Yazıda Alfabe ve İmlâ Problemi

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Ders Hocası

  • Hocanın Biri
  • *******
  • Join Date: Eki 2016
  • Yer: Hatay
  • 63863
  • +526/-0
  • Cinsiyet: Bay
    • Arif Arslaner
Yazıda Alfabe ve İmlâ Problemi
« : 28 Ocak 2018, 15:41:05 »
Başlangıçta yazıda nokta ve seslendirme işaretleri yoktu. Alfabe tam
oluşmamıştı. Arap olmayan milletler, harekesiz ve noktasız yazının
okunmasında güçlük çekiyor, hataya düşüyorlardı. Yazıdaki bu okuma
güçlüğünü gidermek, metinde her türlü bozulmayı önlemek için harflerin
kimliğini farklılaştıran nokta ve kısa sesleri gösteren işaretlerin konma
zarureti doğdu.

Bu konuda ilk ciddi çalışmayı yapan Ebü’l-Esved ed-Düelî’dir (ö.
69/688). Onun seslendirme sisteminde kırmızı, yuvarlak nokta kullanılmış,
fetha (üstün) yerine harfin üzerine bir nokta, kesre (esre) yerine harfin altına
bir nokta, zamme (ötre) yerine harfin önüne bir nokta, tenvin için de ikişer
nokta konulmuştur.

Arap dilinin doğru okunması ve yazılması hususunda yapılan çalışmalar,
Abdülmelik b. Mervân zamanında devam etmiştir. Vali Haccâc’ın Nasr b.
Âsım el-Leysî (ö. 89/707) veya Yahyâ b. Ya‘mer (ö. 100/718’den önce)
tarafından, harflerin kimliğini belirleyen kalem ağzının oluşturduğu eğik
çizgi şeklinde noktalar konulmuştur.

Arap alfabesi ve imlâsında en önemli ıslahatı yaparak bugünkü
harekeleme (seslendirme) usulünü ortaya koyan Halîl b. Ahmed’dir (ö.
175/791). Bu usulde fetha harfin üstüne, kesre harfin altına konulan yatay
çizgi; zamme ise harfin üstüne konulan küçük bir vav, tenvin kendi cinsinden
bir ilâve ile yazılmıştır. Kur’an’da ilk defa şedde, revm ve işmâmı işaretleyen
de Halîl b. Ahmed’dir. Bu okutma ve daha sonra yazıda görülen mühmel ve
tezyin işaretleri hat sanatına estetik bir değer de kazandırmıştır.