik kazanmıştır: İmâmiyye (İsnâaşeriyye) Şîası

-  Mirza Ali Muhammed tarafından yazılan ve  Bâbîliğin kutsal kitabı sayılan eserin adı: El-Beyan

- Bağdad’dan gizlice kaçıp, Süleymaniye dağına yerleşerek iki sene süren bir çile hayatı yaşayan kişi : Mirza Hüseyin Ali

-  Mirza Gulam Ahmed Kadiyânî (1835-1908) tarafından XIX. yüzyılın sonlarına doğru kurulan olan Ahmedîlik, Mirzaîlik ve Kâdiyânîlik adlarıyla da anılan dini hareket nerede başlamıştır: Hindistan

- Gulam Ahmed kaç yılında müceddid olduğunu ve İslâm dinini yenilemek üzere gönderildiğini ilan etti: 1885

- Gulam Ahmed’ın biat için öngördüğü şartlardan biri değildir:
Namazın günde üç defa Allah’ın anılarak yapılması

- hangisi İslam’da Mehdi’nin gelişinin habercileri arasında değildir?
İslamiyetin yayılmasının durması

- Sünni kaynaklarda  mehdinin kıyamet kopmadan önce dünyaya gelip mehdiliği ilan edeceği şehir: Mekke

- Bahâîlikte ibadet için kıble kabul edilen yer neresidir: Akka

-  İslam’da Mesih inancının dayandığı temeller : Hadis ve rivayetler
 
- Ahmedîliğin kurusucu Gulam Ahmed’in kendisini mecâzî anlamda bir nebi ve resul olarak tanımlamasına karşın, yeni bir şeriat getirmediğini belirtmesi aşağıdakilerden hangisine yol açmıştır:
Ahmedîliğin İslam dini ekseninde şekillenmesi

- Mirza Ali Muhammed’in görüşlerinin şekillendiği evreler:
I. İmama açılan kapı olduğunu iddia etmesi
II. mehdilik iddiasında bulunması
III. Peygamberlik iddiasında bulunması


- Ahmedîlik, hangi olayla birlikte Lahor ve Kadiyan şeklinde iki kola ayrılmıştır: Hakim Nureddin’in ölümüyle

Şiilikte Mesih inancının ortak noktaları :
 I. Adı geçen imamların ölmediği
II. Belirli bir yere gizlenmiş olması
III. Zamanı geldiğinde mutlaka döneceği

- Zeydîler'e göre hangisi mehdi olarak nitelendirilmiştir:
Muhammed b. Abdullah

10. Ünite - kısa kısa

- 19. Yüzyılda Hindistan’da yaşamış, laik İslam düşüncesinin bir öncüsü sayılan ve İslam’da ilk ihyacılardan biri olarak değerlendirilen kişi:
Seyyid Ahmed Han

- Haricilerden sayılan, Osmanlılara karşı sıcak bir mücadele de yürütmüş olan, Müslümanların canlarını ve mallarını helal sayan mezhep : Vehhabiler

- Mısırlı bir öğretmen olan Hasan el Benna tarafından 1928 yılında kurulan ve siyasal İslamcı bir düşünceye sahip olan örgütlenme: İhvan-ı Müslimin

- Damad Ferid hükümetinde şeyhülislâmlık görevine getirilen, Sevr Antlaşması’nı savunan ve Anadolu’daki Milli Mücadele hareketine karşı tedbirler alınmasını öneren İslâmcı : Mustafa Sabri Efendi

-  "Tehzibü'l-Ahlâk" adıyla aylık bir gazete çıkararak Müslümanları Batı kültürüne ve İngiliz hükümetine ısındırmak için çaba gösteren İslâmcı:
Seyyid Ahmed Han

- Bazen kısa bazen uzun süreler kaldığı her ülkede milli ve dini şuur uyandırmak, İslâm ülkeleri arasında sağlam bağlar kurmak, mezhebi çatışmaları önlemek, güç birliği oluşturarak sömürgeciliğe karşı mücadele
etmek üzere siyasi, ilmi ve kültürel faaliyetlerde bulunan İslâmcı:
Cemâleddin Efgânî

- Urâbî Paşa’nın İngiliz sömürgeciliğine karşı başlattığı direniş hareketini desteklediğinden dolayı sürgün cezasına çarptırılarak Beyrut’a gönderilen İslâmcı :  Muhammed Abduh

- İttihad-ı İslam kavramının diğer adı nedir: Panislamizm

-  ihyacılığı doğuran nedenlerden biri değildir:
  Moğol istilası ve Haçlı seferleri

- İslâmcılığın temel meseleleri arasında yer almaz?
Hilafetin kaldırılması

- Gelenekçi akımlara özgü bir özelliktir:  Silsileye önem vermesi

- Hangisini İslâm modernizmi dışında görmek gerekir:
Mustafa Sabri Efendi

- Afganistan’da Diyobend medreselerinde eğitim gören öğrencilerden oluşan, 1979 yılında Sovyet işgaline karşı başlatılan mücadelede yer alan ve işgalden sonra istikrarsızlaşan ülkede 1995 yılında ülkenin bir bölümünü ele geçiren örgüt : Taliban

-  Kur’ân ve sünnetin belli bir yönetim şekli ortaya koymadığını, genel esaslar belirlemekle yetindiğini savunan İslâmcılar, hilafet kurumunu, onu “peygamber vekâleti” kabul eden geleneksel anlayıştan farklı olarak ne şekilde takdim etmişlerdir: Millete Vekalet

- İhya hareketilerini doğuran nedenlerden biri olan Mısır'ın İngilizlerin eline geçmesi kaç yılında gerçekleşmiştir: 1882

- Arabistan haricindeki müslümanlar üzerinde daha çok 20. yüzyılda tesiri bulunan oluşum: Vehabbiye

- Medrese geleneğine yaslanan oluşumlardan biri: Diyobendiye

-  1857’deki Sipahi Ayaklanmasında İngiliz sömürgeciliğinden büyük yara alan Müslümanların eğitimine ağırlık verilmesinin düşünen bir grup alimin öncülüğünde kurulan cemaatin ismi: Diyobendiye

- Tecdid terimi ne anlama gelmektedir: Yenileme

- Doğu Anadolu’da Zehrâ Medresesi adıyla açmayı düşündüğü bir yüksek öğretim kurumunu projelendiren kişi: Said Nursî

- Aligarh Mektebi’ni kim kurmuştur: Seyyid Ahmed Han

- Azerî, Fars veya Afgan kökenli olduğu hakkında iddialar bulunan Cemâleddin Efgânî, on sekiz yaşına kadar nerede bulunmuştur: Kabil

 İbn Abdülvehhâb ile Muhammed b. Suud arasındaki siyasi sözleşme kaç yılında gerçekleşmiştir: 1744

- Şeyh İsa Nûreddîn Ahmed Şâzelî Meryemî'nin diğer ismi :Frithjof Schuon

- "İslâmcılara göre ittihad-ı İslâm, yani panİslâmizm adını da verdikleri müslümanların siyasal birliği, İslâm âleminin geri kalmasını ve sömürgecilerin istilasını engelleyecek tek çaredir"   görüşünü devlet politikası haline getiren Osmanlı Padişahı : II. Abdulhamit

- İslam modernizmi içinde sayılabilecek isimlerden biridir: Fazlurrahman

- Yeni selefilik ile günümüz selefiliği ( Vehhabbilik'le özdeşleştirilen ve geleneksel Ehl-i Hadis Çizgisini Sürdüren ) arasındaki ortak payda:
Ana kaynaklara dönüşçü

- Ebrehe ordusunun helâkını Muhammed Abduh hangi hastalık ile izah etmiştir: Çiçek

13
Mülakat / DHBT - Mülakat Hakkında Soru ve Cevaplar
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 05 Ocak 2019, 19:41:09  »
1. girdiğimiz yazılı sınavın adı Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testidir. Yani kısa adı DHBT ''B'' ile yazılır DHPT şeklinde yazmayınız ''P'' bir anlam ifade etmez.

2. bu yıl alım olacak mı? cevap: elbette çalışmalar en yüksek seviyede devlete memur alma yönünde olur her zaman ancak mali bunalımlar veya isteklerin onaylanamaması gibi nedenler alımı geciktirebilir de olası bir alımı durdurabilir de (örn:2014 de sadece lisans düzeyinde birkaç bayan kkö alındı ve malesef başka bayan aday alınamadı), bizlere düşen devletin bekası için dua etmek, Allah devletimize güç hepimize memuriyet ihsan etsin.

3. ne kadar alım olur? genelde bu rakamlar son anda belli olur sağdan soldan duyduklarınıza kulak asmayıp diyanetin ilana çıkmasını bekleyin (ve o arada da lütfen ders çalışın guruplarda gezinip sürekli tartışmak ve endişe içinde olmak size zaman kaybettirir)

4. mulakata çağrılma puanı kaça düşer? Arkadaşlar ne kadar çok alım olursa o kadar puan düşer. alım 100 kişi olursa bunun 3 katı (belki bu yıl 5 katı) kişi mulakata hak kazanır, bu da demek oluyor ki sizin kategorinizde olmayan adaylar hariç tutulduğunda sınava 300 kişi çağrılacaksa sıralamanız ilk binde ise mulakata girme umudunuz vardır. 1000 kişi alınacaksa bu sıralama 10 bine yükselebilir.

5. henüz mezun değilim son sınıfım mulakat olursa girebilir miyim? Arkadaşlar elinizde mezuniyet notunuz yoksa sınava giremezsiniz. sisteminizde mezundur yazısı görünmeli, ancak diplomanız henüz basılmadıysa ''mezuniyet belgesi'' başvuru için yeterlidir.
mezun olmamış adayların üzülmesine gerek yok dhbt puanları 2 yıl gecerli, 2. yılda yapılabilecek olası bir sınava girme hakkınız var hatta önünüzdeki adaylar muhtemelen ilk alımda atanırsa sıralamanız yükselir bu da sizin atanma ihtimalinizi kuvvetlendirir.

6.puanım hesaplanmamış itiraz edeyim mi? ÖSYM klavuzunda yayımlanan bilgiye göre dhbt puanımız: GK+GY+DHBT1+DHBT2 puanlarımızın ortalaması alınarak hesaplanır. bu testlerden herhangi birinden 1 netiniz yoksa yani bir gurubun sorularını cevaplamayıp boş bıraktıysanız yada yanlışlarınız doğruları eledi ise malesef puanınız hesaplanmaz ve itiraz etmeniz kılavuzda bu bilgi mevcut olduğu için bir fayda sağlamaz.

7. kpss puanım şu dhbt puanım bu mulakata çağrılır mıyım?
arkadaşlar dhbt puanımızın açıklanmayı ile beraber kpss ile ilgili bağlantımız bitmiştir çünkü yukarda da belirttiğim gibi dhbt puanınız kpss ile hesaplanmış olarak size verildi ve mulakata girmeniz için kullanacağınız puan sadece dhbt puanınızdır.

8.atamada dhbt puanım mulakat puanımı etkiler mi?
dhbt puanınız ne kadar yüksek olursa olsun mulakat puanınızı etkilemez. elinizdeki dhbt puanı sadece mulakata hak kazanma için gecerli atamaya etkisi olacak olan puan henüz elinizde olmayan mulakat puanınızdır. bu nedenle okuyusunuzu geliştirmeniz çok önemli. Örneğin 90 puan alan bir hoca adayımız ve 50 puan alan bir hoca adayımız aynı kategoriden mulakata girsin. dhbt si 90 alan aday yine mulakattan 90 alsın ama dhbt si 50 olan aday mulakattan 92 alsın tercih yapma hakkı olarak öncelik mulakatı yüksek olan adayındır bilginiz olsun. bu nedenle herkese bir kurs bulun ve bir hocada hızlandırılmış eğitim alın derim. dhbt puanınıza cok güvenmeyin.

9. mulakata istediğim ilde girebilir miyim? arkadaşlar mulakatta dhbt gibi belli sınav merkezlerinde olur sınav merkezi açılan iller dışındaki illerde malesef giremezsiniz

10. mulakata hazırlanmak istiyorum nelere çalışmalıyım?

MÜLÂKAT KAYNAKLARI

1.Kur'an-ı Kerim (Hattat Hafız Osman Efendi hattı veya TDV Bilgisayar hatlı) özellikle mülakatta yüzüne okuyuşlarda önünüze bu ikisinden biri gelir. Ama yoğunluk Bilgisayar hatlı olandır. Lütfen yüzüne okuyuşlarda zorlanmamak için şimdiden bu ikisinden okuyun.
2.Diyanet yayın evi İlmihal 1 ve 2 cilti
3.Diyanet yayın evi Evrensel Mesaj
4.Diyanet yayın evi Dini Terimler sözcüğü
5.Diyanet Fetvalar konusu (Diyanet sayfasında veya grubumuzun dosyalar
6.Diyanet yayın evi, Dinler Tarihi (bu mülakatta çok gelmiyor ama bazı komisyonlar sordu ondan bakmanızda fayda var en azında Dhbt çalıştınız bir göz gezdirmeniz yeterli olacaktır.)
7.Dini Hitabet (ihl konu anlatımlı kitabı)

Yukarıda verdiklerimiz kaynaklardan çalışan hocalarımız hiç zorlanmadan geçeceklerdir.

11.ve bir UYARI!!!!
gurubumuzda oldukça fazla hoca adayımız var, her yastan erkek ve bayan arkadaşımız var. benim gibi ileri yaşta olan veya ilk defa bu sınavlarla tanışan çokça soru soran abileriniz ablalarınız var, bir soru sorulduğunda konu hakkında bilgi sahibi iseniz açıklayıcı bir şekilde izah ediniz. yok bilgi sahibi değilseniz yaşıyla cinsiyetiyle puanıyla sorusuyla dalga gecerek veya azarlayarak işi tartışma boyutuna taşıyarak kimseye yorum yapmayın, uslubu sert ters ve enaniyet olanlara müsamaha göstermeyeceğim baştan uyarayım. hepimiz hoca olmak insan yetiştirmek için buradayız önce kendimiz olgun davranalaım. özellikle kadın ve erkeklerin birbirleri ile ne lakayıt davranmalarına nede ters konuşmalarına izin vermeyeceğim.

12. umarım kalbinizden geçen aklınıza takılan sorulara bi nebze de olsa cevap olmuştur . hepiniz her an mulakata çağrılacak gibi Kuranı Kerim derslerine ağırlık verin, kimseye kulak asmayın özellikle sizi olumsuz etkileyecek kişilerle muhatap olmayın. MEVLA GÖRELİM NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER!
selam ve dua ile....

*******Ilave bilgi:
Soru: bundan sonraki süreç nasıl olacak, mulakat ne zaman, nereden başvuru yapmalıyım?
Cevap: Arkadaşlar Diyanet eksik olan kadro bilgisini belirledikten sonra maliyeye durumu iletir, oradan onay çıkarsa (ki genelde talep adilen sayının ya yarısı yada 2/3 i onaylanır) diyanetin kendi resmi sitesinden ilan yayınlanır. Ilanda hangi kategoriden kaç kisi icin kadro açılacağı, açılan kadronun kac katının mülakata çağrılacağı ve ön kayıtla ilgili bilgiler olur. Ön kayıtlar alındıktan sonra sisteme girebilir ve oradan mülakata katılmaya hak kazanıp kazanmadığını öğrenirsiniz. Kazandıysanız yeni bir duyuru ile mülakat yer ve saatiniz yayınlanır.
Sınavlardan sonra tercih yapamaya hak kazandıysanız sisteminizde tercih ekranı açılır ve tercih yaparsınız. Genelde tercihe hak kazanan herkes yerleşir ama seçtiğiniz yeri sizden daha yüksek puan alan biri tercih ettiyse oraya o kişi yerlesir. Siz açıkta kalmazsınız diyanet resen atama yaparak bos kalan herhangi bir kadroya sizi yerlestirir .

**** alım duyurusu yayınlandığında mutlaka gurupta duyuracağız biz takipdeyiz siz de bizi takipte kalın. Ancak şu bir gercek ki 2014 de hiç bayan kkö alınmadı (az bir miktar lisans haric) 2 yıl beklenmesine rağmen puanlar yandı. 2016 puanıyla da 2018 in ilk aylarında beklenen alım oldu. Herkesin istediği tabi ki biran önce olması. Siz heran olacakmış gibi hazır olun fakat aşırı telaşa kapılmayın, beklemekten yorgun hissedebilirsiniz ancak bu tek başına diyanetin vereceği bir karar değil alım onaylanınca duyuru yapılır. Yani duyuru hemen önümüzdeki haftalarda da yapılabilir gecikme de olabilir.
14
Çıkmış Sorular / İslam Düşünce Tarihi - Kişiler
« Son İleti Gönderen: Ders Hocası 03 Ocak 2019, 17:31:30  »
- Varlığın meydana gelişini Tanrı, ruh, madde, mekan ve zaman olmak üzere beş ezeli ilke ile açıklayan fakat deist bir dünya görüşü savunduğu için İslâm dünyasında takipçileri olmayan tabiatçı filozof kimdir?
Ebû Bekir (Zekeriyya) er-Râzî

- Pakistan'ın büyük şair ve filozofudur. Pencap Eyaleti'nin Sialkot şehrinde doğmuş, Lahor'da vefat etmiştir. "İslâm'da Dinî Düşünce'nin Yeniden Teşekkülü", adlı eserin yazarıdır.  Muhammed İkbal

- Gerek Kur’an tefsirindeki yorumları ve gerekse de başka hususlarda modern
Türkiye’de birçok Müslüman aydını etkileyen, TBMM kararıyla yazdığı ve Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan “Hak Dini Kur’an Dili” adlı eserin yazarı çağdaş İslâm düşünürü kimdir?  Elmalılı Hamdi Yazır

- Gazzali'nin "Bahse Girme" yoluyla Allah'ın ispatı görüşünden etkilenen batılı filozof : Pascal

- Batı'da "Pari de Pascal" adıyla bilinen teorinin asıl sahibi olan İslam düşünürü
Gazali

- İslam dünyasında Ebu'l-Ferec adıyla tanınan Süryani Bar Herbraeus, Süryanice ve Arapça kaleme aldığı sırasıyla "Ethison" ve "Kitabu'l-Hamame" adlı eserleri aşağıdaki düşünürlerden hangisinin "İhya" adlı eserinin bir kopyası niteliğindedir: Gazali

- Yazdığı Tehafüt'ün başına: "Benim amacım varlıkların hakikatini bilmektir. bunun için öncelikle bilginin hakikatini, onun ne olduğunu araştırmak gerekir" diye yazan ve aynı zamanda ilk Tehafüt yazarı da olan düşünür: Gazzali

- Düşünmeyi “Dinden düşünceye” şeklinde öngören düşünür: Gazali

- Çifte Hakikat kuramı, İbn Rüşd adına batılılar tarafından oluşturdukları
yanlış kuram

- Felsefe "Allah'ı ve onun sanatını bilmektir" diyen: İbn Rüşd

- Latin dünyasında “commentator” unvanı ile tanınan Endülüslü filozof kimdir?
 İbn Rüşd

-  İbn Rüşd’ün dinfelsefe uzlaştırılmasını ele aldığı eseridir? Fasl’ul Makal

- İslam dünyasında Aristoteles'in pek çok eserini şerh etmiş ve Aristoteles'i en iyi anlamış kişi olarak ün yapmıştır  İbn Rüşd

- İslam düşünce geleneğinde tarih düşüncesinin önemli ikinci ismi olan,
Tecâribül'l-ümem adlı eserin sahibi, tabiatta olduğu gibi tarihte de tesadüflere yer olmadığını savunan düşünür : İbn Miskeveyh

- İslam düşünce geleneğinde tarih düşüncesinin önemli isimlerinden biri olan,
tarih, felsefe, matematik ve tıb alanlarında eser veren, ahlâk felsefesinde öncü olup kendisinden sonraki Müslüman ahlâkçıları etkileyen ve Tecâribül’l-ümem adlı eserin sahibi: İbn Miskeveyh

- fakirlere maddi-manevi yardım yapmak ve eğitim seviyelerini yükseltmek amacıyla Mısır’da kurulan Müslüman Hayırseverler Cemiyeti’nin kurucularından biri olan çağdaş Müslüman düşünürdür : Muhammed Abduh

- Hintli bilginlerin taklitçi ve içine kapalı yaklaşımları Biruni'ye göre Hint medeniyetinin düşüşe geçmesinin nedeni

- Eğitimini hem nakli hem de felsefe, mantık, astronomi ve matematik gibi ilimlerle tamamlayan, Osmanlı Devleti’nin ilk şeyhülislamı olan Şerh-i İsagoci eserinin de yazarı ünlü düşünür: Molla Fenari

- Kendisine “Arapçacı” denmesine rağmen yazılarında Türkçe'yi ustalıkla kullanan, hatta Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Asim Efendi'nin Kamus Türcümesi'ndeki Türkçe kelimeleri seçerek bir Türk lügati yapmaya
çalışan fakat bu teşebbüsü yarım kalan düşünür : Babanzâde Ahmet Naim

Babanzâde Ahmet Naim’im İslâm kardeşliğini zedeleyecek ırkçı çıkışı tenkit ettiği ve Türkçülüğün Esasları adlı esere eleştiriler getirdiği eseri: Daava-yı Kavmiyye

- İslâm’da Daava-yı Kavmiyye adlı eserinde ırkçılığı tenkit ederek Türkçülüğün Esasları adlı esere tenkitler getiren, “İslâmiyet’in Esasları, Mazisi ve Hali” adlı makalesinde ise İslâm dininin akılla daima barışık gittiğini kanıtlamaya çalışan,
Darülfünundaki dersleri sırasında Fransızca felsefe terimlerinin Osmanlıca’ya nasıl aktarılacağına dair önemli çalışmalar yapan, çağdaş İslâm düşünürü
Babanzâde Ahmet Naim

- Fasl’ul-Makâl: İbn Rüşd’ün Kur’an ayetleri ve akli verilerle felsefenin gerekliliğini ortaya koyduğu, din-felsefe ilişkilerinde alan ve sınırları
belirlemek ve böylece de din ve felsefenin uzlaşmasını sağlamak üzere bir zemin oluşturmaya çalıştığı eseri.

- Gazzali'nin nin filozoflara yönelttiği eleştirilere karşı ilk ciddi tepkiyi gösteren düşünür: İbn Rüşd


- İbn Rüşd’ün “Kuşkusuz bu adam hikmet konusunda yanıldığı gibi şeriat konusunda da yanılmıştır” diye hitap ettiği düşünür kimdir? Gazzali

- Suhreverdî’nin, önce Aristo’nun kategori anlayışına karşı çıktığı, daha sonra Kant’ın da söyleyeceği gibi kategorileri, varlığın değil zihnin kategorileri olduğunu söylediği, Aristo’nun on kategorisi yerine iki kategoriden bahsettiği eseri : Pertevnâme

- Pertevname adlı eserinde, Aristo'nun kategori anlayışını eleştiren filozof: Suhreverdi

- Meşşai Okul geleneğine karşı çıkan ve İşraki Okul’un kurucusu olan filozof kimdir? ) Şehâbeddin es-Sühreverdî

- İşraki okulun kurucusu: Sühreverdi

- Hikmetü'l-İşrâk yazarı: Sühreverdi

- Hikmetü’l-işrâk adlı eserinde rasyonel bilgi kanalıyla gerçeğe ulaşmanın imkansız olduğunu savunan, insanın ancak derunî tecrübe ve mükâşefe yoluyla iç aydınlığa ve işrâka erebileceğine ve kesin hakikate ilâhî feyiz ve ilham ile
ulaşılabileceğine inanan düşünür kimdir : Sühreverdi

- Sühreverdiye göre bilgiye ulaşmak için en yetkin kişi: Hakim-i Mütellih

- Şifa: İbn Sina bu eserinde kutsal metinlerin ancak felsefi düşünmeye meyilli insanların fark edebileceği bir takım işaretler sunduğunu savunur.

- Batı’da “Assipha” veya Sufficientia adıyla bilenen, tek kişi tarafından değil çeşitli kısımları farklı zamanlarda farklı kişilerce çevrilen ve İbn Sina’ya ait olan eser : Şifa

- İbn Sina’ya göre her insanın “ben” sözüyle kast ettiği şey : Nefs

- “eş-Şeyhü’r-Reîs” unvanıyla tanınan filozof: İbn Sina

- İbn Sîn⠓akıl” konusunda, insanın sahip olduğu bilme yeteneğine ne ad verir? Kuvve halinde akıl


- Aslen Yahudi, orta veya ileri yaşında Müslüman olan, en önemli felsefe eseri
Mu’teber fi’l-Hikme olan felsefeci kimdir: Ebu’l-Berekât el Bağdâdî

- Aslen Yahudi olan orta veya ileri yaşında Müslüman olduğu bilinen Bağdat
çevresinde yetişen en önemli felsefi eseri Mu’teber fi’l-Hikme adını taşıyan filozof:  Ebu’l-Berekât el Bağdâdî

- Gazzali'den sonra da meşşai filozofları eleştiren filozof:  Ebu’l-Berekât el Bağdâdî

- Bağımsız İslami filozof: Ebu’l-Berekât el Bağdâdî

- Batı literatüründe Avempace adıyla tanınan ve Batı İslâm dünyasında yetişen ilk Müslüman filozof kimdir: İbn Bâcce

- İbn Bâcce’ye göre hangi akıl yetkinliğindeki insanlar tabiat bilimleri ve matematiksel bilimlerle uğraşan kimselerdir: Nuzzâr

- İbn Bacce, yazım tekniklerinde Farabi'yi örnek almıştır.

- İbn Bâcce'nin insan anlayışında ortaya koyduğu boyutlar :  Tabiî boyut, duyusal boyut, aklî boyut

- İbn Bâcce'ye göre Ma'kûlleri doğrudan idrak edebilen eşyanın mahiyetini ayniyle kavrayan son grup filozoflar: Nuzzâr 

- Batı literatüründe Avempace adıyla tanınan ve Batı İslâm dünyasında yetişen ilk Müslüman filozof kimdir: İbn Bâcce

- Farabi’ye göre insan gerçek mutluluğunu Erdemli devlet içinde gerçekleştirebilir.

- Les Opinions des Philosophes adlı eserini İbn Rüşd’ün eserlerinden alıntılarla oluşturan yahudi bilgin: Samuel Aben Tibbon

- Spinoza’nın Hollanda diline çevirdiği eser: Hayy b. Yekzân

- İbn Tufeyl'in eseri: Hayy b. Yakzan

- İbn Tufeyl'in meşriki hikmet tasavvurunu oluştururken örnek aldığı düşünür
Gazali

- Rippol kentinde Arapça eserlerin Latinceye çevrilmesi için okul açtıran Papa: 
Slyvestre Saccy

- Osmanlı Devleti döneminde, Risâle-i Eflâtûniyye adlı eseri yazarak Eflâtun’un
fikirlerini tanıtan ve eserini II. Beyâzıd’a takdim eden filozof kimdir:
Muslihiddîn b. Sinâ

- Mekâsıdü'l-Felâsife: Gazâlî, filozofları eleştirdiği Tehâfüt'ü
yazmadan önce, filozofların fikirlerini incelediği eseri

- Duraklama döneminden çıkış arayan İbrahim Müteferrika'nın benimsediği düşünce tarzı: Nizam*ı Cedit

- İbn Sînâ'nın ruhun bedenden ayrı olarak var olduğunu ispat etmek için kullandığı "Uçan adam" örneğini aynen tekrarlayan batılı filozof kimdir:
Descartes

- Batılıların "Avicenna" dedikleri Müslüman filozof: İbn Sina

- “Mizanu’l-Hak” ve “Keşfu’z-Zunûn” adlı eserlerin yazarı, öncelikle akli ilimlerin
öğrenilmesi ve bu bilgiler ışığında nakli ilimlerin kavranması gerektiğini, oysa kendi döneminde tam tersinin yapıldığı savunan düşünür: Katip Çelebi

- Öncelikle akli ilimlerin öğrenilmesi ve bu bilgiler ışığında nakli ilimlerin kavranmasının gerekliliğini vurgulayan, nakli ilimlerin kavranmasının temelinde akli ilimler olduğu savunan "Mizanu'l-Hak" ve Keşfu'z-Zunun"
adlı eserlerin yazarı düşünür : Katip Çelebi

- Gazzali'nin "Bahse Girme" yoluyla Allah'ın ispatı görüşünden etkilenen batılı filozof kimdir? Pascal

- Derin, tutarlı ve kuşatıcı düşünce olmadan var olmanın mümkün olmadığını anlatmaya çalışarak İslam aleminin ilerlemesini hedefleyen, 1838-1897 yılları arasında yaşamış çağdaş İslâm düşünürü: Cemâleddin Afgânî

- Derin, tutarlı ve kuşatıcı düşünce olmadan var olmanın mümkün olmadığını savunan Muhammed Abduh ile birlikte Müslümanları Batı’nın sömürgeciliğine karşı harekete geçirmek için El-Urvet el-Vuskâ adlı haftalık gazeteyi çıkaran İslâm düşünürü:   Cemâleddin Afgânî

- peygamberlik bir sanattır sözü hangi müslüman düşünüre aittir?  Cemâleddin Afgânî

- İbnü’r-Râvendî, Dehriyye  akımının temsilcilerinden biri olarak görülür.

- Zamanı varlığın sayımı, yani varlığın bekasının müddeti olarak gören Ebu’lBerakat el-Bağdadi aşağıdaki Osmanlı düşünürlerinin hangisi üzerinde etkisi olmuştur: Davud el-Kayserî

- Davud el-Kayseri (Kayserili Davud)'un benimsediği felsefi-tasavvufi akım:
Vahdet-i Vücud

- Kayserili Davud, zaman anlayışını aşağıdaki eserlerinden hangisinde dile getirmiştir? Nihayetü'l-Beyan fi Dirayeti'z-Zaman

- Genel olarak Selçuklu medreselerinde ortaya çıkmış birikimi Osmanlı medreselerine aktardığı için iki dönem arasında entellektüel
bir köprü oluşturan Nihayetü'l-Beyan fi Dirayeti'z-Zaman adlı eserin sahibi düşünür kimdir? Kayserili Davud


- İbrahim Kasapbaşızâde aşağıdaki felsefe akımlarından hangisi ile ilgili eser vyazmıştır:  Eflatunculuk

- Dini konuları akıl ve  mantık verileri doğrultusunda açıklamaya özen gösteren, gerektiğinde aklı nakle üstün tutan, İslam Ansiklopedisi’ne birçok madde yazmış “Meram” adlı dergide birçok makalesi yayınlanmış 1869-1946 tarihleri arasında yaşamış ünlü çağdaş İslâm düşünürü: İsmail Hakkı İzmirli


- “Risale fi Tahkiki Vücudi’l-Vacib” adlı eserinde İbn Sina’nın görüşlerini özetleyen ve bu bağlamda eski ve yeni kelamcıların filozofları yanlış anladığını ileri süren ve dolaylı da olsa Tehfüt geleneğine katkı sağlamış olan düşünür kimdir? Molla Lütfi

- İbn Haldun, gelecekteki ihtiyaçlarını karşılama konusunda belli bir noktaya gelmiş olan insanların estetik ve başka kaygılarla geliştirdikleri ihtiyaçlarına ne ad verir? Kemalî ihtiyaçlar

- İbn Tufeyl'in "Hayy bin Yakzan" adlı felsefi ve bilimsel romanını Fransızcaya çeviren filozof: Gauthier

-  İbn Tufeyl'in meşriki hikmet tasavvurunu oluştururken örnek aldığı düşünür
Gazali

- Batı ile doğu arasında bir köprü kurmayı deneyen, gelenek ile moderniteyi
birbirleriyle uzlaştırmaya çalışan, Mevlana ile Niethzsche gibi birbirine zıt iki düşünüre eserlerinde yer veren fikir adamı kimdir: Muhammed İkbal

Muhammed İkbal'e göre İslam toplumunun çöküş nedeni: Müslümanların İslami prensiplerden uzaklaşmaları içine düştükleri durumu kabullenmeleri ve bunu değiştirmek için harekete geçmemeleri

- Sağlığında yedi ayrı kitap halinde bazıları birkaç defa basılan, ölümünden sonra tek cilt olarak yayımlanan ve tamamı aruzla yazılmış 11.240 mısralık 108 manzumeden ibaret genel adı Safahat olan eser kime aittir? Mehmet Akif Ersoy

- Taşköprülüzâde'nin ilimlerin tasnifiyle ilgili eseri : Mevzûâtü’l Ulûm

- İbn Haldun'un kurduğunu iddia ettiği ilim dalının adı: Ümran ilmi

-  İbn Haldun'a göre, toplumları bir arada tutan ve tarihteki toplumların yükselişini açıklayan şey: Asabiyye

-  İbn Haldun'a göre, bir toplumun geçirdiği aşamalardan biri: İmar aşaması

- İbn Haldun'un tarihte var olan toplumları tasnif ederken kullandığı kriter:
İnsanların ihtiyaçları ile bu ihtiyaçları karşılama biçim ve yöntemleri

- İbn Haldun'a göre, aşağıdakilerden hangisi göçebe/ bedevi yaşamın özelliklerinden biridir? Özgürlük

- İbn Haldun’a göre bir devletin geçirdiği döngüsel aşamaların şeması
Kuruluş ve zafer dönemi/ Gücün şahsileşmesi dönemi / İmar dönemi / Sulh ve
istikrar dönemi / Çözülme ve yokoluş dönemi

- İbn Sînâ'nın ruhun bedenden ayrı olarak var olduğunu ispat etmek için kullandığı "Uçan adam" örneğini aynen tekrarlayan batılı filozof
kimdir?

- Varlığın meydana gelişini Tanrı, ruh, madde, mekan ve zaman olmak üzere beş ezeli ilke ile açıklayan fakat deist bir dünya görüşü savunduğu için İslâm dünyasında takipçileri olmayan tabiatçı filozof kimdir: Ebû Bekir (Zekeriyya) er-Râzî

- Dini telakkinin dışına çıkarak ahlakı bir felsefe problemi olarak tartışan ilk Meşşai filozofu olduğuna şüphe yoktur. O, doğrudan ahlakla ilgili olmak üzere dört eser kaleme almıştır. One göre felsefenin pratikteki yararı insana ahlaki erdemler kazandırmasıdır: Kındî

- İslam dünyasında gerçek anlamda ilk filozof olarak kabul edilen düşünür: Kındi

- Kindî'ye göre tabiat bilimi ile metafizik arasındaki fark:
Tabiat bilimi yani fizik evrende değişen ve başkalaşan şeylerin bilgisini sağlarken, metafizik biliminin değişmeyen varlıkların bilgisini içermesi

- Pakistan'ın büyük şair ve filozofudur. Pencap Eyaleti'nin Sialkot şehrinde doğmuş, Lahor'da vefat etmiştir. "İslâm'da Dinî Düşünce'nin Yeniden Teşekkülü", adlı eserin yazarıdır. Muhammed İkbal

- Gerek Kur’an tefsirindeki yorumları ve gerekse de başka hususlarda modern
Türkiye’de birçok Müslüman aydını etkileyen, TBMM kararıyla yazdığı ve Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan “Hak Dini Kur’an Dili” adlı eserin yazarı çağdaş İslâm düşünürü kimdir? Elmalılı Hamdi Yazır

- Batıda Ortaçağın erken dönemlerinde Fârâbî "Avennasar" adıyla anılmıştır.


- Batı Hıristiyan ve Yahudi düşüncesine en çok etkisi olan Müslüman filozoflardan biri olan, İbn Messere ve İbn Gabriel gibi Yahudi filozoflar aracılığı ile Batı’da tanınmaya başlayan, Avennesar, Abunazar, Albunasar gibi isimler ile Batı’da meşhur olan filozof Fârâbî
 
- İslam filozoflarının eserlerini asıllarından okumak ve İslam dini hakkında doğrudan bilgi edinmek amacıyla Arapça öğrenen modern batılı filozof kimdir?
Locke

- Sebîlü’r-Reşâd dergisini çıkaran kimdir? Mehmet Akif Ersoy

- İbn Hazm'a göre Kur’an ve hadisler dışında dini meşruiyet kaynağı yoktur.

- Yaşayanlara Çağrı adlı eserinde “sistemimizin bütün gidişatı intihara
doğru...” diyen Fransız Müslüman düşünür: Roger Garaduy

- Hilafetin kutsal olmadığını söyleyen düşünür : Elmalılı Hamdi Yazır

- Osmanlının son döneminde kadın hakları bağlamında eserler
yazmıştır? Fatma Aliye

- Osmanlılarda Tehâfüt geleneğini canlandıran Osmanlı Sultan’ı : Fatih

-  İbn Miskeveyh'in eserlerinden biridir? Tecaribü'l- Ümem

- Ortaçağda batılılarca bilinnen müslüman düşünür: İbn Miskeveyh

- Gazzâli'nin kelamî ve felsefî düşünceyle tanışmasını, bu fikirlere ilgi duymasını sağlayan, kelamın Eş'ari ekolündeki büyük âlimi ve hocası:
İmamu'l-Harameyn Ebu'l-Meâlî el-Cuveynî

- "Risaletu'l-Veda" adlı eseri İbranice tercümesinden XV. yüzyılın ilk yarısında
Abraham de Balmes tarafından Latinceye çevrilen İslam düşünürü kimdir?
İbn Bacce

- İbn Bacce'ye göre İttisal: İnsanın aklıyla çokluktan kurtulup sürekliliğe birliğe ve mutluluğa ulaşmasıdır.

- Allah'ın varlığı ve varlığının ispatı konularında Fârâbî'den çok etkilenen skolastik dönem düşünürü: St. Thomas

- Fârâbî’den ontoloji konusunda etkilenen, Fârâbî’nin Allah’ın sıfatları hakkındaki yorumunu ve Allah’ın varlığının ispatı için ortaya koyduğu delilleri ona benzer şekilde Summa Theologia adlı eserinde tekrarlayan
Hıristiyan filozof :  St. Thomas


- Fransa’da kaldığı 6 yıllık sürede Louis Massignon ve Hareket Felsefesi’nin
kurucusu Maurice Blondel ile tanışan ve bu felsefenin etkisinde kalan, hatta Fikir ve San’atta Hareket isimli dergide de bu felsefeden etkilendiği görülen 1909-1975 yıllara arasında yaşayan İslâm düşünürü:
Nurettin Topçu

- Nurettin Topçu'nun temel hedefi: İslam Ahlakına dayanan bir cemiyet düzeni kurmak (isyan ahlakı projesi)

- "İsyan Ahlakı" projesi kime aittir: Nurettin Topçu

- İslam dünyasında yabancı bir eseri Arapça'ya tercüme ettirme konusunda ilk girişimde bulunan : Hz. Ömer

- Stoacı (üstünâvi) lakabıyla anılan Osmanlı düşünürü: Mehmet Efendi

- "İslam'ın vaat ettikleri" adlı eserin sahibi: Roger Garaudy

- Rippol'da ilk tercüme bürosu açan papa: Sylvestre Saccy

- Türkiye'de sağlam bir felsefe geleneğinin oluşmasında önemli katkıları olan ve "Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi" "Bilgi ve Değer" "Aşk Ahlakı" adlı eserleri yazan düşünür: Hilmi Ziya Ülken

- Felsefeyi "Ruhun ilim ve amelle terbiye edilmesidir" diye tanımlayan: İbn Hindû

- Damat İbrahim paşa'nın dokuz kişiden oluşan tercüme heyetinin başında bulunan: Yanyalı esad efendi

- "Dinin Doğal Tarihi" adlı eserinde Tek tanrı inancı insanlık düşüncesini fakirleştirmişitr." diyen filozof: David Hume

- "İslam felsefesi Tarihi" isimli eserin yazarı: Henry Corbin
15
- Suhreverdî’nin, önce Aristo’nun kategori anlayışına karşı çıktığı, daha sonra Kant’ın da söyleyeceği gibi kategorileri, varlığın değil zihnin kategorileri olduğunu söylediği, Aristo’nun on kategorisi yerine iki kategoriden bahsettiği eseri
Pertevnâme

- Urfa Mektebinin Bizans İmparatoru Zenon tarafından 489 yılında kapatılmasından sonra okulun son idarecisi Nesri ve bazı hocaları
mekteplerden hangisini kurarak eğitime devam etmişlerdir:
Nusaybin Mektebi

- İşrâkiyye ekolünün kurucusu: Şehabeddin Sühreverdi

-  İslam düşüncesinin yerli kaynaklarından biridir?
Hz. Muhammed’in Sünnet

- Risale-i Eflatuniyye adlı eseri ile Eflatun’un fikirlerini tanıtan ve eserini II. Beyazıd’a takdim eden Osmanlı düşünürü kimdir?
Muslihiddin b. Sina

- hangisi ansiklopedist felsefe cemiyetidir: İhvanu's safa

- hangisi Müslüman Meşşâî filozofların ilimler tasnifi içerisinde yer
almaz? Hadis

- Hikmetü’l-işrâk adlı eserinde rasyonel bilgi kanalıyla gerçeğe ulaşmanın imkansız olduğunu savunan, insanın ancak derunî tecrübe ve mükâşefe yoluyla iç aydınlığa ve işrâka erebileceğine ve kesin hakikate ilâhî feyiz ve ilham ile ulaşılabileceğine inanan düşünür kimdir? Sühreverdi

- Meşşai filozoflara göre, insanın soyutlama, kavram oluşturma ve tümel yargılar oluşturmaya başladığı akıl durumuna verilen ad : Fiil haline geçmiş akıl

- hangisi İslam Felsefi okullarından biri değildir? Rivayetçilik

- Düşünmeyi “Dinden düşünceye” şeklinde öngören düşünür: Gazali

- İslam düşüncesinin içinde yeşermekte olduğu tüm kültürel gelenekleri Kur'an ve hadislerin görünür, açıkça bilinebilir anlamına nispetle eleştiriye tabi tutan bir gelenekten gelen İbn Hazm aşağıdaki mezheplerden hangisine mensuptur?
Zahirilik

- hangisi Yunanca “hyle (heyula)” kavramının Arapça karşılığıdır?
İmkân

- hangisi inama eylemin özelliklerinden biri değildir? yorum

- Kındî’nin bilgi teorisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Akli bilgi ve duyu bilgisi objektiftir.

- Bütün teorik ilim dalları ve en yüce varlık olan Allah ile ilgili bilgi Farabiye göre aşağıdaki fazilet kategorilerinden hangisine dahildir?
Nazari faziletler

- “eş-Şeyhü’r-Reîs” unvanıyla tanınan filozof kimdir? İbn Sina
 
- İbn Sîn⠓akıl” konusunda, insanın sahip olduğu bilme yeteneğine ne ad verir?
Kuvve halinde akıl

- İbn Tufeyl'in meşriki hikmet tasavvurunu oluştururken örnek aldığı düşünür kimdir? Gazali

- (I) İbn Rüşd Meşşai okulun son temsilcisidir. (II) Aristo’nun eserlerinin şarihi ve din felsefe ilişkileri filozofudur. (III) İbn Rüşd’ün De Anima’ya yapmış
olduğu üç farklı şerh ayrı bir tarz anlama ve yorumlama çabası örnekleri olarak kabul edilebilir. (IV) Bu süreçte İbn Rüşd’ün kullandığı bazı yorum teknikleri kavramsal analiz, Aristo sonrası tarihsel birikim analizi ve otoritelere
başvuruştur. (V) Ona göre din ve felsefe arasındaki problemlerin halledilebilmesinin tek yolu bilimsel araştırma ve deneydir.
Yukarıda İbn Rüşd’ün savunduğu fikirler ile ilgili numaralandırılmış ifadelerden hangisi yanlıştır?  V

- Rivâkiyye akımı aşağıdaki felsefi akımlardan hangisine karşılık gelir?
İslam Stoaclığı

- Hermenötik öğretinin son temsilcisi olan mektep: Harran

- İndiye, İnadiyye ve Laedriye gibi alt kolları olan, hakikatin ölçüsünün insan olduğunu, doğruluk ve yanlışlığın insanın dilini kullanmasına bağlı olduğunu savunan İslam felsefi akımı : Sofistaiyye

- Aşağıdaki eserlerden hangisi Eflâtunculuğa meyletmiş olan Muslihiddîn b. Sinâ’ya aittir? Risâle-i Eflâtûniyye

- Aslen Yahudi olan orta veya ileri yaşında Müslüman olduğu bilinen Bağdat çevresinde yetişen en önemli felsefi eseri Mu’teber fi’l-Hikme adını taşıyan filozof kimdir? Ebu’l-Berekat el-Bağdadi

- Selçuklular devrinde özellikle II. Kılıçarslan ve I. Alâeddin Keykûbât zamanlarında, kurucusu Sühreverdî’nin Anadolu’da bulunmasıyla moda haline gelen bir felsefe akımı olmasına rağmen asıl hakimiyetini ve gerçek taraftarlarını İran’da bulan felsefi akım aşağıdakilerden hangisidir?
İşrâkiyye

- Meşşai filozofların insan aklının yetkinleşmesindeki ve bilgi edinmesindeki
son aşamasına verdikleri ad aşağıdakilerden hangisidir?
Müstefad akıl

- Aşağıdakilerin hangisinde en önemli İslam düşünce okulları birlikte ve doğru olarak verilmiştir?
Kelam, Tasavvuf, Felsefe

- hangisi Meşşâî filozofların Tanrı hakkında kullandıkları sıfatlardan biri
değildir? İşiten

- Şifa adlı eserinin “Peygamberliğin Kanıtlanması” kısmında, kutsal metinlerin
ancak felsefi düşünmeye meyilli insanların fark edebileceği birtakım işaretler
sunduğunu belirten filozof: İbn Sina

- Yunanca hyle (heyula) kavramı Arapçada hangi kelime ile karşılanmıştır?
İmkân

- İnsanın çeşitli sanat ve mesleklere karşı eğilimlerini geliştirerek o alanda iyi
yetişmesi Fârâbî’nin aşağıdaki fazilet kategorilerinden hangisi içinde
değerlendirilir? Ameli faziletler

- Farabi'nin Sudûr teorisindeki varlık şeması aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
Tanrı-maddeden ayrık (mufarık) akıllar-faal akıl-nefis-suret ve form

- Kindî'nin Bağdat'ta felsefe faaliyetlerine başlamadan önce hangi kelam okulundan etkilendiği ve savunuculuğunu yaptığı ifade edilmektedir?
Mutezile

- (I) Ahlak alanındaki görüşleri Aristo ile Eflatun'un görüşlerinin sağladığı arkaplanla kendisinin özgün katkılarından oluşur. (II) Ona göre ahlak
ilminin iki kısmı bulunur. (III) İlk kısım iradi fiil ve alışkanlıklarla ilgilidir. (IV) İkinci kısım fizik, matematik, mantık ve siyaset eğitimi ile ilgilidir.
(V) Ona göre ahlak siyasetten ayrılmaz,  siyasetin bir girişidir ve mantıken siyasetten önce gelir. Yukarıdaki paragrafta İbn Rüşd'ün ahlak
görüşü ile ilgili numaralandırılmış ifadelerden hangisi yanlıştır? V

- İbn Bâcce yazım tekniklerinde aşağıdakilerden hangisini örnek almıştır?
Farabi

- İbn Bâcce ma'kûlleri doğrudan idrak edebilen eşyanın mahiyetini ayniyle kavrayan son grup filozoflara ne ad verir?
Su'edâ

- Derin, tutarlı ve kuşatıcı düşünce olmadan var olmanın mümkün olmadığını savunan Muhammed Abduh ile birlikte Müslümanları Batı’nın sömürgeciliğine karşı harekete geçirmek için El-Urvet el-Vuskâ adlı haftalık gazeteyi çıkaran İslâm düşünürü kimdir: İsmail Hakkı İzmirli

- Eserlerden hangisi Mehmet Akif Ersoy'a aittir: Safahat

- Babanzâde Ahmet Naim’im İslâm kardeşliğini zedeleyecek ırkçı çıkışı tenkit ettiği ve Türkçülüğün Esasları adlı esere eleştiriler getirdiği eseri aşağıdakilerden hangisidir? Daava-yı Kavmiyye



16
-  “Dinî değerlere aykırı, din dışı davranıştan vazgeçiş ve dinî değerlerle uyumlu bir tutumu benimseyiş ve yeniden dine dönüş hareketidir” tanımı
aşağıdaki terimlerden hangisini anlatmakta? Tövbe

- hangisi/hangileri, din değiştirme tipleri arasında yer alır?
I. Entelektüel tip
 II. Mistik tip
 III. Duygusal tip
IV. Yeniden uyanış tipi
 V. Cebrî tip

-  İslam geleneğinde “başka bir dinden İslam dinine girme” durumunu anlatmak için aşağıda yer alan kavramlardan hangisi kullanılır?
 İhtida

- Ruhen tamin olamadığından din değiştirme yönelimi yaşayan insan aşağıdakilerden hangi güdüler grubuna girmektedir? Zihinsel güdüler

- İnsanın dünyadaki varlığını, hayatın anlamını ve çeşitli toplumsal olayları sorgulayarak başlayan bu süreçte birey problemine çözüm yolları ortaya koyan
din değiştirme süreci : Dinî bir problemi çözme bakış açısına sahip
olma

- Beyin yıkama ve sosyal baskı gibi zorlamalar sonucu din değiştiren tip : Cebri tip

-  “Dini değerlere aykırı, din dışı davranıştan vazgeçiş ve dini değerlerle uyumlu bir tutumu benimseyiş ve yeniden dine dönüş hareketidir” tanımı aşağıdaki terimlerden hangisini ifade etmektedir?  Tövbe

-  Din değiştirme sürecinde aşağıdakilerden hangisi insanın dünyadaki varlığını, hayatın anlamını ve çeşitli toplumsal olayları sorgulayarak başlayan bu
süreçte problemine çözüm yolları ortaya koyduğu aşamadır?  Dini bir problemi çözme bakış açısına sahip olma

- hangisi/hangileri, kişinin tövbe etme gereksinimi hissetmesinde etkilidir?
I. Bireyin, esas olarak dini değerlerine ters düşen,
günah sayılan davranışlarından dolayı duyduğu
pişmanlık
 II. Yapılan bir davranışın ilahi emirlere aykırı bir
suç ve günah olduğunun farkına Varma
III. Kişinin Allah’la ilişkilerini yeniden onarıp
düzeltme niyeti
IV. Allah’la arasının açıldığı şuuruna varması
 V. Allah’ın rızasını kazanmak

-  hangisi dini değişiminden önce insanın yaşadığı problemlerden değildir?
 Ailevi problemleri

- hangisi “günah” kavramının açıklaması değildir? Dinî değişime karar verme

-  Tövbe ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? Tövbede endişe ve korku yaşanır

- Aşağıdaki ifadelerden hangisi din değiştirmenin duygusal güdülerindendir?
Travmatik olaylar yaşama

- Aşağıdakilerden hangisi din değiştirme süreci içerisinde yer almaz?
Dışa dönük bir özelliği vardır.

- Aşağıdakilerden hangisi yeniden uyanış tipinin özelliklerindendir?
 Başından dini duygularını harekete geçirecek bir
olay geçmesi
17
1. Dini inanç nasıl edinilir?
Cevap: Dine inanmaya hazırlıklı olarak dünyaya gelen
çocuk, anne babasından ya da çevresindeki kişilerden
edindiği modellerden, arkadaşlarından, kitle iletişim
araçlarından, öğretmenlerinden, edindiği bilgilerden vs.
etkilenerek bir dinî inanca sahip olur.

2. Dini inançtaki değişimi tetikleyen etkenler nelerdir?
Cevap: Çocukluk döneminden itibaren hayat süreci
içerisinde yaşadığı tecrübeler, zihinsel gelişimi, ergenlik
döneminin çalkantıları, çeşitli sosyokültürel etkenler onun
inancında değişmelere neden olur. Bazen dinî inancıyla
çelişen davranışlar yapar, sonra pişmanlık duyar, tövbe
eder, bazen de dinden tamamen uzaklaşır, bulunduğu dini
terk eder.

3. Din psikolojisi konuları arasında din değişimi neden
önemli bir yere sahiptir?
Cevap: Din değiştirme davranışları insanlık tarihinin her
döneminde görülse de diğer dinî davranışlara göre az,
fakat oldukça önemli, karar verilmesi çok zor olan bir
değişim sürecidir. Bu nedenle Din Psikolojisi konuları
arasında ilk dönemlerden itibaren yer almakta, dinî
değişim geçiren kişileri bu davranışa yönelten güdüler ve
dinî değişim süreci çeşitli araştırmalarla açıklanmaya
çalışılmaktadır.

TÖVBE, DİNE DÖNÜŞ VE DİN DEĞİŞTİRME
KAVRAMLARI

4. Din değişimi nedir?
Cevap: Psikolojik anlamda “dinî inanç ve davranışlarla
ilgili yön değişimi” olarak tanımlanır. Dolayısıyla dinî
değişim, zihinsel, duygusal ve davranışsal, dinle ilgili her
türlü değişimi ifade eder. Tabii ki din değiştirmeyi de
içine alan geniş bir anlama sahiptir. Dinî değişim
olaylarının en yaygın olanı İslam’da “tövbe” olarak
adlandırılır.

5. Tövbe nedir?
Cevap: Kelime olarak dönmek, vazgeçmek anlamına
gelmektedir. Dindeki anlamı ise, bireyin dince uygun
görülmeyen bir davranıştan geri dönmesi, vazgeçmesi ve
bir daha o davranışı yapmayacağına dair söz vermesi
demektir.

6. Günah nedir?
Cevap: Terim olarak kişinin dinî değerlerine aykırı olan
davranışlarına günah denir. Dinî bir emrin ihlali, dinî
kurallara muhalefet günah olarak nitelendirilmektedir.
Günah olan davranışlar, dinen suç kabul edilen
davranışlardır.

7. Tövbenin temel dayanağı nedir?
Cevap: Tövbenin temelinde, yapılan davranışın ilahi
emirlere aykırı bir suç ve günah olduğunun farkına varma
ve Allah’la ilişkilerini yeniden onarıp düzeltme niyeti
yatar. Tövbeyi dinî bir davranış yapan en önemli nokta,
Allah’ın istemediği bir hareketi yapmış olması nedeniyle
kişinin, Allah’la arasının açıldığı şuuruna varması ve
Allah’ın rızasını kazanmak için bu hareketten
vazgeçmesidir.

8. Gazali’ye göre tövbenin boyutları nelerdir?
Cevap: Gazali’ye göre tövbe üç boyutlu bir süreçtir:
Birincisi bilme, ikincisi pişmanlık, üçüncüsü gereğini
yerine getirmedir. Tövbede önce zihinsel bir değişim
yaşanır. Bu değişim duygu ve davranış değişimine yol
açar. Eğer davranış değişimi yoksa tövbe eksiktir,
bütünüyle oluşmamış demektir. “Ben artık kul hakkı
yemeyeceğim” diyen ve tövbe eden bir insan, uygulamada
bu davranışını sürdürüyorsa, bu samimi, benimsenerek
yapılan bir tövbe değil, içselleştirilmeden sadece
kelimelere dökülmüş bir sözdür.

9. Din değiştirme nedir?
Cevap: Din değiştirme bir dinden başka bir dine dönmek
demektir. Bireyin bir dine olan inanç ve bağlılığının başka
bir dine geçiş yapması anlamına gelmektedir.

10. İslam geleneğinde din değişimi için kullanılan
kavramlar nelerdir?
Cevap: İslam geleneğinde başka bir dinden İslam Dini’ne
girme ihtida ve İslam Dini’ni terk ederek, bir başka dine
geçiş yapma olayı için de irtidat kavramları kullanılır.

DİNİ DEĞİŞİMİN GÜDÜLERİ

11. Dini değişimin güdüleri konusu nelerdir?
Cevap: Bir kimsenin sahip olduğu dinî inancının
değişmesinde, din dışı, dine ilgisiz ya da inançsız bir hayat
yaşarken dine yönelmesinde ya da bulunduğu dinden
uzaklaşmasında ve yeni dini seçmesinde hangi faktörlerin
etkili olduğu konusu dinî değişimin güdülerini oluşturur.

12. Dini değişimin güdüleri nasıl gruplandırılmaktadır?
Cevap: Araştırmalara göre dinî değişimin gerek bireyin
içinden gelen zihinsel ve duygusal, gerekse dışardan gelen
toplumsal birçok nedeni olabilmektedir. Bunları farklı
şekillerde sınıflandıranlar olmakla beraber zihinsel
(entelektüel), duygusal ve sosyo-kültürel güdüler başlığı
altında üç grupta toplamak mümkündür. Dinî değişim
gösteren bireylerde bu güdülerin farklı oranlarda etkili
olduğu bilinmektedir. Bazılarında zihinsel, bazılarında
duygusal, bazılarında da sosyo-kültürel güdüler daha etkin
halde bulunur.

13. Dini değişimde zihinsel güdüler nedir?
Cevap: Bunlar zihinsel dinamiklerin oluşturduğu
etkilerdir. Dinle, dinî esas ve uygulamalarla ilgili şüphe,
tereddüt ve tatminsizliklerin bireyde oluşturduğu dinî
yönelişlerdir.

14. Din değiştirmede zihinsel tatmin arama süreci nasıl
etkili olur?
Cevap: Din değiştiren birçok kişideki en temel psikolojik
elemanın gerginlik olduğu söylenebilir. Dinî değişime
yönelmiş bir kişide gerginlik bir noktaya gelinceye kadar
bilincinde olmadan, daha sonra kısmen bilinçli olarak
büyür ve gelişir. Kişinin dinî esaslarla ilgili şüphesi devam
ettiği sürece gerginliği artar ve ruhen tatmin olamadığı
için bunalmaya başlar. Birey bu gerginlikten kurtulmak
için çeşitli arayışlar içine girer, kitaplar okur, konuyu
bilenlere sorar ve başka dinlere de yönelebilir.

15. Hristiyanlıktan Müslümanlığa geçenler hangi
konularda zihinsel tatminsizlik yaşamaktadırlar?
Cevap: Hristiyanlığı terk ederek Müslüman olan birçok
mühtedinin, eski bağlı oldukları dinin Teslis, Hz. İsa’nın
ulûhiyeti, ruhban sınıfının otoritesi, aslî günah doktrini
gibi konulardaki zihinsel tatminsizliklerinin onları yeni bir
dinî arayışa sevk ettiğini göstermektedir.

16. İnsan varoluşsal boşluktan nasıl kurtulur?
Cevap: Viktor Frankl 20. yüzyılda yaygınlaşan varoluşsal
boşluk’tan söz etmekte ve bunun özellikle “kendini
değersiz ve anlamsız bulma” duygusuyla oluştuğunu
belirtmektedir. Frankl, insanların bu varoluşsal boşluğa
düşmekten ancak hayatta belli hedefler ve amaçlar (sevgi,
yüce bir dava, bir eser üretme vb.) elde ederek ya da dinin
açıkladığı, hayata yüklediği anlamı, ahlâk ve değer
yargılarını benimsemekle kurtulabileceğini vurgular.

17. İnsanları kendi inançlarını sorgulamaya iten nedenler
nelerdir?
Cevap: Hayat süreci içinde yaşadığı bazı olaylar ve
tecrübeler bireyi kendi inançlarını yeniden gözden
geçirmeye itebilmektedir. Bulunduğu dinin esaslarını
kritik ederek onlardan uzaklaşabilmekte, başka bir dine
yönelebilmektedir. Ancak böyle bir entelektüel tutum
önemli bir zihinsel çabayı gerektirir. Birey şu etkilerle bu
duruma gelebilmektedir;
 Başka inanca sahip kişilerle dinî konularda
tartışmak
 Diğer dinleri araştırmak

18. Din değiştirmede etkili olan duygusal dürtüler nasıl
gruplandırılmaktadır?
Cevap: Yoğun duygusal yaşantılar bireyin zihin
dünyasında, hayata bakışında ve din anlayışında önemli
değişmeler meydana getirebilmektedir. Bu tür tecrübeler,
bireyi dinî değişime yöneltici bir etkiye her zaman
sahiptir. Bunları iki gruba ayırabiliriz:
 Travmatik, Gerilimli Olaylar Yaşama
 Suçluluk ve Günahkârlık Duygusu

19. Din değişiminden önce bireyin yaşadığı en önemli
problemler hangileridir?
Cevap: Bazı yazarlar dinî değişimden önce bireyin
yaşadığı en önemli beş problemi şöyle belirtmişlerdir:
 Ruhsal problemler: Anlamsızlık, hedefsizlik,
güçsüzlük ya da kendini küçük görme.
 İletişim problemleri: Evlilik, aile içi ilişkiler ve
çocuk yetiştirmedeki sıkıntılar.

 Kişilik ve karaktere bağlı problemler: Alkol ve
uyuşturucu kullanımı. Benmerkezci tutumlar.
 Ekonomik problemler: İşsizlik, işinden memnun
olmama ve eğitim sorunları.
 Fiziksel problemler: Sinirlilik, kronik hastalıklar.

20. Din değişiminde suçluluk duygusu nasıl etkili
olmaktadır?
Cevap: Suçluluk ve günahkârlık duygusu bireyi dinî
değişime götüren önemli güdülerden biridir. Özellikle
dince büyük günah sayılan tutum ve davranışlarda bulunan
bazı kişiler günahkârlık ve suçluluk duygusu
duyabilmektedir. Bu duygu bireyin inancına ve kişilik
yapısına göre oluşmakta ve onda rahatsızlık meydana
getirmektedir. Bu rahatsızlık onu kamçılamakta ve
çoğunlukla tövbe ederek dine dönüşe yöneltmektedir.
Ancak bazen dinden tamamen uzaklaşmaya ve isyana da
götürebilmektedir.

21. Bireyi din değiştirmeye kadar götüren sosyo-kültürel
güdülerin önemlileri hangileridir?
Cevap: Bireyi din değiştirmeye kadar götüren sosyokültürel güdülerin önemlileri şunlardır:
 Başka Dine Bağlı Kişilerin Olumlu Davranışları
 Başka Dine Bağlı Bir Kimse İle Evlenme
 İçinde Bulunduğu Başka Dine Bağlı Kişilerden
Oluşan Bir Gruptan Etkilenme
 Ekonomik Mahrumiyet

22. Din değiştirmede başka dine bağlı kişilerin etkisi nasıl
oluyor?
Cevap: Bireye yeni dine karşı duyduğu ilgi ve eğilimler
sırasında yapılan iyi davranış ve muameleler, onun din
değiştirme kararını vermesine yardım eden ve bu kararı
çabuklaştıran önemli bir güdüdür.

23. Başka dinden biri ile evlenmek din değişikliğini nasıl
etkiliyor?
Cevap: Başka dine bağlı bir kimse ile evlenme sonucu din
değiştiren birey, ya evlenirken ya da evlendikten sonra din
değiştirmektedir. Bu şekildeki din değiştirmelerde şu
güdüler etkili olmaktadır:
 Evlenilen kişiye karşı duyulan sevginin, inanılan
dinî değerlerden daha üstün gelmesi
 Din değiştirdiği takdirde, kendini yeni
akrabalarına daha çok sevdirebileceği düşüncesi
 Eşi ile dinî konularda tartışma sonucu onun dinini
daha uygun bulma

24. Farklı bir kültür içinde büyümenin din değişimine
hangi noktalarda etkisi oluyor?
Cevap: Birey küçük yaştan itibaren başka dine bağlı
kişilerin oluşturduğu bir toplumda yetişmiş, büyümüş ve
arkadaşları, çevresindeki kişiler farklı dine mensupsa
psikolojik olarak onlardan, onların inancından, tutum ve
davranışlarından etkilenebilmektedir. Bu etkinin şu
noktalarda olduğu görülmektedir:

 Toplumun kültürünü, gelenek ve göreneklerini
benimseme
 Çevresindeki kişilerce saygı görme, takdir edilme
arzusu

25. Ekonomik nedenler din değişimini nasıl
etkilemektedir?
Cevap: Ekonomik ya da başka mahrumiyet ve çaresizlik
içinde bulunanlardan bazıları bu mahrumiyetlerini telafi
etmek amacıyla yeni bir gruba ya da yeni bir dine
girebilmektedir. Burada ekonomik, psikolojik, sosyal
destek de söz konusu olabilmektedir. Bunlar kendilerini
güven içinde hissedebilecekleri bir yer ararlar.

26. Türkiye’de İslam’dan Hristiyanlığa geçenlerde daha
çok hangi faktörler etkili olmaktadır?
Cevap: Türkiye’deki İslam’dan Hristiyanlığa dönenler
üzerinde yapılan araştırmalar ekonomik ve duygusal
faktörlerin daha çok etkili olduğunu göstermektedir.
Maddi çıkar sağlama önemli bir etken olarak
belirmektedir. Misyonerler tarafından özellikle genç
sempatizanları etkilemek amacıyla sevgi, dostluk, ilgi,
kabul görme, günah-kurtuluş, mükâfat-ceza gibi duygu
ağırlıklı söylemler, ekonomik yardım ve destekler önemli
oranda kullanılmaktadır.

DİN DEĞİŞTİRME SÜRECİ

27. Din değiştirme süreci nasıl gelişir?
Cevap: Dine dönüş ve din değiştirme davranışı kısa
sürede oluşmaz. O, ağır ağır hareket eden bir tirenin
hızlanarak birden ateşlenmesi, sessizce büyüyüp gelişen
bir tomurcuğun patlaması gibidir. Kişiye, yaşadığı süre
içinde etki eden birçok faktör onu bulunduğu dinden
uzaklaştırarak din değiştirmeye kadar götürebilmektedir.
Bunun yanında her kültürde ve toplumda bireyin yapısına
ve yetişme tarzına göre farklı süreçler yaşanabilmektedir.
Ancak bütün bunlardaki psikolojik değişim ve gelişimi
dikkate alarak genel bir model oluşturmak da mümkündür.

28. Bir din değiştirme sürecinin aşamaları nelerdir?
Cevap: Bir din değiştirme süreç modeli geliştiren bazı
araştırmacılara göre din değiştirmede şu yedi süreç söz
konusudur:
 Gerginlik hissetme: İnsanın hiçbir davranışı
gerilimlerden, engellemelerden ve gelgitlerden
tam anlamıyla bağımsız değildir. Bu nedenle din
değiştirmede (hepsinde olmasa da) ilk aşama
gerilim hissetme aşamasıdır.
 Dinî bir problemi çözme bakış açısına sahip
olma: İnsanın dünyadaki varlığını, hayatın
anlamını ve çeşitli toplumsal olayları
sorgulayarak başlayan bu süreçte birey
problemine çözüm yolları ortaya koyar.
 Arayış içinde olma: Birey kendi dininde yaşadığı
problemlere çözüm bulamadığı takdirde farklı
dinler bazında yeni bir arayış içine girdikten
sonra üçüncü evre ortaya çıkmakta ve bu tip
kişiler kendilerini “dinî arayış içerisinde olan”
şeklinde tanımlamaktadır.
 Kritik eşik: İlk üç evrede yaşanan olayların,
kişinin hayatındaki önemli dönüm noktaları ile
kesiştiği anlarda (iş değişikliği, okul değişikliği,
evlilik, yer değişikliği vb.), hayatının bir
dönemeç noktasında gireceği dine rastlar.
 Etkin bağ oluşturma: Bireyin kendi dinine
yabancılaşma sürecinde, gireceği dine bağlı olan
kişilerle aralarında etkin, duygusal bağ oluşur.
 Yeni dinî grup dışındaki kişilerle iletişimi
azaltma: Bireyin yeni bir grup aidiyeti psikolojisi
ile eski arkadaş grubuyla olan iletişiminin
kesilmesini veya azalmasını ifade etmektedir. Bu
dönemde kişinin din değiştirmesi sonucu eski
sosyal çevresi ile bağlarının zayıflayacağı
düşünülmektedir.
 Yeni dinî grup üyeleri ile yoğun iletişime geçme:
Bu aşamada din değiştiren bireyin yeni girdiği
dinin üyeleri ile yoğun bir biçimde iletişim
halinde olması, dini faaliyetlere katılmasıdır.

29. Din değiştirme süreci herkeste aynı şekilde mi gelişir?
Cevap: Belirtilen modelin bütün aşamalarının her din
değiştiren kişide görülmesi gerektiği söylenilemez. Fakat
bu model daha sonraki araştırıcılar tarafından her dinî
gruba uyup uymadığı tartışılsa da her din değiştiren kişi
için geçerli genel bir süreç modeli olarak kabul edilmiştir.
Ancak bu modele uymayan birçok bireysel sürecin
olabileceğini unutmamak gerekir. Yaptığı araştırma
sonunda Ali Köse’nin de vardığı sonuç, “tüm din
değiştirme hadiseleri için belirlenmiş bir süreç modelinin
olamayacağı” yönündedir. “Her din değiştirme hadisesinin
kendine mahsus boyutları olabilir. Hadiseye sadece kişi
veya grup açısından yaklaşarak tek bir bakış açısına takılıp
kalmak olayın anlaşılmasını zorlaştırır” demektedir.

30. Genel bir din değiştirme sürecinin aşamaları nelerdir?
Cevap: Farklı bireysel süreçleri bir tarafa koyarak, bizim
kendi araştırmamız sonunda belirlediğimiz, genel bir din
değiştirme sürecinin şu dört aşamadan geçtiği
görülmektedir:
 Bireyin bulunduğu dine olan inanç ve bağlılığı,
bir takım uzaklaştırıcı etkiler nedeniyle zayıflar
ve bu soğutucu etkiler bilinçaltına itilir.
 Bulunduğu dinden uzaklaşmasına neden olan
konuların, başka bir dinde, kendisini tatmin
edecek içerikte var olduğunun öğrenilmesiyle bu
dine karşı ilgi duyulur.
 Bilinçaltına yerleşen uzaklaştırıcı etkiler, bilinç
alanına çıkarak yeni dine karşı duyulan ilgi ve
eğilimler ile birleşir ve din değiştirmeye karşı
olan direnişlerle çatışma başlar. Bu devre
huzursuzluğun en çok görüldüğü devredir.
 Çatışmanın yeni din lehine sonuçlanmasıyla
gerginlikten kurtulunur ve din değiştirme kararı
verilir.

DİN DEĞİŞTİRME TİPLERİ

31. Din değiştirme tipleri nelerdir?
Cevap: Din değiştirme sürecinde olduğu gibi din
değiştirenlerin yapılarına ve din değiştirmelerinde etkili
olan güdülere göre din değiştirme tiplerinden söz etmek
mümkündür. Lofland ve Skonovd din değiştirme ve
dindarlaşma üzerine yapılan araştırmaları değerlendirerek
altı tip belirlemişlerdir. Bunlar; Entelektüel, mistik,
deneysel, duygusal, yeniden uyanış ve cebrî (zorlama)
tiplerdir.

32. Din değiştirme tiplerinden entelektüel tip nasıldır?
Cevap: Entelektüel tip, kendi dinini ve diğer dinleri
araştırarak, ilahi kitabı ve dinle ilgili diğer kitapları
okuyarak din değiştirir. Bu tiplerde kritik etme, sorgulama
ve değerlendirme özelliği hâkimdir.

33. Din değiştirme tiplerinden mistik tip nasıldır?
Cevap: Mistik tip, kendini derinden etkileyen mistik bir
tecrübe sonucunda din değiştirir. Bu tiplerde tasavvufi,
mistik hareketlerden etkilenme daha çok görülür.

34. Din değiştirme tiplerinden deneysel tip nasıldır?
Cevap: Deneysel (experimental) tip, “bir görelim,
bakalım nasıl olacak?” yaklaşımıyla yeni dini denemeyi
tercih eder. İbadetlere katılır. Din değiştirme kararını daha
sonra verir.

35. Din değiştirme tiplerinden duygusal tip nasıldır?
Cevap: Duygusal tipte, tercih edeceği dinin mensuplarına
karşı duyulan özel sevgi ve hoşnutluk söz konusudur.
Bulunduğu dine ve yeni girdiği dine mensup kişilerin
davranışlarının, sıcaklığının etkisi ön plana geçer.

36. Din değiştirme tiplerinden yeniden uyanış tipi
nasıldır?
Cevap: Yeniden uyanış tipi, daha çok din değiştirmeden
önce herhangi bir etki ile (başından geçen dramatik bir
olay, izlediği dini bir toplantı, konuşma vb.) dini duyguları
harekete geçerek dindarlaşmaya karar verir. Bu karar
dinden uzak bir hayat yaşayan kişilerde, etkilenme
durumuna göre kendi dini değerlerine bağlılık şeklinde
olabileceği gibi başka bir dine girme şeklinde de olabilir.

37. Din değiştirme tiplerinden cebri tip nasıldır?
Cevap: Cebrî (zorlama) tarzda din değiştirmeler,
doğrudan doğruya beyin yıkama yöntemiyle çok ender
olarak görülebileceği gibi, dolaylı olarak sosyal baskı ve
zorlamalarla da olabilir.

DİNİ DEĞİŞİMİN SONUÇLARI

38. Din değişiminin sonuçları daha çok neye bağlıdır?
Cevap: Dinî değişim yaşayan kişinin inançlarında,
değerlerinde, hedeflerinde, tutum ve davranışlarında,
kimlik ve kişiliğinde önemli değişiklikler olmaktadır.
Kişinin önceki durumuyla sonraki durumu çok yönden
farklılaşmaktadır. Ancak bu konuda şu sorunun cevabı çok
önemlidir: Kişi yeni girdiği dine hangi oranda bağlılık
göstermektedir? Sadece ismen mi yoksa bütünüyle dinin
esaslarını benimseyerek mi din değiştirmiştir? Eğer dinin
esaslarından etkilenerek değil de başka amaçlarla (maddi
çıkar elde etmek, evlenebilmek gibi.) sadece ismen din
değiştirmiş ise, ondaki kişilik değişiminin kapsamı çok
sınırlı kalır.

39. Din değişimi sonucunda bireylerin hayata
bakışlarında nasıl bir değişim görülmektedir?
Cevap: Din değiştirme eski kimliğini değiştirerek bireye
yeni bir kimlik kazandırmaktadır. Bireyin hayata bakışı,
hayata yüklediği anlam değişmektedir. Kendisini,
dünyayı, olayları farklı biçimde algılamaya başlamaktadır.
Kuşkusuz din değiştirme kararını vermesinde de bu
farklılaşmanın etkisi olmuştur. Yeni bir inanç, yeni bir
yapılanma ile birey hayata daha güvenle, daha umutla
bakmakta, içindeki sıkıntılardan, olumsuz duygulardan
kurtulmakta, ruhsal yönden tatmine ulaşmaktadır. Hayatla
baş edecek gücü kendinde görmekte ve rahatlamaktadır.

40. Din değişimi sonucunda bireylerin inanç, ibadet ve
davranışlarında nasıl değişimler görülmektedir?
Cevap: İnanç, ibadet ve diğer davranışlar birbiriyle ilişkili
olduğundan, din değiştirenlerin bir kısmı henüz din
değiştirmeden önce, yeni girdikleri dinin ibadetlerini
kısmen uyguladıklarını belirtmişlerdir. Müslüman
olanların önemli bir kısmı, “daha Müslüman olmadan
önce bazen namaz kılıyor, oruç tutuyordum” şeklinde
açıklamada bulunmuşlardır. Ancak Müslüman olarak din
değiştiren bazı kişilerin namaz konusunda işyerlerinde
kılamadıklarını, sadece evde olduklarında kıldıklarını,
bazıları da düzenli olarak namaz kılamadıklarını
belirttikleri görülmektedir. Dinin yasaklarına ve diğer
emirlerine karşı tutumlarında da benzer durumlar söz
konusudur. Müslüman olan Hıristiyanların hepsi de domuz
eti yemediklerini ifade etmişlerdir. Daha önce uyuşturucu
kullananların da tamamen uyuşturucudan vazgeçtikleri,
ancak az bir kısmının çok az olmak üzere bazen alkol
aldıkları belirlenmiştir.

41. Din değişimi sonucunda aile bireylerinin tepkisi genel
olarak nasıldır?
Cevap: Din değiştirdikten sonra aile bireyleriyle olan
ilişkilerinde, onların tutumuna bağlı olarak olumsuzluklar
yaşanabilmektedir. Bazı anne babalar çocuklarının din
değiştirmesine tepki gösterirken, bazıları sessiz kalmakta,
bazıları da normal, olumlu karşılamaktadır. Kuşkusuz
koyu dindar olan ailelerin tepkisi fazla olmaktadır. Hatta
bazı aileler bunu bir utanç vesilesi olarak kabul
etmektedir.

42. Din değişimine ailelerin tepkisi, bireyler tarafından
nasıl karşılanmaktadır?
Cevap: Ailelerinin gösterdiği tepki, din değiştirenlerin
açıklamalarına göre, onları pişmanlığa değil, yeni
kimliklerini güçlendirmeye götürmektedir. Bazı din
değiştirenlerin ise, ailelerini üzmemek için ya da
aileleriyle aralarının açılmaması için din değiştirdiklerini
ailelerine söylememeyi tercih ettikleri görülmektedir.
Bazıları da tepkiyi normal karşılamakta, anne babalarının
zamanla yumuşayacaklarını düşünmektedir. Hatta din
değiştirdikten sonra anne babalarına karşı öncekine göre
daha iyi davranmaları, bazı anne babalarda mutluluk da
oluşturmaktadır.
18
Tövbe, Dine Dönüş ve Din Değiştirme Kavramları
Dinî değişim, psikolojik anlamda "dinî inanç ve
davranışlarla ilgili yön değişimi" olarak tanımlanır.
Dolayısıyla dinî değişim, zihinsel, duygusal ve
davranışsal, dinle ilgili her türlü değişimi ifade eder. Tabii
ki din değiştirmeyi de içine alan geniş bir anlama sahiptir.
Dinî değişim olaylarının en yaygın olanı İslam'da "tövbe"
olarak adlandırılır.

Tövbe, kelime olarak dönmek, vazgeçmek anlamına
gelmektedir. Dindeki anlamı ise, bireyin dince uygun
görülmeyen bir davranıştan geri dönmesi, vazgeçmesi ve
bir daha o davranışı yapmayacağına dair söz vermesi
demektir.

Tövbe denildiğinde akla hemen günah gelmektedir. Terim
olarak kişinin dinî değerlerine aykırı olan davranışlarına
günah denir.
Tövbe dinî yönde olumlu bir değişim arzusu ve kararıdır.
Yapılan yanlış davranışın bir daha tekrarlanmayacağı
hususunda Yaratan'a söz veriştir. Gazali'ye göre tövbe üç
boyutlu bir süreçtir: Birincisi bilme, ikincisi pişmanlık,
üçüncüsü gereğini yerine getirmedir.

Kısacası tövbe, dinî değerlere aykırı, din dışı davranıştan
vazgeçiş ve dinî değerlerle uyumlu bir tutumu benimseyiş
ve yeniden dine dönüş hareketidir.
Din değiştirme bir dinden başka bir dine dönmek
demektir. Bireyin bir dine olan inanç ve bağlılığının başka
bir dine geçiş yapması anlamına gelmektedir. İslam
geleneğinde başka bir dinden İslam Dini'ne girme ihtida
ve İslam Dini'ni terk ederek, bir başka dine geçiş yapma
olayı için de irtidat kavramları kullanılır.

Dini Değişimin Güdüleri

Bir kimsenin sahip olduğu dinî inancının değişmesinde,
din dışı, dine ilgisiz ya da inançsız bir hayat yaşarken dine
yönelmesinde ya da bulunduğu dinden uzaklaşmasında ve
yeni dini seçmesinde hangi faktörlerin etkili olduğu
konusu dinî değişimin güdülerini oluşturur. Araştırmalara
göre dinî değişimin gerek bireyin içinden gelen zihinsel ve
duygusal, gerekse dışardan gelen toplumsal birçok nedeni
olabilmektedir. Bunları farklı şekillerde sınıflandıranlar
olmakla beraber zihinsel (entelektüel), duygusal ve sosyokültürel güdüler başlığı altında üç grupta toplamak
mümkündür. Dinî değişim gösteren bireylerde bu
güdülerin farklı oranlarda etkili olduğu bilinmektedir.
Bazılarında zihinsel, bazılarında duygusal, bazılarında da
sosyo-kültürel güdüler daha etkin halde bulunur.

Zihinsel Güdüler

Bunlar zihinsel dinamiklerin oluşturduğu etkilerdir. Dinle,
dinî esas ve uygulamalarla ilgili şüphe, tereddüt ve
tatminsizliklerin bireyde oluşturduğu dinî yönelişlerdir.
Bu güdülerin daha çok şu noktalarda yoğunlaştığı
görülmektedir.

• Zihinsel Tatmin Arama: İnsan düşünen,
değerlendiren, sorgulayan bir varlıktır. Zaman
zaman kendi varoluşu, hayatın anlamı, ölüm ve
ölüm sonrası hayat üzerinde düşünür ve bunlara
tatmin edici açıklamalar bulmaya çalışır. Yeterli
açıklamalar bulamadığı zaman ise bir iç
huzursuzluğu, gerginlik yaşar. Din değiştiren
birçok kişideki en temel psikolojik elemanın
gerginlik olduğu söylenebilir.

• Anlam Boşluğu, Amaçsızlık ve Anlam Arayışı:
Viktor Frankl 20. yüzyılda yaygınlaşan
varoluşsal boşluktan söz etmekte ve bunun
özellikle "kendini değersiz ve anlamsız bulma"
duygusuyla oluştuğunu belirtmektedir. Frankl,
insanların bu varoluşsal boşluğa düşmekten
ancak hayatta belli hedefler ve amaçlar (sevgi,
yüce bir dava, bir eser üretme vb.) elde ederek ya
da dinin açıkladığı, hayata yüklediği anlamı,
ahlâk ve değer yargılarını benimsemekle
kurtulabileceğini vurgular.

• İnsanların Eşitliğine Dayalı Esasları Sorgulama:
Toplumdaki dini esaslardan kaynaklandığı
düşünülen sosyal adalet ve eşitlik konusundaki
olumsuz yaklaşım ve uygulamalar da bireyde
sorgulamalara neden olmakta, zihinsel
tatminsizlik meydana getirmektedir. Bu durumda
olan bireyin bu konudaki tatmin edici
açıklamalara sahip bir dinden etkilenerek ona
yönelebildiği ve zamanla din değiştirdiği
görülmektedir. Özellikle İslam'ın sosyal adalet ve
eşitlik konusundaki prensipleri diğer din
mensuplarını daha çok etkilemektedir.

• Çeşitli Etkilerle İnançlarını ve Bulunduğu Dinin
Esaslarını Yeniden Gözden Geçirme: Hayat
süreci içinde yaşadığı bazı olaylar ve tecrübeler
bireyi kendi inançlarını yeniden gözden
geçirmeye itebilmektedir. Bulunduğu dinin
esaslarını kritik ederek onlardan
uzaklaşabilmekte, başka bir dine
yönelebilmektedir. Ancak böyle bir entelektüel
tutum önemli bir zihinsel çabayı gerektirir.

Duygusal Güdüler

Yoğun duygusal yaşantılar bireyin zihin dünyasında,
hayata bakışında ve din anlayışında önemli değişmeler
meydana getirebilmektedir. Bu tür tecrübeler, bireyi dinî
değişime yöneltici bir etkiye her zaman sahiptir. Bunları
iki gruba ayırabiliriz:

• Travmatik, Gerilimli Olaylar Yaşama: Bireyin
travmatik olaylar ve stresli durumlar yaşaması,
örneğin çok önem verdiği bir yakınının ölümü,
boşanma gibi olaylar, iç sıkıntısına ve duygusal
karmaşaya neden olabilmekte ve bu da dinî
değişimi tetikleyici bir etki meydana
getirmektedir. Loflang ve Stark gibi bazı
psikologlar, aşırı bir gerilim ve sıkıntının, dinî
değişim öncesinin gerekli şartı olduğunu ileri
sürmüşlerdir.

• Suçluluk ve Günahkârlık Duygusu: Suçluluk ve
günahkârlık duygusu bireyi dinî değişime götüren
önemli güdülerden biridir. Özellikle dince büyük
günah sayılan tutum ve davranışlarda bulunan
bazı kişiler günahkârlık ve suçluluk duygusu
duyabilmektedir. Bu duygu bireyin inancına ve
kişilik yapısına göre oluşmakta ve onda
rahatsızlık meydana getirmektedir. Bu rahatsızlık
onu kamçılamakta ve çoğunlukla tövbe ederek
dine dönüşe yöneltmektedir. Ancak bazen dinden
tamamen uzaklaşmaya ve isyana da
götürebilmektedir.

Sosyo-Kültürel Güdüler

Dinî değişim/din değiştirme sürecini hazırlayan ve bu
kararın verilmesinde etkili olan çeşitli sosyo-kültürel
güdüler vardır. Bilindiği gibi kişi, sosyal çevre adı verilen
bir ortam içinde yaşar. Bu çevre kişinin hareket ve
davranışlarını kontrol eder, onlara adeta bir sınır çizer.
Psikolojik incelemelerin verilerine göre, insan davranışları
üzerinde toplumun ve kültürün rolü açıkça bilinmektedir.
Bireyin davranışlarının belirmesine, hatta biyolojik
özelliklerinin bile şekillenmesine belli oranda etkide
bulunan etmen çevre faktörüdür. Sosyo-kültürel etkilerin
hepsi toplumdan, çevreden gelmektedir.

• Başka Dine Bağlı Kişilerin Olumlu Davranışları:
İnsanlar birbirlerinin tutum ve davranışlarından
oldukça etkilenirler. Güleryüzlü, kibar, ılımlı bir
yaklaşımla, asık suratlı, kaba bir yaklaşımın
etkileri çok farklı olur. Adaletli, sevecen bir
tutum insanları kendine çeker, haksızlık ve
ilgisizlik ise onları uzaklaştırır, iter. Özellikle bu
haksız ve itici davranışlar bireyin kendi dinine
mensup kişilerden geliyor, başka dine bağlı
insanlardan yardım ve iyilik görüyorsa bu durum
onu daha da çok etkiler. İnancını sarsar. Onu
yardımını gördüğü kişilerin dinine doğru iter.
Kendi dinine bağlı kişilerin haksızlıklarının
olumsuz etkisi ile bulunduğu dinden uzaklaşan
birey, diğer dine bağlı kişilerin olumlu etkileri ile
inanç değişimi yaşar ve bu dine yönelir.

• Başka Dine Bağlı Bir Kimse İle Evlenme: Başka
dine bağlı bir kimse ile evlenme sonucu din
değiştiren birey, ya evlenirken ya da evlendikten
sonra din değiştirmektedir.

• İçinde Bulunduğu Başka Dine Bağlı Kişilerden
Oluşan Bir Gruptan Etkilenme: Birey küçük
yaştan itibaren başka dine bağlı kişilerin
oluşturduğu bir toplumda yetişmiş, büyümüş ve
arkadaşları, çevresindeki kişiler farklı dine
mensupsa psikolojik olarak onlardan, onların
inancından, tutum ve davranışlarından
etkilenebilmektedir.

• Ekonomik Mahrumiyet: Ekonomik mahrumiyet
kimi insanlar için dinî değişim nedenlerindendir.
Bu değişim olumlu yönde de olumsuz yönde de
olabilir. Yani dine bağlılıkla da dinden
uzaklaşmakla da sonuçlanabilir.

Din Değiştirme Süreci

Batı'daki Yeni Dini Hareketleri inceleyerek bir din
değiştirme süreç modeli geliştiren bazı araştırmacılara
göre din değiştirmede şu yedi süreç söz konusudur:

• Gerginlik hissetme: İnsanın hiçbir davranışı
gerilimlerden, engellemelerden ve gelgitlerden
tam anlamıyla bağımsız değildir. Bu nedenle din
değiştirmede (hepsinde olmasa da) ilk aşama
gerilim hissetme aşamasıdır.

• Dinî bir problemi çözme bakış açısına sahip
olma: İnsanın dünyadaki varlığını, hayatın
anlamını ve çeşitli toplumsal olayları
sorgulayarak başlayan bu süreçte birey
problemine çözüm yolları ortaya koyar.

• Arayış içinde olma: Birey kendi dininde yaşadığı
problemlere çözüm bulamadığı takdirde farklı
dinler bazında yeni bir arayış içine girdikten
sonra üçüncü evre ortaya çıkmakta ve bu tip
kişiler kendilerini "dinî arayış içerisinde olan"
şeklinde tanımlamaktadır.

• Kritik eşik: İlk üç evrede yaşanan olayların,
kişinin hayatındaki önemli dönüm noktaları ile
kesiştiği anlarda (iş değişikliği, okul değişikliği,
evlilik, yer değişikliği vb.), hayatının bir
dönemeç noktasında gireceği dine rastlar.

• Etkin bağ oluşturma: Bireyin kendi dinine
yabancılaşma sürecinde, gireceği dine bağlı olan
kişilerle aralarında etkin, duygusal bağ oluşur.

• Yeni dinî grup dışındaki kişilerle iletişimi
azaltma: Bireyin yeni bir grup aidiyeti psikolojisi
ile eski arkadaş grubuyla olan iletişiminin
kesilmesini veya azalmasını ifade etmektedir. Bu
dönemde kişinin din değiştirmesi sonucu eski
sosyal çevresi ile bağlarının zayıflayacağı
düşünülmektedir.

• Yeni dinî grup üyeleri ile yoğun iletişime geçme:
Bu aşamada din değiştiren bireyin yeni girdiği
dinin üyeleri ile yoğun bir biçimde iletişim
halinde olması, dini faaliyetlere katılmasıdır.
(Köse, 2008, s.159).

Din Değiştirme Tipleri

Din değiştirme sürecinde olduğu gibi din değiştirenlerin
yapılarına ve din değiştirmelerinde etkili olan güdülere
göre din değiştirme tiplerinden söz etmek mümkündür.
Lofland ve Skonovd din değiştirme ve dindarlaşma
üzerine yapılan araştırmaları değerlendirerek altı tip
belirlemişlerdir. Bunlar; Entellektüel, mistik, deneysel,
duygusal, yeniden uyanış ve cebrî (zorlama) tiplerdir.
(akt.Köse, 2008, s.135).

• Entellektüel tip, kendi dinini ve diğer dinleri
araştırarak, ilahi kitabı ve dinle ilgili diğer kitapları
okuyarak din değiştirir. Bu tiplerde kritik etme,
sorgulama ve değerlendirme özelliği hâkimdir.

• Mistik tip, kendini derinden etkileyen mistik bir
tecrübe sonucunda din değiştirir. Bu tiplerde
tasavvufi, mistik hareketlerden etkilenme daha çok
görülür.

• Deneysel (experimental) tip, "bir görelim, bakalım
nasıl olacak?" yaklaşımıyla yeni dini denemeyi
tercih eder. İbadetlere katılır. Din değiştirme kararını
daha sonra verir.

• Duygusal tipte, tercih edeceği dinin mensuplarına
karşı duyulan özel sevgi ve hoşnutluk söz
konusudur. Bulunduğu dine ve yeni girdiği dine
mensup kişilerin davranışlarının, sıcaklığının etkisi
ön plana geçer.

• Yeniden uyanış tipi, daha çok din değiştirmeden önce
herhangi bir etki ile (başından geçen dramatik bir
olay, izlediği dini bir toplantı, konuşma vb.) dini
duyguları harekete geçerek dindarlaşmaya karar
verir. Bu karar dinden uzak bir hayat yaşayan
kişilerde, etkilenme durumuna göre kendi dini
değerlerine bağlılık şeklinde olabileceği gibi başka
bir dine girme şeklinde de olabilir.

• Cebrî (zorlama) tarzda din değiştirmeler, doğrudan
doğruya beyin yıkama yöntemiyle çok ender olarak
görülebileceği gibi, dolaylı olarak sosyal baskı ve
zorlamalarla da olabilir.

Dini Değişimin Sonuçları

Dinî değişim yaşayan kişinin inançlarında, değerlerinde,
hedeflerinde, tutum ve davranışlarında, kimlik ve
kişiliğinde önemli değişiklikler olmaktadır. Kişinin önceki
durumuyla sonraki durumu çok yönden farklılaşmaktadır.
Ancak bu konuda şu sorunun cevabı çok önemlidir: Kişi
yeni girdiği dine hangi oranda bağlılık göstermektedir?
Sadece ismen mi yoksa bütünüyle dinin esaslarını
benimseyerek mi din değiştirmiştir? Eğer dinin
esaslarından etkilenerek değil de başka amaçlarla (maddi
çıkar elde etmek, evlenebilmek gibi.) sadece ismen din
değiştirmiş ise, ondaki kişilik değişiminin kapsamı çok
sınırlı kalır.

• Hayata Farklı Bakış, Yeni Bir Kimlik: Din
değiştirme eski kimliğini değiştirerek bireye yeni bir
kimlik kazandırmaktadır. Bireyin hayata bakışı,
hayata yüklediği anlam değişmektedir. Kendisini,
dünyayı, olayları farklı biçimde algılamaya
başlamaktadır. Kuşkusuz din değiştirme kararını
vermesinde de bu farklılaşmanın etkisi olmuştur.

• İbadet, Tutum ve Davranış: İnanç, ibadet ve diğer
davranışlar birbiriyle ilişkili olduğundan, din
değiştirenlerin bir kısmı henüz din değiştirmeden
önce, yeni girdikleri dinin ibadetlerini kısmen
uyguladıklarını belirtmişlerdir. Müslüman olanların
önemli bir kısmı, "daha Müslüman olmadan önce
bazen namaz kılıyor, oruç tutuyordum" şeklinde
açıklamada bulunmuşlardır.

• Aile ve Çevre İlişkileri: Din değiştirdikten sonra aile
bireyleriyle olan ilişkilerinde, onların tutumuna bağlı
olarak olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Bazı anne
babalar çocuklarının din değiştirmesine tepki
gösterirken, bazıları sessiz kalmakta, bazıları da
normal, olumlu karşılamaktadır. Kuşkusuz koyu
dindar olan ailelerin tepkisi fazla olmaktadır. Hatta
bazı aileler bunu bir utanç vesilesi olarak kabul
etmektedir.
19
-  hangisi Kur’an’da belirtilen dua etme şeklidir? Kişinin boyun bükerek, sessizce, korku ve ümitle dua etmesi

-  Dualar hangi ortamlarda daha verimli olur?  Sessiz ve sakin ortamlarda

-  hangisi dini ritüellerin dışında kalır? Resmi bayram törenleri

- hangisi ibadet-ruh sağlığı ilişkisi kapsamında değerlendirilebilir?
  İbadet yoluyla insan Allah’la iletişim kurmaktadır. Bu da insana Allah’a yakınlık hissi, güven duygusu vermekte, onu yalnızlık duygusunun yol açtığı kaygı ve endişeden korumaktadır.

-  hangisi duanın sözcük anlamlarından biridir? Çağırmak

- hangisi/hangileri dini ritüellerin özellikleri arasında sayılabilir?
 I. Dini inançları eyleme dönüştürerek toplumsal
paylaşımın konusu haline getirirler.
 II. Dindarlığın toplumsal boyutunu oluştururlar.
III. Dini ritüeller salt ibadet ya da dinî pratikle
özdeşleştirilemeyecek kadar geniş bir kavramsal
içeriğe sahiptir.
 IV. Dinî ritüeller inanca toplumsal bir boyut
katmaktadır.
V. İnanan insanlar, dinî inanç ve duygularını
topluca, bir arada törensel biçimde ortaya koyma
eğilimlerine cevap verirler.

- Bireyi, Allah’la iletişim kurarak O’na yönelten güdülerin çok çeşitlilik gösterdiği görülmektedir. Genel olarak bakıldığında aşağıdakilerden hangisi bu
güdülerin dışında kalır?  İstenmeyen bir olay yaşandığında isyan etme

- Türkiye’deki en yaygın dinî ritüel aşağıdakilerden hangisidir? Mevlit merasimleri

-  Dua ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?  Sadece sözlü olarak yapılır.

-  Bir kişinin, eşinin sağlıklı bir bebek dünyaya getirmesi sebebiyle ettiği duanın güdüsü aşağıdakilerden hangisidir? Allahın nimetlerine şükür ifadesi

-  Duanın tanımında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?  Kendi gücünün yeterliliğine güvenme

- Aşağıdakilerden hangisi dua güdüsü sayılamaz? ) İnsanın görevine bağlılık duyması

- Aşağıdakilerin hangisi İbadetin benlik üzerindeki etkisi bakımından yanlıştır?
 Düşük benlik saygısına yol açar.

- Aşağıdakilerden hangisi ibadetin psikolojik etkilerinden biri değildir?
 İnsanın ihtiraslarını artırması

-  hangisi dini bir ritüel değildir? Türbe ziyaretinde bulunmak
20
1. Dua neden edilir?
Cevap: İnsan yapısı gereği dua eden bir varlıktır.
Dünyanın her yerinde ve tarihin her döneminde insanlar
dua etmiş, dua etmekte ve ilahi varlıkla iletişim kurarak
O’na duygularını, düşüncelerini, gönüllerini açmakta,
isteklerini sunmaktadır. Aynı şekilde inandıkları varlığa
karşı sevgilerini, saygılarını, bağlılıklarını göstermek,
O’nu yüceltmek üzere tapınma davranışında bulunmakta,
ibadet etmektedir. Bu nedenle dua da, ibadet de evrensel
bir özelliğe sahiptir. Bütün ilahi, beşeri ya da ilkel diye
kabul edilen dinlerin hepsinde dua, ibadet ve dinî ritüeller,
birey ve toplum hayatının ayrılmaz bir özelliği olarak yer
almaktadır.

2. Dua, ibadet ve dini ritüellerin psikoloji üzerine etkileri
nelerdir?
Cevap: Din psikologları araştırmalarında dua, ibadet ve
diğer dinî ritüellerin önemli psikolojik etkilerini açığa
çıkarmışlardır. Olumlu kişilik özellikleri kazandırmada,
ruh ve beden sağlığını koruma ve geliştirmede dinî
uygulamalar, çok yönlü işlevlere sahip bulunmaktadır.
Ancak, dua ve ibadetin, dinî tören ve âyinin bu çok yönlü
etkileri, dinî inançtan bütünüyle bağımsız değildir. Dinî
inanç ve değerlere bağlanmadaki samimiyet, derinlik ve
adanmışlık ölçüsünde, dua ve ibadetlerin etkileri kişiliği
dönüştürücü ve yapılandırıcı olabilmektedir.

DUA PSİKLOJİSİ

3. Dua nedir?
Cevap: Dua sözlükte, “çağırmak, davet etmek, yardım
istemek” anlamlarına gelmektedir. Terim olarak dua,
inanan kişinin Allah’la iletişim kurması, O’na yalvarışı ve
yakarışı ve O’ndan yardım dilemesidir. Dolayısıyla duada
bireyden Allah’a doğru bir yöneliş ve insani durumunu ve
talebini Allah’a arz ve O’nun yardımını talep, temel
unsurlardır.

4. Birey için duanın anlamı nedir?
Cevap: Sınırsız istek ve arzulara, sayısız korku ve
endişelere sahip bulunan insanın gücü sınırlıdır. Hayat
sürecinde istek ve arzularını gerçekleştirme yolunda
birçok olumsuz durumla, engelle karşılaşırken, bunların
ancak bir kısmını kendi imkânları ile aşabilmekte, çoğuna
ise güç yetirememektedir. Bu durumda mutlak güç sahibi
İlahi Varlığa, Allah’a ihtiyacı olduğunu her zamankinden
çok daha şiddetle hissetmektedir. Her şeye gücü yeten bir
Varlık olarak O’na yönelmekte, O’ndan yardım talep
etmektedir.

5. Duada birey kime yönelir?
Cevap: Duada birey Allah’a yönelerek onunla iletişim
kurar, duygu ve düşüncelerini, arzu ve isteklerini,
dertlerini ve beklentilerini O’na arz eder. Bilir ki Allah
onun söylediklerini duymaktadır, durumunu görmekte,
bilmektedir. Kulunun kendisinden yardım istemesini
memnunlukla karşılamaktadır. Onun isteklerini mutlaka
dikkate alacaktır.

6. Dua türleri nelerdir?
Cevap: Dualar bireysel olarak da toplu olarak da (cemaat
halinde) yapılır. Bireysel dualarda daha çok bireyin duygu
ve düşünceleri ön plana çıkar. Toplu dualarda dua formu
ve içeriği dinlere ve toplumlara göre değişiklikler gösterir.
Bu dualarda daha çok cemaat bilinci ön plana çıkar.

7. Dua her zaman sözlü mü edilir?
Cevap: Dua her zaman sözlü olarak yapılmaz. Sözsüz
dualar da vardır. Bazı anlar vardır ki insan konuşmadan
zihniyle ve kalbiyle Allah’a yönelir. Allah’a duyduğu
sevgi, saygı, bağlılık, minnettarlık, hayranlık, şükran
duygularını söz kalıplarına dökmeden kalbiyle sunar.
Aşkın Varlığın yüceliği ve eşsizliği içte duyulur ve
yaşanır. İlahi gerçeklik içselleştirilir. Kişi Allah’ı
düşünerek, O’nu tasavvur ederek O’nun desteğine ve
yardımına duyduğu ihtiyacı lisan-ı hâl ile de O’na arz
eder. Aslında sessiz duada da bir dinamizm vardır ve
sessiz dua da bir fiildir.

DUA GÜDÜLERİ

8. Dua, bireyin hangi özelliklerine göre güdülenir?
Cevap: Bireyi Allah’la iletişim kurarak O’na dua etmeye,
O’ndan yardım talebinde bulunmaya yönelten güdülerin
çok çeşitlilik gösterdiği görülmektedir. Bunlar bireyin
yaşına, cinsiyetine, eğitim, kültür ve ekonomik durumuna
göre farklı nedenlere bağlı ve farklı içeriklerde
olabilmektedir. Örneğin, 11-18 yaş arası öğrenciler
üzerinde yapılan bir araştırmada Allah’a dua etmelerine
sebep olarak % 41’i manevi sıkıntıları, % 15’i maddi
sıkıntıları, % 11’i mutluluk anlarını, % 7’si de tabiatın
güzelliğini saymışlardır.

9. Dua güdüleri nelerdir?
Cevap: Dua gidileri aşağıda maddeler halinde
listelenmiştir:
• Maddi ya da Manevi Bir Arzunun, Bir İsteğin
Gerçekleşmesi
• Bir Çaresizliğin, Mahrumiyetin, Sıkıntının
Giderilmesi
• Allah’ın Nimetlerine Şükrün İfadesi
• Günahlarının Bağışlanması
• Allah’ın Yüceliğine Duyulan Hayranlığın
Vurgulanması

10. Maddi ya da Manevi Bir Arzunun, Bir İsteğin
Gerçekleşmesi gidisini açıklayınız.
Cevap: İnsanın çok farklı istek ve arzuları vardır.
Kendisiyle, sevdikleriyle, bulunduğu durumla, gelecekle,
dünyayla, Ahiretle ilgili birçok isteği olur. O, hayat süreci
içerisinde bunların ancak bir kısmını
gerçekleştirebilmekte, bazılarını kısmen, bazılarını da hiç
elde edememektedir. İşte insan arzu ve isteklerini
karşılamada kendisine yardım etmesi için Yüce bir varlık
olan Allah’a yönelir ve O’na dua eder. Bu istekler mal,
servet, şöhret, çocuk, başarı, zafer gibi maddi; aşk,
mutluluk, huzur, iyi bir insan olma, ilahi inayet ve şefaate
ulaşma gibi psikolojik ve manevi türde olabilir.

11. Bir Çaresizliğin, Mahrumiyetin, Sıkıntının Giderilmesi
gidisini açıklayınız.
Cevap: İçinde bulunduğu çaresizliği ve mahrumiyeti
gidermek için Allah’tan yardım talebinde bulunmak
duanın önemli bir güdüsüdür. Dua ile çaresizlik ve sıkıntı
arasında çok yakın bir ilişki vardır. Hatta Allah’a
inanmadığını belirten kişilerin bile çok çaresiz kaldıkları
anlarda Allah’a dua ettiklerinin gözlendiğini araştırmacılar
ifade etmektedirler. Şu psikolojik bir gerçektir ki, her türlü
dinî inancı terk etmiş ve sadece akli (rasyonel) bir hayat
tarzını benimseyen birçok kişi, aşırı tehlike durumlarında,
yani bir kaza anında veya bir hastalık sırasında yahut da
ecel saatinde dua ve yakarışlarda bulunur.

12. Allah’ın Nimetlerine Şükrün İfadesi güdüsünü
açıklayınız
Cevap: Allah’a karşı duyulan sevgi, saygı ve bağlılığın,
O’nun nimetlerine şükrün ifadesi olarak dualar
yapılmaktadır. Birey kendi varoluşunun nedeni olan,
kendini yaratan, ona birçok yetenek güç ve imkânlar
bahşeden Allah’a duasında teşekkür eder, şükranlarını
sunar. Özellikle yemek dualarında bu çok net olarak
görülmektedir. “Ya Rabbi! Verdiğin nimetlere, sıhhat ve
afiyete binlerce şükürler olsun!” ifadesi çokça söylenen bir
şükür duasıdır. Ayrıca doğum, düğün veya başka bir
kutlama gibi sevinç ve mutluluk anlarında da Allah’a
şükranların ifade edildiği dualar yapılır. Böylece birey
aynı zamanda kendini, kendi benliğini kabul etmekte,
Allah’la kurduğu sevgi bağını güçlendirmiş olmaktadır.

12. Günahların bağışlanması güdüsünü açıklayınız
Cevap: Allah’ın isteklerine, emir ve yasaklarına uygun
davranışlarda bulunamadığı, hatalarının, günahlarının
olduğu bilinciyle birey, Allah’ın kendisini bağışlaması için
O’na dua eder, yalvarır. Allah’ın isteğine aykırı hareket
etmiş olmanın üzüntüsünü, Allah’ın rızasını kaybetmenin
endişesini yaşar. Pişman olduğunu belirtir, tutum ve
davranışlarını düzelteceğine dair O’na söz verir, tövbe
eder. Allah’tan kendisini cezalandırmamasını,
Cehennemden uzaklaştırıp Cennetle ödüllendirmesini
talep eder. Bu bağışlanma isteği ve bağışlanacağı ümidi
aynı zamanda onun günahkârlık ve suçluluk duygusuna
kapılmasını da önler. O’na duyduğu güvenle rahatlar.

12. Allah’ın Yüceliğine Duyulan Hayranlığın
Vurgulanması güdüsünü açıklayınız
Cevap: Bazı insanlar belirgin bir ihtiyacı olmadan,
Allah’ın Yüceliğine duyduğu hayranlığı belirtmek,
sevgisini, saygısını, güvenini arz etmek ve Allah’ın razı
olduğu bir kul olabilmek için dua ederler.

13. Dua nasıl edilir?
Cevap: Dua sırasında uyulması gereken dinlerce
belirlenmiş şekiller vardır. Örneğin, ellerin havaya
kaldırılması gibi. Yine nasıl dua yapılacağına dair önceden
hazırlanmış dua sözleri de olabilmektedir. Ayrıca birey bir
aracı ile (bir şahıs, bir sembol veya put gibi) dileğini
Allah’a iletmekte ya da doğrudan doğruya Allah’tan
taleplerde bulunmaktadır.

14. Dua sadece ezberlenen metinlerle mi olur?
Cevap: Çoğunlukla bireylerin ibadetler sırasında tekrar
ettikleri, ezberledikleri, önceden hazırlanmış dua
metinlerinden dua ettikleri görülmekle beraber, o an
içinden geldiği şekilde dua edenler de olmaktadır. Dua
eden kişi duada sözlerin önemli olduğuna inanıyorsa,
söyleyeceklerini itina ile seçer, güzel cümleler kurmaya
çalışır. Duada samimiliğin daha önemli olduğuna
inanıyorsa içten geldiği şekilde taleplerini Allah’a bildirir.
Kur’an’da, boyun bükerek, sessizce, korku ve ümitle dua
edilmesi gerektiği bildirilmektedir.

15. Her dua kabul olur mu?
Cevap: Dua eden kişi elbette duasının kabul olacağı ümidi
ve inancı içerisinde bulunur. Hatta duasının hemen kabul
edilmesini isteyebilir, sabırsız davranabilir. Duanın kabulü
konusunda farklı inançlar, farklı değerlendir-meler vardır.
Bazıları er veya geç duasının kabul olacağına inanır.
Bazıları duanın cevabının doğrudan doğruya ya da
zamanla sezilemeyecek bir şekilde dolaylı olarak da
verilebileceğini düşünür. Bazıları Allah’tan kendisi için
hayırlı olanı ister ve istekleri gerçekleşmese de bunu ezeli
takdir ile yine kendi lehine yorumlar. Bazıları dualarının
karşılığını Dünyada olmasa da Ahirette mutlaka alacakları
inancıyla ruhsal bir rahatlık duyar.

16. Dua ederken önemli olan nedir?
Cevap: Duada Allah’a karşı duyulan samimi inanç,
bağlılık ve güven, içtenlik oldukça önemlidir. Sözlerin
kalp tarafından onayı gereklidir. Kur’an’da insanların tabii
özelliği olarak, başlarına bir sıkıntı geldiğinde, darda
kaldıklarında Allah’a yalvardıkları, kurtulup nimete
kavuştuklarında ise, Allah’ı unutarak kendi çabalarıyla
bunları elde ettikleri gibi çelişkili bir tutum
takındıklarından bahsedilmektedir. (Bkz. Zümer, 39/49,
Lokman, 31/32, Yûnus, 10/12). Bu ayetlerde, rahatlık ve
bolluk içindeyken Allah’ı unutup darlıkta hatırlayanlar
yerilirken, aslında insana yakışanın, hem darda hem de
rahatlıkta Allah’ı hatırlamak ve anmak olduğu
vurgulanmış olmaktadır.

17. Duanın etkileri nelerdir?
Cevap: Duanın insanın bütün psikolojik mekanizmaları,
ruh ve beden sağlığı üzerinde etkili olduğunu gözlem ve
araştırmalar göstermektedir. Dua insanın düşüncesini,
duygularını, algılarını, istek ve arzularını, tutum ve
davranışlarını, kısaca tüm kişiliğini etkilemektedir. Bu etki
bireyden bireye farklılık göstermekte, özellikle duadaki
samimiyet, içtenlik ve süreklilik etki gücünün tayininde
önemli rol oynamaktadır.

18. Duanın en önemli yararı nedir?
Cevap: Duanın en önemli yararı, kişinin yalnız olmadığını
hissetmesidir. Dua ve ibadetle Allah’a sığınan ve bu
dünyada yalnız olmadığını bilen insan, çağımızda en çok
rastlanan bir hastalık olan depresyonun oluşturduğu
gerginlik, karamsarlık, endişe hali, dalgınlık, unutkanlık
ve yoğunlaşma güçlüğünden büyük oranda korunur.
Çünkü dua eden bireyin gelecekle ilgili kaygıları azalır,
hayata olumsuz bakmaz; iyi, güzel beklentiler içerisinde
olur.

19. Duanın iyileştirici etkisi var mıdır?
Cevap: Son otuz yılını duanın insan fizyolojisi üzerine
etkilerine adamış olan Dr. Benson, inancın hastalıklar
üzerinde % 60–90 oranında iyileştirici etkisinin olduğunu
kaydetmektedir. Benson 1200 kişi üzerinde yaptığı
araştırmada, dindar insanların daha uzun ve sağlıklı
yaşadıklarını, ibadetine düşkün ve düzenli şekilde dua
edenlerin daha seyrek hasta olduklarını ve
hastalandıklarında hastanede kalma sürelerinin daha az
olduğunu belirlemiştir. Yine bu araştırma sonunda, dinî
referanslara göre yaşayanlar arasında kalp ameliyatı
geçirenlerin ameliyat sonrası ölüm riskinin, hiçbir dinî
aktivitesi olamayanlara göre on dört misli daha az olduğu
tespit edilmiştir. Beyin MR görüntülerinde de dua
halindeki kişinin beyninde kompleks aktivitelerin
gerçekleştiği rapor edilmiştir. Dua eden bir kişinin vücut
ısısı yükselmekte, bedeninde bir uyarılma hissi
yaşanmakta, algı gücü keskinleşmekte, bilinç ve
farkındalık düzeyi artmaktadır.

İBADET PSİKOLOJİSİ

20. İbadet nedir?
Cevap: Sözlükte ibadet; “Tanrı buyruklarını yerine
getirme, Tanrı’ya yönelen saygı davranışı, tapınma,
tapınış, kulluk” gibi anlamlara gelmektedir. Terim olarak,
Allah’a karşı kulluk ve bağlılığı ifade eden sözler ve
hareketler, O’na yaklaşmak için yapılan dinî davranışlar
diye tanımlanır. İbadet, genel anlamda bireyin inanç,
düşünce ve duygu dünyasında kendisini hissettiren
sübjektif olgular, diğer bir deyimle kalplerin
derinliklerindeki dinî yaşanış ve tecrübelerin, davranış
halinde dışa aksetmesinden ibarettir. İbadet kelimesi
günlük dilde, şekli belirlenmiş, yapılması gereken belli
dinî görevler olarak kullanılmaktadır. Örneğin, namaz
kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi. Ancak, Allah’ın
buyruğuna uygun davranmak, O’nu hatırlayıp anmak ve
O’na bağlılığı ifade etmek için yapılan her davranış ibadet
tanımı içerisinde değerlendirilir.

21. İbadetin psikolojik etkileri nelerdir?
Cevap: İbadetin psikolojik etkileri aşağıda listelenmiştir:
• İbadet ve Düşünce
• İbadet ve Duygu
• İbadet ve Davranış
• İbadet ve İrade
• İbadet ve Kişilik
• İbadet ve Benlik
• İbadet ve Vicdan
• İbadet ve Ruh Sağlığı

22. İbadetin düşünce açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: İbadet, zihindeki kavramları aktif olarak harekete
geçirir ve bireyin, dinî inancına uygun kavramlar arasında
yeni bağlantılar kurmasına imkân hazırlar. Yani ibadet,
bireyi günlük hayat alışkanlıklarının üzerinde yeni şeyleri
düşünmeğe yöneltir ve ona, yeni ilişki şekilleri keşfetme,
inancına uygun yeni alternatifler bulma gibi yaratıcı bir
özellik kazandırır. İbadetin hayatın amacını kavramada,
hayatı anlamlandırmada da önemli rolü vardır. İnsan
zaman zaman kendi yaratılışının ve hayatın varoluşunun
amacı üzerinde düşünür ve bunu çözmeye, tatmin edici
açıklamalar bulmaya çalışır. Böylece ibadet bireyin
düşüncesini olumlu yöne yönlendirir. Onun yanlışlarını ve
hatalarını görmesini sağlar. Tenkitçi düşünme olarak
isimlendirilen bu tür düşünme ile birey yaptıklarını,
yapamadıklarını ve bunların nedenlerini bilinçli olarak
değerlendirir.

23. İbadetin ölüm sonrası hayat hakkındaki etkileri
nelerdir?
Cevap: İbadet ölüm ve ölüm sonrası hayatla ilgili
düşüncenin şekillenmesinde de oldukça etkilidir. Ölüm ve
ölüm sonrası hayat insanın en çok düşündüğü olguların
başında gelir. İnsana ölümü ve dünyanın sınırlılığını
hatırlatan birçok dışsal olay vardır. Fakat ibadet, insana
kendi faniliğini hayatın bir gerçeği olan ölümü ve ölüm
sonrası hayatı düşündürme bakımından pek çok uyarıcı
unsurlar taşır.

24 İbadetin duygu açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: Allah’la iletişim halinde insanın bütün duygu
potansiyelleri harekete geçer. Korku sevgi ve saygı,
minnettarlık, huzur ve sevinç, ümit ve güven bunların
başında gelir. İbadet eden kişi, Allah’ın buyruğunu yerine
getirdiğinden dolayı sevinç duyar, rahatlar. Dinî yaşayış
ve uygulamalarındaki eksik ve kusurlardan dolayı Allah’ın
razı olduğu bir kul olamamanın üzüntüsünü ve korkusunu
duyar. Birey aynı zamanda öldükten sonra Allah’ın
mükâfatından uzak kalma ve cezalandırılma endişesini ve
korkusunu da yaşar. Bu üzüntü, endişe ve korkular, bir
taraftan da bireyi ibadet etmeye, Allah’ın emrine uygun
davranışta bulunmaya iter. Diğer taraftan ibadetler Allah’a
inanan bütün insanları sevmede, kardeşlik duygularının
güçlenmesinde ve insanlara karşı daha hoşgörülü bir tutum
kazanmada da etkileyici bir role sahiptir. Özellikle
cemaatle kılınan namazlarda, aynı inanç ve değerleri
paylaşan kişiler olarak Mü’minlerin yan yana, omuz
omuza Allah’ın huzurunda durarak, O’nun önünde rükû ve
secdeye kapanarak birlikte O’na dua ve yakarışta
bulunmaları bu duyguların gücünü artırır. Birlikte olma,
bir bütüne ait olma duygusu, sosyalleşme, sosyal bütünlük
ve dayanışma duyguları gelişir. Birey aynı dine mensup
insanlarla (cemaatle) bir etkinliği paylaşırken insan
psikolojisinde önemli bir nokta olan ait olma duygusunu
tatmin eder. Tek başına ibadetini yerine getirirken de, aynı
anda dünyada milyonlarca insanın aynı amaç için aynı
duygularla aynı ibadeti yaptığını bilmek insana ayrı bir
haz verir.

25. İbadetin davranış açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: Eğer kişi Allah’a kuvvetle inanmış ve O’nun
buyruklarını hiç kuşku duymadan kabul etmişse, onları
büyük oranda yerine getirme çabası içerisinde olur. Çünkü
inançlar davranışlara yansır, davranış halinde ortaya
çıkarlar. Davranış halinde ortaya çıkmayan inanç gittikçe
zayıflar ve zamanla yok olacak düzeye gelir. Bu nedenle
ibadetler hem dinî inancın gücünü gösterirler, hem de bu
inancın güçlü kalmasını sağlarlar. Bunu eski bilim
adamları “fener” örneğiyle açıklarlardı. Şöyle ki, fenerin
içinde yanan lamba inancı, lambayı çevreleyen camlar ise
ibadetleri temsil eder. Nasıl ki camlar, dıştan gelen
etkilere, rüzgâra karşı lambayı sönmekten koruyorsa, aynı
şekilde ibadetler de, olumsuz etkilere, istek ve arzulara
karşı inancı korurlar, onun zayıflamasını önlerler. Yani
burada karşılıklı bir etkileşim söz konusudur. İnancın
kuvvetliliği insanı ibadette bulunmaya iter, yaptığı
ibadetler de inancını korurlar.

26. İbadetin irade açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: Dini inancı olan bir kişi, dinin kendisinden
yapmasını istediği davranışları yapmak ister. Bunların
başında da dinî bir görev olan ibadetler gelir. Ancak
insanın aynı anda birbiriyle çelişen, çatışan arzu ve
istekleri olur. Bazı arzu ve istekler, diğerlerinin
gerçekleşmesini engellerler. İnsan bunu özellikle dinî
istekleriyle diğerleri arasında sık sık yaşar. Dinî
görevlerini yaparken bir takım arzu ve istekleri, maddi
zevkler buna karşı direnç oluşturur. İşte o zaman bir
çatışma yaşar. Dinin istekleri ile diğer istekler çatışır. İşte
burada, kişi için daha önemli, daha güçlü, daha etkili olan
istek diğerlerini yener, ön plana geçer ve kendisini
gerçekleştirir.

27. İbadetin irade konusunda etkilerine bir örnek veriniz.
Cevap: Örneğin namaz kılmak isteyen bir kişi aynı
zamanda bir televizyon programını izleme, arkadaşlarıyla
sohbet etme, eğlenme arzusu duyabilir. Onu namaz kılma
isteği doğrultusunda davranışta bulunmaya iten güdüler-
(dinî sorumluluk ve görev duygusu vb.) başka bir arzusu
yönünde davranışta bulunmaya iten güdülerden daha
güçsüz, daha zayıf olduğunda gerçekleşemez. Bu da
namazın onun hayatındaki değeriyle, namaza verdiği
önem derecesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu, geçici bir süre
için de olabilir, uzun süre de böyle devam edebilir.
Zamanla namazın kendisi için daha önemli olduğu
yönündeki inanç güçlü duruma gelirse, bu sefer birey
diğer istek ve arzularını frenler ve iradesini namaz kılma
yönünde kullanır. Dolayısıyla burada, diğer istek ve
arzuları frenleyen, kişiyi namaz kılma yönünde karar
vermeye ve davranışta bulunmaya götüren bir inanç ve
irade gücü söz konusudur. İbadet tecrübesi, insani arzulara
üstün gelen ilahî ve manevî hedefler doğrultusunda bir
iradi çabayı etkin duruma getirir.

28. İbadetin kişilik açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: İnsanın toplumdaki diğer kişiler üzerinde bıraktığı
bir etki, diğerlerinin onu değerlendirmesine neden olan bir
takım belirgin kişilik özellikleri vardır ki, bunlar daha çok
onun ahlaki yönünü oluşturur. Örneğin, dürüst, adaletli,
namuslu, onurlu, şeref ve haysiyetine düşkün, cesaretli,
kendisine güvenilir, yardımsever veya yalancı, işine
geldiği gibi konuşan, hilekâr, çıkarına göre hareket eden,
bencil, korkak, güvenilmez vb. Hatta bütün bu özellikler,
halk arasında kişilikli kişiliksiz, karakterli karaktersiz
(karaktere ahlaki kişilik de denmektedir) gibi
nitelendirmelere de yol açmaktadır. Burada kişilikli
denilen insan, kişiliği beğenilen, olumlu kişilik
özelliklerine sahip olan, kişiliksiz denilen insan da kişiliği
beğenilmeyen, olumsuz kişilik özelliklerine sahip olan
insandır. İbadet insanı, olumsuz kişilik özelliklerinden
uzaklaştırıp, olumlu kişilik özellikleri geliştirmesine
yardımcı olur. Söz gelimi namaz kılan insan, yalan
söylemekten, ikiyüzlü hareket etmekten kaçınır; samimi
ve dürüst olmaya çalışır. Çünkü her gün huzuruna çıktığı
Yüce Rabbinin, her şeyi görüp gözettiğini bilir. Sadece
kendi çıkarını düşünen bencil birisi değil, çevresindeki
insanları da düşünen yardımsever, diğerkâm bir eğilim
taşır. Hak ve adaleti gözetmeye dikkatli ve cesaretli olur.
En büyük güç olarak Allah’a inanan ve kıldığı namazın
her rek’atında, “yalnız sana kulluk ederiz ve yalnız Senden
yardım dileriz” düsturunu tekrar eden bir Müslüman, eğer
bunu içtenlikle ifade ediyorsa, namazdan sonra da onurlu
davranışlarda bulunur, bazı çıkarlar uğruna başkalarına
boyun bükmez, haysiyetini çiğnetmez, kişilikli olur.

29. İbadetin benlik açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: İnsan zaman zaman kendisine dışarıdan birisi gibi
bakar ve kendini değerlendirerek bütün özellikleriyle ilgili
hükümler verir. Bu hükümler olumlu da olabilir, olumsuz
da olabilir. Kişi kendinin bazı yönlerini beğenip bazı
yönlerini beğenmeyebilir. İdealinde varmayı düşündüğü
noktaya ne kadar yakınsa kendini o kadar mutlu hisseder.
Sahip olduğu eksiklikler, yetersizlikler ve başarısızlıklar
kendini değersiz görmesine neden olabilir. İbadet bireye
farkındalık bilinci kazandırır. Onu inanç değerleri
çerçevesinde sorumluluklarını düşünmeğe iter ve
yaptıklarının da yapamadıklarının da farkına varmasında
etkili olur. Kendi güçlerinin, sınırlılıklarının,
yaşadıklarının, kaygılarının ve olaylara bakış açılarının
farkında olma bilincinin oluşmasında ibadetin etkili
olacağı rahatlıkla söylenilebilir.

30. İbadetin vicdan açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: İnsanın içinde doğuştan gelen, gerek kendi
gerekse başkalarının yaptığı davranışları değerlendiren ve
bunlar hakkında iyi-kötü şeklinde hükümler veren bir
kontrol ve yargı gücü vardır ki, buna vicdan denilir. İnsan
vicdanı ile kendi kendini muhakeme eder, yargılar. Bu
nedenle vicdan adeta insanın içinde kurulan bir
mahkemedir ve insanın bu mahkemenin yargılamasından
kurtulması mümkün değildir. Kişinin yaptığı iyi
davranışlar ve kötülüklerden uzak durması vicdanının
hassaslaşmasına ve küçük bir kötülükten bile vicdan azabı
duymasına, sık sık kötülük yapması ve suç işlemesi ise
vicdanının zayıflamasına ve hassasiyetini kaybetmesine
neden olur. İbadeti dinî bir görev kabul eden inançlı insan,
bu görevini zamanında ve uygun şekilde yerine
getirmediğinde rahatsızlık duyacak, psikolojik çatışma
yaşayacaktır. Suçluluk ve günahkârlık duygusu şeklinde
yaşanan bu çatışma-dan vicdanının kurtulup huzur
bulmasında, yine yaptığı ibadetin ona büyük yardımı
olacaktır.

31. İbadetin ruh sağlığı açısından etkilerini açıklayınız.
Cevap: İnsan zihni günlük hayat akışı içerisinde
çoğunlukla olayların yoğun etkisi altında bunalır,
bunlardan sıyrılarak kendi iç dünyasına, kendi özüne
dikkatini çevirerek rahatlama ihtiyacı duyar. İbadet insana
gerginlik ve stresten kurtulmada, ruh sağlığını korumada
yardımcı olur. İşte İslam’da gün içerisinde tekrarlanan
namaz ibadeti insanı günlük hayatındaki yoğun işlerden,
zihnini rahatsız eden problemlerden uzaklaştırarak kısa bir
süre de olsa dinlenmesini ve stres atmasını sağlar. Ona
psikolojik boşalım yaşatır. Namaz belli aralıklarla sürekli
devam ettiğinden bir süre sonra birey, ruh sağlığını bozan
düşüncelerden tamamen kurtulabilir. Beş vakit kılınan
namazı, uzun yola çıkan ve saatlerce araç kullanan bir
şoförün, sağlıklı bir şekilde menziline varabilmesi için
belli aralıklarla yorgun bedenini dinlendirmek, dağılan
dikkatini toparlamak üzere verdiği molalara benzetilebilir.
Yorgun bedenin bu molalara ne kadar ihtiyacı varsa,
kalbin ve ruhun da namazlarla rahatlamaya, sükûnete
ermeye o kadar muhtaç olduğu söylenebilir.

DİNİ TÖREN

32. Dini törenlere örnek veriniz ve neden dini tören
yapıldığını açıklayınız.
Cevap: Her toplumda özel zamanlarda ve mekânlarda
sabit, kalıplaşmış, sembolik anlamları da olan kutlama ve
törenler düzenlenir. Bunlar genel olarak toplumsal
yaşamın sembolik nitelikli ya da dar anlamda dinî nitelikli
eylemleri olabilir. Örneğin mezuniyet törenleri, doğum
günü kutlamaları, resmi bayram törenleri genel nitelikli bir
ritüel, Hz. Peygamber’in doğumunu kutlama, bir sünnet
merasimi, bir mevlit okutma merasimi, bir yağmur duası
dinî ritüellerdir. Dolayısıyla dinî ritüeller, dua ve ibadetten
farklı, içinde duanın da yer aldığı dini kutlama ve
uygulamalardır. Buna göre ritüeller salt ibadet ya da dinî
pratikle özdeşleştirilemeyecek kadar geniş bir kavramsal
içeriğe sahiptir.

33. Dinî Ritüel, Ayin ve Törenin Psikolojik Etkileri
nelerdir?
Cevap: Dinî ritüelin, ayin ve törenin, katılımcılar üzerinde
önemli psikolojik etkilerinin olduğu bir gerçektir.
Öncelikle bu törenler sırasında kişinin dinî duyguları
yoğunluk kazanmakta, coşkunluk yaşanmaktadır. Mevlit
dinlerken ağladığını belirten kişiler olmaktadır. Bu duygu
yoğunlaşması, bireyin düşüncesine ve davranışlarına da
yansır. Birey Allah’ı, Ahreti, yaptıklarını düşünür ve
bütün kişiliğiyle iyi olma arzusu ön plana geçer. Kendini
kritik eder ve sorumluluk duygusu güçlenir. Hatalarından,
yanlışlarından pişmanlık duyarak bunları tekrar etmeme
yönünde bir eğilim ortaya çıkar. Zihnindeki kötü
düşünceleri, kalbindeki kötü duyguları atar. Dinî ritüeller,
dinî inancı pekiştirir, kuvvetlendirirler. Bireyler bu tür
törenler sırasında kendilerini Allah’a daha yakın
hissederler. Denebilir ki, dinî inanç kendisini ifade eden
eylemler vasıtasıyla hayatiyetini devam ettirir, canlılık ve
güç kazanır. Bu tür eylemlerle pekiştirilmeyen ve yeniden
harekete geçirilmeyen bir inancın etkisiz kalacağı açıktır.
Sayfa: 1 [2] 3 4 5 6 7 ... 10